Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[19:12] Düzce İl Sağlık Müdürlüğünde görev dağlımı yapıldı -- [17:30] KAZALAR SANİYE SANİYE GÖRÜNTÜLENDİ -- [16:55] KROS MÜSABAKALARI NEFES KESTİ -- [16:48] RASİM BETİR’DE ÇİZGİLER ÇEKİLİYOR -- [16:42] Düzce Üniversitesi Öğrencileri Sektörle Buluştu -- [16:38] ORMAN BÖLGE MÜDÜRÜNDEN ZİYARET -- [16:35] Sigara Yasağında Esneme Olmayacak -- [16:15] Hikayemizin Yarım Asırlık Sesi kapanış paneli yapıldı -- [16:12] Düzce Milletvekilleri Komisyonlarda -- [16:09] İYİ PARTİ İYİ YOLDA --
Siyaset
Siyasal yorgunluk, AK Parti ve üç adam

13.8.2017 - 08:24
839 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
Siyasal yorgunluk, AK Parti ve üç adam

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın metal yorgunluğu ifadesi, doğrudan siyasal yorgunluğa işaret ediyor. Hem Türkiye’nin hem de Ak Parti iktidarının yorgunluğudur bu. Çünkü son on beş yıl içinde siyasette çok şey yaşandı. Reformlar yapıldı, büyük ekonomik kalkınmalar ve anayasal değişmeler gerçekleşti, bir düzine seçimden geçildi, Gezi olayları ve Arap Baharı yaşandı, Türkiye terör dalgalarıyla kuşatıldı, milyonlarca mülteci ülkemize geldi ve son olarak 15 Temmuz darbe girişimi oldu. Bu tablo içinde yaşayan bir hükümet de, bir toplum da siyasal yorgunluğun dibine vurdu.

Ak Parti kadrolarının bu kadar yoğun değişmeler ve olaylar içinde siyaset yapması ve Türkiye’yi yönetmesi önemli yorgunlukları da beraberinde getirdi. İktidar zehirlenmeleri, zenginleşme ile gelen para ile ilişki kurma sorunları, birçok seçimi kazanmanın getirdiği başarının verdiği kibir ve cemaatlerin serbest dolaşıma katılmalarıyla beraber ortaya çıkan parti içi klikler… Bütün bunlar iktidar da siyasal yorgunlukları derinleştiriyor. Bu nedenle beklenmedik sıkıntılara neden oluyor. Kibir, makam düşkünlüğü, hizipçilik ve şahsi menfaat gibi sorunlar doğuyor. Siyaset de bunlarla birleşmeye başlıyor. Siyasetin en derin yorgunluk alanlarını bunlar meydana getiriyor.

Ak Parti büyük bir teşkilat ve bu teşkilatın lideri Erdoğan da önemli bir karizma. Türkiye’nin gerçekleştirmesi gereken süreçleri yapacak bu teşkilat ve bu liderliktir. Bunun başında Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin uygulamaya dönüşmesi için 2019’un başarıyla sonuçlanması ve Türkiye’nin selamete ulaşması geliyor. Bu dönüşüm Türkiye için artık bir var oluş meselesidir. Bunu yapacak bir kadro ve liderlik de sadece Ak Parti'de var. Başka bir alternatif de yok. O nedenle hem halkın siyasal yorgunluğunu giderecek yeni umutlar, heyecanlar ve perspektifler lazım hem de bunu gerçekleştirecek canlı, dinamik ve siyaseti yeniden dava ekseninde idrak edecek kadrolar. Kadroların, toplumun ve programların yorgunluğunu aşacak olan yine yeni  kadrolar, yeni  programlar ve yeni ruhla seferber olacak toplumdur.

Erdoğan’ın metal yorgunluğu ile başlattığı tartışma ve arkasından “üç adam perspektifi” ile işaret ettiği konular 2019’a yeni umut, ruh ve heyecanla gitmeyi hatırlatmaktadır. Üç adam perspektifinde öncelikle bir öz eleştiri var. Ak Parti siyasetinin açmazlarına işaret ediyor. Ama aynı zamanda önerileri de sıralıyor. Adeta “üç adam tipi”ne dayalı bir siyasal çağrıdır bu. Bu siyasal çağrı ve perspektif ile Ak Parti, yeni atılımda bulunacağını düşünmekte. Nedir bu üç adam perspektifi? Rize konuşmasında bahsettiği “gönül adamı”, “dava adamı” ve “millet adamı”.

Gönül adamı, mütevazı olan adamdır. Kibir siyasetine karşı mesafe içindedir. Bulunduğu makam, güç ve otoriteyi halka karşı siyasal bir kibir olarak yansıtmayan adamdır. “Ben ne oldum” kibir psikolojisine girmeyendir.

Dava adamı, siyaseti geçim kaynağı görmeyendir. Siyaseti şahsi menfaatleri için yapan ve yine menfaatleri için kullanmayandır. Siyaseti dava gören ve bunun için koşandır. Dava adamı, sosyolog Weber’in dediği gibi “siyaset sayesinde yaşayan değil, siyaset için yaşayan” adamdır.

Millet adamı, bütün toplumu kucaklayan siyasetçi kimliğidir. Erdoğan’ın ifadesi ile belli “yapı ve grubu” temsil etmekten öte bütün toplumu kapsayan kişidir. Burada siyasetin cemaatler ve hizipler tarafından dizaynına izin veren ve onların parti içinde temsilciliğine soyunarak “fırkacılık” yapanların reddi vardır. Millet adamı, siyaseti sosyolojik, dini ve ekonomik hayatta dahil olduğu grubu  temsil eden değil doğrudan millet mensubiyetiyle yapan adamdır.

Ak Parti'nin siyaset yorgunluğunu aşacak siyasal tip, bu üç adam perspektifiyle aşılabilir. Gerisi yeni kongrelerde bu insanların bulunması ve seçilmesine kalmış. Böylece muhafazakar siyasetçi tipi “rüşvetçi, menfaatçi, cemaatçi, hizipçi, kibirli” gibi karakterlerden uzak tutularak Ak Parti yeniden bir hareket ve canlılık kazanabilir. Siyaset çok genel manada iki kanatla uçar: Kadro ve program. Kadro daha da önemli. Çünkü programı da geliştirip yürütecek sonuçta kadrodur. Bu nedenle Erdoğan’ın parti içi öz eleştirisi ve  “üç adam” önerileri önemlidir.

Ergün Yıldırım

Ergün Yıldırım


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
839 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

ÇOK OKUNANLAR

İyi Parti’de İpek Kurucu Başkan Oldu
İYİ PARTİ İYİ YOLDA
13.12.2017 - 16:09
İYİ PARTİ İYİ YOLDA
Düzce sokağa döküldü!
8.12.2017 - 14:16
Düzce sokağa döküldü!
İYİ PARTİ İL VE MERKEZ İLÇE YÖNETİMİ BELLİ OLDU
Saadet Partisi’nden esnaf gezisi