Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[19:12] Düzce İl Sağlık Müdürlüğünde görev dağlımı yapıldı -- [17:30] KAZALAR SANİYE SANİYE GÖRÜNTÜLENDİ -- [16:55] KROS MÜSABAKALARI NEFES KESTİ -- [16:48] RASİM BETİR’DE ÇİZGİLER ÇEKİLİYOR -- [16:42] Düzce Üniversitesi Öğrencileri Sektörle Buluştu -- [16:38] ORMAN BÖLGE MÜDÜRÜNDEN ZİYARET -- [16:35] Sigara Yasağında Esneme Olmayacak -- [16:15] Hikayemizin Yarım Asırlık Sesi kapanış paneli yapıldı -- [16:12] Düzce Milletvekilleri Komisyonlarda -- [16:09] İYİ PARTİ İYİ YOLDA --
Röportajlar
Ordu’dan Düzce’ye uzanan başarı hikayesi

Her şey 20 yıl önce 17 metrekarelik küçücük bir poliklinikle başladı. Evet.. Yakın çevresinin, ‘kafasına koyduğunu yapar’ dediği işadamı Cavit Demir’in Ordu’nun iki gözlü bir köy evinde başlayan ve bugün binlerce hastaya umut olan Çağsu, Fatma Hatun ve Düzce Hayri Sivrikaya hastanelerine uzanan başarılarla dolu sıra dışı hayat hikayesinden söz ediyoruz.

27.9.2017 - 10:01
1718 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
Ordu’dan Düzce’ye uzanan başarı hikayesi

Özel Çağsu ve Fatma Hatun Hastanelerinden sonra sağlık alanına yaptığı yatırımlarına Düzce’nin  tek özel hastanesi Hayri Sivrikaya’yı  satın alarak önemi bir başarıya daha imza atan işadamı Demir,  6 milyon TL yatırım yaparak Batı Karadeniz bölgesinin uydudan yayın yapan Merkez TV’nin de sahibi aynı zamanda.

Onunla, yeni devraldığı Hayri Sivrikaya hastanesindeki odasında bir araya geldik. Yatırım yapabileceği  bir çok il dururken neden Düzce’yi tercih ettiğini ve Düzce için neler planladığını konuştuk. Biz sorduk o anlattı…

BAŞKA BİR İL DEĞİL DE NEDEN DÜZCE?

Bu hastane bu şehirde  yaşayan insanların

Şehirle hastaneyi birleştirmek lazım. Gelir gelmez şehrimizdeki yöneticileri ziyarete başladık. Hastanenin yönetiminin bizde olmasının bir önemi yok, hastane Düzce’nin, bu şehirde  yaşayan insanların.  Bizim devlet hastanesinden yada üniversite hastanesinden hiçbir farkımız yok. Sadece iyi işletemediğimizde zarar ederiz, sıkıntısı bize yansır.

Düzce’den il dışına çok sevk var, bunu önlemeliyiz

Düzce’den dışarıya çok fazla sevk var. Özellikle yoğun bakım noktasında il dışına çok çıkış var. Düzce’den Bolu’ya Adapazarı’na gidiyor. En kısa sürede yoğun bakım yataklarının seviyesini yükselterek, hem de sayısını attırarak ilimizden il dışına sevki önleyebilirsek Düzce için bir katma değer yaratmış olacağız. Çünkü hastanın sevkiyle birlikte bütün yakınları gidiyor. Orada bekliyorsun ne zaman iyileşecek bekliyorsun. El birliği ile üniversitemizle işbirliğini de attırarak önde gelenlerin de desteklerini alarak çalışmalara başlamamız lazım.

Neden Düzce?

Düzce’yi çok seviyoruz. Düzce Bolu’nun etrafına baktığınızda anında ulaşılacak bir yer. Düzce dışında değişik illere de birkaç hastaneye daha baktık. Ama gördük ki Düzce ili ihtiyaç noktasında çok fazla. Bolu’da bizim hastane yada üniversite hastanesinin otoparkına baktığınızda  81 plakayı, 54 plakayı 67 plakayı görünce diyorsunuz ki  fazla  talep var.  Yetişilemiyor ki insanlar bu tarafa geliyor. Yoksa ben kalkıp da burada olan bir branş için Ankara’ya İstanbul’a niçin gideyim. Önceliğimiz bu sorunu çözmek olacak , Dışarıya gidişleri azaltarak işe koyulacağız.

Bu işe 17 metre kare sağlık kabininden başladım

 Bizim işimiz bu. Ben bu işe 17 metre kare sağlık kabininden başladım. 20 küsur yıl önce ben sünnet yaptığım zaman çocuklar atari oynuyordu. Biri kameraya çeker, insanlar bekleme salonunda bekler. Sünnet sonunda da kaseti aileye hediye ederdik.  Sünnet öncesi çocukları muayene eder, hangi takımı tutuyorlar öğrenirdik futbol toplarımız vardı. Bir sürü alırdık. Adam ismini yazardı. Çok mutlu olurlardı. Çoğu sünnet olduğunu akşama anlardı. Sünnet deyince ürkütücü oluyor. Şimdi sistem değişiyor. Şuan yeni doğan sünneti denilen bir olay çıktı. Doğduğu gün yada birkaç gün içinde hiç anestezi vermeden hemen hastanede sünneti yapılıyor. İki gün sonra iz dahil kalmıyor. Sünnetçi korkusu kalmıyor.

DÜZCE’DE NE GİBİ YENİLİKLER YAPACAKSINIZ?

 İlk işimiz hastaneyi 150 yatak kapasitesine çıkaracağız

Burada ki mevcut hastanemizde yatak sayımız yeterli değil. 50 yatak, en az 150 yatak olması lazım. Şuan üniversiteyle işbirliği yaparak ve dışarıda muayenesi olan hekimlere kim gelmek isterse  tüm hekimlerimize hastanemizi açtık. Yani onların yasal hakları var. Gelsinler burada ameliyatlarını, yatışlarını tedavilerini yapsınlar. Yeter ki insanlarımız ilimizden dışarı gitmesin. Sağlık problemlerini burada çözelim.

Şuan baktığımızda biz cennette yaşıyoruz.

AK Parti’nin en büyük başarı hikayesi sağlıkta dönüşüm. Bu konuda neler söylemek istesiniz?

Eskiden şöyle laf söylenirdi: “ Almanya’da biri hastalandığında helikopter Türkiye’ye gelir alır götürür. Biz şuan Bolu da bile yurtdışından hastalarımız var. Türkiye bugün Avrupa dan Balkanlardan,Orta doğudan hasta geliyor. Biz Cezayir’den hastalar getirdik. Bu işte İstanbul, Bursa, Trabzon, güney doğudaki illerimiz çok iyi Türkiye sağlık sistemi Avrupalın çok çok ilerisinde. Şimdi sadece İstanbul’daki mr tomografi sayısına baktığımızda Avrupalın toplamından fazla.

Özel hastanelerle birlikte hizmet kalitesi arttı

 Şehir hastaneleri geliyor, 5 yıldızlı otel konforunda. Yani eski kuyrukların olduğu devirler bitti. Özel hastaların olması ister istemez devlet hastalariystalariylldızlı oter rekabet oluyor. Yani vatandaşa daha kaliteli hizmet almasını sağlıyor.

Yola sağlık kabininde sünnetçilik yaparak çıktık bugün buralara geldik

Sağlık kabininden geçişimiz var. Hükümetimiz poliklinik açan 1. Basamak sağlık ocaklarına, 2. Basamak tıp merkezlerine ve hastanelere giden memurların emekli sandığının parasını ödeyeceğine dair düzenleme yaptı. Çünkü devlette büyük bir yığılma vardı. Özel sektörün önünü açtı. Bilmeyenler için çok kötü. Benim çocuğum SSK kuyruklarını, ilaçların alınmadığını doktor muayenesine gitmeden ameliyat olunamadığını bilmez.

Poliklinik ile yola devam ettik

Hükümetimiz böyle bir düzenleme yapınca bizde poliklinik açtık.  Bolu’da belli bir dönem güzel gitti.  Poliklinik sonuçta yataklı bir sağlık kurumu değil. Belli bir dönem sonra ameliyat da yapılması için cerrahi tıp merkezi açtık. Çok şaşaalı güzel oldu. İnsanlara yatarak tedavi hizmeti sunuyor. Aradan geçen zamanda bir ilginç bir anı yaşadım.

Ogün yoğun bakım ünitesi olan hastane açmaya karar verdim

Bir kış günü tıp merkezinin en üst katında oturuyorum. Kameraya gözüme çarptı. Doktorlar koşuşturuyor.  Herkes bir tarafta bir şeylerin peşinde. Karga tulumba bir adamı acil servise götürüyorlar.  Bakmak için indim aşağıya baktık ki Er Piliç’in sahibi.  Kaza sonrası yoldan geçen bir taksi alıp en yakın sağlık kuruluşu diye bize getiriyor. Tabi muayeneler sonrası, Mr tomografi sonrası devlete sevk edilmesi gerekiyor dediler. O zaman dedim ki, bu işi yapıyorsan mutlaka yoğun bakımın da olacak, her şeyin olacak. Tıp merkezinde her ameliyatı da yapamıyorsun. Günübirlik vakaları yapmak zorundaydık. O an tam teşekküllü hastane yapmaya karar verdim ve hemen uygun arsa aramaya başladık.

İki yıl arka arkaya yılın hastanesi seçildik

Bir yer araştırdık. Şuanda Çağsu hastanesinin olduğu arazi o dönem tapu tarihinin en büyük satışı oldu. 5 tane sitenin olduğu, yüzlerce kişinin dairesinin bulunduğu  bir satıştı. Güzel bir proje yaptık. 2007 de faaliyete geçti. Sağlık bakanlığımız ekipleri geldi, o yıllarda iki yıl arka arkaya  en iyi hastanesi seçtiler.

Her biri birbirinden güzel hastaneler var

Bugün baktığımızda hastanelerin her biri birbirinden güzel. Ama o dönemlerde  hastanelerin bir çoğu alışveriş merkezlerinden, otellerden apartmanlardan dönme, standartların çok çok aşağısındaydı. Tıp merkezlerinin hastaneye dönüştürülmesi yada taşınması ile ilgili düzenlemeyle tıp merkezini de Fatma Hatun  Hastanesi taşıdık. O da hizmet vermeye devam ediyor.

Gezi olayları patlayınca fren yapmak zorunda kaldım

 Bu hastaneyi arzuladık. Bundan birkaç yıl önce bir pazarlığımız da oldu. Ama tabi bazı işlere çomak sokmak isteyen oluyor. Olmadı.0,63le kredi buldum. Bugün 1,20’ye bile kredi bulunmuyor. O dönemde  gezi olayını patlattılar. Türkiye’yi de kimse rahat bırakmıyor. O dönem faizin en düşük olduğu yıldır. Hainler her zaman oluyor işte. Bizi kimse yıkamaz aslında yeter ki içerden hain olmasın. Biz birlik beraberlik içinde olacağız.

Düzce’nin ilk  özel üniversitesini kurmak istiyorum

 Burayı çok istiyorduk. Alt yapı olarak biliyoruz. İnşaat aşamasını da takip ettik. Mükemmel bir hastane. Altyapısı, tıbbi donanımı, hekimleri son derece güzel. Olmayan branşları da açmak istiyoruz. Alabilirsek anjiyoyu, kalp damar  cerrahisini, tüp bebeği, onkolojiyi kurmak istiyoruz. Şuan mevcut yasayı istinaden 250 yatağa çıktığımız an istediğimiz zaman üniversite olma hakkımız var. Belki bu aşamada erken ama gönlümüzden geçen buranın üniversite olması. Düzce’nin ilk  özel üniversite olarak olmasını arzuluyoruz.

Arazi yapısı uygun mu?

 Kesinlikle uygun. Burası şuan 14 dönüm arazi üzerine kurulu. Buraya 250 değil, 500 yatakta yapabilirsiniz. Bolu’daki ve diğer yerlerdeki başarıyı burada da gösterirsek  doluluğumuz artarsa ancak o şekilde olur. Devlet yatak doluluk oranını istiyor. Doluluk oranına göre yatak artırımına izin veriyor. Bu uygulama çok güzel. Yeni uygulamaya göre 100 yatağın altına ruhsat da verilmiyor. Devlet ben küçük hastanelerle uğraşamam büyük olsun tüm branşlar içinde olsun. Her türlü  sağlık hizmeti verilsin diyor.

Referans hastane olacağız

 Servet beyler, bu hastane için her şeyi yapmış,  dün onlar işletiyordu, bugün biz işleteceğiz. Yarın bir başkası işletebilir. Ama burada yaşayan gelip geçen tüm hastaların hastanesidir. Referans hastane olacağız. İl dışından buraya geleceğiz. Bunun içinde uğraşacağız. Büyüklerimizden, sivil toplum kuruluşlarından ziyaretçilerimiz olacak.  STK’larla özel sözleşmelerimiz olacak. Buraya herkes gelsin arzu ediyoruz. Buranın uçması lazım.

Yoğun bakımlarla ilgili özel bir girişim olacak mı

Sadece bu değil, ilimden hasta niye dışarı gitsin. Gitmesin burada çözelim bu işi. Gayretimiz çabamız buna yönelik olacak. Bakanlığımız müsaade ettiği sürece siyasilerimizin desteğini alarak ihyacı tespit edip verileri ortaya koyarak güzel bir şeyler yapacağız. Burası kesinlikle ilk akla gelen yer olsu istiyoruz.

En büyük sermayemiz güler yüzümüz

Emek lazım, ilgilenmek lazım. En büyük sermayemiz güler yüzümüz tatlı dilimiz. sistemimiz bu şekilde. Acile bir hastanemiz geldi. Davet edildiğinde bir hekim en geç 10-15 dakikada hastanede olacak. Benim kırmızı çizgim bu.  Bizim bütün doğumlarımıza kadın doğum doktoru, anestezi doktoru girer. Ebelere doğum yaptırmayız.  Bizim kurallarımız bu. En güzeli olsun. İnsanlar her şeyin en güzeline layık. Yatırımdan memnun musunuz derseniz. Allah bin kere razı olsun. Servet bey süper bir hastane yapmış. Yok yok yani.

Park problemine çözüm yapılacak mı?

 Daha tabela değişmeden yüzde 50 hasta sayımızda bir artış oldu. Şuanda Pazar, Salı Çarşamba günleri otoparkta yer olmuyor. Ona bir şekilde çözüm olacak.

Televizyondan bir gelir beklentim yok. Kendini çevirsin, çeviremezse takviye yaparız. Zor işler. Merkez tvnin bartın sakarya ankarada ofis var. İyi izleniyoruz. Tabi merkez tv  sadece bolunun değil, düzcenin bartının sesi soluğu olsun. Memlekette faydalı ne varsa onu veriyoruz. Ekonomik beklentimiz yok. Hizmet olarak düşünüyoruz.

 


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
1718 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

ÇOK OKUNANLAR

Kaybolmaya yüz tutan meslek; sepetçilik