Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[16:01] DÜZCESPOR PUANLA DÖNÜYOR -- [13:30] MAÇ BAŞLADI -- [13:20] GİRİŞİMCİ SPORCULAR ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU -- [13:06] Hamsi fiyatları tavan yaptı -- [13:01] BİLİNÇALTI UYGULAMALARININ TERÖPATİK ETKİLERİ ANLATILDI -- [09:57] Poyraz Ailesinin Acı Günü -- [17:55] Kartalkaya’da kayak sezonu açıldı -- [17:42] Cumayeri Modern Görünüme Kavuşuyor -- [17:36] Tuncay Şahin'e Yeni Görev -- [17:31] HAKEMLİK KURSU VERİLDİ --
Röportajlar
GELENEKSEL TIP, MODERN TIBBA IŞIK TUTUYOR

Gazetemiz köşe yazarı İlhami Atasever bu hafta Düzce Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma merkezine konuk oldu. Atasever, merkezin müdürü Doç. Dr. Ertuğrul Kaya’dan Geleneksel ve Tamamlayıcı tıp konusunda önemli bilgiler edindi. Kaya Geleneksel tıbbi bilgilerin Modern tıbba ışık tuttuğunu söyledi.

11.11.2019
6031 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
GELENEKSEL TIP, MODERN TIBBA IŞIK TUTUYOR

Gazetemiz İlhami Atasever bu hafta Düzce Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Ertuğrul Kaya’nın konuğu oldu. Kaya, Atasever’e merkezin çalışmaları ile ilgili detaylı bilgiler verdi. Geleneksel tıbbın binlerce yıl öncesine dayandığını söyleyen Kaya, Geleneksel tıbbi bilgilerin günümüzde modern tıbba ışık tuttuğunu söyledi. Merkezlerinde günde ortalama 10 hastayı tedavi ettiklerini söyleyen Kaya şimdiye kadar 500 kadar hastanın tedavi edildiğini söyledi. Kaya, Halk arasında bilinen “kocakarı” ilaçlarının profesyonel ellerde güvenli olarak kullanımını sağladıklarını söyleyerek geleneksel tıbbı şu sözlerle tanımladı: “Günümüzde kanıta dayalı modern tıp tekniklerinin içine yerleşememiş bazı tıbbi uygulamaların bütününe geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GTT) denilmektedir” ifadelerini kullandı.

7 FARKLI ALANDA SERTİFİKA SAHİBİ BİR HEKİM

Sayın hocam kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

1976 yılında Denizli’de doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimi sonrası İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Çeşitli görevler sonrasında Tıbbi farmakoloji alanında uzmanlık eğitimini tamamladım. Halen Tıbbi Farmakoloji alanında Doçent ünvanına sahibim. Yaklaşık 2 yıldır da merkezimizin müdürlüğü görevini yürütmekteyim. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp kapsamında 7 farklı alanda sertifika sahibi yetkili doktorum.

BİNLERCE YILDIR BU TEDAVİ KULLANILIYOR

Sayın hocam “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp” (GTT) ne demek? Tabirimi mazur görürseniz; Eskiden beri “kocakarı ilaçları” diye bilinen ilaçların resmileştirilmiş adı mıdır?

İnsanlık alemi belki de var olduğu ilk günlerden beri hastalıklarının tedavisi ihtiyacını duymuştur. Bu amaçla da her dönemde kendine göre bazı tedavi yöntemleri geliştirmiştir. Şu anda modern tıp ismiyle bildiğimiz tıbbi uygulamaların tarihçesi yaklaşık 2 asırlıktır. Halbuki insanlık aleminin en azından 10 bin yıldır var olduğunu şu anda kanıtlarıyla biliyoruz. Binlerce yıldır kullanılmış olan tedavi yöntemlerini yok saymak bizim için sadece bir kayıp olur. Zaten modern tıp teknikleri de en başlarda bazı binlerce yıllık tıbbi tecrübeleri kullanmıştır. Morfin buna örnektir. Tedavi amaçlı olarak afyon bitkisinin kullanıldığına dair 4 bin yıllık yazılı kanıtlar bulunmaktadır. Şu anda çok güçlü ağrı kesici ilaç olarak kullanılan morfin bu bilgiye dayanarak afyondan üretilmiştir. Bu örnekte olduğu gibi, geleneksel tıbbi bilgiler modern tıbba ışık tutabilir. İşte bu şekilde, günümüzdeki kanıta dayalı modern tıp tekniklerinin içine yerleşememiş bazı tıbbi uygulamaların bütününe geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GTT) denmektedir. Halk arasında bilinen şekliyle söylersek; kocakarı ilaçlarının profesyonel ellerde güvenli olarak kullanımı diye tanımlamak pek yanlış olmaz.

ÜLKEMİZDE 5 YILDIR GÜVENLE UYGULANIYOR

Sayın hocam “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp” ile “modern tıp” arasındaki fark nedir? Bu işin bir yönetmeliği var mıdır? Bu uygulama Türkiye’de her üniversitede yapılıyor mu?

Tüm dünyada ve ülkemizde geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları oldukça rağbet görmektedir. Ülkemizde de yıllardır bu tekniklerin uygulandığını biliyoruz. İlk defa 2014 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından bu konuda yönetmelik yayınlandı ve geleneksel tıp yasal zemine kavuştu. Şu anda her tıbbi uygulama gibi yasal olarak uygulanmaktadır. Yönetmelikte çok özetle; bu uygulamaların özel eğitim almış hekimler tarafından ve ruhsatlı merkezlerde yapılması, hastanın rutin tedavilerinin asla aksatılmaması ve hastaya zarar verilmemesi ilkeleri benimsenmiştir. 5 yıldır ülkemizde geleneksel tıp uygulamaları güvenle yapılmaktadır ve bu konuda ülkemiz dünya ülkelerine örnek olmuştur!

Ülkemizde şu anda 65 dolayında üniversite hastanesinde bu uygulamalar yapılmakta ve bazı devlet hastanelerinde de uygulanmaktadır.

DÜZCE’DE TEDAVİLERE GEÇTİĞİMİZ YIL BAŞLADIK

Sayın hocam “Düzce Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü” resmi olarak ne zaman kuruldu? Merkezinizin tarihçesi ve kuruluş aşamalarını kısaca anlatır mısınız? Siz bu merkezde Müdür olarak ne zaman göreve başladınız ve kaçıncı müdür olarak görev yapmaktasınız?

YÖK (Yüksek Öğretim Kurulu) tarafından pilot uygulama olarak 5 üniversite seçilmiş ve bu üniversitelerin belli alanlarda uzmanlaşması için faaliyetler başlamıştır. Bu kapsamda üniversitemiz çevre ve sağlık alanlarında pilot üniversite olmuştur. Üniversitemiz akademisyenleriyle yapılan toplantılar sonucunda sağlık alanında geleneksel ve tamamlayıcı tıp konusu seçilmiştir. Bu alanda ülkemizde ciddi bir boşluk olduğu göze çarpmaktadır. Üniversitemizin, bu alandaki bilimsel boşluğu doldurması planlanmıştır. Bu proje kapsamında; “Düzce Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi” resmi olarak 2017 yılında kurulmuş olup 2018 yılında ruhsat alarak tıbbi tedavi hizmetleri başlamıştır. İlk olarak hastane binası içinde geçici olarak faaliyete başlamış olup bu yaz yeni binamızda hizmet vermeye başladık. Yakın zamanda çevre düzenlemesi de bitirilerek açılış töreni yapılacaktır. Ben ilk açılışla birlikte 2017 yılında müdürlük görevine başladım ve ilk müdür olarak görev yapmaktayım. Halen merkezimizin kuruluş ve gelişim faaliyetleri devam etmektedir.

HACAMAT, AKUPUNKTUR, HİPNOZ VE DAHA FAZLASI…

Düzce Üniversitesi “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi” olarak resmi anlamda muayene ve tedaviye ne zaman başladınız? Uygulama çeşitleri olarak hangi tedaviler yapılmaktadır?

Yönetmelik gereğince tedavi hizmetleri verebilmek için Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırma gerekmektedir. Merkezimiz ilk olarak 2018 yılında ruhsat almış olup tedavi hizmetleri ruhsat sonrasında bu yıl içinde başlamıştır. 2019 yılı içinde ruhsat genişlemesi yapılarak 10 farklı alanda tedavi için ruhsat alınmıştır. Geçtiğimiz günlerde merkezimiz eğitim alanında da denetimlerden başarıyla geçerek, ülkemizde eğitim yetkisi bulunan 24 merkezden biri olmuştur. Merkezimizde ozon tedavisi, akupunktur, fitoterapi (bitkilerle tedavi), apiterapi (arı ve arı ürünleriyle tedavi), mezoterapi, larva tedavisi (maggot tedavisi), kupa tedavisi (hacamat), hirudoterapi (sülük tedavisi), hipnoz tedavisi, müzik tedavisi olmak üzere 10 farklı alanda sertifikalı ve yetkili uzman doktorlarımız bulunmakta olup bu alanlarda hizmet verilmektedir. Bu denli farklı uygulamanın aktif olarak yapıldığı, ülkemizdeki tek merkez olduğumuzu söyleyebiliriz.

“Düzce Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü” Tıp fakültesi başhekiminin idaresine bağlı olarak mı görev yapıyor?

Merkezimiz yönetmelik gereğince Üniversitemiz Hastanesi’ne bağlıdır. Ayrıca idari olarak da Üniversitemiz Rektörlüğü’ne bağlı olarak hizmet vermekteyiz.

TEDAVİ HİZMETLERİNDE HİÇBİR EKSİĞİMİZ YOK

 “Düzce Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü” bağımsız bir binada mı hizmet veriyor. Binanız fiziki olarak ve araç gereç anlamında yeterli mi? Kaç personel ve kaç doktorla hizmet veriyorsunuz? Genel bir bilgi verir misiniz?

Merkezimiz tadilat yapılarak yenilenmiş olan kendi binasında hizmet vermektedir. Merkezimiz 4 katlı bir binanın 3 katında hizmet vermektedir. Eskiden “Nükleer Tıp Merkezinin” olduğu bina tadilat yapılarak oldukça nezih bir yapıya kavuşmuştur. Giriş katta tedavi hizmetleri verilmektedir. Üst kat klinik araştırma ve yatan hasta katı olarak ayrılmıştır. Bodrum kat ise preklinik araştırma ve AR-GE katı olarak tasarlanmıştır. AR-GE katında bazı laboratuvarlar tamamlanmış olup, bazılarının kurulum aşamaları devam etmektedir. Klinik araştırma katı tamamlanmış olup, ruhsatlandırma işlemleri aşamasındadır. Tedavi katı ise tamamen hazır olup eksiği bulunmamaktadır. 7 farklı tedavi odasında hasta mahremiyeti ilkelerine uyularak hizmet verilmektedir. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında gerekli olan tüm ekipmanlar hazır olup herhangi bir eksik bulunmamaktadır. Farklı alanlarda eğitimli 6 uzman doktor, 3 hemşire ve diğer yardımcı personel ile hizmet verilmektedir. Şu anda tedavi hizmetleri açısından eksiğimiz bulunmamaktadır.

“Düzce Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü” nün açık adresi ve iletişim numaraları nedir?

Binamız, Düzce Üniversitesi Konuralp Yerleşkesi, Araştırma Hastanesi karşısında bulunmaktadır. Binamız şu anda çocuk acil servis karşısındadır. Hızlı ulaşım için sekreterlik telefon numarası: 0 542 354 38 98’dir.

DİĞER TEDAVİLER AKSATILMIYOR

Sayın hocam! “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezinizde” yaptığınız çalışmalar, teşhis ve tedavi yöntemi konusunda bilgi verir misiniz?

Öncelikle hastanın daha önceden yapılmış tetkiklerini, laboratuvar sonuçlarını inceleriz ve hastayı güzelce dinleriz. Hastaya teşhis konulduktan sonra uygun tedavi yöntemleri hakkında bilgi veririz. Hastanın varsa diğer tedavilerini aksatmadan geleneksel tedavilerini belli bir programa göre uygularız.

“Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırması Merkezinde” görev yapan doktorlar bu iş için nerede ve kimlerden eğitim alarak konularında uzman oldular? Teşhis ve tedaviye başladığınız günden itibaren kaç hasta müracaat etti, tedavi için bir günde ortalama kaç kişi müracaat ediyor? Bu tedavi şekline vatandaşın ilgisi nasıl?

Yönetmelik gereğince eğitim yetkisi bulunan merkezlerden eğitim alarak sertifika sahibi olmak gerekmektedir. Merkezimizde görev yapan hekimler kendi alanlarında bu merkezlerden eğitim alarak tedavi yetkisine sahip oldular. Şu anda artık bu alanlarda merkezimiz de eğitim verme yetkisine sahiptir.

Yaklaşık olarak 1 yıldır tedavi hizmeti veriyoruz ve her geçen gün hasta sayısı artmaktadır. Merkezimizde, günde yaklaşık olarak 10 hasta tedavisi yapılıyor. Şimdiye kadar toplam 500 dolayında tedavi uygulaması yapılmıştır.

TEDAVİLER ÜCRETLİ

“Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi”nde yapılan muayene ve tedavi masraflarını devlet ödüyor mu? Yapılan her uygulamanın ücreti aynı mı?

Maalesef henüz geleneksel ve tamamlayıcı tıp tedavi ücretlerini sosyal güvenlik kurumu (SGK) ödemiyor. Bu tedaviler herkes için ücretli olarak uygulanıyor. Birçok tedavinin ücreti aynıdır ancak bazıları farklıdır. Merkezimizde majör ozon tedavisi 250 TL, hipnoz tedavisi 200 TL’dir. Diğer tüm tedavi ücretleri her seans başına 120 TL’dir.

“Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi”nde yapılan muayene ve tedavi masraflarını devlet ödemiyorsa vatandaşa ödediği ücret karşılığında ne tür bir belge veriyorsunuz?

Vatandaştan tahsil edilen tedavi ücretleri karşılığında Düzce Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü tarafından makbuz verilmektedir.

RANDEVU SİSTEMİ İLE ÇALIŞIYORUZ

“Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi”ne hastalığı için gelen vatandaş ilk önce nereye müracaat ediyor? Hemen muayene ve tedavi olabiliyor mu? Gerektiğinde kan tahlili, MR, ultrason vb. çekimler yapılıyor mu? Yani teşhis öncesi ve sonrası aradaki farkı görebileceğiniz ne tür işlemler yapıyorsunuz?

Öncelikle hastalarımız bir muayene randevusu alıyorlar ve muayene oluyorlar. Önceden yapılmış analiz sonuçları yeterliyse tedaviye hemen başlıyoruz. Eğer ek tahliller gerekliyse, hastalığın durumuna göre gerekli olan tüm tetkikler yapılıyor. Gerekli durumlarda öncelikle ilgili alan uzman doktoruna hastaneye de yönlendirme yapabiliyoruz.

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırmaları için bu işi öğrenmek isteyenlere ayrıca eğitim de veriyor musunuz veya bu konuda ne söylemek istersiniz?

Yönetmelik gereğince her tür geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulama yetkisi tıp doktorlarına aittir. Bu doktorların da ayrıca eğitim alması zorunludur. Bazı uygulamalarda doktora yardımcı olmak üzere ilgili personel de çalışabilmektedir. Örneğin; Kupa tedavisinde hemşire, hipnozda psikolog, müzik tedavide müzisyen gibi. Tüm bu eğitimler için merkezimiz yeni yetkilendirilmiş olup yakın zamanda eğitim kursları açılacaktır.

 

“TEDAVİ DOKTORLAR TARAFINDAN YAPILMALI”

Merkezinizde yaptığınız bu tedavi işini zaman zaman şehrin mahalle ve sokaklarında da yapıldığını duyuyoruz. Aranızdaki fark nedir?

Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamalarının tıp doktoru dışında birileri tarafından yapılması kanunen yasaktır. Ayrıca bu yöntemler bir tedavi şeklidir. Tüm tedaviler doktorlar tarafından yapılmalıdır. Bir hastalığın tanısı, tedavisi, tedavinin ilerleyişi, hastalığın seyri ancak doktor tarafından doğru olarak değerlendirilebilir. “Merdiven altı” olarak tabir edilen ortamlarda bu tedavilerin yapılması oldukça risklidir. Bu tip yerlerde hastaların enfeksiyon kapması, çevre için riskler oluşması ve insanların zarar görmesi ihtimaldir.

BAŞKA BİR BİNADA DENEY HAYVANLARI KULLANILIYOR

“Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezinde” kobay kullanıyor musunuz? Deneylerinizi hangi canlılar üzerinde yapıyorsunuz? Düzce Üniversitesinde “Deney Hayvanları Araştırma ve Uygulama Merkezi” var mı?

Üniversitemizin başka bir binasında deney hayvanları araştırma merkezi bulunmaktadır ve bu alanda hizmet vermektedir. Gerekli durumlarda öncelikle deney hayvanlarında denemeler yapılmaktadır. Bu merkezde en çok fareler deneylerde kullanılmaktadır. Merkezimizde deney hayvanı kullanılmamaktadır. Gerekli durumlarda merkezimizde bazı laboratuvar testleri yapılmaktadır.

RİSKLİ DURUMLARDA UYGULAMA YAPMIYORUZ

Merkezinize gelen hastaların talebine göre mi hareket ediyorsunuz, yoksa muayeneden sonra doktor tavsiyesine göre mi uygulama yapıyorsunuz?

Her ikisi de bizim için önemlidir. Öncelikle hasta talebini değerlendiriyoruz ve hekim tavsiyesini öneriyoruz. Eğer hastanın talebi kendisi için riskli ise asla uygulama yapmıyoruz. Ancak hasta için istediği uygulamanın riski yoksa ve hekim faydalı olacağı kanaatine sahipse bu durumda tedaviyi uyguluyoruz. Hekimin onayı olmadan herhangi bir tedavi uygulamak mümkün değidlir.

TAMAMLAYICI TIP KONGRELERİNE KATILIYORUZ

“Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp” konusunda Uluslararası kongreler yapılıyor mu, siz bu tip kongrelere katılıyor musunuz? Bu kongrelere kimler katılıyor, bu tedavinin dünyadaki bilinirliliği nedir?

Bu tedaviler tüm dünyada popülerdir. Özellikle orta doğuda bu tedaviler için özel hastaneler olan ülkeler vardır. Bazı ülkelerde bazı tedaviler daha ön plana çıkmaktadır. Ülkemiz bunu yasal zemine kavuşturarak öncü olmuştur. İlk defa 2018 yılında Cumhurbaşkanlığımız himayelerinde Sağlık Bakanlığı tarafından “Uluslararası Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi” düzenlenmiş ve bu yıl ikincisi yapılmıştır. Kongreye ilgi büyüktür ve tüm dünyadan konuyla ilgili profesyoneller katılmaktadır. Biz bu yıl üniversitemiz akademisyenleri olarak kongrenin bilim kurulunda yer aldık ve her iki kongreye de kurumsal olarak Üniversite kimliğiyle katıldık.

 

“ÜLKE OLARAK HENÜZ İŞİN BAŞINDAYIZ”

“Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp” hekimler arasında ne derece kabul görüyor? Tıp Dünyasında kabul görüyor mu? “Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp” konusunda Türkiye olarak biz nerelerdeyiz?

Ülke olarak daha işin başında olduğumuzu söyleyebiliriz. Özellikle bilimsel çalışmalar çok yetersiz. Klinik araştırma yapılmasına ihtiyaç duyuyoruz. Bu eksikler nedeniyle ülkemizde ve dünyada hekimlerin büyük bir çoğunluğunun geleneksel tıbba karşı olduğunu söyleyebiliriz. Aslında karşı oldukları konu irdelendiğinde; çoğunlukla yanlış örneklerle karşılaştıklarını görüyoruz. En çok karşı olunan alan zaten bu tedavilerin merdiven altı ortamlarda yapılması. Zamanla doğru uygulamaları gördüklerinde ve hastaların faydalandığına şahit oldukça bakış açılarının değişeceğini ümit ediyorum.

“BAKANLIK ÖNÜMÜZÜ AÇIYOR”

“Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp” konusunda devlet desteği var mı?

Sağlık Bakanlığı’nın olaya bakış açısı oldukça yapıcı ve profesyonelce. Tam olarak mantıklı bir yaklaşımla, hastaların ihtiyaç duyduğu geleneksel ve tamamlayıcı tıp hizmetini organize etmeye çalışıyor. Bunu yaparken de; hastalara zarar vermeden ve tedavilerini aksatmadan yapmaya çalışıyor. Bu kapsamda Bakanlık önümüzü açıyor ve engel koymuyor. Aslında en büyük destek de bu diyebiliriz.

“HER TÜRLÜ BİLGİ VE TECRÜBEYİ DEĞERLİ GÖRÜYORUZ”

Sayın hocam mesela; halk arasında ben şu bitkinin suyunu içtim prostatım düzeldi, şekerim tansiyonum düştü, damarlarım açıldı, falancının yaptığı ilacı kullandım basur’um %’de 100 düzeldi vb. gibi konuşan birçok insanımız var. Bu tip insanlarla konuşup bunlardan istifade ediyor musunuz, yoksa “Geleneksel ve tamamlayıcı tıp konusunda” hareket noktanız nedir? Bu konuda Düzce halkına vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Biz bu konuda her türlü bilgiyi ve tecrübeyi değerli görüyoruz. Halk arasındaki bir tedaviyi öğrenmek için ülkenin diğer ucuna kadar gittiğimiz bile oldu. Herkesten farklı bir şeyler öğrenmek mümkün. Halkımızın tecrübelerini dinleyerek, bunları bir bilim insanı olarak profesyonel bakış açısıyla değerlendiriyoruz. Konuyla ilgili akademisyenlerle görüşüp bu konuda neler yapılabileceğini kararlaştırıyoruz. Bazen vatandaş için önemli görünmeyen bir tecrübe bizim için çok kıymetli olabiliyor.

Biz özellikle uzun yıllardır kullanılmış ve birçok tecrübe olan tıbbi kullanımlar hakkında vatandaşlarımızın tecrübelerini dinlemek isteriz.

“MODERN TEDAVİYİ AKSATMIYORUZ”

Sayın hocam diyelim ki size bir hasta geldi ve derdini anlattı. Derdi ise kalp damarlarındaki tıkanıklık. Siz bu hastayı önce şunu mu sorarsınız bu konuda anjiyo yaptırdınız mı? Vatandaş da yaptırdığını söyledi ve cd’yi önünüze koydu. Diyelim ki kalp damarlarının bir tanesi %’de 85 oranında tıkalı. Bu vatandaşa bitkisel olarak bir tavsiyede bulunup (Vatandaş gönüllü ise) sonuç almayı mı bekliyorsunuz? Veya ne yapıyorsunuz?

Yapılanları anlamak açısından örnek amaçlı olarak bu sorunuz kıymetlidir. Böyle bir durumda öncelikle daha önceden yapılmış tedavileri öğreniyoruz. Örneğin; bu tip bir hastada gönüllü bile olsa biz tedavi uygulamayız. Öncelikle bu hastayı kardiyolojiye yönlendiririz. Kardiyolojide yapılabilecek tüm tedavilerin olmasını bekleriz. O tedavileri aksatırsa biz bu hastaya herhangi bir tedavi uygulamayız. Ancak kardiyolojide her tür tedavisi yapıldıktan sonra bile halen bazı şikayetleri varsa, bu durumda bazı tedavileri biz de hastanın rızasını alarak uygularız ve mutlaka kardiyoloji takiplerine göndeririz. Bizde modern tedavi tekniklerinin aksatılmaması ve o tedavilerin önüne geçilmemesi esastır.

KÖYLERDE YAŞAYAN VATANDAŞLARIMIZDAN İSTİFADE EDİYORUZ

Düzce'de organik veya ekolojik tarım yapanları biliyor musunuz? Bunlardan istifade ediyor musunuz? Karşılaştığınız zorluklar var mı, varsa ilimiz ölçeğinde çözüm için size yardımcı olunuyor mu?

Organik tarım oldukça zor. Ancak iyi tarım uygulamaları yapanlar var. Biz üniversite olarak şehrimizin birçok köyünde köylülerle görüşerek deneme ekimleri yaptırdık. Bu kapsamda özellikle bu sene çiftçilerimiz çok karlı bir yıl geçirdiler. Tıbbi bitki yetiştiren çiftçilerimizin bazılarının geliri normal tarım ürünlerine oranla 5-6 kat kadar arttı. Biz tamamen gönüllü olan çiftçilerle çalışıyoruz. Bu nedenle pek sorun yaşamıyoruz. Sorun yaşadığımız durumlarda şehrimizin birçok görevlisinin desteğini alıyoruz.

“KAPSAMLI BİR ÇALIŞMA YÜRÜTÜYORUZ”

Yaptığınız bu çalışmalar Türkiye’deki tüm üniversitelerde de yapılıyor mu? Diğer üniversitelere göre Düzce’de başarı durumunuz nedir?

Yukarıda anlatılan çalışmalar; YÖK’ün desteği ile yapılan bir pilot üniversite çalışmasıdır. Bu model için ilk aşamada 5 üniversite seçilmiş ve en ileride olanı Düzce Üniversitesi’dir. Bu denli kapsamlı bir çalışma yapan tek üniversitenin Düzce’de olduğunu gururla söyleyebiliriz.

“DÜZCE’NİN KENDİNE ÖZGÜ BİTKİLERİ VAR”

Düzce’nin doğal kaynakları ve farklı bitki türleri, “Geleneksel Tamamlayıcı Tıp” için önemli bir kaynak mıdır? Bu konuda AR-GE çalışmalarınız var mı? Varsa anlatabileceğiniz örnek bir çalışma var mı? Bu çalışmaları kimlerle yapıyorsunuz? Bu konuda STK veya kurumlardan istifade ediyor musunuz?

Düzce’nin kendine özgü bazı endemik bitkileri var. Bunun dışında ülkemiz florasının da birçok üyesi ilimizde yetişiyor. İlimize özgü bitkilerden başlattığımız AR-GE çalışmaları var ve halen devam ediyor. Bunlardan 2 tanesi son ürün haline gelmek üzeredir. Düzce’nin kendine özgü ve zengin bitki örtüsü çalışmalarımız için çok önemli bir kaynaktır.

Bilindiği üzere deli bal veya acı bal ismiyle bilinen orman gülü balı tansiyon düşürücü ve kalp atışlarını düzenleyici özelliği için halk arasında kentimizde yaygın olarak kullanılıyor. Bu ürünü toz bal haline getirdik, doz çalışmalarını yaptık ve yakında güvenli bir tansiyon düşürücü ürün olarak piyasaya sürmeye hazırlanıyoruz.

Araştırmalarımızda çoğunlukla üniversitemiz altyapısını ve olanaklarını kullanıyoruz. Ancak birçok şirket ve bazı STK’larla da işbirliği çalışmalarımız bulunmaktadır. Çoğunlukla akademik kısmını biz üstleniyoruz.

“GELENEKSEL TIBBIN ÖNÜ KAPANMAZ”

İlerleyen yıllarda bu konuda da ihtisaslaşma olacak mı, yani TUS sınavına girip ben de “Geleneksel Tamamlayıcı Tıp” konusunda kendimi geliştirmek istiyorumun, yani ihtisaslaşmanın yolu açılabilecek mi? Bu konuda ihtisaslaşmanın bölgemizin sürdürülebilir kalkınmasına etkisi olabilecek mi?

Geleneksel ve tamamlayıcı tıp henüz bir uzmanlık alanı değil. İleride nasıl bir yol izleyeceğini de henüz kestirmek zor. Aslında şimdi yapılan uygulamalar ne kadar doğru ve bilimsel olursa ileride önü o kadar açılacaktır. Ancak uygulamalarda bilimsel metotlar kullanılmazsa zamanla geleneksel tıbbın önünün kapanması da söz konusu olabilir.

“DOĞRU KULLANILIRSA HASTA ZARAR GÖRMEZ”

“Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp” kapsamına giren ürünlerin içeriklerinde bulunan maddelerin etkileri veya vücuda verebileceği zararlar konusunda yeterli bilimsel dayanaklar var mı?

Bu alanda kullanılan tıbbi bitkiler zaten binlerce yıldır insanlar tarafından kullanılmaktadır. Zaten geleneksel tıbbın en güçlü yanı, çok eski tarihinin olmasıdır. Örnek olarak papatya zararlı olsaydı binlerce yıldır bu bilinirdi. Şu anda zehirli ve zararlı bitkiler zaten bilinmektedir. Tıbbi bitkilerin zararlı etkileri hakkında yeterince bilimsel araştırma bulunmaktadır. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları doğru yapıldığında hastaya zarar vermemektedir.

İŞİMİZİ DAHA İYİ YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ

Sayın hocam faydalı bir röportaj oldu. “Düzce Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulama ve Araştırma Merkezi” hakkında birçok kişinin duymadığı, bilmediği, doğrusunu söylemek gerekirse benim de ilk defa bilgi sahibi olduğum konular hakkında herkesin de anlayabileceği şekilde ayrıntılı bilgiler verdiniz. Türkiye’nin geldiği noktayı gördük ve halkımıza da bunu gösterelim istedik. Üniversitede başarınızı artırmaya yönelik çalışan, sizlere yardımcı olan tüm arkadaşlarınıza teşekkür eder, başarılarınızın devamını dilerim. Son olarak söylemek istediğiniz ve Düzce halkına vermek istediğiniz mesaj var mı?

Öncelikle bu güzel görüşme için çok teşekkür ederim. Geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında özellikle bitkilerin ve doğal ürünlerin kullanımı konusunda halkımızın tecrübelerini dinlemekten mutlu olacağımızı belirtmek isterim. Devletimizin bize yüklemiş olduğu görev gereği üniversite olarak öncelikli işimiz bu konuda işimizi daha iyi yapmaktır. Bu vesile ile gerçekleştirdiğimiz röportaj sayesinde yaptığımız çalışmalarımızın kamuya tanıtılmasında göstermiş olduğunuz özen için sizlere, şahsınızda Düzce’nin Sesi gazetesine, üniversitemiz adına teşekkürlerimi arz ederim.

Bu röportajın gerçekleşmesine gerek verdiği izinlerle, gerekse merkezimizin gelişimine olan katkıları nedeniyle Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Nigar Demircan Çakar’a şahsım ve tüm çalışanlarımız adına teşekkürlerimi arz ederim. Düzce'nin sağlığına katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Düzce gibi ülkemizin bu güzel kentinde sağlık sistemini, siz değerli basın mensuplarının katkılarıyla geliştirmeye ve duyurmaya çalışacağız inşaallah.


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
6031 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

ÇOK OKUNANLAR

1000 YIL DAYANIKLI OLAN KAĞIT ÜRETECEKLER