Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[17:32] GALİBİYET SONRASI İLK AÇIKLAMA -- [15:28] ADIM ADIM ZİRVEYE -- [15:03] Yeni Genel Sekreter Samsun'dan Geliyor -- [14:05] Düzcespor Golü Buldu -- [10:27] Maç Öncesi Biraraya Geldiler -- [19:48] Vali Yazıcı'dan Kardeşine Hayırlı Olsun Ziyareti -- [17:52] Yangınlar İçin Soruşturma Başlatıldı -- [17:40] KİŞİYE ÖZEL TASARIM YAPILABİLİYOR -- [17:06] D100'de Korkutan Kaza -- [16:51] Seyir Halinde Alev Aldı --
Yazarlar
Ye çocuk ye, dedim...
İlhami Atasever

İlhami Atasever

18.10.2019 - 10:21
628 kez okundu
0 bekleyen yorum
3 onaylı yorum

“Tel-Abyad'da Türk askerinin gözyaşlarına boğulmasına neden olan olayı Ferman Karaçam köşe yazısında anlattı. İşte gözyaşlarına boğan o köşe yazısı:

Umut edelim ve dua edelim ki, bu bir yeniden diriliş harekâtıdır. İngiliz ve Fransızların cetvelle çizdiği sınırlar üzerinde operasyon yapmak isteyen; Afganistan, Irak, Suriye, Yemen ve Libya’yı ufalayıp yere seren ve Mısır, BAE, Suud’a ise itaat zinciri vurarak emirlerine ram eden Amerika, Türkiye hedefinde duraklatıldı.

Türkiye, hedefte olduğunu gördü ve şartlar elverdiğince hatta şartları olabildiğince zorlayarak harekete geçti. Büyük bir kararlılıkla, üzerinde son derece iyi çalışılmış diplomatik ataklarla ve en ince detaylarına kadar inilmiş somut istihbarat bilgileriyle operasyona hazırlandı. Fransa başta olmak üzere, Avrupa ülkelerinin, bu operasyondan dolayı çırpınışları, şiddetle karşı çıkışları, Türkiye’nin sadece haklılığını değil, aynı zamanda emperyalist baronlara karşı tarihi bir adımın atıldığını ve bunun tarihi sonuçlarının da olacağını gösteriyor.

Bu anlamda; aşağıda alıntıladığım kısa yazı, uyuyan devin çocuklarının bile artık uyandığını, üzerine biçilen elbiseye sığmayacağını anlatıyor. Çatışmanın içinden gelen ve içinizi derinden sızlatacak olan bu yazıyı Tel-Abyad’ın teröristlerden temizlenmesi sırasında tim komutanlığı yapan, Denizhan Demirci adındaki askerimiz yazmış.

‘.......Köye yakın mevzilerde çatışma bitmişti. Teröristler arkalarında silah ve mühimmat ne varsa bırakmış, köydeki ahalinin yiyecek ve içeceklerini de alarak iç bölgelere kaçmıştı. Köye girdiğimizde çocuk ve kadınların ağırlıkta olduğu bir kalabalık güvenli olduğunu düşündükleri bir evde akıbetlerini hep birlikte beklerken kapıyı açtık. Türkler geldi diye çocuk çığlıkları karşıladı bizi!

Uzatmayayım, hepsine kumanyamızdan dağıttık. Belli ki örgüt halkın açlığını pek önemsememiş, onları, üzerlerine strateji kurgulanacak piyonlar olarak gördüklerinden, beslenmelerini pek dikkate almamışlardı.

Tüm çocuklar açlığın verdiği çaresizlikle verdiğimiz kumanyaları hızlıca yemeğe başlamıştı ki, gözüm kenarda oturan yay kaşlı, hafif çekik gözleri altında yüzü yaşından çok daha olgun görünen bir çocuğa takıldı alaca karanlıkta.

Bir şey yemiyor, kenarda sessizce oturuyordu. Bu hali dikkatimi çekti. Acaba karnı tok mu, diye geçirdim içimden. Oğlum gözümün önüne geldi. Yanına gidip adını sordum.

’Haydar Ali’ dedi.

Sevmez misin verdiklerimizi dedim. Severim dedi. Neden yemiyorsun? dedim.

12 yaşındaki çocuk, 12 sene düşünsem aklıma gelmez bir cevap verdi ki, önce benim, sonra tüm timin gözlerinden yaşlar süzüldü.

‘Siz Resulullah’ın ordususunuz. Açlıktan ölüp Allah'ın huzuruna varsam, çocuğum, Allah bana hesap sormaz ama sizin kumanyanızı yersem ve siz bir karış geri kalsanız bunun vebalini ödeyemem.’ dedi.

Ellerim titreyerek tuttum yanaklarını iki elimle. Alnından hem öptüm, hem de kokladım.

Ye çocuk dedim, ye! Ye büyü ki sen de bu orduya nefer ol.

Helal edin dedi. Bütün tim sanki cenazede mevtaya hakkını helal eder gibi; ‘Helal olsun’ diye haykırdı.

Haydar Ali’yi köyünde bırakıp intikale devam ederken artık hiçbirimiz o köye girerken ki askerler değildik. Yola çıkarken içtiğimiz andı hatırladık. O kadar gurur duyduk ki yaptığımız işle, yorgunluğumuzu bile unuttuk. Dualarınızı eksik etmeyin.

Daha kurtarılacak Haydar Alilerimiz var.’

Kurtarılmayı bekleyen Haydar Ali’lerin yüreklerinde, kabaran hasreti dindirecek olan bu yeniden diriliş harekâtının başarıya ulaşması ve artık parantezin dışına taşarak, sonsuz rahmete doğru tarihi adımları başlatmasını diliyoruz.”  Hoşçakalın. Bu yazı 16.10.2019 tarihli basından Yedi Gündem’den alıntıdır.


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
628 kez okundu
0 bekleyen yorum
3 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Katılıyorum   Katılmıyorum
%45,45

Lokman

23.10.2019 - 17:40:54

Arşivimizde kalacak bir yazı.C.Hak,ders alanlardan eylesin bu milleti.
Katılıyorum   Katılmıyorum
%71,88

Fırat TOPDEMİR

19.10.2019 - 13:13:14

Hocam bilmenizi isterim ki her türlü savaş ,yapan egemen unsurlar tarafından halka kabullendirmek için ona uhrevi boyutlar kazandırmak isterler .Tıpkı Kudüs ü kurtarmaya gelen haçlı ordusunun Hz İsa nın kılıcını Hatay dolaylarında buldukları , Kıbrıs Hareketın da da görülen yeşil sarıklılar gibi daha bir çok örnek verebiliriz. Öncelikle bu ordunun ebedi baş komutanı ATATÜRKTÜR , yine komuta kadrosu KEMALİSTTİR zaten Sözcü gibi kemalist gazetenin ve onun yine kemalist olan yazarlarının bu harekatı desteklemesinin sebebi budur . O bahse konu olan Haydar Alinin söylediği gibi Resul ordusu olsaydı asla destek vermezlerdi. Bu anlatılanların hepsi TARİKAT PALAVRASI veya HAYAL ROMAN HİKAYELERİDİR. Fetonun tv si olan Samanyolu nda sırlar dünyası denilen dizilerde de buna benzer masallar seyrederdik , hatırlarsanız Peygamberi kamyona bindirmişlerdi , hatta bir öğrenci FETO vaaz verirken peygamberin bile onu dinlemeye geldiğini söylüyordu. .Umarım harekat sadece bu boyutta sınırlı kalır yoksa bu milletin DNA sına işlemiş olan emperyal düşüncelerin bedeli çok ağır olur. Allah yardımcımız olsun.
Katılıyorum   Katılmıyorum
%51,35

ALİ DEMİR

18.10.2019 - 11:45:40

Allah'ın izniyle Haydar Alinin duası kabul oldu. Türk milleti kıyamete dek baki kalsın inşallah.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

Cumhuriyetimiz ve Değerleri

Yusuf Metehan Gül

Cumhuriyetimiz ve Değerleri

ÖNYARGI VE İNSAN

Miraç Kayıhan Karayiğit

ÖNYARGI VE İNSAN

Son Bakış

Selçuk Özkurt

Son Bakış

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

Atilla Gösterişli

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

Gürkan İpek

Tarık Şahin

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ