Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[19:11] SEHVEN HATA YAPILMIŞTIR -- [17:52] ÖREN KÖYÜNDE YANGIN -- [17:31] TEM OTOYOLUNDA KAZA 2 YARALI -- [16:24] Bülent Arınç YİK üyeliğinden istifa etti -- [15:10] GİZEMLİ TARİH ORTAYA ÇIKIYOR -- [14:27] 40 YIL SONRA BİR ARAYA GELDİLER -- [13:45] İZMİR DEPREMİNDEKİ YARDIMLAR İÇİN KUTLADILAR -- [12:15] DÜZCE İL GENEL MECLİSİNDEN SARIYAYLA KÖYÜNE ZİYARET -- [12:04] İKİNCİ TAKSİT İÇİN SON GÜN 30 KASIM -- [11:12] ÖĞRENCİLERİYLE BİRLİKTE KLİP HAZIRLADI --
Röportajlar
Eğitimi Sanatla Harmanlıyor

Gazetemiz Köşe Yazarı İlhami Atasever’in bu haftaki konuğu, “Düzce Şairler ve Sanatkarlar Derneği Başkanı Abdullah Çelebioğlu” oldu.

24.02.2020
0 bekleyen yorum
3 onaylı yorum
Eğitimi Sanatla Harmanlıyor

Gazetemiz köşe yazarı İlhami Atasever bu hafta  “Düzce Şairler ve Sanatkarlar Derneği Başkanı Abdullah Çelebioğlu” söyleşi gerçekleştirdi. Düzce’nin yaşayan değerlerinden olan ve bir çok dalda başarılı çalışmaya imza atan Abdullah Çelebioğlu Eğitimden sanata, Doğadan siyasete kadar bir çok konuda önemli bilgiler kaydetti. Çelebioğlu kendisine şair diyenlere ise; “Asla tevazu filan değil, ben kendime şair demeyi hadsizlik olarak kabul ediyorum. Tüm samimiyetimle söyleyeyim ki gerçek bir derya, okyanus… İnanılması zor çeşitleri ve sanatları var. Özellikle halk aşığı olmak büyük oranda usta çırak ilişkisi ile mümkün… Tabi ki Allah vergisi duygular önemli, ama asla yetmez. Öğrenmeniz gereken çok zor bilgiler var. Serbest şiir dahi, zannedildiği gibi serbest değildir. Kendi içinde birçok kuralı vardır” diyor.

Sayın hocam kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

1958 yılında Giresun Anbaralan köyünde doğdum. İlkokulu köyümde, Ortaokulu Düzce/Gölyaka ortaokulunda, Liseyi ise Giresun lisesinde okudum. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler bölümüne girdim. 12 EYLÜL 1980 darbesini müteakip nakledildiğim Bursa Eğitim Enstitüsünden Sosyal Bilgiler Öğretmeni olarak aynı yılın sonunda mezun oldum. Eğitim Fakültesi Lisans tamamlama programı sonunda ‘Tarih Branş Öğretmeni' ünvanını aldım. Tarım Bakanlığında memur olarak göreve başladım. Fatsa Ziraat Meslek Lisesi ve Uşak Tarım İl Müdürlüklerinde görev yaptıktan sonra Düzce Kooperatifçilik ve El Sanatları Eğitim Merkezi Müdürlüğüne Müdür Yardımcısı olarak atandım. Aynı kurumda bir süre müdür olarak, bilahere Bakanlık Merkez teşkilatında bir yıl kadar daha görev yaptıktan sonra Düzce İl Tarım Müdürlüğündeki görevime atandım.

Düzce El Sanatları Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nden başka Düzce Eğitim Fakültesi, Düzce Sağlık Meslek Lisesi ve Düzce Lisesinde Tarih ve İnkilap Tarihi dersleri verdim. Çevre, müzik ve şiir konularında, birçok faaliyette bulundum. DÜZCE POSTASI gazetesinde 4-5 yıl köşe yazarlığı yaptım! Muhtelif gazete ve dergilerde makale ve röportajlarım yayınlandı. Evliyim. Erkek ve kız olmak üzere 2 çocuk babasıyım.

“SÜREKLİ ÖĞRETMENLİK YAPMAYA ÇALIŞTIM”

Asıl mesleğiniz olan öğretmenlik mesleğinin yanında başka birçok alan ile uğraştığınızı biliyorum. Bunlardan da mümkün olduğunca kısaca bahseder misiniz hocam.

Öğretmenlik yanında çevreci yanımız var. Tabiata düşkünlüğüm belki de en yoğun duygularımın temelidir. Edebiyat ve özellikle şiir baştan beri olmakla birlikte son dönemde en yoğun ilgi alanım oldu.

Öğretmenlik malum olduğu üzere her zaman ve herkes için çok farklı olmuştur. Benim için de öyledir. Tarih konusu zaten hep ilgi alanım olmuştur. Memuriyet unvanı olarak sürekli öğretmen kadrosunda olmadım ama bir şekilde sürekli öğretmenlik yaptım ve yapmaya da çalışıyorum. Günümüzün sosyal medyasını her kullanışımda bu hususa hep dikkat ederim.

“TOPRAK EROZYONU” KONUSUNDA ÖNEMLİ ÇALIŞMALARI OLDU

Öne çıkan diğer ilgi alanlarınız ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Öne çıkan diğer ilgi alanlarım; Çevre konularında özellikle ve hususen “TOPRAK EROZYONU” konusunda tamamen gönüllük ilkesi ile birçok çalışmalarım oldu. Çok değerli dostlarımla birlikte bu konularda verdiğim emek ve meydana gelmesinde çok çabam olan eserler hayatımın en gurur verici anlarını teşkil eder. Bu cümleden olmak üzere iki örnek vermek isterim. Düzce kalıcı konutlar 3. Bölgede “DEPREM ŞEHİTLERİ ANISINA HATIRA ORMANI” bu çalışmamızın bir sonucudur. Küçücük de olsa çok başarılı bir çalışma olmuştur. Beyköy su arıtma tesisleri yanında yapmış olduğumuz “AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMASI” da çok başarılı oldu.

DİKTİĞİ FİDANLAR ORMAN OLDU

Hatıra ormanı ve ağaçlandırma çalışmaları sonucu dikilen fidanlar ne durumda takip ettiniz mi? Bu çalışmaları şahsi olarak mı yoksa bir gurup olarak mı yaptınız?

Dikilen fidanların takibini tabiî ki yaptık. Diktiğimiz fidanlar şimdi orman olmuş vaziyettedir. Dikilen fidanları zamanın devlet protokolü ve iki okulun öğrencilerinin katılımı ve yapılan resmi törenle gerçekleştirmiştik.

Tema gönüllüsü olarak ne gibi çalışmalarınız oldu?

Tema Gönüllüsü dostum Cihat Özbasan bey ile birlikte her kesime ama özellikle okullarda öğrencilere yaptığımız slayt gösterili eğitim çalışmaları yaptık, konferanslar düzenledik. Tabiat gezileri, çok amatörce fotoğraf çekimleri, yine çok amatörce olta ile balık avcılığı gibi çalışmalarım oldu.

“HİÇBİR KONUDA AŞIRILIĞI SEVMEM”

Değerli hocam bildiğim kadarı ile siyasi yanınız da var. Bu konudan biraz bahseder misiniz?

Elbette… Bu arada meslektaşım olarak ben de sizlere hocam diye hitap edeyim müsaadenizle… Hocam! Emsalim olarak sizlerin de çok iyi bildiğiniz gibi genelde ülkemiz ve özelde bizim neslimiz hep siyasetin içindedir. Kalkınmakta olan bir ülke olarak kadimden gelen meselelerimizin çokluğu ve bizlerin de bu sorunları çözme isteği bunda etkili olmaktadır sanıyorum. Devletiyle kendini özleştiren bir milletiz. Bu açıdan da devlet, ülke, milletin sorunlarına bigâne kalmamız mümkün değildir. Milliyetçi muhafazakâr aynı zamanda liberal (serbesiyetçi) ama demokrat liberal görüşlerin sahibi oldum. Hiçbir konuda aşırılığı sevmem. Menfaat amaçlı her türlü inanç, fikir ve siyasi çalışmayı özellikle profesyonel olarak yapılırsa iğrenç bulurum. Sosyal amaçlı çalışmaların mümkün olduğunca amatörce ve zorunlu giderler haricinde bedelsiz yapılmasını savunurum. Birçok sahada olduğu gibi siyasi sahada da maalesef mevcut olan cahil, kaba ve buna rağmen şark kurnazlığı yöntemleri ile yol almayı alışkanlık edinmiş tiplerden nefret ederim. Çok daha fazla detaya girmeden şunu ifade deyim ki memuriyet hayatımda siyasi taraftarlık gayreti hiç olmamıştır. Zira bizim siyasi anlayışımız daha ziyade fikri anlamdadır.

Yukarıda anlatmaya çalıştığım ideallerin uygulanabilirliğini ispat etmek amacıyla, birçok siyasetçinin de zaman zaman söylediği gibi hem tabandan, hem de ‘yukarıdan aldığım ışıkla’ Milletvekili aday adayı oldum. Ama nasip olmadı. Siyasetin bir meslek gibi yapılmasını doğru bulmuyorum. O şekilde yapılırsa insanların siyasi hayata katılma istekleri zamanla azalır ve yok olur. Bu da demokrasiye çok zarar veren bir süreçtir. İnsanımız demokratik hayatın tüm aşamalarına daha çok katılım sağlamayı öğrenmeli ve buna gayret etmelidir.

KENDİME ŞAİR DEMEYİ HADSİZLİK OLARAK KABUL EDİYORUM

Abdullah hocam, edebiyat ve şiir konusunu sona bıraktığınızı hissettim. Bu konu ile ilgi ve evveliyatınız nedir?

Efendim, şunu baştan ifade edeyim; Asla tevazu filan değil, ben kendime şair demeyi hadsizlik olarak kabul ediyorum. Tüm samimiyetimle söyleyeyim ki gerçek bir derya, okyanus… İnanılması zor çeşitleri ve sanatları var. Özellikle halk aşığı olmak büyük oranda usta çırak ilişkisi ile mümkün… Tabi ki Allah vergisi duygular önemli, ama asla yetmez. Öğrenmeniz gereken çok zor bilgiler var. Serbest şiir dahi, zannedildiği gibi serbest değildir. Kendi içinde birçok kuralı vardır.

Çok üzgünüm ki yakınımda bir âşık, ozan, şair hiç olmadı. İlkokulda bir dörtlüğün dikkatimi çektiğini hayal meyal hatırlıyorum. Ortaokulda bize çok kitap okutup özet çıkarttıran bir Türkçe öğretmenimiz vardı ama şiiri hiç hatırlamıyorum. Lise yıllarımızda siyasi eğilimle birlikte şiire merak artmıştı. İdeoloji sahibi şairler daha öndeydi ve aslında bu durum neredeyse hiç değişmedi hayatım boyunca… Giresun Lisesinde Edebiyat bölümündeydim. Öğretmenimiz bir şiir yazmamızı istedi. Sınıfımız bir yandan Karadeniz’in tek adası Giresun adasına, bir yandan da tüm ilginç görüntüsü ile karşımızda duran Gedikkaya’ ya bakıyordu.

Vatanım Anadolu / Zevk dolu ahenk dolu,

Oğlu ya şehit gazi / Yaşlı analar dolu.

Diye başlayan iki veya üç dörtlük yazdım. Öğretmenim aferin dedi. Şuur altında yer eden bir aferin… Ve çok aralıklarla tek tük hep olduğu gibi acemice denemeler olageldi. Uzun yıllar sonra tesadüfen 21 Mart gününün “DÜNYA ŞİİR GÜNÜ” olduğunu öğrendim. Genellikle hep yaptığım gibi aniden bir dernek kurmaya karar verdim ve iki gün içinde hazırlık yapıp 21 MART 2014 günü “DÜZCE ŞAİRLER VE SANATKÂRLAR DERNEĞİ”ni kurdum.

 

Şiirin ne olduğunu en sonda bir şiirim ile anlatmaya çalışacağım. Şairin ne olduğu ne kadar önemli olduğu o şiir ile anlaşılacaktır sanıyorum. Şairin misyonu nedir? Sorusuna en güzel cevap şüphesiz ki M.Emin Yurdakul’un bir şiirindeki aşağıdaki dizelerdir bence...

“Bırak beni haykırayım susarsam sen matem et/ Unutma ki şairleri haykırmayan bir millet/ Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibidir”

Sanat Çalışmaları Prefabrik Binada Başladı

Şiir ile ilgili proje çalışmanız oldu mu?

Düzce öteden beri çoğunlukla olumsuzluklarla anılıyordu ve ben bundan çok rahatsız oluyordum. Ovası, dağı, bağı, deresi, çayı ile sosyal renkliliği ve insanı ile manevi yapısı coğrafi konumu ile çok özel bir yer olan Düzce’mizde güzel sanatların zirvesi, ideolojilerin kaynağı, duyguların sağanağı olan şiir mutlaka olmalıydı. Tabi ki bazı bilgilerim zaten vardı.

1999 depremlerinden hemen sonra insanımızın iç dünyalarında meydana gelen yıkımları görmüş ve “Tema Vakfı Temsilciliği” olarak bir prefabrik binada önce çeşitli enstrümanlar için kurslar açmıştım. Zaman içerisinde bunu uygulama alanına dökme fikri doğmuştu. Kursiyerlerimizden zaten sanata çok düşkün olan ve Alper Tüfekçi’nin temin ettiği Konuralp’te bir mekânda müzikli şiir programları yapmaya başladık. Programlarımız bir başka kursiyerimiz ve dostumuz olan esnaf Ömer KOÇ beyin ikram desteği, ayrıca sanatsever dostum Cihat Özbasan bey’in manevi destekleri ile 27 hafta boyunca devam etti. Gerçekten anlatılması mümkün olmayan kalite ve seviyedeki programlara Düzce’mizin bürokrasi ve eşrafı başta olmak üzere tüm kesimlerinden insanlarımız katıldı. Bu çalışmalarımızda derneğimizin adında olup genelde esnaf-sanatkâr kastedildiği zannedilen, aslında güzel sanatları icra eden “SANATKÂRLARI” daha yakından tanımış oldum.

Düzce'de Şiir Antolojisi 1 Adlı Kitabı Çıkardılar

Hocam bu çalışmalarınız bir esere dönüştü mü?

Kişisel olarak hayır. Bir şiir kitabı için çok denemelerim oldu ancak her deneyişimde birçok eksiklerimi fark edince vazgeçtim. Ülkemiz tam bir şiir ve şair cenneti adeta… O kadar büyük şairler ve o kadar büyük eserler var ki, insan tanıdıkça hayran oluyor ve kendi yetersizliğini görüyor.

Şahsi çalışma yerine tüm Düzce’yi kapsayacak bir şey yapma fikri daha fazla yer etmeye başladı bende… Dernek başkanı oluşum da bana bu sorumluluğu veriyordu. Ve sonunda “ŞİİR ANTOLOJİSİ” yapmaya karar verdim. Ancak bu çalışma için sadece Düzceli şairler ile ayrıca yaşayan Düzceli şairler ile yetinmeyi doğru bulmadım. Bu görüşle aklıma şu fikir geldi; “HALEN HAYATTA OLANI, OLMAYANI İLE DÜZCEDE ŞİİR YAZAN HERKES” bu antolojide yer almalıydı. Böylece çalışmamız çok daha zengin ve kapsayıcı olacaktı. Nitekim öyle oldu. Öteden beri Düzce’de şiir yazıp tespit edebildiklerimiz ve ulaşabildiklerimizin dahil olduğu “DÜZCEDE ŞİİR ANTOLOJİSİ 1” adlı kitabımızı çıkarmayı başardık. Konuyu kendileri ile paylaşmam üzerine bahse konu çalışmalara katkı sunan herkese, hususen Ali Ertuğrul ve Fevzi Çelebi beylere tekraren teşekkür ediyorum. Burada detaylarını ifade etmekten imtina ettiğim ve beni çok üzen, hatta hayatımın en büyük pişmanlıklarından birini yaşamama sebep olan bu çalışmayı, Düzce’mize kazandırmak buruk da olsa mutluluğuma neden olmuştur.

Çok üzülerek ifade etmek isterim ki, benim bakış açıma göre Düzce’nin en önemli eserlerinden biri olan ve muhtevası ile gerçekten hacimli olan bu büyük eser maalesef hak ettiği değeri görmemiştir. Bu durum aslında benim için değil, tüm Düzce için bir büyük üzüntü vesilesi olmalıdır. Eserin meydana gelmesine maddi katkı sunan İşadamı Önder Tonyalı, Gürcü Kültür Derneği Başkanlığı-Aydın Kubilay bey ve Düzce Üniversitesine teşekkür etmeyi bir görev kabul ediyorum.

Gençliğimde Müzik Eğitimi Almak İsterdim

Duyduğum kadarı ile sesiniz de güzelmiş. Sesinizi değerlendirecek bir çalışmanız oldu mu?

Estağfirullah… Gençliğimde fena değildi vallahi hocam... Yine de zorlarız elhamdülillah... Lakin, çok güzel seslerin olduğu güzel ülkemde bu konuda iddialı olmak benim için pek akıl kârı değil ama yine de çok teşekkür ederim.

Değerli hocam! Gençliğime dönmem mümkün olsa müzik eğitimi almak isterdim. Şartların müsait olmaması bir yana, yakınlarımda bir örneklik olmaması (Dayım Osman Çiçekoğlu kısmen hariç, yoksa üzülür hocam) ve tabi yeterli gayret olmaması bu anlamda gelişimime engel olmuştur. Çocuklarım müziğe kabiliyetliler. Amatörce de olsa müzikle ilgileniyorlar…

4 Buçuk Saatlik Yurtdışı Seyahati

Yurt dışı seyahatlarınız oldu mu?

(Uzunca gülerek) Efendim olmaz olur mu? Yemin etsem başım ağrımaz kabilinden bir Yunanistan seyahatimiz oldu. Sabah saat 05.30 civarında İpsala sınır kapısından Yunanistan’a çıkış yaptık. Saat 06.30 civarında Dedeağaç’ta (Maalesef adı Alexsandroupolis olmuş) akşamdan kalan bir gurup gençle kahve içtik. Saat 08.30 civarında Gümülcine’de (Ona da Komotini adını vermişler) kelle paça çorbası içtik ve üstüne sabah sabah bir kahve daha içtik, zira orada çay geleneği yokmuş… Bu yurtdışı gezimizden (!!!) aynı gün geri dönüşümüz saat 10.00 civarıydı! Yani şöyle söyleyeyim ki öğle namazını Edirne Selimiye Camiinde kıldık! (yine bir hayli uzun gülme)… Polis biraz şüphelendi ama bir anlam veremedi, zira daha ziyade şaşırmıştı… Yurtdışı gezimiz anlattığım gibi çok hızlı olmuştu yani...

Hocam! Şaka bir yana bu kısacık gidiş dönüş bende çok büyük üzüntü kaynağı olmuştur. Balkanlar’ın kaybının inanılmaz acısını yüreğimin en derininde hissederek yaşadım. İnanılmaz bir şey… Ayrı bir konu tabi ama bunun için bu milletin evlatları ne kadar üzülse yeridir. Resmen bir Türk yurdu… Ama bir bakıyorsunuz ki başkasının işaretleri var… Çok acı… Tüm samimiyetimle söylüyorum eğer çok üzülmemiş olsaydım arkadaşlarımla yola devam etmeyi sağlardım. Zaten sınır kapısından çıkarken geride kalan kapı ve bayrağımıza bakarken arkadaşlarıma çaktırmadan çok ama çok üzülmüştüm. İnanılmaz bir duygu yoğunluğu idi… Bu vesile ile Tüm gurbetçilere empati yapıp babacığım başta olmak üzere o yollardan nice çilelerle gidip gelirken neler çektiklerini hissetmeye çalıştım. Onu düşünmem de çok üzücü duygulara neden olmuştu.

Milletvekilliği Aday Adaylığı Süreci

Unutamadığınız bir anınızı anlatır mısınız?

Hocam bu konuya çalışmamıştım desem kızarsınız… Bir tanesi şöyle; Yukarıda siyasi yönümün de olduğunu söylemiştiniz. Siz de biliyorsunuz Milletvekilliği için aday adaylığı müracaatım olmuştu. Milletvekilliği müracaatımdan sonra herkes gibi sonuçları bekliyordum. Tarihte görülmemiş ve sanırım bir daha asla görülmeyecek sayıda tam 73 kişi aday adayı olarak müracaat etmişti.

Hocam, liste belli olmuş, gözün aydın birinci sıradasın dediler. Şaka yapmadığı belliydi bunu söyleyen. Yemin ederim ki hiçbir konuda hiçbir zaman çok ihtirası olmayan biriyim. O zaman da öyleydim. Buna rağmen bir anda ne olduğunu hâlâ anlayamadığım bir haller içine girdim. Ağlasam mı, sevinsem mi, zıplasam mı bilemedim. Ama duygusal yanıma uygun olarak ağlama hissi galip gelmeye başlamıştı ki; Yaa hocam! Bu liste müracaat edenlerin alfabetik isim sırasıymış! Denilince, yaşadığım duyguları anlamayı size bırakıyorum. İsmimin ilk harfleri gereği telefon listeleri dahil tüm listelerde hala birinci sıradayım!

Türkiye ve Dünya siyasetinde neler oluyor? Bu konuyu biraz konuşalım mı?

Biraz konuşacak olursak ancak şöyle özetleyebilirim konuyu…. İnsanlık tarihi insanın yapısı gereği “SAHİP OLMA, ÇOĞALMA, NESLİNİ DEVAM ETTİRME” vb. duyguların arzusu içinde olagelmiştir. Bu arzuların gerek insanlar, gerekse ülkeler arası ilişkilerde boyutları şartlara göre değişen sorunlara yol açtığı gerçeği karşısında gerek insan, gerekse devlet hayatını düzenleyecek sistemlere, akabinde bu sistemleri uygulayacak olanlara, sistemlerin yöntemlerinin tespitine ve bu sistemlerin uygulanmasına ihtiyaç duyulmuştur. İşte bu ihtiyaç zaman içerisinde muhtelif şekillerde uygulanmıştır. Bu sistem ve uygulamaların tamamı siyasi kanaatlere ve bu kanaatleri paylaşanların örgütlenmelerine neden olmuştur. Gerek ülkemiz, gerekse dünyamızda bu örgütlenmeyi başarabilenler öne çıkmaktadır. Bu anlamda hem ülkemiz, hem dünyamızda maalesef çok iyi bilinmeyen Siyonizm etkili olmuştur. Siyonizm’in vahşi yöntemlerle yukarıda bahse konu olan duyguları hayata geçirme noktasında, inanılmaz zulümlerle dolu bir mücadele biçimi görüyoruz. Bu mücadele esnasında saflaşmalar meydana gelmekte, bu yakın geçmiş, günümüz siyasetinde bu saflaşmalarda temel unsur olmuş ve olmaya da devam etmektedir. Emperyalist yaklaşımlar karşısında muhtelif yapılar kurulmaya çalışılmıştır. Birçok saflaşma yanında maalesef çok reel olmasa da “HAK VE BATIL” adlandırması ile çok geniş bir cephe oluşturmaya çalışan küçük bir azınlık olmuş ama bu, maalesef gerçekleşememiştir.

Ülkemiz de siyasetin bu genel uygulama ve yöntemlerinin etkisinde kalması kaçınılmazdır. Ülkemizin coğrafi konumu hem iç, hem dış siyasetin belirlenmesinde en etkili unsur olmuştur. Coğrafya yanında beşeri varlığımız ve tabi ki tarihsel zenginliğimiz en önemli siyasi enstrümanlarımız olması gerekirken, maalesef bu olamamıştır. Cumhuriyet yapılanmamız tüm eksikleri ile birlikte başarılı olmuştur diyebiliriz. Bu başarı hızlanarak devam edecektir. Ülkemiz siyasetinde özgürlükçü, milli ve yerli anlayış ile globalleşmeye eğilimli, adaleti önceleyen siyasi yapıların anti demokratik, vesayetçi ve kripto yapılara karşı başarılı olmasını sağlayacak tüm siyasi çalışmalar benim açımdan önemli ve güzeldir.

 

Dünya siyasetinde mevcut olan negatif enerji ve tüm zenginliklere rağmen mutsuzluk ve tehdit algılı gelişmelerin temelinde, muhtelif suretlerde tezahür eden sömürü amaçlı emperyalist ve Siyonist uygulamalar yer almaktadır. Bu uygulamalara muhatap olan ülkeler “ADALET” öncelikli yapılanmalar ile buna engel olamadıkça ülkemizde de, dünyamızda da huzur olmayacaktır. Bu noktada şunu çok net olarak söylemek isterim ki ülkemiz, geleceğin parlayan yıldızı olma avantajlarına sahiptir. Gelişmeler bunun olacağını göstermektedir. Tek şart var ki işte o, ülkemiz siyasetinin de temeli olmalıdır. “BİRLİK… ÇEŞİTLİLİK İÇİNDE BİRLİK… VE MUTLAK ADALET…”

İLLA ADALET, MUTLAKA ADALET...

Sayın hocam marifet iltifata tabidir. Mesleğinizle ilgili aldığınız takdir veya teşekkür belgeleriniz var mı? Bunları kısaca anlatır mısınız?

 

İlhami hocam vallahi bu sorularınıza cevap verirken gülsem mi, ağlasam mı durumunda kaldım… Ben gülmeyi tercih ederek diyorum ki; ciddi anlamda hiçbir belge filan almadım. Aldıklarım da değmez şeyler… Ama bir şey aldım ki o, hayatımın dönüm noktalarından en önemlisi belki de…

 

Bir hayli uzun olup halen devam eden memuriyet hayatım boyunca ne öncesi, ne sonrasında hiçbir ceza almadığım halde bir uygulama ile zamanında ceza sayılmadığı için itirazı da olmayan “uyarı” işlemi üst üste iki kez uygulandı ve buna dayalı olarak haksız işlem tesis edildi. Zaman olarak kısa, ama o çok üzücü ve yorucu bir süreç oldu benim için. Bu noktada diyeceğim şudur; “İLLA ADALET… MUTLAK ADALET… ERTELEMEDEN ADALET…”

İletişim adresiniz nedir?

DÜŞSAD, Cedidiye Mahallesi, Güler İş Merkezi, Kat: 2 No:8 Merkez    /DÜZCE-Mail:ab-celebi@hotmail.com - düssad81@gmail.com - abdullah81127@gmail.com’dur.

Verdiğiniz bilgiler için şahsım ve Düzce’nin Sesi Gazetesi olarak çok teşekkür eder, çalışmalarınızda kolaylık ve başarılar dilerim. Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Hocam çok teşekkür ederim. Bu vesile ile geçmişe dönmeme neden oldunuz. Bir insanın kendisini ifade etmesinin hiç de kolay olmadığını gördüm. Dilerim ki herkes bunu denesin. Kendisiyle ilgili yazmaya çalışsın. Hakkımızda son sözü söyleyecek olana teslim olarak sizlere, hususen Düzce’nin Sesi Gazetesi’ne, tüm çalışanlarına çok teşekkür ediyor üstün başarılar diliyorum.

Aşağıdaki şiirim kabul ederseniz sizlere armağanım olsun…

DÜNYA ŞİİR GÜNÜ

21 Mart Dünya Şiir günüdür

İnsanlığın ortak dilidir şiir

İnsanın zarafet duygu yönüdür

Yüce gönüllerin selidir şiir

Bu millet barışçı şair millettir

Savaşlar çok acı büyük illettir

Şiirsiz yaşamak büyük zillettir

Coşan gönüllerin gülüdür şiir

Şuurludur hepsi âşık şuara

Manalı sözleri onlarda ara

Onlarsız dünyamız olur kapkara

Mazlumun ayağı elidir şiir

Söz ustası şair sözünde mahir

Sözü eser olur evvel ve ahir

Sırrı olmaz onun ortada zahir

Millet ağacının belidir şiir

Bu milletin çoğu ozan şairdir

Yüreğinde sevda sözü şiirdir

Şiirlerin çoğu aşka dairdir

Şairin varlığı malıdır şiir

İnsanlar duygusuz hissiz kalamaz

Duygusuz ülkede barış olamaz

Şiirsiz yüreğe sevgi dolamaz

İnsanın tutacak dalıdır şiir

Şiirdir obamız çarşımız şiir

Şiirdir yanımız karşımız şiir

Şiirdir canımız marşımız şiir

Bayrağın beyazı alıdır şiir

Şiirdir daima en önde giden

Şairdir kendine haksızlık eden

Değeri bilinmez bilmem ki neden?

Şairin dilinin balıdır şiir

O coşturur beni onsuz dolamam

Çıraklık seviyem usta olamam

Gitmek istemezdim ama kalamam

Çelebioğlu’nun salıdır şiir  (21.03.2015 - DÜZCE)


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
0 bekleyen yorum
3 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Maksimum 500 Karakter
Katılıyorum   Katılmıyorum
%49,47

Abdullah ÇELEBİOĞLU

25.02.2020 - 09:37:20

Kültür ve çevre konularına toplum yararına çalışmaların duyurulması açısından önemli gördüğüm bu röportajın yayınması nedeniyle; DÜZCENİN SESİ gazetesine, Oksijen medya- İslam Keleş beye ve Köşe yazarı İlhami ATASEVER beye en kalbi teşekkürlerimi sunarım.
Katılıyorum   Katılmıyorum
%49,66

Ahmet

25.02.2020 - 02:21:44

Hocam masallah size. Düzce halkı yaptıklarınızdan minnettar emin olun. Yeni projelerinizi bekliyoruz
Katılıyorum   Katılmıyorum
%49,25

kamil

24.02.2020 - 15:10:55

Her ikinizde Düzce için bulunmaz Velii'nimetsiniz. Allah sizleri başımızdan eksik etmesin.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

ÇOK OKUNANLAR