Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[18:34] Araç sahipleri dikkat! Artık muayeneden geçemeyecek... -- [18:25] GÜNÜN EN İĞRENÇ HABERİ -- [17:57] Çakarlı araçların geçiş üstünlükleri iptal edildi -- [17:50] Tacizci başkan tutuklandı -- [17:45] Taşkesti Belediye Başkanı Çevik, partisinden ihraç edildi -- [16:19] ESKİ BAŞKANDAN HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ -- [16:13] Oryantasyon Eğitimleri Sürüyor -- [16:11] Akçakoca’da hummalı çalışma sürüyor -- [16:07] YİĞİT BAŞKAN TALİMATI VERDİ: VATANDAŞTAN BİR KURUŞ İSTENMEYECEK -- [16:06] Rektör Çakar "Aile, toplum ve devlet” sempozyumuna katıldı --
Röportajlar
Su Perileri Işık Saçıyor

Gazetemiz yazarı İlhami Atasever, “S.S. Nilüfer Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi” Yönetim Kurulu Başkanı Selma Demirelli ile röportaj yaptı.

9.10.2017 - 09:33
410 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
Su Perileri Işık Saçıyor

Kendinizi tanıtır mısınız?

Düzce’liyim. 1996 yılından beri çeşitli dernek ve vakıflarda idarecilik yaptım.  Birçok projelerde koordinatörlük yaptım. Uluslar arası soysal girişimciliğim var. Düzce Belediyesi Kent Konseyi ve Düzce Atıcılık ve Binicilik Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Üyesiyim. Ulusal ve Uluslararası birçok STK’nın düzenlediği STK geliştirme ve proje yönetimi eğitimlerine katıldım. “S.S. Nilüfer Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi Yönetim Kurulu” Başkanlık görevini yapmaktayım. Halen Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü’ne devam etmekteyim.

17 Ağustos depremi benim hayatımda bir dönüm noktası oldu. Acılarımı çalışarak unutmak, yaşamıma devam etmek için arayışlar içindeyken, “Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı”nın (KEDV) deprem çalışmalarında saha koordinatörü olarak çalışmaya başladım.

2000 yılı ocak ayında “Kadın ve Çocuk merkezi” kurduk. Bu çalışmayı 1250 prefabrik ve 888 çadırın olduğu Gümüşpınar yerleşim alanında yürüttüm. Bilindiği üzere Düzce, önce 1998‘de sel afeti, sonrasında 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri nedeniyle göçlere, travmalara sahne olmuştu. Afetlerden en çok etkilenen kesimin başında kadınlar, çocuklar ve engellilerin yer aldığını gördüm. Eskiden var olan sorunlar afetler sonrasında daha belirginleşip arttı. Bu sorunların çözümüne yönelik, birçok ulusal ve uluslararası kurumlar kadın ve çocuklara yönelik projeler üretmeye ve uygulamaya başladı. Ancak bu projeler merkezlerin özelinde kalıyor ve gerçekte yerel ihtiyacı karşıladığını ve yerele ulaştığını düşünmüyordum. Bunun için valilikte ulusal ve uluslararası STK'lar ve ilgili kurumlar, yerel yönetimlerle birlikte 15 günde bir olmak üzere yapılan genel koordinasyon toplantılarının sekretaryalığını yaptım. Bu göreve UNİCEF ve Valilik tarafından seçilmiştim.

2001 yılında dar gelirliler ve evsiz kadınlar için sadece kadınların üye olduğu “Başak” ve “Burçak” konut kooperatiflerini kurdum.

“S.S. Nilüfer Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi” ne zaman kuruldu? Adresi neresidir ve iletişim adresiniz nedir?

 “S.S Nilüfer Kadın, Çevre ve İşletme Kooperatifi” 2002 yılında kuruldu.

Adresimiz: Kalıcı Konutlar 9. Bölge 73. Sokak. 81100 ve Telefon numaralarımız: 0 380 411 45 40

- 0532 564 26 38 - www.niluferkadin.org-DÜZCE

 Kooperatif kurma ihtiyacı nereden çıktı?

Selma Demirelli: Kadınların bir araya gelerek, kendi sorunları etrafında örgütlenebilecekleri, her kadının eşit söz hakkına sahip olabileceği, sorunlarına çözüm üretebileceği, 0-6 yaş arası çocuklarının bakım ve eğitimine katkıda bulunabileceği ve söz sahibi olmak adına kollektif bir yapıya ihtiyaç vardı. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak, merkezi faaliyete geçiren ve işleten kadınlar olarak 2002 tarihinde KEDV’in teknik desteğiyle, toplulukların yeniden canlanmasında etkin rol almaları, kurumsal kimlik kazandıklarında karar mekanizmalarını olumlu ve doğru anlamda etkileyeceklerine inandığım örgütlenmenin yasallaşması adına, “su perileri” anlamına gelen “Nilüfer Kooperatifini” kurmaya karar verdik. 2002 yılında “S.S KADIN, ÇEVRE, KÜLTÜR ve İŞLETME KOOPERATİFİ”'ni kurduk. Bu kooperatif Türkiye’de kurulan ilk kadın kooperatifidir. Halen aktif olarak devam etmekteyiz.

 Ne gibi faaliyetlerde bulunuyorsunuz?

“NİLÜFER KADIN KOOPERATİF”imiz, 0-6 yaş çocuk bakım ve eğitim hizmetleri, mahalle anneliği programı, kadınlara yönelik liderlik eğitimi, iş geliştirme projeleri, tasarruf grubu, kadınları mikro kredi imkanlarıyla buluşturup iş kurma, konut kooperatifi gibi çalışmalarda bulunuyoruz.

Ayrıca 7-15 yaş gurubu çocuklara etüt eğitimi, sportif ve sanatsal faaliyetler düzenlenmektedir. Kooperatifimiz çeşitli içerikleri olan eğitim seminerleri ile geleceği aydınlık, güçlü kadın ve anneleri desteklemeyi, gelişim çağının en önemli olduğu 0-6 yaş grubu çocukların bakım ve eğitimi ile çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesini sağlamayı amaç edinmiş ve bugüne kadar pek çok iş ve faaliyete imzasını atarak önemli sonuçlar almıştır. Bütün bu hizmetlerin yürütülmesinde de KEDV ile imzalanan devir ve işbirliği sözleşmesi çerçevesinde KEDV tarafından kooperatifimize eğitim ve danışmanlık sağlanmaktadır.

 Uluslararası alanda ne gibi faaliyetleriniz var? Yurt dışında gereken ilgi, alaka ve desteği görebiliyor musunuz?

“Nilüfer Kadın Kooperatifi” olarak saha araştırmaları sonunda ortaya çıkan mahalle anneliği, ihtiyaçlar ve sorunlar doğrultusunda uluslararası kuruluşlarla işbirliği çalışmaları yaptık.

Mesela; “Caritas ve Cordaid Memisa” gibi kuruluşlarla engelli ve evsizler için yaşam alanları sağlanması, 40 engelliye konut, 98 aileye konut, ayrıca Mavi Hilal kuruluşu ile 198 aileye konut projesi oluşumlarından ailelerin yerleşimine kadar projelerde aktif rol aldık.

Yine farklı kuruluşlarla Italyan kuruluş desteği ile “Endüstriyel Mutfak projesi” yaptık. Bu proje ile Düzce’de deprem sonrası 2001’de kadınların ilk olarak oluşturduğu “Catering ve organizasyon ve yemek satışları” yapıldı. Bu sayede de kadın istihdamı sağlandı.

Güncel olarak da; 2012’de İsviçre “Dalyan Vakfı” ve “KEDV” işbirliği olarak ‘’Topraktan Soframıza Projemizi’’ hayata geçirdik. Bu sayede “Nil Işığı Kafemizi” (gruplara hafta sonları kahvaltı ve yemek organizasyonu) kurduk ve Nilüfer Kadın Kooperatifi Nil Işığı Mutfağımızda yöresel tatlar (erişte, tarhana, domates reçeli, böğürtlen reçeli, acıka ve soslar vb.) üretip satıyoruz.

2014 yılında da “Kadına Yönelik Şiddet ve Sivil Toplum Kapasite Güçlendirme” konulu AB destekli Merkezi İhale Biriminden onaylı 2 projeye ortak olduk. Projelerden birincisi: İzmit Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Kocaeli Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Düzce Üniversitesi ve biz Kooperatif olarak “Güvenli Bir Hayat Var’’ projesini başarı ile yürüttük. Ve Almanya Berlin’e çalışma grubu ile gittik. Projenin genel hedefleri doğrultusunda yapılan çalışmalar sonucunda;

Kocaeli, Sakarya ve Düzce illerinde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, barolar, üniversiteler, kadın meclisleri ve sivil oluşumların kadın hakları ve kadına yönelik şiddetle mücadeleyi gündemine alan,

Kadın haklarının yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde geliştirilmesi yönünde toplumda bilinç oluşturmaya katkı sunan,

Kadınlara yönelik her tür ayrımcılığa karşı mücadele eden ve bu anlamda ortak faaliyetler yapan,

Kadın haklarının korunması ve geliştirilmesi çerçevesinde bölgede, sivil toplum kuruluşları ile kamu kurumları ve yerel yönetimler arasında işbirliği yapmaya yönelik çalışmaların artırılmasını hedefleyen “Doğu Marmara Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Platformu” oluşturuldu.

Diğer Proje de; International Bund Almanya’da sosyal ve toplumsal projeler yürüten kadın, yaşlı ve aileler üzerine çalışmaları olan bir Sivil Toplum Kuruluşu, Başkent Üniversitesi, Nevşehir ve Kırşehir Sivil Toplum Kuruluşları ve biz Nilüfer Kadın Kooperatifi proje ortağı olarak bu projede aktif rol aldık.

Çalışmanın gerçekleştirilmesi hedeflenen 3 özel amacı olan proje ile; Kadına Yönelik Şiddetle mücadelede yerel sivil toplum kuruluşlarının (STK'ların) kapasitesinin güçlendirilmesi,

STK’lar, yerel yönetimler, kamu kurum ve kuruluşları arasındaki iletişim ağının, işbirliği ve ortaklıkların geliştirilmesinin teşvik edilmesi, risk gruplarının durumu konusunda, farkındalığın ve savunuculuğun artırılması sağlanmış olacak.

Ayrıca; Yürütülecek bu çalışmanın, projenin yürütüldüğü Düzce, Ankara, Nevşehir ve Kırşehir illerimizde “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele” konusunda toplumun farkındalığını, duyarlılığını artırarak, STK’ların kapasitelerini, iletişim ve işbirliği ağlarını güçlendirerek sadece proje illerimiz düzeyinde değil, aynı zamanda KYŞ konusunda, ulusal çabalara da katkı sağlayacağını beklemekteyiz. 24 Aralık 2015 projenin kapanış toplantısı ile sektörlerarası protokol imzalanması en önemli sonuçtur.

Mahalle anneliğini kısaca bize anlatabilir misiniz?

Mahalle Anneliği programı kapsamında “Nilüfer Kadın Kooperatifinde” eğitilen deneyimli anneler;

0-6 yaş erken çocuk eğitiminin önemi konusunda farkındalık ve duyarlık geliştirmelerini sağlamak,

Çocuklarını mevcut anaokullarına göndermelerini, ya da bu hizmetlerin olmaması durumunda anaokullarının açılmasını talep etmelerini sağlamak,

Annelere çocuk gelişimi, eğitimi ve sağlığı konusunda genel bilgi vermek,

ihtiyaç duydukları hizmetlere nasıl ulaşabilecekleri ve uzmanlarla nasıl bağlantıya geçecekleri konusunda bilgilendirmek,

Acil çözülmesi gereken sorunlara sahip aileleri (engelli ya da sürekli tedavi gerektiren hasta çocuk, okula gönderilmeyen kız çocuğu, sosyal hizmetlerden yararlanması gereken yoksulluk düzeyi, v.s.) ilgili hizmetlerle buluşturmak,

Kadın hakları, üreme sağlığı, çocuk gelişimi ve eğitimi konusunda bilgilerin mahalle düzeyinde yaygınlaşmasını sağlamak.

Özetle mahalle annelerinin rolü bilgi toplama, ihtiyaç duyulan bilgiler için doğru kaynaklara yönlendirme, uzmanlarla ihtiyaç sahiplerini buluşturmaktır. Bu nedenle mahalle anneleri saha çalışması sırasında çok dikkatli olmalı, uzmanlık gerektiren konularda mutlaka ilgili kurumlara ve uzmanlara yönlendirmelidir. Aynı şekilde, acil çözüm gerektiren sorunlara sahip çocuklar ve aileler konusunda ilgili kurumları harekete geçirmelidir.

 Türkiye’de kadının yerini nerede görüyorsunuz?

Son yıllarda özellikle kadın çalışmaları yapan STK’lar, kurum ve kuruluşlar yaptıkları projelerle farkındalık yaratmaya çalıştılar. Ancak bu da kadının olması gereken yerde olmasını henüz tam olarak sağlayamadı. Şiddet engellenemedi, üstelik sanki daha da arttı.

Türkiye’de kadınların sorunlarının kökeninin ne olduğunu düşünüyorsunuz?

Kadın bakış açısı ile bakılmadığı, kadın erkek fırsat eşitliği ve ekonomik özgürlüğün sağlanamadığı ve kaynaklara ulaşamadığı sürece sorunlar ve şiddet azalmayacaktır.

 Türkiye’de devletin ilgili birimlerinden yeterli desteği görebiliyor musunuz?

Yerel ve Merkezi yönetimlerle iyi ilişkilerimiz ve işbirliği çalışmalarımız var. Hatta son olarak 2015 yılının Aralık ayında Düzce Valiliği, Düzce Belediyesi, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ve Düzce Üniversitesi ile taahhütnameye benzer işbirliği protokolü imzaladık.

İlgili birimlerinden beklentileriniz neler olabilir?

Kooperatif olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlıyız. İsteriz ki, 1163 sayılı yasanın dışında Kadın Kooperatifleri için pozitif ayrımcılık olsun.

Kooperatifler Kanunu’nda Kadın Kooperatifleri de özel olarak tanınsın. Buna göre de bu konudaki uluslararası standartlar dikkate alınarak yasal düzenlemeler yeniden yapılsın.

Kadın Kooperatifleri sosyal bir taraf olarak muhatap kabul edilsin.

Kadın Kooperatifleri kar amaçlı olmadığından, tıpkı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ticari kuruluşlar olarak değil, kamu yararına faaliyet gösteren kuruluşlar olarak kabul görsün.

Vakıflar, dernekler, sendikalar gibi merkezi ve yerel yönetimler bütçelerinden ve ihalelerinden yararlanabilsin. Kamu kaynakları aktarılabilir kurumlardan sayılsın.

Kamunun yetersiz kaldığı alanlarda Kadın Kooperatiflerinin sunduğu kamusal hizmetlerin sürdürülebilmesi ve yaygınlaşabilmesi için kooperatiflerin bu konularda kaynak aktarımı sağlansın, planlama ve uygulama süreçlerinde temel muhataplardan biri olarak kabul görsün.

Kadın kooperatiflerinin faaliyet alanlarında başlattığı girişimler için vergi indirimi gibi destekler sağlansın, ekonomik girişimler için kredi desteği verilsin, başta kamuda olmak üzere ihalelere katılımları kolaylaştırılsın.

Erken çocuk eğitimi ve engellilere yönelik özel eğitim faaliyetlerinin yaygınlaştırılabilmesi için mevcut yönetmelikler değiştirilsin.

Kooperatifler bu tür çalışmalara başladıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı, Aile Sosyal ve Politikalar Bakanlığı gibi ilgili Bakanlıklar tarafından desteklensin, bu hizmetler için kamu bütçesinden kaynak ayrılsın.

Özellikle kreş işleten kooperatifler Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kolaylaştırıcı olmalı ve teşvik kapsamında desteklenmeli Kooperatifler bu konuda çalışan diğer kurum kuruluşlara uygulanan indirim ve muafiyetlerden yararlansın.

Kadın kooperatiflerinin faaliyet ve işlemlerini de kapsayacak şekilde bir muhasebe sistemi oluşturulsun, yasa ve yönetmeliklere yansıtılsın.

Kadın Kooperatifleri Ticaret Odası aidatlarından muaf olsun.

Kuruluş masrafları azaltılsın ve prosedürler kolaylaştırılsın.

Anadolu’daki kadınlarımızın pek çoğu tarımda çalışıyor ve hala sırf bu yüzden evinden çıkamayan kadınlarımız var. Tarımda çalışan kadınlarımız için yapmış olduğunuz faaliyetler var mı, ya da bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?

Bir AB projesi olan Düzce Valiliği İl Özel İdaresi ile birlikte yaptığımız “Bal gibi Çilek Olur” Projesinde köyde yaşayan 240 çiftçi kadınla çilek yetiştirme, endüstriyel ürün geliştirme ve tarım alanında girişimcilik eğitimleri verildi.

Kooperatifimizde “Nil Işığı Mutfağımızı” ve “Nil Işığı Kafemizde” yeni atılımlarla sesimizi duyurmak ve daha çok kadına istihdam sağlamak istiyoruz. Bunun için bizimle işbirliği yapacak kurum ve kuruluşlarla çalışmaya hazırız.

Kadına yönelik şiddetin altında yatan sebeplerden bize bahsedebilir misiniz?

Bütün gelişmelere rağmen, KYŞ Türkiye’de ciddiyetini sürdürmektedir. Türkiye’de her üç kadından biri hayatında en az bir kere bu aile içi şiddetten etkilenmekte, kadınların % 15’i cinsel şiddet görmektedir.

Kadına Yönelik Şiddet halk sağlığını, sosyal ve ekonomik gelişmeyi etkileyen çok ciddi sosyal bir sorun ve kadınların “İnsan hakları ihlali”dir.

Toplum içerisinde kadın hakları özellikle kırsal kesimlerde yeterli derecede bilinmemekte ve cinsiyet eşitsizliği sürmekte, Eğitimsizlik, geleneksel rol ve modeller ve ekonomik sıkıntılar, yasal önlemlerin uygulamalara yeterli şekilde yansıtılmamasıdır.

 Erken çocukluk eğitiminde toplumsal cinsiyet hakkında bize söyleyecekleriniz nelerdir?

Biz “Nilüfer Kadın Kooperatifi” olarak uyguladığımız iki AB projesinde de (Güvenli bir hayat var ve Kadına Yönelik Şiddette STK kapasite Geliştirme Projesinde) toplumsal cinsiyet eğitimin erken çocuklukta da verilmesi gerektiğini bir kez daha vurguladık.

KEDV ile “Erken Çocuk Eğitim Hizmetleri Alanında Çalışan Kadın Kooperatifleri Arasında Diyalog Geliştirme Projesi”, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı tarafından “Sivil Toplum Örgütleri Arasında Diyaloğun Geliştirilmesi II Hibe Programı” kapsamında Avrupa Birliği mali desteğiyle yürüttük. Proje ortakları; Biga, Bahçelievler, Umut Işığı, İlk Adım, Nilüfer ve İpek Yolu Kadın Kooperatifleridir. Proje; Çanakkale, Diyarbakır, Düzce, İstanbul, İzmir, Mardin illerinde 9 ay süreyle uygulandı.

Bu önemli bir çalışma oldu. Çünkü bilindiği gibi geleneksel rol ve modeller çocuklar üzerinde çok etkili. Toplum zaten bunu devam ettiriyor. Henüz anne karnında iken bile mavi ve pembe gibi renklerle doğum sonrası hazırlığı yapılmakta. Bu nedenle okulöncesi eğitimde cinsiyet eşitliğini sağlayarak çocukların eğitim alması, ailelerin üzerinde de olumlu etki yaratıyor. Eğer bunu yaygınlaştırırsak toplumsal cinsiyet eşitliğinin farkındalığını arttırmış oluruz.

Çocuğun toplum içinde kadın ve erkeğe yüklediği sorumluluklar sizce nelerdir?

Geleneksel rol modellerin devamı olarak örneğin erkekler kadın işi yapamaz. Erkekler ağlamaz ve bebekle oynamaz gibi.

Kadınlar ev işi yapar, erkek işi yapmaz! gibi önyargılar vardı. Ama bizim Kooperatifimizin bünyesinde işlettiğimiz çocuk yuvasında verdiğimiz toplumsal cinsiyet eğitiminde önyargıları ortadan kaldırmaya çalşıyoruz. Ve bunu da başarıyoruz.

Yaptığınız çalışmalar neticesinde çocuk kendi cinsini, diğer cinsin üstünde görmekte midir?

Yaptığımız çalışmalarda çok verimli sonuçlar alıyoruz. Hatta bu çalışmaların aileler üzerinde de etkisi var. Birbirlerini eşit görmekte yardımlaşma ve paylaşımda bulunmaktadırlar.

Bünyenizde bulunan kadınların yapmış oldukları çalışmalardan bahsedebilir misiniz?

Kooperatif, ortağı dışındaki kadınlara da danışmanlık desteği vermektedir. ihtiyaç duydukları konularda mikro kredi ile buluşturmaktır.

Düzce Belediyesi Kent Konseyi Kadın Meclisinde aktif rol alarak iç yönetmelik tüzüğünü hazırladık. “Fikir kumbarası ve Kadın Dostu Kent Projesini” öneri olarak sunduk ve çalışmalarımız devam ediyor.

Düzce Üniversitesi Kadın Araştırmaları ve uygulama müdürlüğü ile Düzce İl Koordinasyon Kurulunun Kurulmasını sağladık. Eylem Planının hazırlanmasında aktif rol üstlendik.

Daha öncede belirttiğim gibi yerel ve merkezi yönetimlerle imzalanan protokol sayesinde ŞÖNİM’in açılmasının hızlandırılmasında, kadınların ekonomik olarak güçlenmesi, Belediyeye pazar kurulması için öneri verdik.

Yeni Çocuk Merkezimizde 43 çocuk ve ailelerine hizmet vermekteyiz. Hedefimiz çocuk sayısını en kısa sürede 50’ ye yükseltmektir.

Yine bulunduğumuz alanda yani yeni kentte izole yaşantı süren kadınlarımıza toplum merkezi gibi sosyal çalışmalar hedefliyoruz.

Şu an sürdürülmekte olan “Endüstriyel Mutfak” yani “Topraktan Soframıza Projesi”nin daha verimli sürdürülebilmesi için “NİL IŞIĞI KAFEMİZİ VE UNLU MAMÜLLER ve AMBALAJA DAYANIKLI ÜRÜN OLAN ACUKA VE REÇELLERİMİZ” Pazarda daha iyi tanıtılması için çalışmalarımıza hız vermeyi hedefledik. Bu sayede hem kadın istihdamı olacak, hem de kooperatif desteklenmiş ve güçlenmiş olacaktır.

Kooperatifimizin “UNLU MAMÜLLER VE NİL IŞIĞI KAFE” çalışmalarımızı tanıtmak ve ekonomik anlamda kazanmak için hafta sonları gruplara açık büfe kahvaltı veriyoruz.

Ayrıca kadın gruplarına “Altın günleri” için veriyoruz. Yine talep olursa özel organizasyonlara, yemekli ve müzikli grup yemeklerini de yapacağız.

Sokak etkinliği, el ilanları, broşürler, özel günlerde kurumlarda slayt sunumları yapmak suretiyle tanıtım çalışmalarına ağırlık verdik.

Kadına yönelik şiddet konusunda farkındalık, toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarına devam edeceğiz.

Düzce’de çocuk yuvamız 0-6 yaş oyun odası, çocuk bakım ve eğitim hizmeti, düğün organizasyon ve turizme yönelik yöresel yemekler yapım çalışmaları yapıyoruz. Böylece kadınlar hem ekonomik anlamda kazanıyorlar, hem de 0-6 yaş çocuk eğitimine destek oluyorlar.

Halen hizmet verdiğiniz binanın tam adı nedir. Çevrede kreş olarak mı biliniyor?

Düzce Nilüfer Kreş ve Gündüz Bakımevi ve Nilüfer Kadın Kooperatifi olarak tanınıyor. Çevrede de KREŞ olarak biliniyor.

Faaliyet yaptığınız alan kira mı yoksa kooperatife mi ait? Hizmet aracınız var mı?

 Bulunduğumuz alanı Devletten kiraladık. “Kreş” binamız 455 metre karedir. Ayrıca da 155 metre kare “Kadın Üretim Atölyesi” ve “Toplantı Salonumuz” var. 10 SGK’lı personelimiz ve iki yönetim kadromuz (Koop Genel Müdür ve Kreş sorumlu müdürü) var. Bunun dışında gönüllü danışmanlarımız ve “Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı’nın” teknik desteği ile programlarımızı yürütüyoruz. Hizmet aracımız da mevcuttur.

Kooperatifinizin kaç üyesi var ve hepsi de kadın mı?

Kooperatifimizde 20 kadın ortağımız var. Kooperatifimiz Türkiye’de ilk kurulan Kadın Kooperatifidir.

Kurmuş olduğunuz bu kooperatiften bu güne kadar kaç kadın ve çocuk istifade etti? Bunların arşivini tutuyor musunuz?

Evet arşivimiz var. Çünkü toplumda yarattığı etkiyi ölçmek için arşiv çok önemli.

2000 yılından bugüne kadar en az 850 çocuğa ECE programından (okul öncesi erken çocukluk eğitimi) ve 3250 kadına, Mahalle Anneliği programı ile 385 anneye (Halk Eğitimi Merkezi ile işbirliği halinde)

2001 yılında da 150 kadına konut projesi eğimi ve 48 evsiz kadın kendi konutuna kavuştu. 2001 yılında 36 kadın tasarruf grubu, Liderlik ve girişimcilik eğitiminden 245 kadına, Maya Mikro Kredi programından 300 kadın istifade etti.

Düzce Romanlar Derneği ile ne gibi çalışmalarınız oluyor?

Düzce‘de ilk olarak Çam köyü mahallesinde “Romanlar Derneğini” mahalle muhtarı ile kurdum. Evsiz Romanlar için de demokratik roman açılımından yararlanarak Düzce Belediyesinin bir önceki önceki döneminde Kent Konseyi Kadın Meclisi yürütme Kurulunda iken öneri getirip evlerin yapılmasını sağladık.

Şimdi de Roman Kadın Konfederasyonu başkanı Sibel ÇABUK hanımın önerisi olan “sepetçilik” üzerine istihdam ve unutulmaya yüz tutmuş zanaati hayata geçirmek için proje yapacağız.

Teşekkür ederim. Bize zaman ayırdınız. Güzel ve farklı bir röportaj oldu. Son olarak söylemek istediğiniz bir şeyler varsa onu da alalım.

Asıl ben teşekkür ederim. Projemiz ve çalışmalarımız ile ilgili olarak kamuoyunu bilgilendirdiğiniz için size, şahsınızda Düzce’nin Sesi Gazetesine çok teşekkür ediyor, çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum.

 

 


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
410 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

ÇOK OKUNANLAR

İlimize Göçmen Olarak Gelen Mültecilere Yardım Ediyoruz