Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[17:56] Varlık Fonu İçin Obama, Clinton ve Muhtar Kent Danışman Olacak -- [16:51] Güneşi gören soluğu Akçakoca’da aldı! -- [13:42] Düzcespor, Dersim deplasmanında! -- [12:31] 3 bin 235 metreküp orman emvali satıldı -- [12:30] Akçokaca'da büyük değişim sürüyor -- [12:30] Divapan’dan girişimci çalışanlarına ödül -- [12:28] Hamsi 20 lirayı gördü -- [12:27] Minik hafızlar geleceği kodluyor -- [12:27] TOKİ Boğaziçi’ne 102 konut yapacak -- [11:50] İşte metabolizma canavarı 6 mucize besin --
Röportajlar
İyilik engel tanımaz

Düzce Belediyesi eski Kültür ve Sosyal İşlar Müdürü İlhami Han Hatay’a giderek Reyhanlı’da bulunan İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) kampına 5 günlük bir ziyaret gerçekleştirdi. Han oradaki gözlemleri ve yardımların önemi ile ilgili gazetemize açıklamada bulundu.

7.1.2016 - 14:48
1106 kez okundu
0 bekleyen yorum
2 onaylı yorum
İyilik engel tanımaz

Düzce Belediyesi eski Kültür ve Sosyal İşler Müdürü İlhami Han ile özel bir röportaj gerçekleştirdik. İlhami Han özel bir kişi…  Çünkü 2 yıl önce beyin kanaması sonucu sol tarafı felçli durumda ve bu durum onu hiçbir şeyden alıkoymuyor. Bilakis daha çok hayatın içinde yer alıyor.

Han, koleksiyondan tiyatroya birçok alana ilgisi olan sosyal hayattan kopmamış, insan ilişkileri kuvvetli ve samimi biri. Toplum ve inanç değerleri yüksek olan İlhami Han bizlere örnek teşkil edecek bir şahsiyet. Han, özel durumuna rağmen geçtiğimiz haftalarda Hatay Reyhanlı’da bulunan İHH kampına bir yolculuk yaparak 5 günlük bir ziyaret gerçekleştirdi. Reyhanlı ve Bayırbucak’taki Türkmenlerin durumu ve yapılan yardımların önemi ile ilgili bir çağrıda bulunan İlhami Han’ın gezisi duyarsız kalmamamız gereken bir konu. Hem engelinin bulunması hem de o bölgedeki durumun vahameti ile ilgili İlhami Han’ın anlattıklarını dinlemenizi istedik ve röportaj talebinde bulunduk. Talebimizi geri çevirmeyen İlhami Han’la evinde röportaj yaptık. 

Reyhanlı’ya gitme kararını nasıl verdiniz?

4 sene önce arkadaşım Mustafa Harem ile Suriye’ye gezmeye gittim. 5 günlük ziyaret yaptık. Ben herkes gibi inançlı insanlardanım Suriye’de o kadar güzel tur yaptık ki bir baştan bir başa. Savaş başladıktan sonra oraya atılan her bombada yüreğime şiş sokulduğunu hissediyordum. Şu anda da arkadaşlarım halen Hatay’da tam sınırın orada görev yapıyor iHH kanalı ile. Amacım onları ziyarete gitmekti. Son halini görmek istedim o amaçla Hatay'a gittim. 

Engeliniz sorun teşkil etti mi?

Bana doktorlarım oraya gittiğim için kızdılar ama çok istiyordum. Ben bunları hiç düşünmedim bile bana buradan gitme teklifi geldi ve yola koyuldum. 1999’da Umre’ye de gitmiştim orada da aynı duyguları yaşamıştım. Yola çıktık orada hiç bir sorun olmadan döndük.

Hiç kimsenin reklamını yapmak istemiyorum. Tamamen insani duygularımı yansıtmaya çalıştım. Orada şunu gördüm savaşın her türlüsüne karşıyım. Bizim bölgenin insanlarının şükretmek için çok fazla nedeni var bunları anlatmam lazım dedim.

Gitme fikrini asıl ne tetikledi?

Erkekler için asker arkadaşları önemlidir. 99 depreminde, asker arkadaşlarımdan biri bana ulaştı ve ilk söylediği şey birşey lazım mı oldu. Bizde o günlerde Düzce’de organize olup devlet desteği olmadan organize olduk ve bende bu görevin başında  bulunmuştum. Kimseyi takmaksızın kimseye özel muamele yapmadan nokta atışları yaparak vatandaşların  ihtiyaçlarını karşıladık. O günlerde çocuklar ile ilgili çok sıkıntı vardı. Çocuk bezi, maması gibi ihtiyaçları oluyordu. Benim asker arkadaşım bir kamyon malzeme yolladı. Biz de onu arkadaşlarımızla kapı kapı dağıttık. Ondan 15-20 gün sonra ziyaretimize yardım eden arkadaşım geldi. Manzarayı gören arkadaşım hüngür hüngür ağladı. “Ben felaketi biliyordum ama bu boyutu görmemiştim. Evimde sobanın karşısında televizyon izleyerek seyrediyordum bunları” dedi. Bende bu anlamda gittim. Oradaki mülteci evlerini hastaneleri gezdim. Dağılmış ailelerin yaşam mücadelesi, yetim çocukların gözünde kaygıyı ve korkuyu gördüm. Yetim çocukların yanına gittiğimizde bize özel bir etkinlik yapılmasını istemedim. Onlara sımsıkı sarılıp öpüp kokladım. Öpüp kokladığım anda benim parmaklarımı tutuşları var işte o an arada köprü kuruluyor. Bu her şeye değer.

Kamp ve bölgeye dair gözlemlerinizi anlatır mısınız?

Oradaki çalışan arkadaşlarımız Allah rızası için çalışıyorlar. Allah onlara güç versin. Bende şöyle bir kanaat oluştu; bizler kuşu öldüğü için komşusuna ziyarete giden, komşusu açken tok yatmayan bir peygamberin ümmetiyiz. Biz çemberin neresindeyiz diye sorguladım. Bir yere oturtamadım. Gözlerdeki kaygıyı birebir görmek farklı birşey. Bizlerin başına birşey gelse ne yapardık diye düşünüyorum. Oradaki arkadaşlarımız 24 saat çalışıyor. Ben özel izinle Suriye’nin içine de girdim. Orada güzel bir cami vardı camiyi ortadan bombalamışlar. Bizden 10 dakika önce mezarlığı bombalamışlar. Arabanın içinde önde oturuyordum ağladım. Camiden mezarlıktan ne istiyorlar anlam veremedim. Bayırbucak Türkmenlerinin alındığı kampları gezdim.

Düzcelilere bu konu hakkında bir mesajınız var mı?

Düzce’de de bir kampanya var Düzce’nin duyarlı insanlarını oraya davet ediyorum. Hangi dernek olursa olsun mutlaka birşeyler yapılmalı. Kullanılmış eşya göndermeyin diyor yetkililer. Varsa 1 lira yardım edin. O paralar birikince zaten malzeme alınıyor. Ben bizzat şahit oldum yardımlar yerine gidiyor. Una yiyeceğe, soğuğa karşı giysiye ihtiyaçları var.

Ben ziyaretimde kalıp süreç bitene kadar görev almayı bile düşündüm. Hiçbir şey olmasa bile oradaki çocuklara moral veririm diye düşündüm. Ben onların seviyesine inerek onlara şarkı bile söyledim. Gözlerindeki ışıltıyı yakaladım. Hoş duygularla geri döndüm. Herkesin duyarlı olduğunu düşünüyorum ama görüp deneyim edinmek çok farklıydı. Dünyanın her yerinde bu karışıklık var Bayırbucak Türklerinin olduğu yerde dedelerimiz diyebileceğimiz insanlar halen savaşıyor. Orada insanlar yaşam mücadelesi veriyor ve orada milli duygularınız kabarıyor.

Özellikle yardım konusunda altını çizdiğiniz hususlar ne?

Ben bütçemin el verdiği kadarıyla zaman zaman katkıda bulunuyorum. Özellikle kullanılmış eşyaları göndermesinler. Hiç kullanmadıkları bot olabilir veya bot alabilecek kadar para yardımı yapılabilir. Yol boylarında biraz daha ucuz alınabiliyor. Kesinlikle yapılan yardımlar ulaşıyor. Dağıtan ekibin içinde bulundum. Bir insana yardım etmek çok önemli bir şey. Biz başımıza gelene kadar ne olduğunu anlamıyoruz.

Oradaki insanlar bizden birşey bekliyorlar. Bir umutları var denize düşen yılana sarılır ancak onlar denize düşmedi bizde yılan değiliz ama Türklerin tarih yazdığı savaşlarda bile esir aldıkları insanlara nasıl baktıklarını tarihten biliyorlar. Bize sahip çıkın babalık edin gibi düşünceleri var. Biz yardım konusunda bir numarayız diye düşünüyorum.

 


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
1106 kez okundu
0 bekleyen yorum
2 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Katılıyorum   Katılmıyorum
%49,32

Saime Erikçi Duran

8.1.2016 - 01:59:15

Sen harika bir insansın fıtratın üzre harika işler yapmaya devam ediyorsun,sağlığın için duacıyız,ve seni takipteyiz.Körfez savaşı arkadaşın .saygı ve selamlar
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,69

zabıta

7.1.2016 - 16:30:38

abilerin gülü yakısır sana abi allahım seni korusun abilerin gülü allaha emanet ol abi

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

ÇOK OKUNANLAR

Kar: Özel Bireyler Yetiştiriyoruz!