Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[10:07] Bakan Özlü, şehit babasını ziyaret etti, Babalar Günü'nü kutladı -- [09:32] "Dünyada en fazla büyüyen ikinci ülkeyiz" -- [09:11] Bakan Özlü, bayram şölenine katıldı -- [20:43] 3 GÜNDÜR KAYIP! -- [20:30] Taşerona yüzde 4 zam yapılacak -- [20:26] Sayıları 80 bin azaldı..! -- [20:22] TEM’de son durum: Trafik tıkandı -- [17:50] MELENSU PARK KAPILARINI AÇTI -- [17:48] DÜZCE'DE KAÇ SEÇMEN OY KULLANACAK -- [17:34] LEVENT BAŞARAN... PAZARTESİ GÜNÜ HASAR TESPİTİ YAPILACAK --
Yazarlar
Tayyip ERDOĞAN’ı anlama(ma)k..
Ercan ARSLAN

Ercan ARSLAN

12.12.2017 - 10:39
701 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum

Ünlü düşünür-yazar Geothe der ki; “Bir insanı anlamak ve hakkını vermek için onu sevmek gerekmiyor, saygı duymak yeterli..”

Bu tespite katılır mısınız bilmem ama saygı olmayınca sevgi de olmuyor. Saygı demek empati demektir. Saygı demek vicdan demektir. Saygı demek insaf demektir, merhamet demektir.

Sadece yaşamak için avlanmak zorunda kalan bir canlıya “vahşi hayvan”, yemediği bir kediyi vahşice katleden mahlukata da “medeni insan” diyoruz..

Bu girişin başlıkta ki Tayyip ERDOĞAN ile ne alakası var diye merak eden okurlar, sevgili okurlar.. Aslında konunun özeti budur. Beğenmediği, sevmediği bir varlığa tahammül etmemek. Onun yaşam hakkına, iradesine saygı duymamak. Kendisi gibi düşünmeyen, kendi ahmak siyaset anlayışına uymayan ve kendi cahil duruşunu sergilemeyen herkese karşı olmak ve saygı duymamak.

Saygı olmayınca empati de olmuyor tabi. Haliyle o varlığı anlamak veya anlamaya çalışmak gibi temel insani bir dürtüye de sahip olmuyor, olamıyor. Bir insanı eleştirmek, kınamak ve tenkit etmek için onu tanıması gerekmiyor artık; onu sevmemesi ve beğenmemesi yeterli bir sebep.

Bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ı tenkit eden, yerden yere vuran ahmakların tek argümanı var; o da Tayyip ERDOĞAN’dan nefret etmek. Bizzat kendim her ortamda ve her fırsatta sorarım bu nankör ahmaklara; “Nedir bu öfkeniz, kininiz, nefretiniz? Söyleyin ben de nefret edeyim?” Ama aldığım cevapların hiçbir tanesi incir çekirdeğini doldurmadı, çoğu kişisel yani duygusal bahaneler, kalanı da eksik ve yanlış bilgiler.

KİMDİR ATATÜRK DÜŞMANI!

Yıllardır verdikleri cevaplar aynı tornadan çıkmış kalıp gibi ve papağan gibi aynı türküyü söylerler: “Tarlaya ektim soğaaan!Bahane 1:Efendim işte Tayyip ERDOĞAN, Atatürk düşmanı!” Haydaa.. Bu da nerden çıktı kardeşim, Atatürk’ün heykellerini mi yıktı bu adam? Paralardan, pullardan Atatürk resimlerini kaldırıp kendi resimlerini mi koydu? Anıtkabir ziyaretini mi yasakladı? “Yok da.. Eee, şey ama..”

Bahane 2:Efendim Tayyip ERDOĞAN memleketi sattı!” Hmm.. Kime sattı ve hangi memleketi sattı?

Atatürk düşmanı demişken, sen hiç İnönü’ye hakaret ettin mi? “Ne münasebet, tabi ki etmedim o bizim Milli Şef’imizdi. Atatürk’ün en yakın arkadaşıydı, hem Atatürk onu Başbakan bile yaptı!” Peki dostum, bunlara karşılık İnönü ne yaptı biliyor musun? “Detayları bilmiyorum ama İnönü de Atatürk’ün mirasını devam ettirdi, mutlaka iyi şeyler yapmıştır!

Yapmıştır, yani “mış”lı “muş”lu tahminlere dayanır bunların empatileri ve anlayışları. Sizde sorun lütfen, mutlaka vardır çevrenizde bu tipler; hemen hemen aynı teraneleri duyacaksınız. Çünkü insan saygı duyduğu kişiye kötülük ve hata yakıştıramaz. O devirde yaşamadığı ve o dönem ile ilgili hakikatleri bilmedikleri halde hep iyimser tahminler yürütürler. Toz kondurmazlar sevdiklerine.

Tabi bu tiplerin bir çoğunu bilgi ve belgeler ışığında hakikatler ile yüzleştirince, dumura uğrayıp küçük dilini yutanlar da oldu, cehaletlerini inatla savunanlar da. Halbuki ortada görsel gazete arşivleri, devlet arşivleri ve yaşayan şahitlerin ifadeleri var. İnönü öyle zannettikleri gibi Atatürk’e vefa göstermemiştir. Mesela Atatürk’ün cenazesine katılmamıştır. Yetmemiş, Atatürk’ün naaşının toprağa verilmesini engellemiş, müzeye kaldırmıştır. Yani her ölünün temel hakkı olan toprağa verilme geleneğini Atatürk’e çok görmüştür. Merhum Atatürk’ün aziz naaşı, İnönü’nün emriyle yıllarca Etnografya müzesinde bekletilmiştir.

Tabi bu Atatürk sevgisi(!) İnönü’ye yetmemiş olacak ki, paraların ve pulların üzerinden Atatürk resimlerini kaldırtıp kendi resimlerini koymuştur. Hızını alamayıp resmi dairelerde ve okullarda ne kadar Atatürk poster ve tabloları varsa kaldırıp, kendi yakışıklı posterlerini astırmıştır. Dahası var; Atatürk’ün vefatından hemen sonra Tevhid-i Tedrisat Kanununu (1939) değiştirmiştir. Bugün bir kısım insanımızın Atatürk’ü sevmemesinin temelinde bu kanun vardır. Yani İnönü’nün hediyesi olan eğitim sistemi.

Bu kanunla bastırılan ders kitaplarında Atatürk’ü İslam düşmanı, Osmanlı padişahlarını da Deli, Sapık, Kızıl Sultan ve Hain olarak göstermiştir. Merak edenler arşivlerden ve hatta internetten bu kitapların bir kısmını bulabilir. Düşünün ki, bu ERDOĞAN düşmanı sözde Atatürkçü’lerin sevdiği-saydığı İnönü var ya, Atatürk’ü o kadar çok seviyormuş ki bugün “Atatürk’ü Koruma Kanunu” bu sayede çıkmıştır. Yok, yok öyle değil; bilakis Atatürk’ün manevi şahsiyetini ve siyasetini İnönü’den korumak için bir başkası çıkarmış o kanunu. Evet, “Atatürk’ü Koruma Kanunu”nu merhum Başbakan Adnan MENDERES çıkarmıştır.

MEMLEKETİ KİM SATTI?

Hakaret ettikleri, beğenmedikleri Tayyip ERDOĞAN; memleketi satmak bir yana Boğazdan gemiler bedava geçmesin diye büyük bir kanal projesi yapıyor. Tarihin en büyük enerji hamlelerini yapıyor. Ama toz kondurmadıkları (güya) Atatürk dostu İnönü ise Musul-Kerkük petrollerimizi, kısa adı BP olan British Patrol Company’e 500 bin Pound karşılığında satıyor! Ve o parayla ne bir fabrika ne de bir baraj yapıyor.

Şimdi bu tarih cahili ve gözleri hakikatlere kör cühedalar, bugün Tayyip ERDOĞAN’dan nefret ediyorlar. Fetöcüsü, CHP’lisi, HDP’lisi yani hemen hepsi ortak paydada buluşuyorlar; Tayyip ERDOĞAN’dan nefret etmek. En azından saygı gösterip anlamaya çalışmak gibi bir lüksleri de yok maalesef bu güruhun. Yani ERDOĞAN ülkeye hizmet etmiş, yollar, fabrikalar, hastaneler, okullar, v.s hiç fark etmez. Onun döneminde daha fazla özgürlük, daha çok meyhane, daha çok alkol markası, sigara çeşidi, modern yapılar, teknoloji zenginliği filan, bu saygısız, anlayışı kıt nankör güruha hiç tesir etmiyor. Cumhuriyet döneminde Atatürk’ün manevi mirasına en çok sahip çıkan lider olması da Tayyip ERDOĞAN’ın takdir edilmesine veya saygı duyulmasına yetmiyor. Çünkü onu anlayamıyorlar, anlamak istemiyorlar.

Evet, bu cüheda güruhu aynı şeyi istiyor; “Romeo ölmeli!”


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
701 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

Madde Bağımlılığı

Oğuzhan Erdemir

Madde Bağımlılığı

NE ZAMAN ÖLÜRÜZ ?

Miraç Kayıhan Karayiğit

NE ZAMAN ÖLÜRÜZ ?

NİCE 12 YILLARA

İslam Keleş

NİCE 12 YILLARA

Küçüksu semt garajı

Selçuk Özkurt

Küçüksu semt garajı

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

Atilla Gösterişli

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

ÖZEL OKUL AÇMAZI

Misafir Kalem

ÖZEL OKUL AÇMAZI

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ