Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[20:36] GENÇLİKSPOR'DA NÖBET DEĞİŞİMİ -- [18:32] Yanmaz’dan Yeni Müdüre Hayırlı Olsun Ziyareti -- [18:28] ARTIK ÇARŞAMBA GÜNÜ HİZMET VERECEK -- [17:55] Kahraman Mehmetçik Babaocağında -- [16:27] Polis üniversite civarında göz açtırmadı -- [12:35] Diriliş Aziziye Derneği Şehitler İçin Kur’an Okutacak -- [15:31] PROJENİN DETAYLARINI İLK KEZ AÇIKLADI -- [14:48] Bu Saatlere Dikkat! -- [13:43] Öğrenciler Son Anda Kurtuldu -- [13:23] Türkeş İsmi O Bulvarda Yaşayacak --
Yazarlar
Adnan Menderes kimdir ve niçin asıldı?
İlhami Atasever

İlhami Atasever

17.09.2019 - 09:31
251 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum

İstiklal Madalyası sahibi olan Adnan Menderes, 27 Mayıs 1960 Darbesi'nin ardından 17 Eylül 1961 tarihinde asılarak idam edildi. Adnan Menderes; 27 Mayıs darbesini yapan cuntacıların kurduğu Yüksek Adalet Divanı'nda 9 ay yargılandıktan sonra idam cezası aldı. Bugün, Adnan Menderes'in idamının üstünden tam 59 yıl geçti. 17 Eylül 1961 yılında İmralı Adası'nda asılarak idam edilen Adnan Menderes kimdi? Neden idam edildi?

İşte, Türkiye'nin en karışık olaylarının yaşandığı dönemde başbakanlık yapan Adnan Menderes’'in hayatı: Tam adı Ali Adnan Ertekin Menderes olan Adnan Menderes, 1899 yılında Aydın'da varlıklı bir çiftçinin oğlu olarak dünyaya geldi. Okul hayatına, İzmir İttihat ve Terakki Mektebi'nde başlayan Menderes, eğitimini daha sonra İzmir Amerikan Koleji'nde devam ettirdi. 1931 yılında CHP Aydın milletvekili seçildikten sonra ise Ankara Hukuk Fakültesi'ne girerek, 1935 yılında mezun oldu. Yedek subay eğitimi almasına karşı, Birinci Dünya Savaşı'nda sıtma hastalığına yakalandığı için katılamayan Menderes, Kurtuluş Savaşı'nda gösterdiği başarılardan ötürü İstiklal Madalyası almaya değer görüldü. İzmir'in ünlü ailelerinden, Evliyazade Fatma Berin Hanım ile 1929 yılında evlendi ve Yüksel, Mutlu, Aydın olmak üzere üç oğlu oldu.

Adnan Menderes, 1930 yılında kısa süreli de olsa Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın bir kolunu organize etti. Partinin kendini feshetmesinden sonra ise Cumhuriyet Halk Partisi'ne geçti ve 1931 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden Aydın milletvekili olarak seçildi. Menderes, o dönemlerde en sert çıkışını, "çiftçiyi topraklandırma yasası" görüşülürken yaptı. Bu çıkış sonrasında ise Menderes, parti içi muhalefetten dolayı 1945 yılında CHP'den ihraç edildi.

CHP'den 1945 yılında Celâl Bayar, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan ile birlikte ihraç edilen Menderes, Demokrat Parti'yi kurdu. 1947'de yapılması gereken seçimler CHP tarafından bir yıl öne alındı. 1946 yılında CHP yüzde 85 oy ile seçimi kazandı. Menderes Demokrat Partisi aracılığı ile Kütahya milletvekili olarak tekrar meclise girdi. ‘Beyaz Devrim' olarak adlandırılan 1950 seçimlerinde hilesiz hurdasız olarak DP genel başkalığına seçildi. On yıl başkanlık etti. Bu on yıllık sürede Türkiye'de çok ciddi olaylar gelişti.

Türkiye siyasi tarihine 6-7 Eylül olayları olarak geçen, azınlıklara karşı gerçekleştirilen olaylarda Menderes'i yıpratan sürecin içinde en önemlilerinden biri olarak gösteriliyor. Kıbrıs konusunda Londra'da ikinci tur görüşmeler yapılırken, 6 Eylül 1955 gecesi İstanbul'da bazı gazetelerin Selanik'te Atatürk'ün evine bomba atıldığını yazması üzerine özelikle Rumlara karşı yönelen olaylarda, 73 kilise, 8 ayazma, 1 havra, 2 manastır, 4 bin 340 dükkan, 110 otel ve lokanta, 21 fabrika ve 3 bin 600 ev saldırıya uğradı, 1 papaz olaylar sırasında öldürüldü. Bu olaylar sebebiyle TBMM olağanüstü toplandı. Hükümet adına konuşan Başbakan yardımcısı Fuat Köprülü hükümetin olaylardan haberi olduğunu ancak gün ve saatinin muayyen olmadığını açıkladı.

1960 yılında talebe hareketlerinin fazlalaşması, hoşnutsuz grupların devleti devamlı memleketi iç karışıklıklara sürüklemesi sonucu, Silahlı Kuvvetlerin ihtilal yapmasına sebep oldu. TSK'nın 27 Mayıs 1960 günü açıklama yaptığı sırada Eskişehir'de bulunan Adnan Menderes ve yanında bulunan siyasetçi arkadaşları tutuklanarak, Ankara'ya getirildiler. Ankara'da bir süre tutulan Menderes, sonra Yassıada'ya yargılanmak üzere gönderildi.

27 Mayıs darbesini yapan cuntacıların özel olarak kurdukları mahkeme olan Yüksek Adalet Divanı, 9 ay 27 gün boyunca Menderes ve beraberindeki siyasetçileri yargıladı. Yargılama süreci sonunda 14 kişinin idamına, 31 kişinin de ömür boyu hapse mahkum edilmesine karar verdi. Ancak, Cemal Gürsel başkanlığındaki Milli Birlik Komitesi; Celal Bayar, Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu dışındakilerin idam cezasını affetti. Celal Bayar'ın cezası yaş haddi nedeniyle ömür boyu hapse, geri kalan 418 sanığa ise 6 ay ile 20 yıl arasında değişen hapis cezaları veya beraat kararı verildi.

Menderes hakkında karar Milli Birlik Komitesince onaylanınca, 17 Eylül 1961'de İmralı Adası'nda idam edildi. 29 yıl sonra ise zamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın girişimiyle çıkarılan kanunla 17 Eylül 1990 yılında Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'ya itibarları iade edildi. Naaşları devlet erkanının katıldığı bir törenle İmralı'dan alınarak, İstanbul'da Adnan Menderes Bulvarı Topkapı çıkışında yapılan Anıt Mezara nakledildi. (Kaynak: TRTTURK.COM)

***

27.05.2019 tarihli basın!

… Türkiye'nin yaşadığı o zor ve karanlık günleri gözyaşları içinde AA muhabirine anlatan eski Bakan Ali Naili Erdem; "Adnan Bey seçimle iş başına geldiği 14 Mayıs 1950 yılından askeri darbenin yaşandığı sürede geçen 10 yıl boyunca ülkesine ve Türk insanına altın dönemini yaşatmıştır. 1940 yıllarının Türkiye'sini ortadan kaldıran, insanımızı doyuran yine Adnan Bey olmuştur. 'Onun zamanında bir şey yapılmadı' diyorlar ama o 11 liman, Batman rafinerisi, 19 çimento ve 16 şeker fabrikası kurdu. Ondan önce coğrafya kitaplarında bir Çubuk Barajı vardı. Onun kavgası zengin bir ülke yaratma kavgasıydı." diye konuştu.

Erdem, Menderes'in maddi anlamda zengin bir Türkiye, manevi planda ise vicdanı ve hürriyeti olan bir ülke oluşturmak istediğini, Mustafa Kemal Atatürk'ün fikirlerini benimsediğini ancak buna tahammül edilemediğini dile getirdi. Menderes'in idam edildiği günü anlatırken gözyaşlarına hakim olamayan Erdem, sözlerini şöyle tamamladı:

"O üzücü haberi arkadaşlarımla Kemeraltı Çarşısı'nda otururken öğrendim. Haberi alınca şok olmuştum. Birkaç arkadaşım 'artık Türkiye'de yaşanmaz' diyerek yanımızdan ayrıldı. Biz ise kavgaya devam etme kararı aldık. Adnan Bey her aklıma geldiğinde ağlayan adamlardan biriyim. Gözyaşlarımı içime gömerim çünkü ben ondan önceki hayatı biliyorum. Menderes bir medeniyet kavgası yapmıştır. Menderes hala dağlarda, köylerde, kasabalarda ve şehirlerde yaşıyor. Yüreği insanlık sevgisiyle dolu olan her insanda Adnan Bey yaşıyor. Her darbe gerekçesi ne olursa olsun ülkemizi geriye götürdü ve insanımızın kimyasını bozdu. Seçimle gelenin seçimle gitmesi gerektiğine mutlaka inanmalıyız." Dedi.. Hoşçakalın.


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
251 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

ROMANTİZM VE DOYUM NOKTASI

Miraç Kayıhan Karayiğit

ROMANTİZM VE DOYUM NOKTASI

Son Bakış

Selçuk Özkurt

Son Bakış

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

Atilla Gösterişli

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

Gürkan İpek

Tarık Şahin

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ