Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[11:20] DEAŞ Şüphesiyle Gözaltındalar -- [10:47] Özlü Taksici Esnafı İle Buluştu -- [10:15] Geleceğin Üniversitelileri, Kampüsü Gezdi -- [10:17] Bakan Yardımcısı Geliyor -- [09:46] Hedef Tertemiz Düzce -- [09:33] EGM O Soruyu Yanıtladı -- [19:57] 3 Yıllık Çalışmaları Açıkladılar -- [19:25] Çatalca Hazırlıkları Sürüyor -- [19:14] Öğretmenlere Renkli Etkinlik -- [18:00] Yeni Yollar Açılıyor --
Yazarlar
‘İYİ Kİ MEKTUP’ YAZILMIŞ!
Mehmet Akbacak

Mehmet Akbacak

28.10.2019 - 09:41
608 kez okundu
0 bekleyen yorum
1 onaylı yorum

Çözüm sürecinin temel amacı; cumhuriyet dönemi boyunca kimliklerinin inkar edildiği Kürt vatandaşlarımızın eşit vatandaş olarak tüm haklara sahip olmasıydı. Kendi ülkesinde üvey evlat muamelesi gören insanların aidiyet duygusunu anlamak gerekirdi. 12 Eylül faşizmi sırasında uygulanan ırkçı politikalar ABD’nin kurdurduğu PKK’nın sanki özgürlükçü bir hareket gibi algılanmasına neden oldu. Hatta yıllarca bu örgütün diri kalması için hem içerden, hem de dışardan desteklenerek, DEAŞ bahanesiyle Suriye’de kantonlar oluşturması içerdeki PKK’lıların iç savaş için eylemlere başlamasının önünü açtı. Buna rağmen AK Parti ve Erdoğan düşmanlığı üzerinden PKK’nın siyasi uzantısıyla ittifak yapmaktan geri durmadılar. Doğu Akdeniz’e ulaşmak için oluşturulmak istenen koridor 3 harekatla parçalandı.Lakin günlerce hem ABD, hem AB ülkeleri ve ne yazık ki ana muhalefet partisi Suriye’ye girmeyin diyerek sözde uyarı ve tehditlerle PYD’yi korumak için var güçleriyle Türkiye’nin önünü kesmek isteseler de başarılı olamadılar.Hatta bazıları ABD’ye, AB’ye rağmen giremezler, girseler de başları belaya girer düşüncesiyle için için seviniyorlardı. Meclisten geçen tezkereyle (İçleri kan ağlasa da) 9 Ekimde harekat başlatıldı. Harekatın başarılı sonuçlanması başta ABD, AB, PKK-PYD, İsrail ve Arap Birliği adı verilen batı yanlısı diktatör yönetimlerini bayağı rahatsız etti. Ortadoğu bataklığına girmeyin, Suriye’de ne işimiz var, Esat’la görüşün diyen ana muhalefet partisi Soçi’de Rusya’yla mutabakat görüşmesi yapılırken Drump’ın harekat öncesi yazdığı mektubun grup toplantısında okunup, alkışlanması akla ziyan bir durum.. Neymiş; T.C’nin Cumhurbaşkanı’na böyle bir mektup nasıl yazılırmış. Doğru aklı başında olan bir kimse bu mektubu yazmaz. Lakin yıllardır halkın oylarıyla seçilen Erdoğan’a söylenmedik söz bırakmayan, meclise girince ayağa kalkmayan, diktatör aşağı, diktatör yukarı diye çirkin sözleri söylerken utanmayıp, zırtapoz bir adamın mektubundan yola çıkarak Barış Pınarı harekatını gölgelemeye kalkışmanız tam bir rezalet. Erdoğan ne dedi; ‘mektuba zamanı gelince gereken cevap verilecek’. 13 Kasım’da mektup geldiği yere götürülecek. Benim ve kamuoyunun şu sorusuna bir cevabınız var mı?. Kardeşim, PYD’ye binlerce ton silah veren, iç savaş çıkartmak için kalkışma yaptıran ve aşağılık mektubu yazan ABD’ye söyleyecek bir çift lafınız yok mu?. Ne biçim kurucu partiyiz diyebiliyorsunuz. Yazıklar olsun. Bu başarı Türkiye’nin başarısıdır, ilk defa Kıbrıs’tan sonra gösterilen bağımsız tavırdır. Bu başarıya destek verdiniz, AB’nin kınanması için ortak deklerasyon yayınladınız. İyi güzel de ne oldu; Trump’ın mektubuna en sert cevabı vermeniz gerekirken, mutabakat görüşmelerini sabote etmeye kalkışmak ihanet demeye dilim varmıyor ama tam bir tetikçilik yaptığınız. İyi ki Trupm mektup yazmış. Peki o olmasa ne diyecektiniz. Yatın kalkın Trump’a dua edin.

                   GÜVENLİ BÖLGE

     ABD ve Rusya’yla yapılan mutabakat görüşmeleri sonucunda 30 km. derinliğinde ve sınır boyunca PYD bu alandan çıkarılacak, mülteciler bu alana yerleştirilecek. Böylece sınır sızmaları önlenecek, PYD koridoru parçalanıp  PYD’ye kurdurulacak Garnizon Devlet’in önüne geçilecek, Suriye’nin yeni bir anayasayla toprak ve siyasi bütünlüğü sağlanacak. Bu arada Suriye ile bakanlık düzeyinde görüşmelere gidilebilir. Serbest seçimler sonunda yönetime kim gelirse başkan düzeyinde de görüşülebilir. Türkiye üzüm yemek istiyor, bağcıyla işi yok. Bazı abuk sabuk söylemlere bakınca bunlar İnce’nin dediği gibi şizofren tipler gerçekten. Neymiş; Türkiye ABD ve Rusya’dan izin alıp da girmiş, Türkiye PKK-PYD ile aynı masaya oturtulmuş gibi saçmalıklar. Ne diyelim; Allah akıl fikir versin! Kalın Sağlıcakla!

         


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
608 kez okundu
0 bekleyen yorum
1 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Katılıyorum   Katılmıyorum
%51,67

Fırat TOPDEMİR

29.10.2019 - 19:46:30

Hocam yazınızda bazı hatalar var ,bunu belirtmek için bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum .Şöyle ki 12 Eylül faşist darbesi diyorsunuz ama bunu yapanların ATATÜRKÇÜ ,KEMALİST subay ve astsubaylar olduğunu söylemiyorsunuz. Kim idda edebilir Kenan EVREN in Atatürkçü olmadığını bakın ben 12 Eylül mutlaka olması gerektiğine inanlardanım ,yaşı küçük olanlar bilmez Diyarbakırlı biri Elazığ da üniversiteyi okuyamazdı , aynı şey Elazığlı içinde geçerliydi . ,aynı şehirde bir mahalleden başka bir mahalleye gidemiyordunuz ,okullar zaten eğitim ve öğretimden başka her şeyi yapıyordu. Devlete ait fabrika ve işletmeler tamamen perişan halde ve kasıtlı olarak zarar ettiriliyor adeta bazı gurup ve fraksiyonların çiftliği haline gelmişti. Günde 15 -20 kişi öldürüldü haberleri , grev yapılan yerlerde yakılan makineler , bulunamayan (parana rağmen) ilaçlar , örgütler tarafından köylere kazılan mevziler ( Enver hocacılar ) ,bir ülkenin Genelkurmay Başkanı Ordu ilinden helikopterle geçerken ateş açılıyor menzil dışında uçun demeler , kendi görüşlerini benimsemeyenlere yapılan işkenceler ve daha yazamadığım bir çok olay .Tabi ki devlet refleksi 12 Eylülü meydana getirecekti . Fakat en büyük hata yine darbeyi yapan Kemalistlerin ceza evlerinde yaptıkları sistematik işkenceler olmuştur , belki hak etmişlerdi ancak o insanlara zaten hapisle verilen ceza yeterliydi ,ama tatmin olmadılar ceza evlerinde soğukta avluda Nutuk okuma seansları ,herkesin söyleneni tekrar etmesi yapmayanların copla dövülmesi , ziyarete gelenlerin Türkçe konuşmaya zorlanması gibi uygulamalar yapılan harekata gölge düşürmüştür. PKK yı ABD kurmadı , bu ülkede hakim olan ancak halkını tanıyamayan egemen Kemalist elit kurdu ,en büyük delili hendek olaylarında Atatürkçü olduğu bilinen CHP lideri ''Hendek kazan arkadaşlara derim ki.....''hitabıdır .Onlarda bir birlerini HEVAL diye çağırıyorlardı (Heval arkadaş, yoldaş demektir).Ayrıca HDP ile yapılan gizli ittifaklar da herkesçe malumdur

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

ARAYIŞ VE VUSLAT

Miraç Kayıhan Karayiğit

ARAYIŞ VE VUSLAT

Cumhuriyetimiz ve Değerleri

Yusuf Metehan Gül

Cumhuriyetimiz ve Değerleri

Son Bakış

Selçuk Özkurt

Son Bakış

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

Atilla Gösterişli

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

Gürkan İpek

Tarık Şahin

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ