Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[13:09] Telekom bunu hep yapıyor -- [13:06] Akçakoca Barbaros kavşağında kaza -- [12:47] Hac kayıtları başlıyor -- [11:07] “Spor Yaralanmaları” konferansı düzenlendi -- [11:04] Düzce Üniversitesi’nde Düzenlenen Gökkuşağı Sanat Festivali Sona Erdi -- [10:52] İlk Ziyaret Oxijen medyaya -- [10:46] Öğrencilere Fındık Hediye Ettiler -- [10:43] 6.AÇIK KAPI GÜNLERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ -- [10:40] Belediyeleri Denetime Geliyor -- [10:36] Üniversite öğrencilerine Serbay Interactive desteği --
Yazarlar
İLAHİ ADALET
İbrahim BİLGİN

İbrahim BİLGİN

14.6.2017 - 08:56
436 kez okundu
0 bekleyen yorum
1 onaylı yorum

Adalet; şahısların hukukuna riayet etmek olarak anlam bulsada, geniş manada herşeyin yerli yerine konulması, dengeli ve eşit olması demektir.

İnsanoğlu varolduğundan bu yana, adalet adına çok çeşitli kurallar uygulanmıştır.

Bu kurallar; emir, buyruk, ferman, töre, tüze, gelenek, görenek, talimat, karar, kanun; adı her ne olursa olsun Hakkı gözetmek için uygulana gelmiştir.

Hakkı gözetmek adına uygulanan hukuk kurallarının temelinde suç işleyenlere ceza vermek, suç işleme eğiliminde olanları caydırmak, toplumun vicdanını rahatlatmak vardır.

Dahası hakkı olana hakkını teslim etmek, eşitliği sağlamak, dengeyi korumak vardır.

Meri hukukun, yani yürürlükte olan hukuk kurallarının cezasız bıraktığı suçlar, yada yetersiz kalan cezalar vicdanlarda yara açar.

Bu yaralar büyürse toplumların dağılmasına, devletlerin yıkılmasına neden olur.

Birde gizli kalan suçlar vardır. Yada yapanın yanına kar kaldığı sanılan haksızlıklar.

İşte tam burada İLAHİ ADALET devreye girer.

O adalet öyle bir adalettirki, Allah Resulünün Hadisi Şerifinde ifade ettiği gibi. "Yer ve gök adaletle ayakta durmaktadır."

O hiç şaşmaz. Hiçbir varlığın müdahale edemedigi bir sistemle, herşey yerli yerindedir.

Bir düşünün, saatte 1675 km hızla dönen dünya, bir saniye hızlansa yada yavaşlasa ne olur.

Oysa yüzyıllardır ne kelebeğin uçuşu, ne de kaplumbağanın yürüyüşü değişmemiştir.

Şüphesiz en Adil olan Yüce yaradan Allah'ü Teala dır.

Biz müslümanlar bilirizki Allah'ü Teala'nın 99 güzel isminden biri El Adl dir. (El-Âdil)

Allah'ın ismi olarak Adl, çok âdil demektir. "Asla zulmetmeyen, hakkaniyetle hükmeden, haktan ve doğrudan başkasını söylemeyen, bütün icraatında bu şekilde hareket eden" diye de tanımlanmıştır.

Rivayet olunur ki,

Bir gün; Hz Musa ibadetini bitirdikten sonra bir ağacın altına oturur.

Biraz uzağındaki çeşmeyi seyrederken, atlı bir savaşçının çeşmeye geldiğini görür.

Savaşçı şu içmek için eğildiğinde boynundaki altın kesesini ıslanmasın diye çıkarır, çeşme başına bırakır.

Suyunu içtikten sonra altın kesesini unutur ve yoluna devam eder.

Hemen arkasından hoplaya zıplaya bir çocuk gelir.

Tam şu içecekken altın kesesini farkeder ve hiç düşünmeden alır ve uzaklaşır.

Çocuğun arkasından çok yaşlı bir ihtiyar inleyerek şu içmeye gelir.

Bu arada altın kesesini su başında unutan savaşçı keseyi almak için çeşmeye doğru yaklaşır.

Fakat çeşme başında hiç bir şey bulamaz.

Hemen yanındaki yaşlı adamın boğazına sarılır ve altın kesesini vermesini ister.

İhtiyar ne kadar "ben almadım " dese de savaşçıyı ikna edemez.

İyice sinirlenen savaşçı kılıcını çeker ve yaşlı adamı oracıkta öldürür.

Olan biteni gören Hz. Musa "Ey Rabbim, bu nasıl bir adalettir. Ben hiç bir şey bilmiyorum.. Senin işine sual olmaz ama ben anlamadım " der.

Bu isyana benzer açıklıktaki sözlere karşılık Rab şöyle seslenir:

"Ey Musa;

Ben sana benim işlerimi anlayacak kadar akıl vermedim ki, sen benim hakkımda yorum yapıyorsun? Ama kalbinin yatışması için gerçek şudur:

Savaşçı o küçük çocuğun babasının malını yağmalamıştı. O hakkını aldı.

Ölen ihtiyar ise gençliğinde çok güçlü bir adamdı, ama bir hiç uğruna bir köylüyü öldürmüştü. O ihtiyarı öldüren savaşçı, işte o köylünün oğludur.. O da kanını aldı.

Ey benim gafil kulum, şimdi tövbe et. Çünkü benim adaletim işte bu kadar açıktır."

Biz müslümanlar biliriz ki; bizi yaratan Rabbimiz Adil'dir. Nesiller arasında ki hukuku da insanlar arasında ki hukuku da gözetir.

Onun içindir ki; ister siyasetçi, ister yönetici; ister amir, ister memur; ister esnaf, ister çiftçi; işte tüccar, ister işçi olun, adaletten kaçamazsınız.

Bu gün olmazsa yarın, sizde olmazsa neslinizde, bu dünyada olmazsa öteki dünyada adalet muhakkak tecelli edecektir.


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
436 kez okundu
0 bekleyen yorum
1 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Katılıyorum   Katılmıyorum
%55,56

Orhan

20.6.2017 - 10:32:37

Teşekkürler güzel bir kıssa ama uyen anlayan olsa

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

12 AY

Miraç Kayıhan Karayiğit

12 AY

ÖZEL OKUL AÇMAZI

Misafir Kalem

ÖZEL OKUL AÇMAZI

Son bakış...

Selçuk Özkurt

Son bakış...

Buraya kadarmış..

Nevzat Cingirt

Buraya kadarmış..

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

CIMBIZLA NE YAPILIR!

Atilla Gösterişli

CIMBIZLA NE YAPILIR!

UYANIN ARTIK…!

İslam Keleş

 UYANIN ARTIK…!

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ