Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[17:30] Raftingciler AA fotoğraflarını oyladı -- [17:23] DÜZCE BELEDİYESİNDEN ÖRNEK PROJE -- [17:20] İstasyon hazır -- [17:11] Yağmur Suyu Kontrol Altına Alındı -- [17:08] Sivil Toplum Günleri yapılacak -- [17:05] "İhtiyar delikanlılar"ın boccede hedefi şampiyonluk -- [16:35] HASTANEYE SOKSAYDIN... -- [16:12] Rütbelerini Başkan Dursun Ay taktı -- [10:57] Köroğlu, “Geleceği açık bir meslek” -- [10:25] Cumayeri'nin Menfaatinden Yanayım --
Yazarlar
Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk’tan eğitime dair notlar!
İlhami Atasever

İlhami Atasever

12.7.2018 - 08:04
363 kez okundu
0 bekleyen yorum
2 onaylı yorum

Milli Eğitim Bakanlığının eğitim kökenli yeni Bakanı Prof. Dr. Ziya SELÇUK’un bugüne kadar eğitime dair söylediklerinden notlar. 10.07.2018 tarihli basından

“*İleride robotlardan dolayı çocuklarımız iş hayatına atılamayacaklar. İşten atılacaklar. O yüzden okullar robotların beceremeyeceği alanlara, yani temel insani özelliklerin geliştirilmesine yoğunlaşmalı.

*Eskiden şekeri sadece zenginler yermiş. Bu yüzden bazı insanlar ne kadar zengin olduklarını göstermek için dişlerini çürütürlermiş. Çürütemezlerse de siyaha boyarlarmış. Biz de bugün ne kadar başarılı olduğumuzu göstermek için çocuklarımızı çürütüyoruz.

*Karnenin sol tarafı talim, sağ tarafı terbiyedir. Sol tarafa yazılacak notlar için kurulan sistemleri, altyapıyı ve bürokrasiyi düşünün. Bir de sağ tarafı öğretmenlerin ne şekilde doldurduğunu düşünün. Sonra da terbiyeli çocuklar yetiştirme konusunda ne kadar ciddi olduğumuzu...

*Eğitim emzirmektir. Yani şefkat, temas ve paylaşım olmadan eğitim olmaz. Şefkatsiz bir emzirme düşünebilir misiniz?

*Doktorun elinde bir ilaç varsa, ona uygun bir hastalık bulur. Ölçme değerlendirme sistemlerini bir de bu açıdan değerlendirmek lazım. Sayılara işkence yaparsanız, size istediğinizi vereceklerdir.

*Ortalamadan hızlı olmak, ortalamadan zeki olmak anlamına gelmez. Çocuklar sınavlarda bir veya iki dakikalık sürelerle puan kaybediyorlar. Ama gerçek hayatta öyle problemler var ki, bir ömür sürüyor. Birkaç dakika süren problemlere de genelde ihtiyaç molası deniyor.

*21. yüzyıl becerilerinden hangisi Da Vinci veya Mimar Sinan'da yoktu? Mesela İşbirlikçi Problem Çözme becerisinin boyutlarından bir tanesi de şu; "Öğrenci ne zaman dinlemek ne zaman konuşmak gerektiğini bilir." Peki 13. yüzyılda yaşayan Sadi Şirazi ne demiş; "İnsan ruhunu iki şey karartır. Susulacak yerde konuşmak, konuşulacak yerde susmak." 800 sene sonra daha tatsız tuzsuz bir cümleyle karşımıza çıkan bu beceri gerçekten 21. yüzyıla ait mi?

*Eğitim ihraç edilebilir ama ithal edilemez. Kes yapıştır bir sistemle medeniyet tasavvuru mümkün değildir.

*Bir kere başarısız olmak her şeyin sonu değildir. Ehliyetinizde kaçıncı seferde aldığınız yazıyor mu?

*Bazı öğretmenler iklim oluşturur. Bazıları da sadece hava durumu sunar. Bu iki öğretmen tipi mutlaka ayrı değerlendirilmeli ve kıymetlendirilmeli.

*Öğretmen yetiştirmeyi üniversiteye havale ettik. Üniversiteler otuz yıldır iyi öğretmen yetiştiremiyor.

*Araçları amaç kıldık; sınav kazanmayı sistemin ana gayesine dönüştürdük. ÖSYM bir dakikada soru çözebilenleri başarılı, iki dakikada çözebilenleri başarısız diye etiketlerken, aslında milyonlarca çocuğumuzun kendine olan güvenini yok eden bir kuruma dönüştü. Türkiye'de başarısız olarak etiketlenen onbinlerce çocuğumuz dünyanın iyi üniversitelerinde pekala üstün başarılar ortaya koydular.

*İyi yapamadığımız şeyleri daha çok yapmaya çalıştık. Hiç kimsenin İngilizce öğrenemediği bir sistemi onbinlerce yeni öğretmen atayarak devam ettirdik.

*Öğretmen kalitesiyle uğraşmak yerine, bilgisayar alımı, sınav sayısını artırma, öğretmene sınav koyma gibi gereksiz işlere yöneldik.”

Yeni Milli Eğitim Bakanımızın ve yeni sistemin ilk kabinesinin görev dağılımı ülkemiz, çocuklarımız ve geleceğimiz için hayırlı olsun. Hoşçakalın.


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
363 kez okundu
0 bekleyen yorum
2 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,00

Fırat

12.7.2018 - 19:58:52

Hocam akademik unvanlı bir kişinin bakan olması , yukarıda belirttiğiniz aforizmik laflar ve tespitler yapması başarılı olacağı anlamına gelmez. Ömer Dinçerler de akademik unvanlı biriydi ama başarılı olamadı. Doğrudur üniversiteler öğretmen yetiştiremiyor , kaynak çekmesini bilmeyen , CNN tezgahı kullanamayan , basit bir elektronik devreyi yapamayan ,tamir edemeyen , bir İngiliz konuştuğunda anlamayan bir sürü öğretmen bu sayede sisteme yerleştirildi ve bunlar hiç bir şekilde denetlenmiyor . 30 yıllık öğretmenliğimde sadece 1 müfettiş gördüm ,dersime girdi ve sonra bana neden karşısında önümü iliklemediğimi sordu . Bakın muavinlik yaptığım okulda hakkında 8 tutanak tutulan (derse girmiyor , ortasında sınıftan çıkıp sigara içiyor ,ders anlatmıyor v.s )öğretmene 30 lira para cezası verilerek işlem yapıldı , ve bu tip öğretmenlerde 16 yıldır aynı okulda görev yapıyorlar. Kısaca eğer bakan başarılı olmak istiyorsa okullardaki bu sendikal ÇETELEŞMEYE SON VERMELİ ve öğretmenler mutlaka bulunduğu yerde ağzı ile kuş tutsa ,bilmem kimin adamı karısı kızı olursa olsun 5-6 yılda bir bölge değiştirmelidir .Bakın sendikalar öğretmenlerin zaman zaman sınava tutulmasına karşı çıkıyorlar (Elini öğretmenimden çek vs)bu tamamen öğretmenin yan gelip yatmasını , hiç bir teknolojik gelişmeyi takip etmemesini sağlamak amaçlıdır çünkü sadece kendi emirlerini dinlesin yeter ,derse girilmesin , rapor alınıp protesto yapılsın tam bir kukla olsun istiyorlar.Yine acı bir tespitimi sizinle buradan paylaşmak istiyorum Diyarbakır daki 6-8 ekim olaylarına , fetö nun olduğu kadar öğretmenlerinde katkısı olmuştur.
Katılıyorum   Katılmıyorum
%60,00

s duman

12.7.2018 - 11:12:35

inşaAllah eğitim sisteminin düzeldiği günleri görmek de nasip olur. Kaleminize sağlık hocam.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

PORTAKAL ORADA KAL!

Mehmet Akbacak

PORTAKAL ORADA KAL!

İYİ NİYET Mİ, ACİZLİK Mİ?

Miraç Kayıhan Karayiğit

İYİ NİYET Mİ, ACİZLİK Mİ?

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

Atilla Gösterişli

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ