Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[01:30] AK Parti'de yeni MYK belli oldu! -- [20:35] Araçta çıkan yangın eve sıçradı -- [14:56] Batı Karadeniz'in tarihi gün ışığına kavuşuyor -- [14:52] OTOYOL DURA NOKTASINA GELDİ -- [14:40] PATPAT DEVRİLDİ 1 YARALI -- [14:22] Polisten hayvan sahiplerine sahte para uyarısı -- [14:17] ARAÇLAR KALDIRIMDAN YAYALAR YOLDAN GİDİYOR -- [14:08] Ayşe Keşir Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu Üyesi Oluyor -- [13:32] Eylül, Ekim, Kasım gibi olması gerekir -- [13:32] JANDARMA İŞİ SIKI TUTUYOR --
Röportajlar
Esnafımız kuşatma altında!

Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği (DESOB) Başkanı Mustafa KAYIKÇI bizi makamında ağırladı. Esnafın sorunlarından piyasalardaki durgunluğa, iç politikadan Afrin harekatına kadar farklı konuları da içeren samimi bir söyleşimiz oldu kendileriyle. Oldukça renkli bir kişiliğe sahip olan DESOB Başkanı Mustafa KAYIKÇI’nın, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne verdikleri destekten ötürü Türkiye 2.liği ile ödüllendirildiğini de hatırlatmak isterim..

12.3.2018 - 09:49
696 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
Esnafımız kuşatma altında!

Neden DESOB Başkanlığı? Çok mu arzu etmiştiniz bu görevi?

+ Aslında benim aklımın ucundan bile geçmiyordu DESOB. Çünkü ben sanayide çalışan bir esnaf çocuğuydum. Sanayide büyümüş bir esnafım. Benim DESOB Başkanlığı hikayesinin altında yatan sır, sanayide yanımda çalışan bir çırağın yaşadığı sorundan kaynaklandı. Çıraklık Eğitim Merkezine gidebilmek ve diploma almak için DESOB’dan belge alması gerekiyordu. Bunun için ona yardımcı olmak istedim fakat farklı engeller çıktı karşımıza. Maddi ve manevi anlamda sıkıntılar çekerek o belgeyi alıp çocuğun kursa gitmesine ve diploma almasına vesile olduk. Bu olay üzerine sayın Mehmet BAKAN’ın da teşvik etmesi ve destek vermesiyle bu yola çıktım ve başkanlığa talip oldum. Allah’a şükür 12 yıldır bu görevi hakkıyla yerine getirmeye çalışıyorum..

Siz göreve geldiğinizden bugüne DESOB’dan ne aldınız, neler verdiniz?

Öncelikle hizmet kalitemizi en üst seviyeye çıkarttık. DESOB’un kendi bünyesinde toplantı ve eğitim salonları oluşturduk, hizmet binasını yeniledik, üst katımızı da satın alarak merkezdeki 6 odamızın binamızda hizmet vermesini sağladık.

Eskiden seçimler kahve köşelerinde veya düğün salonlarında yapılırdı. Şimdi kendi binamızda hem seçimlerimizi yapıyor hem eğitim seminerleri veriyoruz. Toplantılarımızı yapıyor, şehrimize gelen kalabalık misafir gruplarını ağırlayabiliyoruz. Bunun yanı sıra, Halk Eğitim Merkezi de burada kurslar veriyor. Bunun için kendilerinden ücret de almıyoruz. İŞKUR ve KOSGEB işbirliği ile burada eğitimler veriyoruz. Yani dışarıya bağımlı değiliz, bütün hizmetleri kendi bünyemizde verebiliyoruz.

“BİR KURUŞ MAAŞ ve HARCIRAH ALMADIM!”

Benden önceki başkanlar, asgari ücretin dörtte biri oranında maaş alıyordu. Bu aslında yasal bir hak. Ama ben almaya değil vermeye geliyorum diye yola çıkmıştım. Tüketen değil üreten bir başkan olacağım demiştim. Benim şiarım budur. Göreve gelir gelmez ilk icraat olarak reddi maaşta bulundum. Yani 12 yıllık başkanlık dönemimde hiç maaş almadım. Bu anlamda Sanayi Bakanlığı’nca örnek gösterilip ödüllendirilen Türkiye’deki tek Birlik Başkanıyım. Ayrıca Birlik Başkanı olarak davet edildiğim, düğün, etkinlik ve yardım gecelerindeki hiçbir masrafı Birliğe ödetmedim, hepsini cebimden karşıladım. Ankara’ya toplantılara filan çağrıldığım görev icabı gittiğim yerler için de harcırah almadım.

MESLEKİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ’NE “DÜZCE KANUNU”

Biz Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odası olarak Torba Yasalara önemli katkılar sağladık. Sorunları yerinde tespit ederek çözüm için raporlar hazırladık. Bunun semeresini de gördük çok şükür. Mesela, “Çıraklık Eğitim Merkezi”nin “Mesleki Eğitim Müdürlüğü”ne dönüşmesinde önemli rol oynadık Kabul edilen 8 maddenin 6 tanesi bizim önerdiğimiz maddelerdi. Bu durum Ankara’da “Düzce Kanunu” olarak dillendiriliyor. Tabi bu Düzceli’lerin göğsünü kabartacak bir durumdur.

Biz DESOB olarak, 10 bin 800 esnaf ve sanatkarın yer aldığı 27 mesleki odadan oluşan bir kurumuz. Her daim haklının yanında yer almak, içine kapanmadan ve siyasetin de etkisinde kalmadan hizmet vermek durumundayız. Bizim şiarımız budur.

Düzce’nin ekonomi durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

+ Bana göre Düzce’de sanayileşme artık kontrol altına alınmalı. Turizme daha çok ağırlık verilmeli. Düzce özellikle doğa ve kültür turizmi açısından çok zengin bir şehir. Verimli toprakları, denizi, gölleri, şelaleleri, mağaraları ve raftinge uygun su kaynakları ile Türkiye’nin en doğal şehirlerinin başında geliyor. Mesela şehrimize turistik oteller yapılmalı. Abant’a tatile gelenler pekala Düzce’de konaklayabilirler. Arada çok kısa bir mesafe var zira.

“ZİNCİR MARKETLER, ESNAFIMIZIN ELİNİ-KOLUNU ZİNCİRLİYOR!”

Düzce’de zincir marketlerin çoğalmasına karşıyız. AVM’lerin açılış-kapanış saatleri yeniden ayarlanmalıdır. Aslına bakarsak, küçük esnafımız, bakkalımız ölüme terk edilmiş durumda. Anayasanın 173. Maddesinde var. Devlet, esnaf ve sanatkarı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır.

Zincir marketler şube bazında bakkallar kadar vergi ödemiyor. Şirket yatırımı, yeni yatırımlar kisvesiyle daha az vergi ödüyor, daha çok teşvik alıyorlar. Benim bakkalım kuruşuna kadar vergisini ödüyor ama her ne hikmetse pozitif ayrıma uğrayan zincir marketler oluyor. Teşvikler sayesinde sürekli reklam yapıyorlar. Bakkalımız, küçük esnafımız bunlarla nasıl rekabet edecekler? Onlar ürün alırken fabrika çıkış fiyatıyla ve üstelik uzun vadeli ödeme planları yapıyorlar. Benim küçük esnafım peşin ve toptan fiyatına alabiliyor.

Zincir marketler aynı sokakta 2 hatta 3 tane şube açıyor. Aynı kulvardaki rakiplerini de sayarsak küçük bir muhitte 8 ila 10 tane zincir market görebiliyoruz. Küçük esnafımız adeta kuşatma altına alınıyor. Biz DESOB ailesi olarak bu durumdan çok muzdaribiz. Belediyemiz bu konuda daha hassas davranmalı. Küçük esnafımıza pozitif ayrımcılık yapmalı.

Piyasaların durgunluğunu neye bağlıyorsunuz ve DESOB olarak üyelerinize öneriniz var mı?

+ Her şeyden önce faizlerin yüksek olması piyasaları olumsuz etkiliyor. Bu faiz oranlarıyla yatırımcı kabuğuna çekiliyor, yatırım yapmıyor. İhtiyacı olan kredi çekemiyor. Buna mukabil bankalar da kredi verme noktasında daha temkinli davranıyor. Hal böyle olunca piyasada para dönmüyor. Yani amiyane tabirle, faiz piyasanın suyunu kurutuyor. Ama kanaatimce, bu olumsuz hava en fazla bahara kadar sürer. Baharda piyasalara da bahar gelecek.

Bu olumsuz piyasa şartlarında biz DESOB olarak esnafımızı yalnız bırakmıyoruz. Bu anlamda Kredi Kefalet Kooperatifi esnafın can suyu olmuştur ve olmaya devam edecektir. Daha düşük faizle daha yüksek meblağda kredi sağlanmaktadır. Bütün esnaflarımıza kapımız açıktır.

Daha önce siyasetin içinde yer almış renkli bir kişilik olarak biliniyorsunuz. İç ve dış politikaya dair görüşlerinizi de almak isteriz?

+ İç siyasette bugün artık kısır döngüden çıkılması gerekiyor. Bugün ülkemizin siyasi çekişmelere değil, birlik ve beraberliğe ihtiyacı var. Bu savaş ortamında devletini yalnız bırakan ve hatta muhalif olanlar, yarın ağır bir fatura ile karşılaşırlar. Biz ülke olarak, millet olarak tam bir Haçlı zihniyeti ve hatta Haçlı Ordusu ile karşı karşıyayız. Karşımızda terör örgütü kılığına girmiş büyük devletler var, biz aslında onlarla savaşıyoruz. Her türlü psikolojik baskıyı uyguluyorlar bize karşı. Bütün bunları görmemek basiretsizlikten ziyade ahmaklıktır.

Türkiye en geç 6 ay içinde Ortadoğu’da tek söz sahibi ülke olacaktır. Biz savaş bitince de Ortadoğu’dan çıkmayacağız, orayı imar edeceğiz. Bu savaş bittikten sonra Doğu ve Güneydoğu daha çok gelişme kaydedecektir. En çok turist çeken bölge olacaktır. Çünkü o bölgede artık korku ve tedirginlik ortadan kalkmıştır.

Röportaj: Ercan ASLAN


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
696 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

ÇOK OKUNANLAR

GÖZLERİYLE İLETİŞİM KURABİLİYOR