Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[15:39] Temel Farkındalık Eğitimi İşbirliği Protokolü İmzalandı -- [15:33] TÜM BELEDİYELERİ ALACAĞIZ -- [14:22] PARK HALİNDEKİ MİNİBÜS ALEV ALDI -- [13:54] "Tüm dünya geleneksel tıbla ilgili çalışma yapıyor" -- [13:46] Bin kasa torikle limana döndü -- [12:59] BARİYERELRE ÇARPTI 2 YARALI -- [10:19] Düzce'de bugün vefat edenler -- [10:17] Düzce Barosu’nda seçim heyecanı -- [10:15] Atı ölüme terk ettiler -- [09:55] Düzce’de 30 bin 500 bina var --
Gündem
Gönül Esaslı Çalışıyoruz

27.12.2017 - 18:56
631 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
Gönül Esaslı Çalışıyoruz

Düzce Seyyar Pazarcılar Odası Başkanı İbrahim Güney, Pazarcı esnafının belediyeye 1 buçuk milyon borcu olduğunu; bazı sorunların hala devam ettiğini  ve yeni dönemde oda başkanlığına bir kez daha aday olacağını açıkladı. “Yeni dönemde daha yeni ve genç kadroyla daha güçlü şekilde bu göreve talibim. Çıraklık dönemimiz bitti ve şimdi tamda usta olmuşken, bu durumumdan Düzce de ki tüm pazarcı esnafımız faydalansın isterim. Kadromuzu genişleteceğiz ve birlik/beraberlik içerisinde yolumuza devam edeceğiz” dedi.

Düzce’de pazarcıların yaşadığı sorunları ve oda seçimlerini değerlendiren Düzce Seyyar Pazarcılar Odası Başkanı İbrahim Güney, gazetemize yaptığı açıklamada oda başkanlığına tekrar aday olacağını söyledi. Daha genç ve yeni bir yönetim kuracaklarını söyleyen Güney “Karşımda aday olacak mıdır bilemiyorum ama varsa buna niyetli arkadaşlar şunu bilsinler ki, şayet bu işi gönülden yapmayacaksanız hiç bulaşmayın, çünkü yeni dostluklar kazanamayacağınız gibi, mevcut dostluklarınıza da zarar verirsiniz” dedi.

Düzce Seyyar Pazarcılar Odası Başkanı İbrahim Güney’in Gazetemize yaptığı açıklamalar şu şekilde;

Yeni dönemde adayım

Yeni dönemde daha yeni ve genç kadroyla daha güçlü şekilde bu göreve talibim. Ben 34 yaşında başkan oldum bu teşkilata. Aile boyu bu mesleği yapıyoruz. Bu mesleği ben aile büyüklerimden öğrendim. Ama yöneticiliği tabi ki yerinde görerek, büyük ağabeylerimiz ve bu kurumlara yıllarını vermişlerin tavsiyeleri ve kendi katkılarımızla öğrendik, öğreniyoruz. İnşallah çıraklık dönemimiz bitti ve şimdi tamda usta olmuşken, bu durumumdan Düzce de ki tüm pazarcı esnafımız faydalansın isterim. Kadromuzu genişleteceğiz ve birlik/beraberlik içerisinde başka illere gidip onları örnek almak değil, başka illerden vatandaşların gelip bizi örnek almasını sağlayacağız. Bu anlamda pazarcı esnafımıza faydalı olacak her projenin hayata geçmesi için çalışacağız.

Yeni dönemde şöyle olacak böyle olacak diye çaban oğlu arayanlarda avuçlarını yalarlar. Çünkü ben resimlerden de göreceğiniz üzere, hem yönetim kurulu arkadaşlarımla hem esnaf arkadaşlarımla zaman zaman bir araya gelip yemekler yerim, istişareler yaparım, sahadaki sıkıntı ve gelişmelerden bilgiler alırım, yani odama hâkimim. Herkes bana her istediğinde ulaşır, resmi ya da özel herkesin her dediğine, her istediğine elimden geldiği ölçüde yardımcı olmaya çalışırım. Evet, önümüzde bir seçim olacak. Bu seçimde elbette ki adayım çünkü hem bitmemiş işler, hem daha yapılacak, henüz başlanmamış işler var. Tüm eksik kalan şeylerin zararını aile boyu pazarcı olduğumuzdan bende bizzat yasayacağım için bitirmek, tek bir sorun bırakmamak ve pazarcı esnafına AVM’lere karsı direnme ve rekabet gücü sağlamak istiyorum. Karsımda aday olacak mıdır bilemiyorum ama varsa buna niyetli arkadaşlar şunu bilsinler ki, şayet bu işi gönülden yapmayacaksanız hiç bulaşmayın, çünkü yeni dostluklar kazanamayacağınız gibi, mevcut dostluklarınıza da zarar verirsiniz. Sandık orada, karar üyelerimizindir. Sandıktan çıkan kim olursa görevde onun olacaktır. Ben her durumda buradayım, pazarcıyım, tekrar üyelerim bana bu işi layık görürlerse yapacaklarımı söyledim. Yok, başka bir isim tercih ederlerse ona da başarılar dilerim mutlaka. Bizim kimseyle hesabımız yok, ama belli ki birilerinin var. Ben nerede ne yaptığımı yönetim kuruluma ve üyelerime söylerim.

Pazarcı esnafının 1 buçuk milyon borcu var

Bugün pazarcı esnafının belediyeye 1,5 milyon borcu var, bunun suçlusu kimse kusura bakmasın belediyedir. Bu durum belediyenin bu işi yapamamasından kaynaklıdır. Biz bu yanlışı ve yükü yüklenip hem belediyeyi bu alacaktan kurtarmak ve aynı zamanda bu yükten kurtarmak hem de esnafımız ve vatandaşımızı rahatlatmak istiyoruz. Bakın bizim esnafımız Akçakoca’ya, Alaplı’ya, Hendek’e, Bolu’ya da gidiyor. Gidin sorun orada hiçbir belediyeye kimsenin borcu yok. Çünkü sistem çalışıyor, işletim çalışıyor. Ama bizde başıboşluk var, biz bunun önüne gecelim diyoruz. Belediyemizin işi gücü çok, zabıta başka işlere baksın biz yapalım bu işi kanun ve yönetmelikler çerçevesinde kalarak diyoruz. Biz oraya laklak yapmaya gitmedik sonuçta.

Pazaryerlerinin işletmeciliği Pazarcılara bırakılmalı

Hemen yanı başımızda Sakarya da oradaki pazarcı esnafının idaresini yani başkanlığını yapan Muzaffer Başkan 12 yıldır görevde. Göreve geldikten sonra köklü bir değişime gitti. Sakarya da 64 tane pazaryeri kuruluyor. Muzaffer başkan ve ekibinin yaptığı en büyük icraat, örnek model olarak gördüğümüz, kanuna, yönetmelik ve nizama uygun olaraktan bu 64 pazarın işletmesini almış ve yapıyor olmasıdır. Belediyeyle bu anlamda resmi protokol yapmıştır ve bu yasaldır. Bu işi aldıktan sonra kendileri zaten bu işin içinde olduklarından yani ehil olduklarından oralarda şimdi bir tane sorun, sıkıntı bulunmuyor. Belediyede bu konuda rahat etti, esnafta rahat etti, vatandaşta rahat etti. İşleten kişilerde zaten ihtisas odası yani kamu tüzel kişilik, kısaca devrinde de bir problem olmadı. Yıllardır bu şekilde yönetiyorlar. Bundan esnafta memnun, zabıtada memnun vatandaşta memnun, belediyede memnun. Çünkü belediyede normalde sağlayamadığı düzeni ve toplayamadığı işgaliye bedelini bu şekilde suya sabuna dokunmadan halletmekte. Bunu yapmak belediye acısından kanun ve yönetmeliklerce çok kolay. Nasıl mesela belediyenin kendi otobüsleri yetmiyor da belediye özel halk otobüsleri adı altında belediyeler ulaşımı kişilere veriyorlarsa buradaki mantık da o. Pazaryerlerini, oradaki esnafın derdini ya da tesislerin sorunlarını en iyi oradakiler bilir. Belediyenin bu konu uzmanlık alanı değil, pazarcıların konusudur bu, dolayısıyla bu işin işletmeciliğini de en iyi onlar, yani pazarcılar yapar. Belediye her işe bakmak, yetişmek zorunda olduğu için aslında böylesi bir yükü onlardan almak isteyenlere hiç düşünmeden biran önce vermeli, alanlara da plaket vermelidir. Özetlemek gerekirse, yurdun birçok yerinde pazaryerlerinin işletmeciliği yasa ve yönetmeliklere uygun bir şekilde odalara bırakılmıştır. Bizimde talebimiz o yönde ve bunu sağlayıncaya kadar çabamız devam edecektir.

20 senedir Düzce’de Pazarcılar için yapılan yatırım yok

Bunu her platformda söylüyorum, pazarcılar adına Düzce’ye en son yapılan hizmet 20 sene önce yapıldı. Biz, bu AVM’lerle nasıl rekabet ederiz, edeceğiz bunun hesabını yapmak, bununla alakalı projeler hayata geçirmek peşindeyiz. Esnafımızın hali, durumu ortada. Bana diyorlar ki sen valiyle gezmedin belediye başkanıyla gezmedin. Pazara gelmedin, esnafın sorunu, durumu böyleyken, bıçak kemiğe dayanmışken laklak peşinde olamam buna zaman yok. Biz işimizi gücümüzü bırakıp gidiyoruz bu ve benzeri ziyaretlere, biz bilmiyor muyuz tezgâhımızın başında olup hem bir adam az çalıştırarak kar elde etmeyi hem de hergelene hoş geldin deyip prim yapmayı. Ama yok, hayır. Gönül esaslı bizim iş, yani gönülden değil de kibir, rant ve menfaat için yapıyorsan bırakırsın milletin derdini bakarsın kendi işine ama ben öyle yapmadım yapmayacağım. Esnafımın derdi benim derdimdir ve bu hep böyle olacak!

Kurumlar ile sorun yaşamadık

Küçük vilayet olmamız hasebiyle, böylesi yerlerde hizmet etmekte, çalışmakta zor. Benim pazarcılar odası başkanı olarak Eski Başkan Mehmet Keleş’ten pazarcı esnafı adına istediklerim konusunda alamadığım bir şey olmadı. Birçok konuda ilerlemeye başlamıştık. Şimdiki başkanımızla 3 kez bir araya gelebildim. İlki hayırlı olsun ziyaretiydi. Daha sonra yeni yapılacak pazaryeri ve yapılması gerekli tadilatlarla alakalı görüştük. Çok iyi bir iletişim kurduğumuzu düşünüyorum. Kendisi, esnaf odalarına danışmadan bir şey yapmayacağını ifade etti. Bir şey yapılacaksa da birlikte müzakere ve istişareler yapılarak yapılacağını özellikle vurguladılar. Bizsiz hiçbir şeyin içinde olmayacağını söylediler. Bizde hiç şüphesiz bundan çok memnun kaldık. Yani özetlemek gerekirse hiçbir kurumla çok şükür tek bir aşılamayan sorun yaşamadık yaşamıyoruz.

Öncelikle düzce pazarcılar odası başkanlığı tamamen gönül esaslı, gönül bağıyla yapılan bir iştir. Hiçbir maddi beklenti olmadan, odanın hiçbir kaynağını kullanmadan ve hatta, odamıza şehir dışından ya da yerelden gelen misafirleri, yada şehir dışı, ülke dışı gezileri bile cepten, kendi cebimizden ödediğimiz bir iş. Kanunen kendimize maaş bağlamak ya da huzur hakkı almak gibi bir hakkımız olmasına rağmen, hem DESOB başkanı Mustafa kayıkçı, hem ben bir kuruş parasına dokunmuyoruz odalarımızın. Bu konuda Mustafa Abi bana örnek olmuştur. Mustafa Kayıkçı odayla alakalı gelir gider hesap kitabı yapıyorken Hz. Ömer adaleti ile yapıyor desem sanırım abartmış olmam. Onun yolundan gidiyoruz inşallah.

Reklam yapmaktan haz alan bir insan değilim

Yarın öbür gün genel kurul olacak, orada mizan ve tüm muhasebe bilgileri zaten tüm üyelerimizce görülecek ve bu konuda söylediklerimin doğruluğu tasdiklenecektir. Hal böyleyken, yani 1 kuruş çıkarım yokken ben, kendi, mağazalarımda ve pazarlara açtığım tezgâhlarda insan çalıştırıyor ve kendime odanın işlerini koşturabileyim diye boşluk yaratıyorum. Odamız adına kazanımlarımızdan sebzeciler odası ve dolayısıyla üyeleri de ister istemez faydalandığından o odanın boş zamana pek ihtiyacı olmuyor ve işinin başında oluyor sürekli. Dolayısıyla da çat kapı ziyaretçilerine rast geliyor. Ben, programlı gelen misafirler olunca mutlaka başka programım varsa iptal ediyorum ancak, çat kapı ziyaretçilerine genelde eşlik edemiyorum. Ben yaptığım şeylerin sosyal medyadan ya da başka türlü reklamını yapmaktan haz alan bir insan değilim. Kaldı ki bunun bana bir getirisi de olmayacak. Benim lak lak etmeye zamanım hiç yok. Ben, aile boyu pazarcı olduğum için ve büyük ihtimalle bir ömür ve benden sonraki neslimde pazarcı olacağı için, hazır bu makamdayken eksik gedik ne varsa bitirmek halletmek peşindeyim.

En büyük sorun Perşembe Pazarı

Bizim en büyük sıkıntımız Perşembe pazarıydı. Bunların çalışmasını yaparken şunun farkına vardık. Düzce’de pazarcılık mesleğiyle alakalı en büyük sıkıntı pazaryerlerinin konumu, binanın şekli, tesislerde eksikler olmasından ziyade işletim bozukluğudur. Kayıt sisteminin olmaması, mevcut esnafın kaydının tutulamaması ve bundan doğan sıkıntılar belediyede hat safhadaydı. Biz bu sorunu çözmek için elimizden gelen gayreti gösterdik ama bu konuda çok yol aldığımızı söyleyemem. Ama sonuç itibariyle bir yerden başlandı. Cumhuriyet mahallesine bir pazaryeri yapıldı. Şuanda açılma aşamasına geldi. Sağ olsun belediyemiz orada kullanılacak tezgâhların imalatını ve montajını yapıyor. Bunun akabinde noter huzurunda kuralarımızı çekip esnafımızı yerleştireceğiz ve hemen sonrasında inşallah belediye başkanımız güzel bir açılış tertipleyecekler. Böylece de vatandaşlarımıza modern bir tesis, sadece pazaryeri olarak görmeyelim, üst katlarında sineması kafeleri olan bir tesisi faaliyete geçirmiş olacağız. Bunun dışında açık olmasına rağmen, yani bir semt pazarı olmasına rağmen Fevzi çakmak mahallesindeki cumartesi pazarı da Mehmet Keleş Başkan zamanında sağ olsunlar bizi kırmadılar, bize tahsis ettiler. Vatandaşın ve esnafımızın memnun olduğu pazaryerini orada kurduk.

Göreve geldiğim ilk zamanlarda öncelikle hedefim sıkıntıları tespit etmekti. Depremde yapılan Aziziye pazaryerinin dışında maalesef hiçbir pazaryeri kurulup pazarcı esnafına verilemedi. Ama az öncede belirttiğim gibi, pazaryerlerini işletim sisteminde sıkıntılar var. Bizim pazaryerlerini yönetim şekli, eskiden kalma kanunlarla, belediye yönetmelikleri ile zabıta kontrolünde gitmekteydi. Fakat 2009 ve 2012 yıllarında mecliste, bizim sektörün yöneticileri, daha doğrusu ağa babaları proje sunup, fikir beyan ederek meclisten 5957 sayılı pazaryeri yönetmeliği kanunun geçmesine vesile olmuşlardır. Bu yönetmelikten sonra bizim mesleğimizle alakalı çok büyük değişimler oldu. Nizama girdi demek daha doğru olacaktır. Peki, Düzcemiz de bu uygulanıyor mu? Maalesef tam manasıyla uygulanmıyor. Ama çok güzel bir yönetmeliğe kavuştuk. Bu uygulandığı zaman Düzce de hem belediye acısından işletmeci olarak, hem de esnaf ve vatandaş acısından çok faydalı bir sisteme geçeceğimize inanıyorum. Bunun mücadelesini veriyoruz gece gündüz. İnşallah, bundan sonraki süreçte de tesis peşinde koşmaktan çok bunun peşinden koşacağız.

Düzce’mize 4 Pazaryeri kazandırdık

Göreve başlarkenki ilk amacımız Düzce’deki pazaryerlerinin Türkiye’nin başka illerindeki gibi modern, günümüze uygun hale gelmesi için mücadele vermekti. İlk önce diğer illerdeki pazaryerlerini gezdik ve gördüklerimiz üzerinde projeler yaptık, raporlar yazdık ve önceki belediye başkanımız Mehmet Keleş’e bunları sunduk. Sonuç olarak Düzcemiz de 4 pazaryerinin ilimizin belli ana halterlerine yapılması noktasında hem fikir olduk. Gerçi bu arada mevcut pazaryeriyle alakalı spekülasyonlar oldu, kamuoyunda çok tartışılacak mevzular cıktı. YİMPAŞ AVM’nin oraya taşınmasıyla alakalı, kirası şudur budur bir anlaşmazlığa düştük ve nihayetinde bu proje iptal edildi.

 


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
631 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

ÇOK OKUNANLAR

7 yıl önce Dilber açtı, 7 yıl sonra yapılan tadilatla  tekrar açılıyor
Atı ölüme terk ettiler
22.10.2018 - 10:15
Atı ölüme terk ettiler
Yolcu Seçen Taksiciye Ceza
15.10.2018 - 10:24
Yolcu Seçen Taksiciye Ceza
Baro Binasının açılışı yapıldı
DİVAPAN standına yoğun ilgi
17.10.2018 - 15:53
DİVAPAN standına yoğun ilgi
şehit ailesine berat verildi
16.10.2018 - 09:47
şehit ailesine berat verildi
DTSO üyelerinin Çin temasları sürüyor