Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[10:18] “Düzce çok daha gelişmiş bir şehir haline gelecektir” -- [10:12] Kartalkaya'da kayak sezonu açıldı -- [23:27] ÇÖPLÜK CİNAYETİNİN ZANLISI TUTUKLANDI -- [18:06] DOMUZ YERİNE KOMŞUSUNU VURDU.. -- [16:01] İŞTE DÜZCE'NİN 5 GÜNLÜK HAVA RAPORU... -- [15:25] DÜZCESPOR EVİNDE YİNE KAYBETTİ -- [13:54] 3 ayda 90 bin ton fındık ihraç edildi... -- [12:41] Sanal Ofis Nedir? Faydaları Nelerdir?Bağlantı -- [12:19] Tonlarca hamsiyle döndüler -- [11:07] GÜMÜŞOVA'DA SİLAHLAR KONUŞTU... --
Yazarlar
Kefenimi giydim diyen bir adamdan daha tehlikeli bir silah yoktur!
İlhami Atasever

İlhami Atasever

10.9.2018 - 06:58
225 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum

15 Temmuz 2018 tarihinde Beyaz TV’de yayınlanan Türker Akıncı’nın sunduğu “Ne Var, Ne Yok” da güvenlik uzmanı Mete Yarar, tarihçi Ahmet Anapalı, gazeteci Tuğrul Selmanoğlu, stratejist Abdullah Çiftçi ve Dr. Ramazan Kurtoğlu’nun konuk olduğu Üst Akıl ve yeni darbe’nin konuşulduğu programdan notlar.

Türker Akıncı; “100 yıl önce Sultan Abdülhamit Han’a yapılanlarla Recep Tayyip Erdoğan’a yapılanlar ne kadar da çok benzeşiyor. Bu bir tesadüf olabilir mi?

Ahmet Anapalı; Karşılarında halim, selim, kendi öz amcasının katilini bile affedebilecek naiflikte ruhu olan bir Abdülhamit yok, bunu hesaba katmadılar. Karşılarında halkın içinden gelen bir adam var. Yapılanlar, Abdülhamit’e yapılanlar, ama karşısındaki adam aynı tepkiyi veren bir adam değil!

Bizim içimizdeki hainimsiler var ya onu 50 sene önce Cemil Meriç ‘bir facianın’ hikayesi kitabında şöyle cümleleştiriyor. ‘1960’lı yıllarda Türkiye darbeden çıkmış, perd perişan bir halde. Yarın süper güç olma hayali güden Türkiye’nin en büyük iki düşmanı var. Biri Haç’ın çocukları, diğeri Haç’ın çocuklarının içimizdeki çocukları!’ Bunlar kim belli değil.15 Temmuz olmasaydı, omuzunda 4 tane yıldızı olan, orduya emreden insanların bizden olduğunu zannedecektik.

Tarih itibarı ile geçmişe bakıyorum, bu millet Akdeniz genlerine sahip, rahatına düşkün bir millettir. Cephede bile sigara içmek için yer arar. Ama başı, vatanı, bayrağı dara girdiğinde, hele bir de bir lider bulduğunda önüne bütün cihanı alır kovalar. Bir örnek; İngiltere’nin, Fransa’nın devasa orduları, İtalya, Rusya ve bütün 7 düvel. Bizim ise sabanımız, küreğimiz, baltamız mevcut. İnanmak çok önemli. Biz inandık mı ölüme gidiyoruz. Bir adama inandılar ölüme gittiler. Düşünsenize ben buradan birine diyorum ki ‘git öl.’ Sen ölene kadar geçecek olan sürede yerine başka biri gelecek. Bana, ben niye ölüyorum, sen öl demiyor. Bu millet Mustafa Kemal’e inandı ve kurtuluş savaşı adı verilen bir gerçeği ortaya çıkardı. Kurtuluş savaşı, ağabeylerimin anlatmış olduğu Evangelist, Siyonist, kapitalist, emperyalist, bütün planların hesap edemediği bir güç tarafından yapıldı. Ne o? Birincisi; Allahüteala. Bunlar, Allah’ı hesap etmiyorlar. Kaderin üzerindeki kaderi hesap edemiyorlar. Bir de bu milletin delilendiği zaman ne yapacağını hesap edemiyorlar.

Youtube’de Adana’lı bir adam gördüm. Bir helikopter var, o Ankara’daki helikopterden bahsediyorum. Vura vura, ölüm saça saça gidiyor. Herkesi öldürüyor. 20’li yaşlarda bir çocuk bir eli cebinde, ağzında sigara ve helikopteri seyrediyor. Arada bir ona parmak sallıyor. Bu adama ne yapıyorsun diye soruyorlar.  O da diyor ki, senin benzinin bitmeyecek mi, aşağıya inmeyecek misin? diyor. Bak işte bunu hesap edemiyor o evangelist kafalar. Bunun dünyada bir örneği var mı?

ABD 1774’de Versay konferansı ile kurulmuştu.18. yüzyılın başında İngiltere, İspanya, Portekiz, Fransa ile işbirliği yapan, dünya pazarına çıkmaya çalışan bir ABD vardı. ABD’nin deniz kuvvetlerinin bazı gemilerine ve sivil ticaret gemilerine Osmanlı imparatorluğunun Kaptanı-Deryası Cezayirli Hasan Paşa Atlas Okyanusunda el koydular. Yani Osmanlı ABD’ye operasyon yaptı. Bunun üzerine ABD’nin Washington’daki yetkilileri Osmanlı’ya, gemilerimizi bize geri verin diye bir rica mektubu gönderdiler. Bu mektup 1793’den 1801 tarihine kadar hiç gündeme gelmedi. 1801 tarihinde 3. Selim onları, ne istiyorsunuz diye çağırdı? Gemilerimizi bize verin! Sizinle görüşmeye muhatap deniz kuvvetleridir.

Dikkat edin Osmanlı 1800’lü yılların başında bitmiş, tükenmişken ABD’yi yıllık 256 bin dolara 17 yıllığına haraca bağlıyor. Ve ABD kurulduğu tarihten bugüne kadar tek bir uluslararası anlaşma metnini kendi dilinden farklı bir dilde ‘Cezayir-Amerikan barış alaşmasını Osmanlıca olarak’ imzalıyor ve Osmanlı’ya haraç vermeyi kabul ediyor. İşte biz böyle bir milletiz. Yani hiç kimsenin hesap edemediği bir şey var içimizde.

Irak’ta, Suriye’de ve ABD’nin bütün uzantılarında yollarında yatan o pis herifler para karşılığında buraya gelip askerlik yapıyorlar. Benim oraya gönderdiğim askerim ise kalırsam devlet benim, ölürsem cennet benim, diyen bir çocuk. Bendeki şahadet duygusunu hiçkimse anlayamaz. Limonfonsander bunu hatıralarında itiraf ediyor. Korkmuyor diyor, bu Osmanlı yağmur gibi gelen mermilere göğsünü uzatıyordu. Aynı adamın dedesi yağmur gibi gelen oklara Kosova meydan muhaberesinde göğsünü uzatıyordu. Demişler ki paşam sen de korkma merminin üzerinde ismin yazmıyorsa o mermi seni bulmaz. Şimdi bu inançla merminin üzerine doğru giden bir adamı kapitalist ve emperyalist bir Avrupa anlamaz.

Bakın ben çok fazla oyun bilmiyorum. Yarın ne olur bilmiyorum. Türkiye’yi ne bekliyor bilmiyorum. Ben şunu biliyorum. Biz harbiden deli bir milletiz. Yeterki bizim ayarlarımızla oynamaya çalışmasınlar. Yeter ki bizim bayrağımızla, devletimizle uğraşmasınlar. Biz harbiden fena delileniyoruz. Ben bunu 15 Temmuzda gördüm. Metrobüste büyüğüne yer vermeyen, yaa bu ülke bu çocuklara mı kalacak diye serseri gözüyle baktığımız bu çocukları ben hava limanına gittiğimde, henüz oraya asker hakimdi. Bir albay dedi ki kımıldayanı vurun. Haydi kımılda. O, 18’lik çocuk gömleğini yırttı, bir askerin namlusuna göğsünü dayadı. Vurmazsan bilmem  nesin … dedi. İşte bu duygu var ya, dünyanın başka hiçbir yerinde olmayan bir duygu bu! Ve bu duygu bizde var olduğu sürece ki bu duygu bu gün var, Allah’ın izniyle yarın da olacak. Ben o tankların üzerine tırmanan 16 yaşındaki çocukları görünce dedim ki, yarabbi Elhamdülillah!

Fatih Sultan Mehmet 21 yaşında bir çocuk. Fatih’e İstanbul’u fethederken dediler ki; Bak papalık haçlı ordusu hazırlıyor. Bak Venedik’liler ve Ceneviz’liler donanma hazırlıyor. Bak o gün için dünyanın süper gücü Macar’lar. Çandarlı önderliğinde, bütün kendi bürokratları Fatih’i korkutmak, fetihten vazgeçirmek için uğraşıyorlar. Bunlar söylenirken Fatih Sultan Mehmet diyor ki, bir kere ölmeyecek miyiz? Öleceğiz. Bu ölüm ha bugün, ha yarın. Ne fark eder? Güzel bir dava için ölelim diyor. Kaynak; Romanya’lı tarihçi Nikolay Yorgi.

Bugün, başımızdaki adam Recep Tayyip Erdoğan diyor ki; Mademki öleceğiz, o halde adam gibi ölelim. Ölümü göze almış, ölümü söylemlerine almış, kefenimi giydim diyen bir adamdan daha tehlikeli bir silah yoktur. F-16’yı kim buldu? ABD. Ama o F-16 ile girilemez denilen yerlere giren, vurulamaz denilen mağaraların ağzına kadar giren bizim pilotlarımızdan biri. F-16’yı oraya götüren yürek bizde var. Devamı yarın. Hoşçakalın.


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
225 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

GÜNEYDE YENİ SENARYOLAR

Mehmet Akbacak

GÜNEYDE YENİ SENARYOLAR

İYİ NİYET Mİ, ACİZLİK Mİ?

Miraç Kayıhan Karayiğit

İYİ NİYET Mİ, ACİZLİK Mİ?

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

Atilla Gösterişli

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ