Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[22:34] Takla attı, aydınlatma direğini devirdi... -- [21:54] Asansörde mahsur kaldılar -- [21:23] ÜNİVERSİTELİ GENÇLERİN YAYLA MACERASI KABUSA DÖNDÜ ! -- [18:56] TEDBİR ALINACAK SÖZÜ HAVADA KALDI -- [18:53] Kömüre yüzde 35 zam! -- [18:50] KARAYOLLARINDAN ALT GEÇİT TALEP EDİLECEK -- [18:48] Karasu’ya talih kuşu kondu… -- [18:41] ATIK PİL TOPLAMA EĞİTİMİ VERİLDİ -- [18:40] Elektrik faturası cep yakıyor -- [18:34] Başkan Yiğit Bakan Yılmaz’dan yurt istedi --
Röportajlar
Otizimli Çocuklar Özenle Eğitiliyor

Gazetemiz yazarı İlhami Atasever, Düzce “Özel Eğitim Uygulama Merkezi ve İş Uygulama Merkezi” Müdürü Mustafa Çalışan ile 14.02.2017 tarihinde röportaj yaptı.

21.2.2017 - 11:21
1388 kez okundu
0 bekleyen yorum
3 onaylı yorum
Otizimli Çocuklar Özenle Eğitiliyor

İlhami Atasever: Sayın Müdürüm kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Özel eğitimci misiniz? Yüksek lisans çalışmanız var mı?

Mustafa Çalışan: 1978 Kırşehir doğumluyum. Özel eğitim öğretmeniyim. 2001 yılında Van ilinde göreve başladım. Bolu‘da görev yaptım. Halen Düzce’de görev yapmaktayım. Evliyim. Bir çocuk babasıyım. İlimizde engelli bireyler ve ailelerine katkı sağlamak amacıyla kurulmuş olan “Maksimum Yaşam Derneği” yönetiminde bulunmaktayım, Aynı zamanda Düzce “Paradigma Spor Kulübü” yöneticisiyim. Bu kulüpte de özel çocuk ve gençlerimizle 10 branşta spor faaliyetleri yapıyoruz. Special Olimpic Türkiye’nin (Özel Olimpiyatlar Türkiye) de Düzce İl Temsilciliğini yapmaktayım. Lisans eğitimimi Gazi Üniversitesinde tamamladım. Yüksek Lisans Eğitimim ise Abant İzzet Baysal Üniversitesi “Özel Eğitim Bölümünde” halen devam etmektedir.

İlhami Atasever: “Oçem” ne demek? Düzce “Özel Eğitim Uygulama Merkezi ve İş Uygulama Merkezi”ne müdür olarak ne zaman atandınız? Merkeziniz Düzce’de hangi tarihte kuruldu, adresiniz neresi ve iletişim telefonlarınız nedir.

Mustafa Çalışan: Kurumumuz 2011 yılında “Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi” yani “OÇEM” adıyla hizmete açıldı. Okulumuza 2016 yılının Eylül ayında atandım. Aynı tarihten itibaren de kurum müdürü olarak görev yapmaktayım. Açılma aşamasında da bu okulda müdür yardımcısı olarak görev yapıyordum. Bir süre sonra Rehberlik Araştırma Merkezinde (RAM’da) göreve başladım. Okulumuzun ismi açılıştan bir süre sonra Bakanlığımızdan gelen emirle Düzce “Özel Eğitim Uygulama Merkezi ve Özel Eğitim İş Uygulama Merkezi “ olarak değiştirildi ve halen aynı isimle hizmet vermektedir.

Adres: Kültür Mahallesi, İstanbul caddesi, Askerlik şubesinin karşısında bulunan prefabrik binada hizmet vermekteyiz. Ancak “Türkiye Beyaz Ay Derneği Düzce şubesinin” çabası, Valiliğimiz ve bağlı olduğum Milli Eğitim Müdürlüğümüzün katkıları ile, hayırsever “Hacı Hidayet Türkseven” tarafından Metek Toki girişinde yapımına başlanan yeni binamız inşaat halindedir. İnşaat bittikten sonra yeni adresimiz orası olacaktır. Telefon Numaramız 0 380 523 6368’dir.

İlhami Atasever: Kimlere hizmet veriyorsunuz?

Mustafa Çalışan: Okulumuzun 2011 yılında açılmasıyla ildeki 3-23 yaş aralığındaki tüm otizmli bireylere hizmet vermeye başladık. Ancak sonradan yapılan düzenleme ile sadece otizmli bireyler değil orta veya ağır düzeyde zihinsel gerilik yaşayan insanlarımıza da okulumuzda eğitim görme imkânı tanındı. Şu anki fiziksel imkânlarla sadece otizmli öğrencilerimize eğitim öğretim hayatı sunmaktayız. İlerleyen süreçte yeni binamızın hizmete girmesiyle hem otizmli çocuk ve gençlerimizi hem de zihinsel yetersizliği olan çocuk ve gençlerimizi okulumuzda eğitim faaliyetlerine alabileceğiz.

İlhami Atasever: Yeni bina sizde bir takım değişikliklere sebep olabilecek mi? Yaptığınız işte fiziki ortam çok mu önemli?

Mustafa Çalışan: Fiziki ortam tabii ki çok önemli ama tek başına bina tabii ki her şeyi değiştirecek güç değil. Ama fiziki imkanların, hizmet verdiğiniz insanlara hareket alanı olarak uygunluğu, modernliği, eğitim için yeterlilikleri, örneğin hortikültürel terapi gibi iyileştirici çalışmalar yapılabilen ve oyunların oynanabilen bir bahçesinin olması, ya da otizm de çok büyük önem arz eden duyu bütünleme odası gibi alanlarının olduğu bir bina, verdiğiniz eğitim öğretim faaliyetlerinin kalitesini artıracaktır. Bizlerin eğitim verdiği yaş grubu çok büyük bir aralıkta 3 yaştan 23 yaşa kadar olduğu için bir çok fiziki düzenleme bizler için çok gerekli. Yeni binamızın yapılıyor olması bu tür tüm düzenlemeleri yapmamızı sağlayacak İnşallah.   

İlhami Atasever: “Engel” ya da “Özel Eğitim” denilince ilk akla gelen sorulardan biri “zor” mu acaba? Gerçekten işiniz zor mu?

Mustafa Çalışan: Yapılan her işin kutsal olduğuna inanan birisiyim. Eğer işinizi hakkıyla yapıyorsanız, işinizi, elinizden gelenin fazlasıyla yapmaya çalışıyor, kendinizi geliştirmek için çaba sarf ediyorsanız, sadece bizim iş değil, her iş zor. Elbette bizim işimizin de kendi içinde zorlukları var. Ancak, elde edilen başarılar zorlukları unutturuyor. Aslında çalıştığımız otizm ve zihinsel yetersizliği olan bireylerde en zor yaşantıyı aileler yaşamakta.

İlhami Atasever: Ne gibi?

Mustafa Çalışan: Bizler görevimizi yapmaya çalışıyoruz ama aileler birçok güçlükle mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Çocuklarının yaşadıkları otizm ya da zihinsel yetersizlik gibi farklılıklar, toplumun ve yakın çevrenin aileye ve çocuğa olan yanlış tutumları, ailenin sürekli olarak çocuğuyla ilgilenmesinden ötürü iş hayatı, sosyal çevre gibi birçok insani durumdan yoksun kalması, “sizi anlıyoruz” denilse de anlaşılamayacak kadar zordur. Özel eğitim ülkemizde, son on yılda çok yol aldı. İlimizde de çok hızlı ve kaliteli bir gelişim göstermektedir. Gelişimle birlikte bizlerdeki azmi ve kararlılığı da artırmaktadır. İnşaallah çok daha iyi olacak diye düşünüyorum.

İlhami Atasever: Merkezinizin kuruluş amacı nedir? Bu çocuklarımıza ne gibi eğitimler veriyorsunuz, hangi bakanlığa bağlısınız?

Mustafa Çalışan: Otizmden etkilenme oranı yüksek ise çocuklar normal okul deneyimi yaşayamamaktadır. Bu durumda devreye Devletin özel eğitim uygulama merkezleri, yani bizler girmekteyiz. Çocuklara öncelikli ihtiyaçları ve performansı yani yapabildikleri doğrultusunda bilişsel, iletişim, oyun ve sosyalleşmede, akademik becerilerde katkı sağlayarak hayata bağımsız bireyler olarak devam edebilmeleri amaçlanmaktadır. Elbette bireyin otizmden etkilenme oranı, yapılan bu çalışmaların niteliğini ve şeklini çok değiştirmektedir. Bizler özel eğitim okullarımızda çocuklarımızın her biri için özel eğitim yöntemleri ile hazırlanan bireysel eğitim programı ile eğitim vermekteyiz. 3-6 yaş otizm eğitim programımız, 7-11 yaş otizm eğitim programımız, 12-15 yaş otizm eğitim programımız olmak üzere üç ayrı gelişim evresine göre hazırlanmış eğitim programı uygulanmaktadır. 15 yaş üstü gençlerimiz ile de İş uygulama kısmımızda gelişim özelliklerine göre eğitim programları ile çalışılmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı, Özel öğretim Genel Müdürlüğüne bağlıyız.

İlhami Atasever: Otizm ne demektir?

Mustafa Çalışan: Otizm, yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkan ve hayat boyu devam eden sosyal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişimde problemler yaşayan, tekrarlayıcı davranış ve kısıtlı ilgi alanları ile kendini gösteren gelişimsel bir bozukluktur. Yani yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkar. Mesela; Göz kontağı kurmama, akranlarıyla ilgilenmeme, onlarla oynamama, daha önce varsa bile konuşmanın ya kesilmesi, ya da olmaması gibi bir takım belirtilerdir. Yani iletişim becerilerindeki sınırlılık, çamaşır makinesi, araba tekerleğini sürekli çevirerek bakması gibi bir takım davranışlarının olması, istediği şeyleri parmağıyla göstermemesi, zıplamak, el çırpmak vb. davranışları zamansız, kontrolsüz yapmak gibi birçok belirtilerin olduğu bir farklılıktır. Farklılık diyoruz çünkü otizmli çocuklarımız ve gençlerimiz gerçekten bizlerden çok farklıdırlar. Otizmli bireylerin %10’luk kısmında üstün yetenek, ya da üstün zeka bulunmaktadır. Otizm herkesin ilgiyle izlediği birçok filme de konu olmuştur. Yağmur Adam (Rain Man), Benim Adım Khan, Ben X, Şifre Merkür, bunlardan en çok izlenen ve bilinenleridir. Otizm tüm dünya bilim adamları için hala bir gizemdir. Sebepleri nelerdir? Genetik midir, çevresel faktörler önemli midir? gibi sorular hala net cevaplanabilmiş değildir ve tüm dünyanın kabul ettiği tek tedavi yöntemi “eğitimdir.”

İlhami Atasever: Düzce’deki otistik çocuk sayısı belli mi?

Mustafa Çalışan: Bizler okulumuza belli kurallara göre öğrenci alıyoruz. Öğrenciyi kaydederken de “İl Özel Eğitim Hizmetleri Kurulunun verdiği kurul kararına” göre alabiliyoruz. Yani bizlere, bu çocuk otizmli ve sizin okulunuzda eğitim görmesi gerekiyor denilen çocuk ve gençlerimizi okulumuza alıyoruz. Dolayısıyla kurumumuz dışında eğitim gören, kaynaştırma eğitimine tabi olan otizmlilerle ilgili bir bilgi sahibi değiliz, olamayız da. Çünkü bizim kurumumuza başvurulmuyor biz kurumumuza yönlendirilen çocuklarla ve gençlerle çalışıyoruz. İlimizdeki otistik çocuk sayısını ben bilmiyorum.

İlhami Atasever: Öğretim şekliniz nasıl? Sınıfta kalma var mı?

Mustafa Çalışan: Tam gün eğitim vermekteyiz. Öğrencilerimiz devletimizin sunduğu taşıma ile okula saat 09.00 da gelmekte ve saat 15.00 civarında okuldan ayrılmaktalar. Sınıfta kalma durumu sadece bizim okulumuzda değil tüm özel çocuklar için söz konusu değildir. Bu çocuklarımızın hepsi kendi özelliklerine göre hazırlanmış bireysel eğitim programı ile eğitim görmektedirler.

İlhami Atasever: Otistik çocuklara eğitim hizmeti verirken uygulanan farklı yöntemler, uygulamalar var mı?

Mustafa Çalışan: Elbette var. Örnek verecek olursak, çocuklarımızın sınıf mevcutları Bakanlığımızın belirttiği standartlardadır. Yani otizmli çocuklarımızın eğitim gördüğü sınıflarda en çok 4 otizmli öğrenci bulunmakta ve her bir sınıfta iki öğretmen görev yapmaktadır. Zihinsel yetersizlik yaşayan çocuklarımız için açtığımız sınıflarda ise bir sınıfa en fazla 10 öğrenci alınabilmektedir. Bu sınıflarımızda iki özel eğitimci öğretmen görev almaktadır. Uygulanan program ise Bakanlığımız tarafından geliştirilen 3-6 yaş, 7-11 yaş ve 11-15 yaş eğitim programlarıdır. Bunların yanında “montessori,” “pecs,” gibi yöntemlerde de özel eğitim materyalleriyle hizmet vermekteyiz. Okuldaki görevime başlar başlamaz çocuklarımızın sosyalleşmesi, dış dünya ile daha iç içe olmaları için bir takım çalışmalar başlattık. Çocuklarımızı, belirlenen 10’arlı gruplarla öğretmenleri eşliğinde her gün saat 10.00-11.00 saatleri arasında “Power Life Spor Merkezine” götürüyoruz. Merkez, bizlere ücretsiz hizmet sunmaktadır. Çocuklarımız hem sosyalleşme, hem de sportif faaliyetlerde bulunmaktadırlar. Havaların ısınmasıyla birlikte de “Türkiye Beyaz Ay Derneğinin destekleriyle” Nisan ayında öğrencilerimizle her biri en az 30’ar dakikalık süren ve 3 ay boyunca devam edecek olan “hipoterapiye” başlayacağız.  Bunun yanı sıra Zübeyde Hanım Kız Meslek Lisesi Uygulama Ana Sınıfına aynı yaştaki öğrencilerimizi öğretmenleri eşliğinde haftada bir gün götürerek onların akranlarıyla bir arada olmalarını sağlıyoruz. Bu etkileşim bizler için çok önemli, çocuklarımızın akranlarıyla birlikte oyun oynamaları, onlarla birlikte faaliyet yapmaları, grubun bir parçası olmaları otizmle mücadelede çok önemli bir basamak durumundadır.

İlhami Atasever: Okulunuzun koridorunda bisikletler gördüm bu çocuklar bisiklete binebiliyorlar mı?

Mustafa Çalışan: İl Sağlık Müdürlüğümüzden temin ettiğimiz bisikletlerimiz var. Bu çocuklarımıza bisiklete binme becerilerini 4 farklı bisiklet türüyle çalışmaktayız.

İlhami Atasever: Bu çocuklara başka ne tür eğitimler veriyorsunuz?

Mustafa Çalışan: Otizmli bireylerde ritim ve müziğe olan ilgi bizlerden çok farklı yeteneklerde olabilmektedir. Bu sebeple tüm çocuklarımızla bir enstrüman çalabilmeleri için çalışmalara başladık. Bütün bu yapılan çalışmalar kısa bir sürede gerçekleşti. Gelecek zamanlarda çok daha kaliteli ve başarı sağlanan bir hale bürünecektir. Bunları gerçekleştirirken idare - öğretmen - ve aile üçgenindeki her bir unsurun uyumu, birlikte hareket edebilmeleri oldukça önem arz etmektedir. Ne mutlu ki okulumuzda bu uyumu gerçekleştirebilmenin mutluluğunu tüm unsurlar yaşamaktadır.

İlhami Atasever: Otizmin toplumda görülme oranı nedir? Okulunuzda kaç sınıf var ve kaç çocuk eğitim görmektedir?

Mustafa Çalışan: Yakın geçmişe kadar “Otizmin” toplumda görülme oranı tüm dünyada 150’de bir iken, günümüzde bu sayı her 80 kişiden biri olacak şekilde artmıştır! Sebepleriyle ilgili birçok araştırma yapılsa da, bazı sonuçlar elde edilse de çok net veriler hala mevcut değildir. Genetik kaynaklı olabileceği ile ilgili bir takım sonuçlar vardır. 0-2 yaşta yaşanan yüksek korku ve kaygının sebep olabileceğini düşünen araştırmacılar bulunmaktadır. Beslenme alışkanlıklarından kaynaklandığını, bağırsak florasının bozulmasıyla gelişen bir problemler dizisi olduğunu düşünen bilim adamları mevcuttur. Araştırmalar otizmin, ailelerin sosyo-ekonomik seviyesi ile, yani ailenin maddi imkanları, tahsili ile de bir bağlantısı olmadığını göstermektedir. Yani toplumun her kesiminde görülebilmektedir. Maalesef sayıları her geçen gün çığ gibi büyümektedir. Bizim fiziki imkanlarımız şu an 17 sınıfta 52 öğrenciye eğitim vermektedir.

İlhami Atasever: Her ilçeden öğrenciniz var mı? Okulunuz öğrencileri taşımalı sistemle mi taşınıyor? Devlet bu önrencilere para veriyor mu? Okulunuzda öğlen yemeği veriliyor mu?

Mustafa Çalışan: Akçakoca ve Yığılca dışındaki tüm ilçelerden öğrencilerimiz bulunmaktadır. Öğrencilerimiz taşımalı sistemle taşınmaktadır. Devlet bu çocuklar için ailelerin çoğuna para vermektedir. Tabi onun da bir usulü vardır. Okulumuzda öğrencilerimize öğlen yemeği verilmektedir. Yeni binamızda hizmet vermeye başlamamız ile otizmli birçok çocuğa eğitim öğretim fırsatı sunulacaktır inşaallah.

İlhami Atasever: Okulunuzda yapılan el işleri gördüm. Çerçeveler, yağlıboya çalışmaları, duvarlarda resimler vb. görüyorum. Onları kim yapıyor? Yapılan işleri satıyor musunuz?

Mustafa Çalışan: Evet iyi ki hatırlattınız. Yapılan o çalışmalar bu çocukların çalışmasıdır. Yağlı boya resim çalışmaları, kokulu taştan yapılan çerçeve, ayna gibi ürünler, takı, süs eşyaları gibi çalışmalar öğrenci - öğretmen grup çalışması ile yapılmaktadır. Öğrencilerimiz içerisinde görsel sanatlara olan yeteneği gayet iyi durumda olanlar da bulunmaktadır. Yapılan çalışmalar onların el becerilerine katkı sağlamaktadır. 

İlhami Atasever: Okulunuzun ihtiyaçları konusunda zaman zaman hayırseverlerden istifade ediyor musunuz?

Mustafa Çalışan: Elbette hayırseverlerin desteğini görmekteyiz. Yapılan yardımlar “Okul Aile Birliğimiz” kanalıyla kabul edilmektedir.

İlhami Atasever: Ailelerde eğitim faaliyetleriniz var mı?

Mustafa Çalışan: Özel eğitimde çocuk ve çocuğun ailesi bir bütün gibidir. Mutlaka aile eğitimleri de şarttır. Ailelerden isteyenler okulumuza öğrencileri ile birlikte gelebilmekteler. Zaman zaman da ihtiyaç duyulan alanlarda aile eğitimleri düzenlenmektedir. En son yapılan programlama ile ailelerimize Düzce Halk Eğitim Merkezimizin katkısı ile İlk yardım eğitimi verildi. Bizler tarafından da cinsel eğitim, uygun olan davranışı artırmaya, uygun olmayan davranışı yok etme konulu eğitim programları düzenledik.

İlhami Atasever: “Okulunuzda” toplam kaç personel görev yapıyor?

Mustafa Çalışan: Okulumuzda 2 yönetici, 28 öğretmen, 5 hostes olmak üzere toplam 35 kişi görev yapmaktadır.

İlhami Atasever: Personel arasındaki uyumunuz nasıl?

Mustafa Çalışan: Gayet iyi ve samimi bir çalışma ortamımız var. Arkadaşlarımız, okuldaki görevleri bitse bile hemen okulu terk etmeyip gönüllü olarak çalışmaya devam etmektedirler.

İlhami Atasever: Okulunuz bahçesinde spor aletleri gördüm onlardan istifade ediyor musunuz?

Mustafa Çalışan: Havalar sıcak olduğunda, bahçedeki spor aletleri çok işe yaramaktadır. Havalar soğuk olduğunda da daha önce bahsettiğim gibi, öğrencilerimize “spor salonumuzda” ve “power life spor merkezinde” spor yaptırmaktayız.

İlhami Atasever: Otistik çocuklarla beraber çalışmak nasıl bir duygu. Akşamları evinize gidince ne hissediyorsunuz?

Mustafa Çalışan: Bu mesleği isteyerek ve zorluklarını bilerek seçtim. Bir daha seçme şansım olsa yine bu mesleği seçerdim. Öğrencilerimiz ve ailelerinin gerçekten çok zor hayatları var. Onların hayatlarında bir nebze de olsa kolaylık sağlayabilmek benim için en büyük huzur kaynağıdır. Her çocuk bir annenin bir babanın gözünün nurudur. Hiç birinin diğerlerinden olan farklılığı önemli değildir. Niyahetinde bunlar birer çocuktur ve her çocuk kıymetli ve değerlidir. Çocuklarımızın gelişimi için her akşam düşünmekteyim. Daha iyisi ne olabilir, ne uygulayabiliriz ki diye. Umutluyum. Çok daha faydalı işler ortaya çıkarıp çocuklarımıza daha büyük katkılar sağlayacağız inşaallah. 

İlhami Atasever: Sayın müdürüm güzel ve faydalı bir röportaj oldu. Halkımız “Özel Eğitim Uygulama Merkezi ve İş Uygulama Merkezi” nedir, “OÇEM” nedir, “otizm” nedir pek bilgi sahibi değildi. Onu öğrenmiş oldu. Halkın, anlayabileceği şekilde bilgilendirdiniz. Devletin bu çocuklara verdiği eğitimi halka aktardınız. Sizlere, kurumda görev yapan tüm arkadaşlarınıza teşekkür ediyor kolaylıklar diliyorum. Son olarak söylemek istediğiniz başka bir şey var mı?

Mustafa Çalışan: Aslında söylemek istediğim çok şey var. Herkesin bireysel farklılıklara saygı duymasını öneriyorum. Herkes birbirinden farklı ve eşit haklara sahiptir. Toplumun otizm, engel, farklılık gibi hususlarda daha duyarlı olması gereklidir. Toplumun acıyan gözlerle değil, kucaklayıcı ve biz kardeşiz diye haykıran gözlerle bakmalarını öneriyorum. Hayattaki farklılıklara kulak vermelerini öneriyorum. Hiç bir insanın hor görülen, aşağılanan tutumlarla karşılaşmayacağı bir toplum diliyorum.

Bizim, özel çocuklarımızla ilgili annelerin, babaların ön yargıları var; Benim çocuğumla bir araya gelirse çocuğumu olumsuz etkiler, psikolojisi bozulur, dersleri kötüye gider gibi safsatalarla bu çocukları görmezden gelenler var. Bu çocuklar bizim çocuklarımızdır. Bu çocuklar hayatın birer renkleridir. En büyük ihtiyaçları ise sevgi ve sosyal ortamdır. Yanlış tutumların yok olduğu, en önemlisi EMPATİ kurarak ben de bu farklılığı yaşayabilirdim diyerek yaşanılan bir toplum olmamızdır. Sizlere, bu fırsatı bize sunduğunuz için çok teşekkür ederim.

Kurumumuza destekte bulunan insanları hatırlamak en büyük görevimizdir. Otizm dediğimiz anda bize kapılarını her daim açan ilimiz valisi sayın Zülkif Dağlı'ya,  desteğini sürekli hissettiğimiz İl Milli Eğitim Müdürümüz Murat YİĞİT'e, bu röportaj ile kurumumuzun halkımıza tanıtılması için gösterdiğiniz ilgi için gerek size, gerekse Düzce’nin Sesi Gazetesine kurumumuz ve şahsım adına teşekkürlerimi arz ederim.

Her zaman desteğini aldığımız Türkiye Beyazay Derneği Bölge Başkanı Nurullah ÇELEBİ'ye, yeni binamızın yapılmasını sağlayan Hacı Hidayet TÜRKSEVEN'e, yeni bina için her gün azami gayret gösteren Türkiye Beyazay Derneği Düzce Şubesi yönetim kurulu üyesi Osman YİĞİT'e ve ismini sayamadığım, kurumumuza gelerek ben ne yapabilirim diyen Düzce’li kardeşlerime, üniversiteli gençlerimize teşekkür ediyorum. 

 


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
1388 kez okundu
0 bekleyen yorum
3 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,00

Dilek YÜCEL ALTANLAR

21.2.2017 - 13:36:16

Çok güzel bir haber olmuş farkındalık adına bu tür haberler artırılmalı. Ünlülerin milyarlarca para verip aldığı kıyafetler ya da oturduğu villalar yerine bu çocukların hayatı yansıtılmalı, verilen destekler çoğalmalı. Mustafa ÇALIŞAN görevini titizlikle yapan başarılı bir eğitimcidir, görev yerine çok yakışmış. Büyük işler yapmak için böyle cesaret gerek, ses getirmek gerek. Tebrik eder, başarılar dilerim.
Katılıyorum   Katılmıyorum
%48,00

Aslı Aydın

21.2.2017 - 13:52:47

Çok güzel ve yararlı bir roportaj olmus Hocam iyiki varsınız.
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,00

Uğur

21.2.2017 - 13:28:18

Çok güzel çalışmalar inşallah yeni bina da çalışmalar daha güzel ve başarılı olur.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

ÇOK OKUNANLAR