Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[14:28] İŞTE BUCA’YA HAREKET SAATLERİ! -- [13:07] İzne Çıkıp Geri Dönmemişti -- [12:33] DİDER’den şiddete uğrayan kadınlara çağrı -- [12:24] "Afrika'da bizimle işbirliği yapmak istiyorlar" -- [12:17] İtfaiye Kısa Sürede Söndürdü -- [12:13] Soba Neredeyse Zehirliyordu -- [11:21] Eski İl Başkanı Annesini Kaybetti -- [10:45] OKUL KANTİNLERİNE SIKI TAKİP -- [10:37] Palamut ve Hamsi Çıkmayınca, Midyeye Yöneldiler -- [10:03] YILDIRIM’DAN OXİJEN’E ZİYARET --
Yazarlar
Tıbbın sembolü neden yılan?
İlhami Atasever

İlhami Atasever

2.12.2019 - 10:58
181 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum

“Tıp, bir asa etrafına dolanmış iki yılan; Eczacılık, bir tasın etrafını saran yılan; Diş hekimliği ise birbirine sarılmış iki yılan ile sembolize edilir. Korkutucu, gizemli ve itiraf etmek gerekirse pek de sevimli olmayan bu yılanlar, neden sağlıkta sembol olarak kullanılır? Günlük hayatta sıkça karşılaştığımız hastane, eczane, tıp fakülteleri gibi kurum ve kuruluşların amblemlerinin temel figürü olan yılanların geçmişten günümüze yolculuğuna bir bakalım:

Yılanın hikayesi, insanlığın doğuşuyla beraber başlar. Rivayete göre Hz.Havva’yı yasak meyveyi yemeye ikna eden şeytan onun yanına bir yılan suretinde gelmiştir. Bir başkasına göre ise şeytan, cennetin kapısında bekleyen yılanı kandırmış ve içeri girmiştir. Bunun üzerine yasak meyveyi yiyen Adem ile Havva’nın cennetten atıldığını ve ölümlü hale getirildiklerini duymuşuzdur. Peki, yılanın o zamana kadar ayaklı bir canlı olduğunu ancak bu hatası üzerine ayaklarının alınıp, sürünmeye mahkum bırakıldığını da biliyor muyduk? Bu bilgi ne kadar doğru bilinmez, dediğim gibi rivayet. Kuran-ı Kerim’de yılandan bahsedilmediği için kesin bir bilgi de yok. Ancak mümkün olma ihtimalini değerlendirirsek yılanın birlikte olduğu kavramların yaşam, ölüm, yanılgı, hata, gizem vb. kavramlar olduğunun farkına varabiliriz.

Mitolojide yılan figürü M.Ö.3000’li yıllarda kullanılmaya başlar. Sümer mitolojisinde tanrı Ninazu’nun oğlu Ningişzida yeraltı dünyasının ilahlarından biridir. Adı ‘İyi (Hayat) Ağacının Hakimi’ anlamına gelen Ningişzida’nın simgesi boynuzlu yılan, ya da başmu (eski bir Mezopotomya mitolojik yaratığı) ejderhasıdır.  Gılgamış Destanı’nda geçen hikaye kısaca şu şekildedir:

Enkidu’nun ölümü ve kendi ölümlülüğüne dair duygularıyla sarsılmış olan Gılgamış, ölümsüzlüğün sırrını öğrenmek ister. Ona dünya üzerinde tek bir kişi, tufandan kurtulan, tanrıların ölümsüzlük verdikleri bilge Ut-Napiştim yardım edebilir. Gılgamış bu bilgenin nehirlerin kaynağının bulunduğu yerdeki evine doğru yola koyulur. Yol uzun ve çetindir, ‘merkez’, ‘cennet’ ya da ‘ölümsüzlük pınarı’na giden her yol gibi engellerle doludur. Ut-Napiştim Ölüm Sularıyla çevrili bir adada oturmaktadır; Gılgamış burayı aşmayı başarır. Ut-Napiştim’in zorlu sınamalarından geçemeyen Gılgamış’ın yetersizliğini açıklamasıyla bu macera son bulur. Örneğin altı gün ve altı gece uyanık kalıp bekçilik edemez; kaderi önceden bellidir; sonsuz yaşama sahip olamayacak, tanrılara denk olamayacaktır, çünkü onlarla hiçbir ortak niteliği yoktur.

Bununla birlikte karısının ısrarına dayanamayan Ut-Napiştim, Gılgamış’a okyanusun dibinde ‘dikenli’ bir ot olduğunu söyler, bu bitki ona ölümsüzlük vermeyecektir, ama sonsuz gençlik ve iyi bir yaşam bahşedecektir. Gılgamış ayağına taş bağlar ve denizin dibine dalar. Bu bitkiyi bulduktan sonra ondan bir dal alır, taşları çözer ve yüzeye çıkar. Uruk’a giden yolda bir pınardan su içmek için durur; bitkinin kokusuna gelen bir yılan onu yutar. Bitkiyi yutan yılan eski derisini değiştirip yenisine bürünür.

Günümüzde yılanın sağlık, yenilenme ya da ölümsüzlüğü sembolize etmesinin kökeni olan mitolojik hikayelerden (bilinen) ilki büyük ihtimalle bu hikayedir. Bu hikayeyle birlikte ölümsüzlük otunu yiyen ve deri değiştirerek gençleşen yılan ölümsüz kabul edilmiştir. Mısır mitolojisinde ise, o zamanın en önemli sağlık merkezlerinden ve kutsal bir şehir olan Teb’in koruyuculuğunu bir yılan yapmıştır. Antik Yunan’da Tıp Tanrısı Asklepios, heykel ve resimlerde hayat ağacını sembolize eden ‘dala sarılmış yılanla’ gösterilmiştir.

Yılanı sağlık sembolü olarak Selçuklu Dönemi’nde yapılan Darüşşifa ve Maristan ya da Bimaristan gibi sağlık kuruluşlarının kapılarında ya da duvarlarında da görebiliriz. Ayrıca Anadolu’da bulunan birçok yılanlı göl, yılanlı çermik gibi adlar taşıyan yerlerde canlı yılanların şifa bahşedici, tedavi edici özelliğinden günümüzde hala yararlanılmaktadır. Ülkemizde tıp sembolü olarak ‘asaya sarılmış yılanın’ kullanılması ilk olarak II. Mahmud zamanında olmuştur. II. Mahmud zamanında açılmış olan Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane (Günümüzde İstanbul Tıp Fakültesi) ‘asaya sarılı tek yılan’ sembolünü kullanmıştır.

Şu anda Dünya’da tıbbın sembolü olan ‘asaya sarılı iki yılanın’ fikir babası ise Türk Tıp Tarihi’nin kurucusu olan ‘üstat Süheyl Ünver Hoca’dır’. Tıp doktoru, akademisyen, yazar, seçkin bir ilim ve sanat adamı olan Ordinaryüs Prof. Dr. Ahmet Süheyl Ünver, yaptığı çalışmalar ve birbirinden değerli eserleriyle Türk-İslam sanatının Osmanlı’dan Cumhuriyet’e aktarılmasına vesile olmuş geçmiş ile gelecek arasında bir ilim, sanat ve kültür köprüsü inşa etmiş müstesna bir şahsiyettir. Yanında boya kalemi taşıyan ve gördüğü manzaraları anında resmeden sanat aşığı, güzel bakan ve güzel gören ince ruhlu bir hekimdir Süheyl Ünver.

Bir gün Çankırı Darüşşifası’nı ziyaret ederken, taşların üzerinde ‘çifte yılan sembolü’ görür ve Türk geleneklerine uygun olduğunu düşünerek sağlığın, hekimliğin, tıbbın sembolü olarak önermede bulunur. 1937 yılında ülkemizde kabul edilen bu fikir, 1956 yılında da Dünya Tıp Birliği’nin sembolü olur. 1956’ya kadar tek yılan olan tıp sembolü bir Türk tarafından, ’iki yılan olarak tüm Dünyaya’ kabul ettirilmiştir.

Özetle yılanın yıllar boyunca sağlıkla anılmasını, onun özellikleriyle beraber düşünecek olursak bu figürü yakıştırmak çok da zor olmuyor. Ağaçların yaprak döküp sonra yeniden çiçek açması gibi yılan da derisini değiştiren, yenilenen bir canlıdır. Bu bize yıllardır süregelen ölümsüzlük amacını hatırlatıyor. Öte yandan yılan hem toprak üstünde hem de toprak altında bir yaşam döngüsüne sahiptir. Yani ölüler diyarı olan toprak altıyla, canlılar diyarı olan toprak üstünü birbirine bağlar. Toprağın bu iki katmanını birbirlerine karıştırır, harmanlar. Bir hekim gibi hayatın yaşam ve ölüm evrelerini gözlemler. Yılan zehri ile de meşhur bir canlıdır. Çok tehlikeli olduğu gibi ‘zehrinin az miktarı panzehir’ olarak kullanıldığında ise şifa vericidir.

***

Son olarak yılan sürünme özelliğiyle en çok sağlıkçılara benzer. Gençliklerini, uykularını, ömürlerini feda eden; insanlık için sürünen tüm sağlıkçılara saygı ve sevgilerle… ‘En değerli mücevher steteskoptur (Sırtınızın ve kalbinizin dinlenildiği alet), onu alabilmek için gençliğinizi verirsiniz.’” (Alıntıdır) Hoşçakalın.

 


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
181 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

ARAYIŞ VE VUSLAT

Miraç Kayıhan Karayiğit

ARAYIŞ VE VUSLAT

Cumhuriyetimiz ve Değerleri

Yusuf Metehan Gül

Cumhuriyetimiz ve Değerleri

Son Bakış

Selçuk Özkurt

Son Bakış

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

Atilla Gösterişli

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

Gürkan İpek

Tarık Şahin

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ