Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[19:12] Düzce İl Sağlık Müdürlüğünde görev dağlımı yapıldı -- [17:30] KAZALAR SANİYE SANİYE GÖRÜNTÜLENDİ -- [16:55] KROS MÜSABAKALARI NEFES KESTİ -- [16:48] RASİM BETİR’DE ÇİZGİLER ÇEKİLİYOR -- [16:42] Düzce Üniversitesi Öğrencileri Sektörle Buluştu -- [16:38] ORMAN BÖLGE MÜDÜRÜNDEN ZİYARET -- [16:35] Sigara Yasağında Esneme Olmayacak -- [16:15] Hikayemizin Yarım Asırlık Sesi kapanış paneli yapıldı -- [16:12] Düzce Milletvekilleri Komisyonlarda -- [16:09] İYİ PARTİ İYİ YOLDA --
Yaşam
Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılık Önlenmeli..

25.11.2017 - 16:10
318 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılık Önlenmeli..

Düzce Barosu Başkanı Av. Azade Ay, kadına şiddet ve ayrımcılık boyutunun her geçen gün arttığını söyledi, fiziksel şiddet, taciz ve tecavüzlerin yanı sıra psikolojik şiddet mağduru yüzlerce kadının çığlığının duyulmadığını vurguladı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1999 yılında 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele Günü” ilan edildiğini söyleyen Düzce Barosu Başkanı Azade Ay,  bugün tüm ülkelerde her yıl çeşitli etkinlikler düzenlenerek kadına yönelik şiddete dikkat çekildiğini, şiddetin ortadan kaldırılabilmesi için yapılması gerekenler hususunda çalışmalar yapıldığını belirtti.

Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne (CEDAW) taraf bir ülke olduğunu söyleyen Ay,  bu sözleşme ve devamında 25 Kasım 2011’de İstanbul’da imzaya açılan “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” başlıklı İstanbul Sözleşmesi’nin, taraf ülkelere kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığa karşı, gerekli yasal düzenlemeleri yapma ve şiddeti ortadan kaldıracak uzun ve kısa vadeli çözümler üretme sorumluluğu getirdiğini ifade etti.

Ay ancak, yasal düzenlemeler ve bağlayıcı nitelikteki söz konusu uluslararası sözleşme hükümlerine karşın, Türkiye’nin halen kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık konusunda Dünya sıralamasında oldukça gerilerde kalmakta ve şiddet ayrımcılığının boyutları her geçen yıl arttığını vurguladı.

Ay, “  Verilere göre 2016 yılında kadın cinayeti sayısı 278 iken 2017 yılının ilk on ayında bu sayı 286’dır. Kadın ölümleriyle sonuçlanan şiddet olayları yıllara göre artış göstermektedir. Bununla birlikte kayıtlara geçen rakamlar buz dağının görünen yüzü olup, şiddet nedeniyle intihara sürüklenen yahut şiddet mağduru olmasına rağmen kaza eseri hayatını kaybettiği bildirilen onlarca kadın bulunmaktadır. Öte yandan her gün onlarca kadın fiziksel şiddetin yanı sıra taciz ve tecavüz eylemlerine maruz kalmakta, işkence görmektedir. Yine pek çok kadın çalışması engellenerek yahut ağır işlerde çalıştırılmakla birlikte kazancı elinden alınarak ekonomik şiddete uğramaktadır. Daha da vahimi duygusal ve psikolojik şiddet mağduru yüz binlerce kadının sessiz çığlıklarını duyan kimse bulunamamaktadır.” Dedi.

Şiddetle mücadelenin, yalnızca ceza yasalarını uygulamaya koymak suretiyle başarılı olamayacağının altını çizen Ay,, bu konuda toplumun tüm bileşenlerini ve sosyal hayatın tamamını içine alan geniş çaplı bir dönüşümün tüm mevzuata hakim olması gerekliliğinden söz etti.

Kadına yönelik hiçbir şiddet eyleminin cezasız kalmaması gerektiğini söyleyen Ay, “ Bununla beraber şiddet eylemlerini yalnızca bireysel eylemler olarak değerlendirmek suretiyle faillerin cezalandırılmasıyla yetinmek, olayların toplum psikolojisinde yarattığı travmayı yok saymak anlamına gelmektedir.Söz konusu yaklaşım, şiddetin önüne geçmekten ve yeni şiddet eylemlerini engellemekten ziyade, yalnızca baskılamaya yönelik bir yaklaşımdır ve uzun vadede asla olumlu sonuç veremez.” Şeklinde konuştu.

Devletlerin toplumda kanayan bir yarayı tedavi ederken, yeniden yara açılmaması için gerekli önlemleri alma yükümlülüklerinin bulunduğunu vurgulayan Baro Başkanı Azade Ay, şiddeti önlemek amacıyla neler yapılabileceğini anlattı.

Ay, “ küçük yaştan itibaren bireylerin bilinçlendirilmesi, en küçük sosyal birim olan ailelere inilerek ana – baba eğitimlerinin tüm vatandaşlara yaygınlaştırılması, şiddet kavramının ve mücadele gerekliliğinin müfredata alınarak okullarda gençlerimize ders olarak okutulması gerekmektedir. Diğer taraftan adli mercilerin önlerine gelen kadına yönelik şiddet vakalarının titizlikle araştırılması, olayların her ne şekilde olursa olsun basit vakalar olarak değerlendirilmeyerek sebep ve sonuçları ortaya koyulmak suretiyle Barolar, üniversiteler ve ilgili sivil toplum kuruluşları ile koordineli bir şekilde önleyici tedbirlerin düzenlenmesinde dikkate alınmasının sağlanması zorunludur. Ancak böyle bir toplumsal dönüşüm uzun vadede şiddet eylemlerinin en aza indirgenmesini sağlayabilecektir.Kadını ve erkeğiyle bilinçlenen toplumda daha sağlıklı bireylerin yetişeceği, kadının da erkek ile aynı insan haklarına sahip olduğunun toplum tarafından içselleştirileceği kuşkusuzdur.” İfadelerini kullandı.


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
318 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

ÇOK OKUNANLAR

Binlerce öğrenci Hamsi Festivali'nde buluştu
YARGITAY’DAN EMSAL KARAR
9.12.2017 - 15:54
YARGITAY’DAN EMSAL KARAR
HAVA GÖRÜNTÜSÜ BÜYÜLEDİ
9.12.2017 - 11:05
HAVA GÖRÜNTÜSÜ BÜYÜLEDİ
BİTER Mİ BU ÇİLE?
13.12.2017 - 09:40
 BİTER Mİ BU ÇİLE?
KREDİ KARTI KULLANANLAR DİKKAT..!
'Konuşan eller' sayesinde iş hayatına atıldılar
Komşuda bir başarı hikayesi... ilk 10’a girdi