Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[11:34] Akçakoca'da Son Yılların En Büyük Felaketi -- [11:27] YENİ YAĞIŞ UYARISI! -- [11:25] TANJU ÖZCAN DÜZCE BELEDİYESİ'Nİ ZİYARET ETTİ -- [11:15] AKÇAKOCA SELE TESLİM -- [10:54] Kalıcı Konutlarda Sosyal Alanlar Artacak -- [10:25] Mahsur Kalanlar Hastanelere Kaldırıldı -- [10:24] Burası Nasıl Değerlendirilecek? -- [10:10] Haber İçin Gittiği Bölgede Mahsur Kaldı -- [10:02] Hava Muhalefeti Nedeniyle İptal Edildi -- [09:46] ADETA KOMANDO EĞİTİMİ YAPIYORLAR --
Yazarlar
18 Mart Çanakkale Zaferinin 104. Yıldönümü! (1)
İlhami Atasever

İlhami Atasever

18.03.2019 - 07:47
166 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum

Çanakkale Savaşları'nın bir bölümü olan 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazı'nı geçmek isteyen dünyanın en güçlü donanmasını püskürterek çok önemli bir deniz zaferi kazanan Türk ordusu, bundan sonra cephe savaşlarının geçeceği kara çıkarmalarına karşı amansız ve çok kanlı bir savunma yaptı.

Tarihçi-Yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, 18 Mart Çanakkale zaferi ile ilgili 08 Mart 2019 tarihinde yaptığı bir söyleşide; İşgal orduları komutanlarının Türk askerlerinin top dahi kullanmayı bilmediğini düşündüğüne işaret eden Ortaylı, "Halbuki bizim askerlerimiz iyi yetiştirilmişlerdir. Kurmay eğitimine 1840'lardan itibaren girmişiz. Avrupa'da da bu tarihlerden itibaren başlanmıştır." ifadesini kullandı. Osmanlı'nın harbe büyük devletler safında girdiğini hatırlatan Ortaylı, şöyle konuştu:

"Osmanlı Devletinde herkese büyükelçi gönderilmez. Mesela; Yunanistan orta elçi gönderir ve ona orta elçi gönderilirdi. Belçika, İsveç, Hollanda öyledir. Büyük devletlerin içerisinde, Osmanlı Devleti savaşa giren en isteksiz devlettir. Rusya'nın İngiltere ile ittifak kurması dengeleri altüst etti. Rusların boğazları istemesi Osmanlı Devleti açısından tahammül edilemeyecek bir şeydir. 1. Cihan Harbi'nin genel gayesi Türkiye'yi ortadan kaldırmaktı. Çanakkale çok önemli bir savaş. Türkiye'nin dirilme çağı. 1. Cihan Harbi'nde böyle vatan savunması yapan yerler azdır. İşgal devletlerinin istediği gibi olmadı. Büyük adamın dediği gibi; Geldikleri gibi gittiler."

Lozan Anlaşması'na da değinen Ortaylı, "Lozan'da ne elde ettiysek süngümüzle elde ettik. Hiç kimse bize süngümüzün girmediği yerin hakkını vermez, bu kadar açık. Lozan'da hiç kimse siyasi sınır tartışmadı bile. Biz de tartışmadık. Lozan'da uzun geçen fasıl kapitülasyonlardır. Biz 1914'te kapitülasyonları kaldırdık. Türkiye halen bu tür savaşları yapıyor." diye konuştu.

***

18 Mart Çanakkale zaferi’nden sonra anlatılan hatıralar!

Kastamonu Dadaylı Ahmet oğlu Ahmet’in hikâyesi!

… Daday Askerlik Şubesi o gün dolup taşıyor, gelenler oğullarının, yakınlarının, kocalarının akıbetini öğrenmek için çabalıyor, cephedeki yakınlarından bir haber bekliyorlardı. Çanakkale Savaşında şehit olanların listesi gelmişti.

Bolatlar köyünden Cemile Hanım da askerdeki eşinden bir haber alabilmek için sabah erkenden yola çıkmıştı. Ürkek adımlarla Şube binasından içeri girdi. Komutan; “Buyur bacım bir şey mi istedin?”

- Kocamdan bir haber var mı? diye soracaktım.

- İsmi nedir?

Cemile Hanım o anda kocasının ismini bir türlü hatırlayamadı. Şube Komutanının önündeki liste gözüne ilişti. İçerisi kor gibi yanmaktaydı. Çünkü dışarıda figan edenler vardı.

- Siz listeyi bir okuyun, ben şu derim.

Liste bir hayli kabarıktı. Komutan listeyi okumaya başladı: “Bolatlar köyünden Ahmet oğlu Ahmet. Çanakkale Gravüz Deresinde şehiden vefat…” dediğinde, Cemile Hanım olduğu yerde donup kaldı. Hiçbir şey söyleyemedi.

Acısını içerisine gömmüş, eliyle yüzünü kapatmıştı. Büyük bir acıyla Askeri Şube’den ayrıldı. Çarşının içerisindeki tahta köprüye geldiğinde sağ elinin avucundan ve bileğinden akan kanın sıcaklığını hissetti. Cemile Hanım ağlamamak için elinin tabanını ağzına bastırmış, bu esnada dişleriyle elinin tabanını ısırmıştı! Farkında değildi.

Çanakkale Türküsü!

“Çanakkale içinde vurdular beni, Ölmeden mezara koydular beni. Of gençliğim eyvah!

Çanakkale köprüsü dardır geçilmez! Al kan olmuş suları bir tas içilmez. Of gençliğim eyvah!”

diye başlayan duygu yüklü Çanakkale Türküsü Kastamonu’ya aittir. Çanakkale Türküsü Kastamonu’lu İhsan Ozanoğlu’nun annesi Emine Aşıkoğlu tarafından bestelenmiştir. TRT kayıtlarında; derleyen Muzaffer Sarısözen, kimden alındığı kısmında İhsan Ozanoğlu, yöresi Kastamonu olarak tescil edilmiştir. Hoşçakalın.


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
166 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

“Muhteşem bir yazı…!

İlhami Atasever

“Muhteşem bir yazı…!

KİMLİK VE ŞAHSİYET

Miraç Kayıhan Karayiğit

KİMLİK VE ŞAHSİYET

Son Bakış

Selçuk Özkurt

Son Bakış

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

Atilla Gösterişli

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

Gürkan İpek

Tarık Şahin

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ