Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[17:52] Siyaset ve İş Dünyasını Buluşturan Düğün -- [15:00] ZOR DEPLASMANDA KRİTİK 1 PUAN -- [14:09] Adil Köseoğlu Başkan Kapoğlu İle Görüştü -- [12:44] MÜCADELE BAŞLADI -- [12:20] MALİ MÜŞAVİR TURAN KURT VEFAT ETTİ -- [12:06] İLK 11’LER AÇIKLANDI -- [11:45] 5 saat sular kesik -- [11:30] GENÇ KUAFÖR YAŞAMINI KAYBETTİ -- [10:40] Türkiye genelinde dün akşam başlayan sokağa çıkma kısıtlaması sona erdi -- [10:17] Türkiye'nin en kalitesiz havası Düzce'de ölçüldü --
Yazarlar
21 Mayıs büyük Çerkes sürgünü?
İlhami Atasever

İlhami Atasever

22.05.2020 - 10:16
1170 kez okundu
0 bekleyen yorum
3 onaylı yorum

21 Mayıs (dün), son 15 yıldan bu yana “Çerkes sürgün ve soykırımı” etkinlikleri Kocaeli-Kandıra ilçesi Kefken sahilinde yapılıyordu. Bu yıl 156. Yıl dönümü etkinlikleri geçmiş yıllardan farklı olarak Covid-19 salgını nedeniyle daha ziyade sosyal medya ağırlıklıydı. 

Çerkesler ezelden beri Kafkasya’da yaşadılar, dillerini ve efsanevi kültürlerini burada geliştirdiler. Tarih boyunca ülkelerini saldırılara karşı korudular, hiç kimseyi istilaya kalkışmadılar. Çarlık Rusya’sı 1763’ten itibaren Kafkasya’yı işgale başladı. Çerkesler kimseden yardım almadan ülkelerini 101 yıl büyük bir dirençle savundular. Sayıca çok üstün olan Çarlık orduları karşısında SAŞE bölgesine çekildiler. 1861’de Saşe’de  “Özgürlük Meclisi’ni” kurdular. Çarlık Rusya’sı askeri ve siyasi tedbir olarak 10 Mayıs 1862 yılında Çerkeslerin, yani İslam unsurunun Rusya dışına göç etmelerine izin veren bir karar çıkararak Atayurtları olan Karadeniz sahillerinde yaşayan Çerkesler sürgüne zorlandılar.

Çerkeslik bir üst kimliktir. Düzce’de Çerkes denilince ilk akla gelen Adıgeler ve Abhazlar’dır. Sürülenlerin çoğu sürgün yollarında açlık, hastalık ve kötü koşullar nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Geride sağ kalan yaşlı kadın ve çocuklardan oluşan nüfusun %80 olan bir buçuk milyon insan anayurtlarından sürgün edildi. Gemilere bindirilerek zorla sürgün edilen Çerkesler, günlerce aç, susuz Karadeniz’in azgın sularında yaşam mücadelesi verdi. Zamanın Osmanlı topraklarına sürülen Çerkesler öncelikle Varna limanından Balkanlar, sonra sırası ile Samsun, Sinop, Amasya, Tokat, Kayseri, Maraş, Adana, Hatay Hattından Kahire’ye kadar uzanan hat boyunca yerleştirildiler. Balkanlar’dan daha sonra Güney Marmara bölgesine dağıtılan Çerkesler Düzce, Sakarya Eskişehir’e kadar olan bölgelerde ve günümüzde zamanın Osmanlı toprakları olan İsrail, Ürdün, Suriye gibi devletlerde de yaşamaktadır.

21 Mayıs 1864'te Ruslar’ın Kbaada yaylasında düzenlemiş oldukları askeri tören ve dini ayin olayını, Rus milliyetçileri "Kafkas Savaşı"nın sona erdiği bir fetih günü olarak halen her yıl 21 Mayıs'ta Kbaada (şimdi Krasnaya Polyana)'ya da gidip anmaya ve kutlamaya devam etmektedirler. Bunu kınayan Çerkesler de, alternatif olarak "21 Mayıs"ı Kuzey Kafkasya halklarının sürüldüğü ve Çerkeslerin soykırıma uğratıldığı bir "Yas Günü" olarak her yıl anmaktadırlar. 

***

Kayhan Özdemir: “Kafkasya Rusya’nın egemenliği altındaydı. Dedelerimiz ve babalarımız memleketlerini korumak için her türlü savaşa girmişler, her türlü zorluklarla karşılaşmışlar. Bütün ömürleri savaşlarla geçmiş. Kendilerine kucak açan tek devlet Osmanlı imparatorluğu olmuş ve bu münasebetle atalarımız Türkiye’ye gelmişler.

Anavatanımızı gittik gördük. Bırakıp gelmek zorunda olduğumuz yerler dünyanın en güzel yerlerinden biri diyebilirim. Karadeniz bölgesinde, Kafkas dağlarının eteklerinde, sahil şeridinde 250 km. boyunda, bizim Antalya’yı andıran güzel bir yer.

Anadolu’ya ayak basan Çerkesler kendilerine yer arayışları nedeniyle çok uzun süre dolaşmışlar. Kafkasya’ya benzer bir yer arayışında olmuşlar, sonunda Düzce ve etrafında yerleşmeye karar kılmışlar. Bir yandan atayurtları için ağıtlar yakmışlar, bir yandan da köyler kurup toprağa ilk tohumları atmışlar...” 

 

Kazım Taymaz (Rahmetli): “Babam, atalarım Kafkasya’nın Gronowski Bölgesi denilen yerden 1864 yılında Bulgaristan’a sürgün edilmişler. Hastalık ve açlık yüzünden çok sayıda insanımız telef olmuş. Bulgaristan’da yaklaşık 15 sene çok kötü bir hayat yaşamışlar. Tuna nehrinden geçerken ailemize mensup 60 kişi boğulmuş. Oradan buraya kötü şartlar altında gelmişler. Önce İzmir’e, oradan da Düzce’ye gelmişler ve burayı yeni vatan olarak seçmiş büyüklerimiz. Bu memleket bizi bağrına bastı. Yapılan bütün savaşlara bizim atalarımız katıldı. Kanlarını, canlarını, terlerini akıttılar. Bu memlekete herkesten daha çok bizim sahip çıkmamız lazım.

Ben Çerkesim, Kirazlı köyünde 1925 yılında doğmuşum. Babam askerdi. Birinci Dünya harbinin yarısından itibaren kurtuluş savaşında hizmet vermiş ve madalya almış bir subaydı. 12-13 yaşlarında Türkiye’ye gelen çocuklar 20 yaşlarında savaşa katılmışlar ve o çocukların çoğu dönmemiş...”

***

Kafkasya’da 156 yıl önce yaşananlar, o dönemin dünya gündeminden bağımsız değildi. Bu nedenle geleceğe yönelik çıkarımlar yapmak, politika ve programlar geliştirmek adına bu tür olaylar diri tutulmalıdır. 21 Mayıs’larda Çerkes Soykırımı ve Sürgünü’nün anılması ve tanıtılması önemlidir. Çerkeslerin acıları ve trajedilerinin bilinmesinin yanında başkalarının acıları ve trajedilerinin de bilinmesinde fayda vardır. 21 Mayıs’lar bir daha yaşanmasın, hiçbir halk bir daha bu türden acılar çekmesin. Kaynak: TRT AVAZ - Çerkeslerin Göç Hikayeleri - Oy Deniz Karadeniz - 8. Bölüm ve 21.05.2019 tarihli Milliyet Gazetesi Hoşçakalın.


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
1170 kez okundu
0 bekleyen yorum
3 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Maksimum 500 Karakter
Katılıyorum   Katılmıyorum
%45,21

Fırat TOPDEMİR

24.05.2020 - 13:24:29

Hocam bu tip sürgünler hakkında bir yazı yazacağım ama bayram olduğu için yazmıyorum . Sadece dış devletlerin yaptıkları sürgünleri değerlendirirsek yanlış bilgi sahibi oluruz , bizim yönetimlerde de aynı uygulamalar olmuş ama devletin üniversiteli tarihçi kardinalleri bunu savunurlar. Gidin Rus üniversitelerindeki kardinaller kendi devletlerine toz kondurmazlar.Allah mazlumlara rahmet etsin ,Bayramınız mübarek olsun.
Katılıyorum   Katılmıyorum
%48,63

Arif

22.05.2020 - 21:14:45

Teşekkür ederiz hocam
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,00

İshak AK

22.05.2020 - 11:24:01

Ahhh hocam ahhh.Köşenizde yazdığınız gibi atalarımız ne hastalıklar,cefalar,eziyetler,zulümler,ölümler sonucu Osmanlı'ya sığınmış ve Osmanlı da onlara kucak açmıştır.Bu dünyada zulüm yapanlardan öbür dünyada zulüm görenler hesap soracak,Allah da onların layık olduğu o muhteşem cehenneminin dibine hatta en dibine koyacak ve cayırrr cayır yanacaklar inşaallah.Bu sürgünü kutlayan o zalimler, yasını tutanlara karşı öyle bir hesap verecekler ki, bunun muhasebesini tutacak mali müşavir dünyada yok.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

İNSAN NE İÇİN YAŞAR

Miraç Kayıhan Karayiğit

İNSAN NE İÇİN YAŞAR

Cumhuriyetimiz ve Değerleri

Yusuf Metehan Gül

Cumhuriyetimiz ve Değerleri

Son Bakış

Selçuk Özkurt

Son Bakış

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

Atilla Gösterişli

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

Tarık Şahin

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ