Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[15:22] Bakan Yılmaz ve Özlü, Düzce'de... -- [15:18] Naim Süleymanoğlu Öldü -- [15:08] MAKET POLİS UYGULAMASI BİTİYOR MU? -- [14:53] 100 YATAKLI FİZİK TEDAVİ HİZMETE GİRDİ -- [14:42] Tırnakçılara dikkat! -- [08:34] Otomobil tırın altına girdi: 1 kişi öldü,1 kişi yaralandı -- [19:53] Faruk Özlü Müjdeyi Verdi… -- [18:12] 1. Lig Judo müsabakaları başladı -- [18:08] BAŞKAN YEMENİCİ’DEN PALMİYE AÇIKLAMASI -- [18:05] Milli Oyuncak Üretimi Düzce’de konuşulacak --
Yazarlar
Eğitim: 15 yılda 5 bakan 5 ayrı sistem!
3. Göz

3. Göz

13.11.2017 - 09:05
50 kez okundu
0 bekleyen yorum
2 onaylı yorum

Son 15 yılda MEB’de beş bakan değişikliği yapıldı. Her bakan bir önceki sistemi yetersiz bulduğunu ifade ederek yeni bir sistem getirdi. Bilindiği gibi 2004 yılında liselere geçiş sınavı olarak bilinen LGS kaldırılarak yerine OKS getirildi. 2008 yılına gelindiğinde bu sefer OKS kaldırılarak yerine SBS getirildi. Aradan dört yıl geçince bu sefer de SBS kaldırılarak yerine TEOG getirildi. Bu yıl TEOG kaldırıldı ve yerine adrese dayalı kayıt ve nitelikli(!) olarak ifade edilen okullar için isteğe bağlı sınav getirildi.

Görüldüğü gibi her dört yılda bir yeni sınav sistemi getirilmiş. Bu tablo her şeyden evvel AK Parti’nin uzun vadeli, ulusal bir eğitim politikasının olmadığını göstermektedir. Bu kadar sık bakan değiştirilmesi ve her bakanın bir önceki sistemi eleştirerek yeni bir sistem getirmesinin başka izahı olamaz.

Hakkını yemeyelim son 15 yılda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gayretleriyle başörtüsü serbestliği, seçmeli dil dersleri, andımız, milli güvenlik dersleri, tören yürüyüşleri, katsayı zulmü, ayrılan bütçe, derslikler vs gibi sayabileceğimiz bazı önemli değişiklikler yapıldı. Ne var ki eğitim hayatını tanzim eden yasalara, sisteminin yapısına, zihniyetine, müfredatına dokunulmadı. Bugün ne yazık ki eğitimde kalite denilince akla; derslik, sıra, akıllı tahta, ayrılan bütçe gibi ekonomiye dayalı bir takım iyileştirmeler geliyor.

AK Parti’nin en zayıf olduğu alanlardan birisi ne yazık ki eğitim oldu. Örneğin eğitim sendikaları birbirinden farklı algı, ilgi ve yeteneklere sahip olan 17 milyon öğrencinin eğitim gördüğü okullara yönelik yeni fikirler, projeler üretemedi. Tam tersi, liyakatsiz okul idarecileri marifetiyle eğitim kurumlarının kalitesini düşürdüler.

Yeni sınav sistemi açıklanırken ifade edilen “nitelikli okul” tabiri bile maalesef eğitim meselesine yaklaşımımızı göstermesi bakımından ibretliktir. Oysa nitelikli-niteliksiz okul ayrımının başarılı-başarısız öğrenci ayrımından bir farkı yoktur. Bu pedagojik bir dil değildir.

İki ay kadar evvel verdiğim bir röportajda her lisenin “Anadolu Lisesi” yapılmasını eleştirmiş, fen liseleri ve sosyal bilimler liseleri için yine eskiden olduğu gibi MEB'in yapacağı makul bir sınavla çocuklarımızı o okullara yönlendirebiliriz demiştim. Açıklanan sınav modeliyle bu adım atılmış oldu. Ne var ki asıl mesele eğitim kalitesinin arttırılmasıdır. Dolayısıyla kalitesizliği doğuran sebepleri ortadan kaldırmanın yollarını aramalıyız.

Kısacası bizim asıl derdimiz 60 soruyla çocuklarımızı %8’lik dilime sokmak için kıyasıya yarıştırmak değil eğitimde niteliği arttırmak olmalıdır. Çocuklarımızı ezberci eğitim sistemine mahkûm ederek onları sınav manyağı yapmak zorunda değiliz. Ben, bilginin bu denli kolay erişebilir olduğu bir dünyada geleneksel, klasik eğitim veren okul sisteminin artık çocukların gerisinden geldiğini düşünenlerdenim. Bu sebeple okulların radikal anlamda, köklü bir biçimde yeniden kurgulanması gerektiği fikrine daha yatkınım.

Hadi J.Taylor Gatto’nun ifadesiyle söyleyelim; Biri bana günde yedi saat, haftada beş gün, yılda dokuz ay olacak şekilde 12 yıl süren bu bezdirici rutinin adına eğitim diyebilir mi? Eğer bunun gerçekten gerekli olduğunu düşünüyorsanız “niçin” olduğunu da söyleyin?

Oysa köklü bir değişikliğe gidip eğitimi bu ülkenin tarihine, kültürüne ve ihtiyaçlarına göre yeniden tesis edebiliriz.

Bakınız bizim çocuklar okullarda ilgi ve yeteneklerine göre değil yaşlarına göre sınıflandırırlar. Oysa her birinin ilgi, yetenek ve anlama kabiliyetleri diğerlerinden farklıdır. Eğitimin temel amacı da bireyin doğuştan sahip olduğu yeteneği bulup çıkartmak ve onu yeteneği doğrultusunda eğitmek değil midir? Türkiye’de resim ya da müzik alanında yeteneği olan çocuklar için ayrı okullarımız var mı? Neden onlardan her derste en iyi olmalarını bekliyoruz?

Bugün 15 yıldır iktidarda olan muhafazakâr bir hükümet döneminde hala kültürel iktidardan söz ediliyorsa, resim, sinema, şiir, mimari gibi alanlarda bir şey üretilemiyorsa, hala ders kitaplarında tarihimiz aşağılanıyor ve doğru bilgiler verilmiyorsa, çocuklarımız hapishaneyi andıran, soğuk, sevimsiz okul binalarında ideolojik öğretmenlerin tutsağı haline gelmişse, okul idarecileri tombaladan çeker gibi atanıyorsa ve eğitimde buraya ait özgün, özgür, yerli, yeni bir çizgi tutturamamışsak kimse kusura bakmasın bunun sorumlusu biziz...

 

 


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
50 kez okundu
0 bekleyen yorum
2 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,00

Lokman

14.11.2017 - 08:08:14

köklü bir değişikliğe gidip eğitimi bu ülkenin tarihine, kültürüne ve ihtiyaçlarına göre yeniden tesis edebiliriz.Cümlenize katılmamak elde değil..Tebrikler!
Katılıyorum   Katılmıyorum
%60,00

Fırat TOPDEMİR

13.11.2017 - 10:10:14

Meslekteki 30 yıllık deneyim bana şunu gösterdi ki ,eğer başka devletlerin ajanları olsa ,bu devletin eğitim politikasını bu kadar yozlaştıramazlardı. Siz dünyadaki olabilecek en iyi sistemi buraya getirin , bu kadrolarla yine hiç bir şey yapamazsınız.Bakın Milli eğitim müdürleri ,okul müdürleri ,muavinleri hangi kriterlerle belirleniyor anlarsınız uzaklara gitmeye gerek yok .Geçici olarak muavinlik yaptığım okulda bir öğretmen hakkında 8 adet derse girmiyor ,sınıfı terk ediyor ,öğrencileri gönderiyor ,ders anlatmıyor vs tutanak tutuldu adama ödül gibi ceza verildi ,sadece 50 lira ücretten kesim uygulandı .15 yıldır aynı okulda olursan çeteleşirsiniz ,size bakan bile bir şey yapamıyor.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

Adalet! Adalet! Adalet!”

İlhami Atasever

Adalet! Adalet! Adalet!”

TOPLUMUN TEMELİNDEKİ DİNAMİT

Miraç Kayıhan Karayiğit

TOPLUMUN TEMELİNDEKİ DİNAMİT

Buraya kadarmış..

Nevzat Cingirt

Buraya kadarmış..

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

CIMBIZLA NE YAPILIR!

Atilla Gösterişli

CIMBIZLA NE YAPILIR!

UYANIN ARTIK…!

İslam Keleş

 UYANIN ARTIK…!

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ