Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[21:11] Bu Acıya Yürek Dayanmaz! -- [21:10] Salonlarda 23 Nisan Coşkusu... -- [21:07] Fındık üreticisi kar yağışından etkilenecek mi? -- [18:46] Yığılcalı asker İskenderun'da öldü -- [16:05] Arabaya yağlı boya döktüler, lastikleri parçaladılar -- [15:56] İki katlı ev yandı... -- [15:36] Çilimli’de 23 Nisan Coşkusu -- [15:25] Kar üniversitelilere sürpriz yaptı -- [12:59] 23 Nisan kutlamalarına kar engeli -- [11:02] Nisan'da Bolu Dağı'nda kar sürprizi --
Yazarlar
Açık oy gizli sayım = İnönü CHP’si!
Ercan ARSLAN

Ercan ARSLAN

21.4.2017 - 09:27
267 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum

Deveye sormuşlar ya hani; “Neren eğri?”, “Nerem doğru ki?!” demiş. Bizim CHP’de böyle işte, hangi eğrisini konuşalım, neresini düzeltelim diye sorsanız kafası karışıyor insanın.

Bir parti düşünün ki, kendi yakın tarihi skandallarla dolu olsun, haksızlık ve zulümlerle anılsın. Sonra o partinin sözcüleri, geçmişte yaptıkları haksız ve despot uygulamaları bir kenara bırakıp  demokratik kurum ve kuruluşlara hukuk ve ahlak dersi vermeye kalksın. Olacak iş değil.

CHP’lilerin medar-ı iftiharı olan milli şefleri İsmet İn-önü, ülkeyi tek partiyle yönetti yıllarca. 1950 yılına kadar başka bir partinin seçime girmesine izin vermedi. CHP olarak tek başına seçim yaptı, oyları açık kullandırdı ama oy sayımını gizli yaptırdı. Ne Yüksek Seçim Kurulu, ne sandık müşahitleri filan?! Ne televizyon vardı, ne radyo ne de bağımsız yayın yapabilen bir gazete! Ertesi gün Devletin radyosundan ve gazetesinden ilan ederlerdi: “Halk CHP’yi şu kadar rey ile yeniden seçti!” Zavallı halk!

CHP’nin grup başkanvekili Engin Altay’ın da bizzat itiraf ettiği gibi, 1950 yılına kadar ülkede demokrasi yoktu. Devlet, parti devletiydi. Yani diktatörlük ve despotizm vardı. Ellerinde cetvelle sokak sokak dolaşan İnönü ajanları vardı mesela. Şapka takmayanı parası var veya yok, sorgusuz sualsiz zindanlara atarlardı. O meşhur cetvelleriyle vatandaşı yoldan çevirir bıyıklarının ölçüsünü alırlardı. (Merak eden okurlarımız o resimleri internetten bulabilir..) Hitler taklitçisi İnönü bıyığının ölçüsünden daha kısa veya uzun bıyıkları olanlar, ayva yerine hapiste falakayı yerdi. Günümüzde Kuzey Kore lideri de aynı uygulamayı yapıyor. Koreli erkeklerin saçları da liderlerinin saçı gibi tıraş olmak zorunda.

Benzerliğe bakar mısınız!

İşte bu CHP, bugün yine skandal peşinde. 1 buçuk milyona yakın oy farkını görmezden gelerek, mühürsüz 3 beşyüz zarf için seçimin iptalini istiyor. Üstelik o sandıkta görevli CHP ve HDP’li görevlilerin imzası var. Yani tamamen şaibesiz oy kullanılmış ve sayımda da herhangi bir anlaşmazlık yaşanmamış. Kayıtlara geçirilmiş, imzalar atılmış. Ama bir işgüzarın –ki, muhtemelen paralel işgüzar!- zarflara mühür basmamış olmasını seçim iptaline sebep olarak sunuyorlar.

Hadi oradan CHP!

Daha bu son genel seçimlerde aynı durum yaşanmış, ama sevgili CHP’liler oyların geçerli olması için başvurmuş. HDP’nin itirazına rağmen Yüksek Seçim Kurulu CHP’nin başvurusunu makul bulmuş ve oyları geçerli saymış. Buyurun! Şimdi aynı durum yaşanmış ama arada önemli bir fark daha var, bu defa oyların sayımı beklenmeden sabah saat 09:45 civarında YSK bir açıklama yapmış. Yani sandıklar açılmadan, oyların Evet mi hayır mı olduğu belli olmadan YSK bu tür oyların geçerli sayılacağını ilan etmiş. Nokta!

Ne çıkarsa bahtına misali, oyların rengi belli olmadan yani sayım yapılmadan çok önce sabah saatlerinde bu açıklama gelmiş. Vatandaşın hür iradesiyle kullandığı oylar bir işgüzarın kasıtlı veya kasıtsız ihmali sonucu yok sayılamaz. YSK kararına bunu da gerekçe göstererek, mühürün önemsizliğine dikkat çekmiş ve önemli olanın sandık müşahitlerince sayılan ve tutanağa geçirilerek imza altına alınan belgenin geçerliliği olduğunu belirtmiştir.

Ama bu çirkeflik CHP’nin genlerinde var. Eğer demokrat olsalardı ve bu kararın yanlış olduğuna inansalardı, sabah 09:46’da itiraz ederlerdi. Yok, sonucu beklediler. Baktılar ki her zamanki gibi yine sandığa gömülüyorlar, hemen vaveylayı kopardılar.

CHP’nin müzmin mağlup lideri Kemal Kılıçdaroğlu kameraların karşısına geçti ve mağlubiyetine kılıf aradı. “Halkın oy tercihine saygı duyuyoruz, ama..” diye devam etti. “Ama”sı ne la?! Tabii ki saygı duyacaksın. “..ama Yüksek Seçim Kurulu bu referanduma gölge düşürmüştür!” diye devam ediyor bay Kılıçdaroğlu. Tamam, bir kereye mahsus siz haklı olun. O zarflar hayır yerine evet basılmış olsun diyelim. Alın hepsi sizin olsun! Hepi-topu kaç oy vardı o mühürsüz zarflarda? 50 mi, 100 mü, bin 500 mü? Hadi 30 bin vereyim size; kalan 1 milyon 400 bin oyu ne yapacaksınız? Buna bir kılıfınız var mı?

İşinize gelince hukuk, işinize gelmeyince guguk! Yok öyle bir dünya, halkın iradesine ne siz ne de YSK gölge düşüremez. Ne yapsanız boş. Halk kararını verdi, bu düzen 17 nisanda bitti!

Geçti Bor’un pazarı, sür eşeği Niğde’ye!

 


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
267 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

Neden Evet?

Mustafa Koloğlu

Neden Evet?

Son viraj

Selçuk Özkurt

Son viraj

CIMBIZLA NE YAPILIR!

Atilla Gösterişli

CIMBIZLA NE YAPILIR!

UYANIN ARTIK…!

İslam Keleş

 UYANIN ARTIK…!

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Gelecek ay darbe olur mu?

Prof. Dr. Berat Özipek

Gelecek ay darbe olur mu?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ