Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[17:57] Kuşçuoğlu: 2019 Yılında Büyük Sınav Bizi Bekliyor -- [17:51] Serbest Piyasa Fındık Fiyatları, TMO’yu Yakaladı -- [17:44] Silah ve uyuşturucu otomobilin motor kısmından çıktı -- [17:32] LASTİK DEĞİŞTİRİRKEN CANINDAN OLDU -- [17:30] 15 Temmuz kitabının tanıtımını yaptı -- [17:09] Daha Hızlı ve Etkin Kamu Hizmeti -- [17:06] HERKES ŞİKAYETÇİ… ÇÖZÜM ORTAK AKILDA -- [16:52] Milli Oyuncak Masaya Yatırıldı -- [16:16] DÜZCE’NİN SUYU AKARSULARDAN -- [15:52] CHP’DEN SUÇ DUYURUSU --
Röportajlar
HEDEF 35 BİN ÖĞRENCİ!

Yazarımız İlhami Atasever’e önemli açıklamalarda bulunan “Düzce Üniversitesi Rektörü Profesör Doktor Nigar Demircan Çakar’ın Düzcelilerden önemli bir ricası var; “Özellikle lisans öğrencilerimizin %91’inin Düzce dışından geldiği düşünüldüğünde,öğrencilerimize misafir gözüyle bakmalı ve rahat ettirmek için çaba göstermeliyiz “ dedi.

6.9.2017 - 10:46
1329 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
HEDEF 35 BİN ÖĞRENCİ!

Sayın Rektörüm kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Düzce Gölyaka ilçesi nüfusuna kayıtlı bir ailenin kızı olarak, 1976 yılında İstanbul’da doğdum. Beşiktaş Atatürk Anadolu Lisesi’ni bitirdikten sonra lisans eğitimimi 1998 yılında Mimar Sinan Üniversitesi İstatistik Bölümü’nde tamamladım. Gebze Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi Yönetim ve Organizasyon Anabilim Dalında 2000 yılında yüksek lisans, 2003 yılında da Doktora eğitimimi tamamladım. 2003-2005 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Sabancı Üniversite’sinde doktora sonrası araştırmacı olarak çalıştım. 2005 yılında Yönetim ve Organizasyon alanında Doçent unvanını aldım ve 1998-2005 yılları arasında araştırma görevlisi olarak görev yaptığım Gebze Teknik Üniversitesi’nden ayrılarak Abant İzzet Baysal Üniversitesi İşletme Bölümü’ne doçent olarak atandım. Anabilim dalı başkanlığı, bölüm başkanlığı ve dekan yardımcılığı görevlerini yürüttüm.

2008 yılında Düzce Üniversitesi’nde göreve başladım. 2010 yılında Düzce Üniversitesi’nde Profesör unvanını aldım. Anabilim dalı başkanlığı, merkez müdürlüğü ve dekanlık görevlerini yürüttüm. 2010- 2015 yılları arasında Düzce Üniversitesi Rektör Yardımcılığı ve İşletme Fakültesi Dekanlığı görevlerini yürüttüm. Çoğunluğu örgüt kültürü, yenilik yönetimi ve örgütsel sadakat konularında olmak üzere stratejik yönetim ve örgütsel davranış alanında 50’den fazla uluslararası ve ulusal yayına sahibim. Bu yayınlara yapılmış 200’den fazla da atıf bulunuyor. İki kız çocuğu annesiyim.

Düzce Üniversitesi hangi tarihte kuruldu, Üniversitenin açık adresi ve iletişim numaraları nedir?

Düzce Üniversitesi 17 Mart 2006 tarihinde kuruldu. Üniversitemizin açık adresi: “Düzce Üniversitesi Konuralp Yerleşkesi, Konuralp, Merkez/Düzce”dir. Telefon Numarası: 0380 542 11 11, Fax Numarası: 0380 542 11 03, İnternet Adresi: www.duzce.edu.tr’dir.

Düzce Üniversitesine Rektör olarak ne zaman atandınız ve kaçıncı rektör olarak görev yapmaktasınız?

15 Mayıs 2015 Tarih ve 29356 sayılı Resmi Gazete kararı ile Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından Düzce Üniversitesi Rektörü olarak atandım. Üniversitemizin halen üçüncü dönem rektörü olarak görev yapmaktayım.

Düzce Üniversitesi bünyesinde kaç fakülte, kaç adet Yüksekokul ve Meslek Yüksekokulu vardır. Toplamda kayıtlı ve devam eden öğrenci sayısı ne kadardır?

Üniversitemiz bünyesinde 14 Fakülte, 2 Yüksekokul, 10 Meslek Yüksekokulu yer almaktadır. Üniversitemizin 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı’nda öğrenci sayısı 30 bini aşacak. Lisansa yerleşme oranı %97 düzeyindedir. Bunun da oldukça önemli bir başarı olduğunu düşünüyoruz. Karadeniz bölgesinde bu yerleşme oranı ile birinci sıradayız!

Üniversitenizdeki öğretim üyesi veya eleman sayısı nedir? Öğretim üyesi veya elemanı ihtiyacınız var mı?

Üniversitemizde; 366 Araştırma Görevlisi, 48 Okutman, 30 Uzman,159 Öğretim Görevlisi, 318 Yardımcı Doçent, 74 Doçent ve 76 Profesör olmak üzere toplam 1071 öğretim elemanı görev yapmaktadır. Öğretim üyesi temin etme açısından şanslı bir üniversiteyiz. Hem mevcut öğretim kadromuzun niteliği, hem üniversiteler arasındaki başarı sıralamamız, hem de coğrafi avantajlarımız sebebiyle çokça talep alıyoruz. Ancak ülkemizde genel olarak problemli alanlarda örneğin Tıp Fakültesinde bazı yandal uzmanlıklarında bazen biz de sıkıntı yaşayabiliyoruz.

Eğitim elemanlarının dışında idareci, memur, teknisyen, hemşire, işçi, hizmet alımından alınan eleman, hizmetli vb. toplam kaç kişi görev yapmaktadır. 

niversitemizde şu anda; 776 idari, 554 hizmet alımıyla çalıştırılan personel olmak üzere akademik personel haricinde 1330 kişi hizmet vermektedir. Elbette her yıl ilgili kurumlar tarafından Üniversitemize idari personel tahsisi yapılıyor. Ancak bu tahsis, üniversitemizden çeşitli sebeplerle ayrılan personel sayısının altında kaldığından özellikle sağlık alanlarında önemli düzeyde ihtiyacımız bulunuyor.

İlçelerimizdeki Meslek Yüksekokulu veya diğer Yüksek okul sayısı nedir?

Merkez Kampüsümüzde 2, Düzce Merkez’de 2 ve ilçelerde 6 olmak üzere toplam 10 Meslek Yüksekokulumuz eğitim-öğretim faaliyetlerine devam etmektedir. Ayrıca Merkez Kampüsümüzde -1- ve Akçakoca ilçesinde de -1- olmak üzere -2- Yüksekokulumuz bulunmaktadır. Yeni kurduğumuz Ormancılık Meslek Yüksekokulu bu yıl ilk öğrencilerini aldı ve tüm kontenjanlarını doldurdu.

Meslek Yüksekokullarının tüm kayıtlı ve devam eden öğrenci sayısı ne kadar?

Meslek Yüksekokullarımızdaki öğrenci sayısı 10.113’tür. Anlaşılacağı üzere artık lisans programlarımızdaki öğrenci sayımız giderek artıyor. Meslek Yüksekokullarımızda, 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı’nda ayrılan öğrenci kontenjanını da Türkiye ortalamasının oldukça üstünde bir oranda doluluk oranına ulaştık.

Düzce Üniversitesinde her fakültenin İkinci öğretimi var mı?

Her Fakültemizde ikinci öğretim programı bulunmuyor. Üniversitelerde tüm eğitim-öğretim programları, ikinci öğretim programları da dahil olmak üzere YÖK tarafından belirlenen kontenjanlar dahilinde öğrenci kabul etmektedir. Bu kapsamda Üniversitemizin Fen Edebiyat Fakültesi’nde; Türk Dili ve Edebiyatı bölümü, Mühendislik Fakültesi’nde; Bilgisayar Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği ve Makine Mühendisliği bölümlerinde, İşletme Fakültesi’nde; İşletme bölümü, Sağlık Yönetimi, Sigortacılık ve Sosyal Güvenlik, Uluslararası Ticaret ve Yönetim Bilişim Sistemleri bölümlerinde,

Teknoloji Fakültesi’nde; Bilgisayar Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği ve İnşaat Mühendisliği bölümlerinde, Eğitim Fakültesi’nde; Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Akçakoca Bey Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde; Uluslararası İlişkiler bölümünde, Spor Bilimleri Fakültesi’nde ise Antrenörlük Eğitimi ve Spor Yöneticiliği bölümlerinde ikinci öğretim programlarında eğitim verilmektedir. Yine Akçakoca’da lisans eğitimi verilen Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik programında ikinci öğretim eğitimi verilmektedir.

Üniversiteye kayıt olan öğrencilerimizin, kayıt oldukları bölümleri süresi içinde bitirme oranı nedir?

Öğrencilerin 2 yıllık ön lisans programlarından 4 yıl, 4 yıllık lisans programlarından 6 yıl, Tıp Fakültesi gibi 6 yıllık programlarından ise azami 9 yıl içerisinde mezun olmaları gerekmektedir. Üniversitemizden şimdiye kadar mezun olan öğrencilerden ise yaklaşık yüzde 60’ı normal öğrenim süresi içerisinde mezun olmayı başarmışlardır.

Üniversiteler arasında başarı durumumuz nedir?

Üniversiteler arasında hepimizi gururlandıran bir sıradayız. Örneğin 2000 yılından sonra kurulan devlet Üniversiteleri arasında birinci sıradayız. Dünyanın ilk 2000 üniversitesi içerisindeyiz. Tüm devlet üniversiteleri arasında akademik performans sırlamasında geçen yıla oranla 10 sıra yükseldik ve 15. Sıradayız.

İl olarak öğrencilerimizin barınma (Yurt, pansiyon vb.) problemi var mı?

Üniversitemiz öğrencilerinin barınma ihtiyacı geçmişe oranla daha az durumdadır. Ancak elbette biz sürekli büyüyen, gelişen, dinamik bir üniversiteyiz. Öğrenci sayımız bu yıl 30 bini aştı. İki yıl içinde de 35 bini aşacak. Bu sebeple KYK’nın yatırımlarının ve kapasitesinin de artması bizim için hayati bir öneme sahip.

Üniversitenin Fiziki anlamda binaya ihtiyacı var mı?

Biz kaynak kullanımında etkinliğe çok önem veriyoruz. Ortak kullanım alanlarının verimliliğini de stratejik planımızda bir gösterge olarak takip ediyoruz. Elbette fakültelerimiz ortak alanları kullanıyorlar ve şu anda İşletme Fakültesi, İlahiyat Fakültesi, Eğitim Fakültesi, Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesinin ne mevcut, ne de yapılaşma halinde bir binası bulunmuyor. En fazla öğrenci bulunan fakültelerimizden başlayarak “Kalkınma Bakanlığı” ile planlama yapıyoruz.

Fiziki anlamda en zor alanımız Düzce Meslek Yüksekokuludur. Şehrin kalbinde bulunan bu alan için yeni bir proje çalışmamız var. Belediyeden talep ettiğimiz küçük bir parsel vardı, o alanın da Üniversitemize tahsisi gerçekleşirse çok daha bütüncül bir yaklaşımla projelendirme yapabileceğiz.

Geçen yıl Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezini hizmete açtık. Öğrencilerimiz Ekim ayı başında gelinceye kadar, kapalı halı saha ve tenis kortlarımız ile ek yemekhane binamızı, Akçakocabey Siyasal Bilgiler Fakültesi binasını hizmete açmış olacağız. Önümüzdeki yıl da Sağlık Bilimleri Fakültesi binası tamamlanmış olacak.

Bu yıl, Tıp Fakültesi eğitim bloğunun, Kütüphanemizin ve Spor Bilimleri Fakültemizin temelini yılsonuna kadar atmış olacağız. Gelecek yıldan itibaren de yeni yatırımlara başlayacağız. Önümüzdeki yıllar için hem hastane çevresinin düzenlenmesi, hem de elektrik alanındaki yatırımlar başta olmak üzere altyapı alanında oldukça büyük işlerimiz var. Hepisini bir planlama dahilinde yürüteceğiz.

Üniversiteye kayıt yaptıran gençlerimiz eskiye göre daha iyi yetişmiş olarak geliyorlar diyebilir miyiz?

Her yıl öğrenci sayımız artarken, nitelik odaklı yaklaşımımızdan ödün vermiyoruz. Üniversiteye giriş puanlarımız özellikle bazı bölümlerimizde giderek yükseliyor. Özellikle birinci öğretim öğrencilerimiz ilk yüz binlik dilimden gelen öğrencilerimiz. Tıp fakültesinde ise ilk 12 binden öğrenci alıyoruz.

Öğrencilerimizin Düzce’de en çok sıkıntı çektiği konular nedir? Mesela; ulaşım, ikamet, üniversitedeki yemek kalitesi, şehirleşmemiz vb. Pahallı bir şehir miyiz? Düzceli’nin öğrenciye karşı bakışı, coğrafi olarak Düzce’den memnuniyet durumu hakkında bilgi sahibi miyiz?

Öğrencimizin en çok şikayet ettiği konu ulaşım. Öğrencilerimizden, özellikle araçların saatlere riayet etmediği ve özellikle bazı saatlerde çok kalabalık olduğuna dair bilgiler geliyor. Biz bu konuları Belediyemizle paylaşıyoruz, Belediyemiz de tüm samimiyeti ile bu konuda çözüm oluşturmaya çalışıyor.

Diğer taraftan öğrencilerimiz, Düzce’nin kendilerine yabancı olarak baktığını söylüyorlar. Bu beni oldukça şaşırtıyor çünkü ilimiz gibi kozmopolit, geniş bir mozayiğe sahip bir ilde genç öğrenci kitlesinin yabancılaşması söz konusu olmamalı. Özellikle lisans öğrencilerimizin %91’inin Düzce dışından geldiği düşünüldüğünde, halkımızın öğrencilerimize misafir gözüyle bakması ve rahat ettirmek için çaba göstermelerini bekliyoruz.

Düzce Belediyesi ile ilişkileriniz nasıl, hizmet anlamında istediğinizi alabiliyor musunuz?

Her 17 Mart’ta, kuruluş yıl dönümümüzde, Üniversitemize katkı sağlayan kurum yöneticilerine plaket veriyoruz. Belediye başkanımız da her yıl liste başında yer alıyor. Belediyemiz, Üniversiteyi her zaman öncelikleyen, sorunlara pratik ve hızlı çözüm bulmaya çabalayan bir yaklaşım içinde. Sonuç ne olursa olsun, niyet ve samimiyet çok önemli. Biz Belediyemizde o samimiyeti görüyoruz. Kampüs altyapımızın güçlenmesinde, atık merkezinin bertaraf edilmesinde, çevre yolların düzenlenmesinde vb. Belediyemizin hep desteğini gördük.

Fetö soruşturmaları nedeniyle üniversitedeki akademik personel sayısında bir azalma oldu mu? Olduysa yerine yeterince öğretim elemanı takviyesi yapılabildi mi?

Özellikle Tıp Fakültemizde önemli sayılabilecek ölçüde öğretim üyesi açığı yaşadık. Profesör unvanlı öğretim üyelerinin ihraç edilmesi ile bazı kliniklerimizde önemli hizmet aksamaları yaşandı. Ancak biz çok hızlı hareket etmemizin meyvelerini kısa zamanda aldık. Yeni kadro tahsisleri ile geçtiğimiz yılın sonuna varmadan pek çok kliniğimiz güçlendi. Bir kısmı da bu yaz içerisinde daha da güçlenmiş olacak. Bu süreçte personel atamalarında güvenlik soruşturması süreçleri de uzayabildiği için, bizim dışımızda zaman kayıpları da oluyor ancak şu an özellikle sağlık alanındaki hizmetler oldukça olumlu gelişiyor. Tıp Fakültesi ve Hastanemiz dışındaki birimlerimizde de öğretim üyesi ihtiyacını hızla giderdik. Bu yıl tahsis ettiğimiz kadrolarla da eğitim öğretim planlaması yapılıyor ve akademik çalışmalar oldukça güçleniyor.

Üniversite sınavlarında tercih edilmeyen veya tercih edildiği halde puan yetersizliği nedeniyle boş kalan bölümler zaman zaman da olsa oluyor mu?

Bizim Fakültelerimizde lisans programlarımızda boş kontenjan sorunumuz bulunmuyor. Doluluk oranı %97 civarındadır. Önlisans programlarında ise Meslek Yüksekokullarına sınavsız geçişin kaldırılması ile Ülkemiz genelinde önlisansa yerleşme oranı %30’lar civarında kaldı. Bizim Üniversitemizde lisansa yerleşme oranı %97 iken, önlisansa yerleşme oranı da Türkiye ortalamasının neredeyse iki katı. Ek yerleştirmeler ile önlisansa yerleşme oranı daha da artacaktır.

Zaman zaman da olsa üniversitenizde huzursuzluk çıkarmak isteyenler oluyor mu?

İnsanın olduğu her yerde mutlaka ilişkilerden, beklentilerden, çıkar çatışmalarından veya ortak kaynak kullanımından doğan sorunlar yaşanır. Ben stratejik yönetim alanında çalışan bir akademisyenim, bu konular benim ağırlıklı akademik çalışma alanımın içinde yer alıyor. Huzur ortamının verimlilik üzerindeki etkisi de hem benim çalışmalarımda, hem de başka akademik çalışmalarda bilimsel olarak ispatlanmış durumda. Bu sebeple ben bir Ahi atasözü olan “İlim huzurda olur” sözünü sıkça kullanıyorum.

İş ortamında çatışmanın olamaması imkansız, hatta belirli düzeyde çatışma, kişilerin motivasyonunu ve azmini olumlu yönde bile etkiliyor. İşte biz buna çatışma yönetimi diyoruz. Üniversitemizde yaşanan kişiler arası sorunlara da çatışma yönetimi bakış açısı ile yaklaşıyoruz. Bu sebeple ben oldukça huzurlu bir Üniversite olduğumuzu söylemeliyim. Huzur ortamımız, öğretim elemanlarımızın üretkenliğinden, Üniversitemizin hiçbir kişi veya kurum ile gereksiz polemiklere girmemesinden de anlaşılabilir. Liyakatten ve akademik başarı odaklılıktan vazgeçmeyince ve çalışanı destekleyince huzur ve başarı doğal bir sonuç oluyor.

Karşılaştığınız zorluklar var mı, varsa ilimiz ölçeğinde çözüm için size yardımcı olunuyor mu? Bu soruyu hem üniversite hem de Düzce anlamında soruyorum.

Elbette karşılaştığımız zorluklar var ama burada sözünü etmeyi gerektirecek kadar önemli konular değil. Ben memleketimde görev yapmanın ve memleketimin üniversitesini yönetmenin büyük mutluluğunu yaşıyorum. Çalışma arkadaşlarım da, il yöneticilerimiz de hayatımızı kolaylaştırıyor. İlimizdeki işbirliği ortamını, küçük ve basit hesapların, kaprislerin bozmaması için çabalıyoruz. Sadece işlerimizle, projelerimizle ve başarılarımız ile gündeme gelmek istiyoruz. Zaten bir yıllık basın taraması yaparak, haberlerimize bakıldığında öğrencilerimizden öğretim üyelerimize, her mensubumuzun sosyal sorumluluk, Ar-Ge, inovasyon, bölgenin sürdürülebilir kalkınması açısından yürüttüğü çalışmaları görebilmek mümkündür. Bu sebeple Ziya Paşa’nın beyitini hatırlatmak isterim: “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.”

Malumunuz olduğu gibi Dünya devletlerinden bazıları adeta yerinde duramıyor. Bir yerlere asker gönderiyor, bir yerlere sahip olmak istiyor. Dolayısıyla silah sanayini geliştirmeye çalışıyorlar. Bu bağlamda üniversitenizde ülkemizin silah sanayine destek olmak adına ileriye yönelik bir projeniz var mı? Bunu hiç düşündünüz mü?

Elbette mühendislik ve teknoloji fakültelerimizde bu konuda yapılan çalışmalar var. Özellikle öğretim üyelerimiz bölgemizde bu alanda faaliyet gösteren firmalara da danışmanlık hizmeti vererek proje geliştirmeye katkı sağlıyorlar. Hocalarımızın bu konudaki çalışmaları fikri ve sınai mülkiyet hakları gereği patentleşme sürecinde bulunabileceğinden, gizlilik kurallarına riayet açısından kapsamlı bilgi vermek mümkün değil. Süreçler tamamlandığında doğrudan fikir ve patent sahibi hocalarımızdan bilgi almanız mümkün olacaktır.

2017-2018 öğretim yılı için yeni projeleriniz veya sürprizleriniz olacak mı? Açılması planlanan yeni bölümler olacak mı?

Bildiğiniz üzere son iki yılda üç fakülte kurduk. Fakülte sayımız 14’e ulaştı. Pek çok fakültemizde de bu yıl ilk kez öğrenci alacak bölümlerimiz bulunuyor. Elbette önümüzdeki yıl, görsel iletişim ve tasarım; radyo, televizyon ve sinema; özel eğitim vb. alanlarda öğrenci almayı hedefliyoruz. Bundan sonra özellikle ihtisaslaşma alanımıza da uygun olarak sağlık alanında fakülteleşmeyi öngörüyoruz. Elbette bu planlama da bölgedeki paydaşlarımız ve Üniversitemiz senatosunun liderliğinde sürecek.

Yeni projeleriniz var mı? Derece aldığınız projeleriniz var mı?

ilimsel gelişme alanlarında ulusal ve uluslararası düzeyde adından söz ettiren üniversitemiz, “Birlikte Daha Fazlasını Yapabiliriz” projesiyle, 29 ülkenin 399 projesi arasından Ülkemizin ilk ve tek Avrupa Girişimcilik Ödülü’nü kazandı.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Kalkınma Bakanlığı işbirliğiyle hazırlanan “Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması” programı kapsamında ise Düzce Üniversitesi, ülkemiz üniversiteleri arasında ilk 5’e girerek sağlık ve çevre alanında desteklenme hakkı kazanmıştır. Bu başarının ilimiz ve bölgemiz için çok önemli olduğunu düşünüyoruz.

İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı'na (ISIF'17) 8 buluşla katılan Üniversitemiz, 1 altın, 1 gümüş ve 2 bronz madalya kazanma başarısına da imza atmıştır.

Yeni projelerimizden söz edersek; “Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması” projesi kapsamında “Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörlüğü’nü” kuran Üniversitemiz, çevre konusunda, “Tarımsal Atıkların Endüstriye Geri Kazanımı”, sağlık konusunda ise “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp” alanında çalışmalar yürütmektedir. Bölgesel Kalkınma Odaklı Çalışmaların Tanıtım Programlarında iç ve dış paydaşlarla bir araya gelen Üniversitemiz, yayımlanan yönetmelikle “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Tarımsal Atıkların Endüstriye Geri Kazanımı” merkezi resmi olarak faaliyetlerine başlamıştır. Sağlık ve çevre alanında hayata geçirilecek projelerle Düzce Üniversitesi, tarımdan hayvancılığa, sağlık turizminden bitkisel üretime kadar birçok alanda bölge insanına yeni fırsatlar sunacaktır.

Bir diğer önemli projemiz ise; İlimizde kurulacak “Oyuncak Organize Sanayi Bölgesi” çerçevesinde bölgemizden bir “Milli Oyuncak” markası çıkarılmasıdır. 29 Aralık 2016 tarihinde Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Üniversitemiz, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası ve Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) arasında imzalanan işbirliği protokolü ile “Milli Oyuncak” süreci başlatıldı.  Protokol gereğince 20 Şubat 2017 tarihinde Üniversitemizde düzenlenen “Değerlerimiz, Kültürümüz ve Çocuklarımız: Milli Oyuncak” başlıklı çalıştayla devam etti. “Milli Oyuncak” sürecinin üçüncü aşaması olan “Milli Oyuncak Ar-Ge Proje Pazarı” etkinliği ise 2-3 Ekim 2017 tarihleri arasında Üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleştirilecektir.

 “Milli Oyuncak” nedir?

Yerli kültürün yabancı kültür tarafından işgalinde oyuncaklar çok etkin bir role sahiptir. Batman, Superman gibi sanal kahramanların çocuklarımız arasında bilinirlik düzeyi çok yüksek iken, kendi tarihimizdeki tamamen gerçek kahramanlarımızın, özellikle yeni nesil tarafından bilinirlik düzeyi düşüktür. “Milli Oyuncak”, milli kimliğimizi yansıtan motifler içeren, yerli kültürümüze atıfta bulunan karakterler barındıran, ancak evrensel olarak da pazarlanabilir oyuncak, ya da oyuncak setine verilen isimdir.

Peki bu süreçte Düzce Üniversitesi nasıl rol alıyor?

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, Düzce ili Gümüşova ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesine komşu 300 dönümlük genişleme alanına bir Oyuncak Organize Sanayi Bölgesi kurmayı planlıyor. Ancak bu OSB’de klasik oyuncakların yanında, az önce niteliklerini saydığımız “Milli Oyuncağın” da üretilmesi planlanıyor. Üniversitemiz, ilgili disiplinlerden saygın bilim insanlarının katılımıyla önce “Değerlerimiz, Kültürümüz ve Çocuklarımız: Milli Oyuncak” başlıklı bir çalıştay düzenleyerek, Milli Oyuncağın sahip olması gereken nitelikleri ortaya koydu. 2-3 Ekim 2017 tarihlerinde yine Üniversitemizde bu niteliklere sahip oyuncakların yarışacağı bir Ar-Ge Proje Pazarı etkinliği düzenliyoruz. Son aşamada ise Milli Oyuncağın kamuoyuna lansmanı yapılacak. Üniversitemiz, “Milli Oyuncak” prototipinin üretilmesi sürecine liderlik etmektedir. Konuya ilgi duyan herkesin katılabileceği Proje Pazarı’nda katılımcılar, tasarım, prototip, yazılım, oyun veya diledikleri herhangi bir formda Milli Oyuncak önerileri ile etkinliğe katkı sağlayabilecekler. Böylece bölgemizden milli, yerli ve evrensel değerleri yansıtan bir oyuncak markası doğmasına öncülük etmeyi amaçlıyoruz. Tasarım, Prototipleme ve Test Merkezimiz ile değerlerimizi yansıtan ve gelecek nesillere aktarılan bir oyuncağın tasarımından, ilk prototipin üretilmesine kadar tüm süreci Üniversitemiz yönetecek.

Üniversite olarak müşterek çalıştığınız STK veya kurumlar var mı, varsa hangi kurumlarla işbirliği halinde çalışıyorsunuz?

Üniversitemiz bölgemizin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlamak amacıyla; Düzce Valiliği, Düzce Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü başta olmak üzere birçok kamu kurumu ile işbirliği yapmaktadır. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası, Düzce Organize Sanayi Bölgesi, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla da işbirliği içerisinde ortak birçok faaliyet yürütmektedir. Her birimimizin ya bir STK, ya da bir kamu kurumu ile ortak bir projesi mutlaka bulunmaktadır. Örneğin; En son İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle, öğretmenlerimizin lisansüstü eğitim almalarının önünü açan bir proje başlattık. Yine bağımlılık ile mücadele konusunda kurduğumuz merkez, ilimiz kurumları ile ortak çalışmalar yürütüyor. Bu tür ortak çalışmalar konusunda listemiz uzun.

Tıp fakültesinde bir günde muayene olan hasta sayısı ne kadardır, hasta sayısı gün geçtikçe artıyor mu, azalıyor mu?

Üniversitemiz Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde, acil servise başvuran hastalar dahil olmak üzere ortalama günlük muayene edilen hasta sayısı 1700 kişi civarındadır. Geçen yılki ortalamaya göre yüzde 10’a yakın bir artış gerçekleşmiştir. Yeni ek Hastane binamızı inşallah en kısa zaman içerisinde açacağız. Böylece daha fazla kişiye hizmet verebilmeyi hedefliyoruz. Özellikle diyaliz, onkoloji, radyoloji alanları ile birlikte poliklinik hizmetleri de rahatlamış olacak. Yeni binayı hizmete açtıktan sonra da önümüzdeki yıl başında, mevcut hastane binamızda acil servis, ameliyathaneler ve yoğun bakım kapasitesini artıracak kapsamlı bir tadilat işine gireceğiz!

Tıp Fakültesi Hastane ek binası ne durumda, ne zaman hizmet vermeye başlayacak?

Malumunuz, Hastane ek binamızın yapım sürecinde sorunlar yaşadık. İhaleyi alan firmanın iflas etmesi ve ikmal ihalesinin yapılması süreci bizi bugüne getirdi. Ancak binamız bitmek üzere. Sağlık hizmeti verilecek olmasından dolayı; doğabilecek eksiklik veya aksaklıkları en aza indirgemeye uğraşıyoruz. Allah’ın izini ile bir iki ay içerisinde binamızı hizmete sokarak, mevcut binamızda yukarıda da belirttiğim şekilde tadilat yapımına başlayacağız.

Üniversitenizde yurt dışından gelen öğrenci sayısı ne kadar ve genelde başarı durumları nedir?

Üniversitemiz Türk Dili Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (DÜ-TÖMER), Türkçe Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı’nda yeterlilik sağlayamayan yabancı uyruklu öğrenciler için Türkçe kursu düzenleyerek onların yeterli seviyede Türkçe öğrenmelerine katkıda bulunmaktadır. Böylelikle yabancı uyruklu öğrencilerimiz, hem Türkçe öğrenmekte, hem de uluslararası sertifikaya sahip olmaktadır.

Üniversitemizde bu yıl itibariyle 500’e yakın yabancı uyruklu öğrenci eğitim görmektedir. Derslere devam eden öğrencilerden % 30’u dönemsel olarak başarılı olmakla birlikte yine derse düzenli devam eden yabancı uyruklu öğrencilerin çoğunluğu mezun olabilmektedir.

Üniversitenizde henüz diploma verilebilecek süreyi doldurmayan fakülteler hangileridir?

Üniversitemizde; Akçakoca Bey Siyasal Bilgiler Fakültesi, İlahiyat Fakültesi, Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi, henüz diploma verilebilecek süreyi doldurmamıştır. Sağlık Bilimleri Fakültemiz ve Spor Bilimleri Fakültemiz, Yüksekokuldan Fakülteye dönüştürüldüğünden henüz Fakülte adıyla mezun vermemiştir.

Üniversiteniz öğrencileri yıl içinde ve sonunda ne tür sosyal etkinlikler yapıyorlar?

Öğrencilerinin sosyal, kültürel, mesleki ve kişisel gelişmelerine önem veren Üniversitemizde; 80’den fazla öğrenci topluluğu yer almaktadır. Öğrencilerimiz kurdukları topluluklar aracılığıyla konferans, seminer, sempozyum gibi etkinlikler düzenleyerek kendilerini geliştirme imkanı elde etmektedir. Ayrıca her yıl Mayıs ayında düzenlediğimiz Bilim Sanat Kültür Günleri’nde; öğrencilerimiz, gerçekleştirdikleri bilimsel, sosyal ve kültürel etkinlikler ile kendilerini ifade etme olanağına sahip olmaktadır.

Yıl içinde kaç adet konferansçı getirdiniz veya kaç adet panel düzenlediniz?

2017 yılı ilk 6 ayında Üniversitemizde, 200’ü aşkın konferans veya panel düzenlenmiştir. Özellikle öğrenci trafiğimizin yoğun olduğu Kasım ve Aralık ayları ile Mart, Nisan ve Mayıs aylarında haftalık etkinlik ortalaması 5’dir. Diğer bir ifade ile her gün bir konferans veya panel ya da bir başka kültürel etkinlik gerçekleşmektedir.

Son 5-6 yıldan beri ilimizde Düzceli üreticilerin başbelası olan Amerikan Beyaz Kelebeği biliyorsunuz ağaçların yapraklarını yiyip bitiriyor. Bununla ilgili olarak Düzce Üniversitesi Ziraat Ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevcan Öztemiz’in gerçekleştirdiği bir çalışma var. Bu çalışma ile ilgili kısaca da olsa bilgi vermeniz mümkün mü?

Üniversitemiz Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevcan Öztemiz koordinatörlüğünde Amerikan Beyaz kelebeği zararlısına karşı mücadele programı başlatıldı. Fındık bahçelerinin en büyük düşmanı olan Amerikan Beyaz kelebeği zararlısına karşı yapılan mücadele programı Düzce Valiliği, Düzce İl ve İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlükleri, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası ve Ziraat Odaları işbirliğiyle yapılmaktadır. Amerikan beyaz kelebeğinin ilk çıkış zamanını belirlemek için Düzce’nin 8 ilçesine Mart ayında ışık tuzakları kuruldu ve pilot ilçe olarak Gümüşova seçildi. Kelebekler, geceleri uçtuğu, gündüzleri ise dinlenme halinde olduğu için mücadele zamanının belirlenmesinde ışık tuzakları kullanıldı. Prof. Dr. Sevcan Öztemiz rehberliğinde hemen hemen Düzce’nin tüm köylerine bu tuzaklardan birer tane temin edildi ve bu zararlı ile mücadele tüm hızıyla devam etmektedir.

Düzce Üniversitesinde 10 Nisan 2017 tarihinde “Hızlı Tren Paneli: Gelecek Nesiller İçin Refah” başlıklı bir panel düzenlendi. Bu kapsamda, Düzce Üniversitesi’nin, İstanbul-Ankara arasına yapılması planlanan Hızlı Tren sisteminde rolü nedir?

Düzce Üniversitesi olarak en temel amaçlarımızdan biri, bölgesel kalkınmada lokomotif kurum olmak. Bu amaçla Üniversitemiz, bölgesel ve ulusal kalkınmaya katkıda bulunacak çok sayıda proje ve işbirliğinin paydaşı konumundadır. Hızlı Tren, salt bir ulaşım aracı olmaktan öte, güzergahı üzerindeki şehirlerin ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunacak bir potansiyele sahiptir. Bu amaçla Üniversitemizde Düzce Belediyesi ile de işbirliği halinde, sosyoloji, mühendislik, iktisat ve tarih gibi değişik disiplinlerden bir grup akademisyen ile fay hatlarını içermeyen, güvenli, fonksiyonel ve düşük maliyetli Hızlı Tren güzergahı seçimi için bir panel düzenledik. Özellikle deprem riski nedeniyle Kandilli Rasathanesinden ve Japonya’dan bir grup bilim insanı da panele katkı sağladı. TCDD ve çevre illerin yöneticilerinin de katılımıyla geniş ölçekli bir panel düzenledik. Önümüzdeki haftalarda T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımızın da katılımıyla yeni bir panel düzenlemeyi düşünüyoruz. Özetle bu süreçte bizim rolümüz, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması adına ulusal otoriteye bilimsel destek sağlamaktır.

 

 Düzce Üniversitesi, Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma projesinden bahsettiniz. Bu kapsamda, Çevre ve Sağlık alanlarında pilot üniversite ilan edildi. Bu kapsamda ne gibi faaliyetler yürüteceksiniz?

Adından da anlaşılacağı üzere bu proje, Üniversitemizin, bölgesel kalkınmaya katkı sağlamasını hedeflemektedir. Bu kapsamda, iç ve dış paydaşlarımızla yürüttüğümüz istişareler sonucunda Sağlık alanında “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp” konusunu ihtisaslaşma alanı seçtik. Üniversitemiz “fitoterapi, aromaterapi, akupunktur, apiterapi” gibi uygulamaları hem kendi uzman hekimleriyle, hem de bölgedeki hekimlere eğitim vermek suretiyle gerçekleştirip, sağlık turizmi yoluyla bölgenin sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunacak. Ayrıca bu tür uygulamalar için gerekli bitkileri yetiştirmek amacıyla bölge çiftçisi ile işbirliği halinde çalışacak. Tüm bu süreçlere ilişkin Ar-Ge faaliyeti yürütmek suretiyle bilgi üretip, bu bilgiyi ticarileştirecektir.

Çevre alanında ise “Tarımsal Atıkların Endüstriye Geri Dönüşümü” konusunu ihtisaslaşma alanı olarak seçtik. Fındık, Düzce’nin çok önemli bir ekonomik değeridir. Ancak ilimizde ve bölgemizde fındığın sadece içi ekonomik bir değere dönüşmektedir. Fındığın iç kabuğu sadece yakacak olarak kullanılmakta, dış kabuğu ise tamamen ziyan olmaktadır. Bu projeyle fındık, pirinç, mısır gibi özellikle bölgemizde yetişen tarımsal ürünlerin atıklarından, katma değeri yüksek kimyasal ürün ve kompozit madde elde etmeyi planlıyoruz. Örneğin fındık kabuğundan hem çevre dostu ekolojik boya, hem de kanser tedavisinde kullanılacak ilaçlar üretilebiliyor. Üniversitemiz, bölge çiftçisi ve sanayicisi ile birlikte, hem bu süreçler için Ar-Ge faaliyeti yürütecek, hem de üretilen bilgiyi ticarileştirmek suretiyle bölgenin kalkınmasına katkıda bulunacaktır.

“Efteni Otelin” tahsisi ile ilgili bir çalışmanız var mı?

Özellikle açıklamaya çalıştığım ihtisaslaşma programı kapsamında Sayın Valimizin de destekleri ile Köprübaşı Ömer Efendi Köyü sınırları içerisinde bulunan bir alanın tahsisini talep ettik. Bu alan hem geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanındaki çalışmalarımızda, hem de Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültemizin uygulama alanı olarak çok ihtiyaç duyduğumuz bir alan. Ancak elbette yeterli değil. Bu çalışmaları daha kapsamlı olarak yürütebileceğimiz, bölgemize de değer katacak genişlikte bir alana ihtiyacımız var. Efteni Otel de bu çerçevede bizim için çok önemli. Resmi olarak talebimizi de ilettik.Efteni Otel benim köyümün sınırları içerisinde bulunuyor. Çocukluğumdan bu yana hayatımda yer alan bir alanın atıl bir harabeye dönüşmesi beni kişisel olarak da yaralıyor. Ancak en önemlisi Üniversitemize tahsis edildiğinde çok büyük bir ekonomik değere dönüşecek bu alanın yıllar geçtikçe yıpranmasına ve kullanım ömrünü kaybetmesine izin vermemeliyiz. Bu tahsis konusunda mevzuatın bize izin verdiği ve vermediği alanlar var. Bu doğrultuda Sayın Bakanımız başta olmak üzere, ilimiz ileri gelenlerinin desteği çok önemli. Umarız gerçekleşir.

 İlahiyat Fakültesi Camisi hızla yükseliyor. Ne zaman ibadete açılmasını planlıyorsunuz?

Camimizin kaba inşaatında neredeyse sona geldik. İnşallah tamamlandığında hemen ince işçilik ve süslemeler için de işlemleri başlatacağız. Malum olduğu üzere İlahiyat Fakültesi Camimiz üniversitemiz bütçesinden yapılamıyor. Bu sebeple kurulan derneğe, hem Diyanet işleri başkanlığının destekleri, hem de Düzceli hayırseverlerin yaptığı yardımlar ile yapılmaya devam ediyor. Sayın Valimiz de süreci sahiplendiği ve yakından takip ettiği için de hızla ilerliyoruz. Bir bütçe takvimi bulunmadığından ve kurum dışı destekle ilerlediğinden, tamamlanması için net bir tarih vermek zor. Ancak önümüzdeki baharda tamamlanmış olmasını gönülden diliyoruz.

15

Düzce olarak üniversiteden nasıl istifade ediyoruz veya edebiliyor muyuz? Bunu Düzceli hissedebiliyor mu?

Üniversitemiz ilimiz için de, bölgemiz için de büyük bir değer. Samimiyetle çalışan, üreten öğretim üyelerimiz ve personelimiz var. Elbette şehre coğrafi olarak da biraz uzak olmamızdan ve geçmişte belde belediyesi sınırla içinde bulunmamızdan dolayı şehirle aramızda bir kopukluk algısı olmuştu. Son yıllarda ise hem öğrenci sayımızın artması, hem de sanayi, kamu kurumları ve STK’lar ile yaptığımız ortak çalışmalar ile daha fazla görünür olduk. Zaten geçmişten günümüze bölge ile işbirliği içinde yürüttüğümüz projelerle adımızdan söz ettirdik. 2000 yılından sonra kurulan devlet üniversiteleri arasında birinci sırada yer alıyoruz. Düzce giderek Üniversitemize daha nitelik olarak yaklaşmaya başladı ve Üniversitemizin farkına vardı. Biz kendimizi iyi anlattıkça, Üniversitemizden danışmanlık talepleri, proje ortaklığı önerileri vs. de giderek artıyor.

Teknopark çalışmaları ne durumda?

Teknoparkımız hızla çalışmalarına devam ediyor. 2016 yılı içinde TÜBİTAK’ın 1601 kodlu bir proje desteğini almaya hak kazandık. Bu destek Teknoparkımızın ve Üniversite-sanayi işbirliğinin gelişmesine, sanayi ile ortak projeler üretilmesine, öğretim üyelerimizin proje yazma ve dış fonlara başvurma kabiliyetlerinin gelişmesine de büyük katkı sağladı. Bir yıl içerisinde yaklaşık 1000 kişiyi eğittik. Patent, faydalı model vb. sayımızı iki katına çıkardık. Teknopark kuluçka merkezini aktive ettik ve gençlerimize kendi işlerini  kuracakları mentorluk desteğini vermeye başladık. Girişimcilik kampları ve eğitimleri ile yeni iş fikirlerinin önünü açtık. Böylece Teknoparkı yalnızca talep sahiplerine alan kiralayan bir kurum olmaktan çıkararak, aktif, varlığına ve kuruluş amaçlarına uygun işler yapan bir yapıya kavuşturduk.

Bildiğiniz üzere yeni Teknopark binamız da hızla yükseliyor. Bu binamızın yapılması sözünü bir önceki Bilim, Sanayi ve Teknoloji bakanımız Sayın Fikri Işık’tan almıştık. Projelendirme çalışmalarını da o dönemde başlatmıştık. Bu çabaları Sayın bakanımız Faruk Özlü döneminde hızlandırdık ve çok şükür Bakanlığımızın da desteği ile binamız yükseliyor. İnşallah Teknoparkımız yeni binamız ile birlikte yakaladığı ivmeyi büyük bir avantaja dönüştürecek.

Üniversiteler bildiğim kadarı ile 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununa göre hareket ederler. Üniversitenizde 657’ye tabi olarak çalışan devlet memuru da var mı veya böyle bir uygulama mümkün mü?

Üniversitemiz genel uygulama süreçleri açışından 2547 Sayılı kanuna tabi. Personelimiz de hem 2914 sayılı kanuna, hem de 657 sayılı kanuna tabidir.

Üniversitenizde kadrolu, kadrosuz çalışan personelin ünvanları nedir? Bizim bildiğimiz sözleşmeli personel, taşeron işçi, hizmetli, memur, sağlık memuru, hemşire, başhemşire, şef, laborant, araştırma görevlisi, okutman, öğretim üyesi, Yardımcı doçent, doçent, profesör, hekim, dekan, dekan yardımcısı, başhekim, danışman, rektör yardımcısı, rektör’ün dışında hangi ünvanlarla eleman çalıştırıyorsunuz? 

Akademik personel içerisinde öğretim üyeleri yardımcı doçent, doçent ve profesörden oluşuyor. Diğer öğretim elemanları ise araştırma görevlileri, öğretim görevlileri, okutmanlar ve uzmanlar. İdari personelin kadro dağılımında sağlık alanında görev yapanları ayrı tutmak daha doğru olur. Hastane personelimizin yapılanması idari olarak devlet hastanelerine benziyor ancak akademik olarak çok farklıdır. Örneğin tüm idari kadro başhekime bağlı iken, akademik kadro tıp fakültesi dekanına bağlı, ancak sağlık hizmet süreçleri açısından da fonksiyonel olarak başhekimlik ile de ilişkilidir. Sağlık dışındaki idari personelimiz, memurlar, şefler, şube müdürleri, fakülte/yüksekokul sekreterleri ve daire başkanlarından oluşuyor. Teknik olarak da tekniker ve teknisyen kadroları var. Bu kadrolara sözleşmeli alım yapılamıyor, doğrudan KPSS ile merkezi sistemle atanıyorlar. Şef ve müdür kadroları da görevde yükseltme sınavına tabi kadrolardır.

Üniversitenizde kaç adet rektör yardımcısı ve dekan görev yapmaktadır?

İki adet rektör yardımcımız var. Bunlardan İlhan Genç Hocam eğitim öğretim süreçlerinden, uluslararası ilişkilerden, kalite süreçlerinden vb. sorumlu. Diğer yardımcım İdris Şahin Hocam Döner Sermaye İşletmesi, araştırma merkezlerimiz ve laboratuvarlarımız ile öğrencilerin kültürel ve sportif faaliyetleri vb. sorumlu. 14 fakültemiz var, fakültelerimizin tamamı kendi yönetimlerine sahip ancak Akçakocabey Siyasal Bilgiler Fakültesi henüz kurulmuş olduğundan, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanımız da üniversitemizden ayrıldığından bu iki fakültenin idaresi rektörlük uhdesinde yürütülüyor.

Üniversiteye öğretim elemanı (Araştırma görevlisi) alımı nasıl oluyor? Çok kısa bir şekilde anlatır mısınız?

Her yıl YÖK ve Maliye bakanlığı tarafından Üniversitelere araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, okutman ve uzman kadroları için bir sayı veriliyor. Biz birimlerimizden talepleri toplayarak, bize verilen sayıyı unvan bazında dağıtarak YÖK’ten kullanım izni alıyoruz ve birimlerimize tahsis ediyoruz. Bu alımlar için mevcut bir mevzuat var. “Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen Veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav İle Giriş Sınavlarına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik.” Bu yönetmelik uyarınca kadro ilanında bulunuyor ve süreçleri yürütüyoruz.  Elbette bu süreçler 2547 sayılı kanunda düzenlenmiş durumda.

Herhangi bir üniversiteden başka bir üniversiteye öğretim üyesi ataması veya geçişi nasıl olur?

Üniversiteden bir başka üniversiteye geçiş ancak verilen kadro ilanına başvurmak sureti ile gerçekleşebiliyor. Tayin, atama vb. yöntemler yükseköğretimde mevcut değil. Üniversiteler arasında yardımlaşma çerçevesinde öğretim elemanlarının kısa ve uzun süreli yurt içi ve/veya yurt dışı görevlendirilmeleri mümkün olabiliyor. Bunu da elbette yine 2547 sayılı kanun düzenliyor.

Bir rektörün görev süresi ne kadardır, en fazla kaç dönem rektör olma hakkı vardır?

Rektörlerin görev süresi 4 yıldır. En fazla iki dönem rektörlük yapılabiliyor.

Sayın rektörüm çok güzel bir röportaj oldu. Üniversite ile ilgili olarak herkesin anlayabileceği şekilde ayrıntılı bilgiler verdiniz. Devletin eğitime verdiği değeri, gelinen noktayı bizzat yerinde görmek güzel bir şey! Üniversitenizde başarınızı artırmaya yönelik çalışan, sizlere yardımcı olan tüm arkadaşlarınıza teşekkür eder, başarılarınızın devamını dilerim. Son olarak öğrencilerinize, Düzce halkına vermek istediğiniz mesaj var mı?

Çok teşekkür ederim. Öncelikle bu röportaj ile üniversitemizin kamuya tanıtılmasında göstermiş olduğunuz özen için sizlere, şahsınızda Düzce’nin Sesi gazetesine, üniversitemiz adına teşekkürlerimi arz ederim. Yeni eğitim öğretim yılının da tüm öğrencilerimize, ilimize hayırlı olmasını dilerim.

 

 


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
1329 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

ÇOK OKUNANLAR