Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[16:22] KAÇAMADAN YAKALANDI -- [16:09] DEVA PARTİSİ YIĞILCA HEYETİNE YETKİ BELGELERİNİ TAKDİM ETTİ -- [16:03] BORSA İSTANBUL MTAL’İNDE ÜNİTE BAĞIŞLANDI -- [15:39] KOLOĞLU TEŞEKKÜR ETTİ -- [15:20] EN KUTSAL MESLEKLERİN BAŞINDA GELİYOR -- [15:16] GAZETECİLER FEDAKARCA ÇALIŞIYORLAR -- [15:10] DÜZCESPOR İÇİN KENETLENİYORUZ -- [15:08] TRAP GÜZ KUPASI TAMAMLANDI -- [14:54] Deneyimli peyzaj mimarları yetişiyor -- [14:31] TÜRKİYE KUPASINDA 2.TUR MAÇLARI OYNANACAK --
Yazarlar
Konur Alp ve Konuralp!
İlhami Atasever

İlhami Atasever

16.10.2020 - 09:09
486 kez okundu
0 bekleyen yorum
1 onaylı yorum

Süleyman (1178-1214) Şah ile Dede Konur iki yakın dost. Oğuz’ların Kayı boyundan olan Süleyman Şah’ın; Ertuğrul, Sungur Tekin, Gündoğdu ve Dündar olmak üzere dört oğlu vardı. Ertuğrul (1189-1281) Bey’in; Osman, Saru Batu ve Gündüz olmak üzere üç oğlu vardı. Osman Bey Şeyh Edebali’nin kızı Rabia Bala ile evlendi. Osman Bey’in çocukları; Orhan Bey, Alaattin Bey, Çoban Bey, Fatma Hatun, Pazarlı Bey, Hamit Bey, Melik Bey, Savcı Bey, Şehzade Ertuğrul. Osman Bey 23 yaşında bey oldu. Şeyh Edebali, Ertuğrul Gazi ve aynı zamanda Osman Bey’in de hocasıdır. 120 yıl yaşamıştır.

Tolunay; Dede Konur’un en küçük oğludur ve Ertuğrul Gazi’nin en yakın arkadaşıdır. Obanın üst tarafındaki aşiretindendir. Konur Alp; Tolunay’ın oğludur, Sumru Kız ile evlidir. Osman Bey ile aynı tarihlerde evlenmişler. Üç çocuğu vardır. Osman bey’in en yakın arkadaşıdır, Osman bey’den birkaç yaş küçüktür.

Osman ve Konur Alp; Mensubu bulundukları Kayı Boyu Obasının geleceği için gözünü budaktan ayırmayan, canla başla çalışan, obanın huzuru, mutluluğu için her şeylerini feda etmeye hazır iki gençtir. Tıpkı Türkmenistan’dayken dedelerinin dostlukları gibi, tıpkı Horasan’da ve Anadolu’da olduğu gibi, tıpkı babalarının güvenli şehir olan Ahlat’ta, Ankara’da ve Söğüt’teki dostlukları gibi.

Osman Bey (1258-1324), Anadolu topraklarında 1302 tarihinde kurulan Osmanlı devletinin başına geçti. Geleneklere göre kılıç kuşandı. Yemin ederek “Besmele” ile göreve başladı. Osman Bey kurulan yeni bir cihan devletinin nasıl adaletle yönetildiğini tüm dünyaya gösterecekti. Her zaman olduğu gibi yanında yine Konur Alp vardı. Osman Bey belli bir zaman sonra görevini oğlu Orhan (1281-1362) Bey’e bıraktı. Ama oğlu Orhan Bey’i de hiç yalnız bırakmadı. Gerektiği zaman gerekli uyarıları yapmayı ihmal etmedi. Yöneticiler değişse de yönetim anlayışı değişmiyordu.

Konur Alp, Alplerin içinde en çalışkan ve en gayretli olanların başında geliyordu ve Osmanlı Devletinin sınırlarını daha da genişletmek için gerekli hazırlıkları kısa zamanda yapıp bitirmişti. Fethe ilk olarak Akyazı’dan başladı. Hendek, Düzce, Bolu ve Mudurnu ile devam etti.

Tarihçi Herodot’e göre Akyazı, Trakya kökenli Bitin’lerin yaşadığı küçük bir şehirdi. Akyazı uzun bir süre Makedonya Kralı Büyük İskender’in generalleri tarafından yönetilmişti. Daha sonraları da Roma İmparatorluğu’nun Bitinya-Pontus eyaletine bağlanan Akyazı, imparatorluk ikiye ayrılınca Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalmıştı. Bizans İmparatorluğu döneminde “Regio Tersia” adıyla anılan Sakarya’nın küçük bir parçası olarak varlığını sürdüren Akyazı, Malazgirt savaşından bir süre önce de Anadolu Selçuklu devletinin idaresine girmişti. Ancak bir süre sonra Akyazı tekrar Bizans İmparatorluğu yönetimine geçmişti. Akyazı da bu şehirlerden biriydi. Konur Alp sayısı beş bini bulan askerleriyle sabah namazını kıldıktan sonra Akyazı’ya doğru yola çıkmış, akşama doğru şehre varmıştı. Geceyi burada geçirdi. Ertesi günü sabah namazından sonra Akyazı, kendisini Osmanlı devletinin sınırları içinde buldu.

Fetih sırası aynı hatta bulunan Hendek’e gelmişti. Hendek de tıpkı Akyazı gibi Trakya kökenli Bitin’lerin yaşadığı küçük bir şehirdi. Konur Alp tıpkı Akyazı’da uyguladığı taktiği burası için de uyguladı ve orayı da bir sabah namazı sonrası alarak Osmanlı topraklarına kattı. Hendek şehrine, fethi gerçekleştiren Konur Alp’e ithafen “Konur Alp” adı verildi ve çok uzun yıllar bu isim ile bilindi. Adı daha sonra HENDEK olarak değiştirildi.

Fetih sırası “Melen Nehri kıyısındaki Prusias” anlamına gelen “Prusias Ad Hypium” adıyla tanınan şehre gelmişti. Yani Düzce’ye. “Prusias Ad Hypium” çok eski tarihlerde bölgede kurulan Bitinya Krallığı’nın “on iki” şehrinden biriydi. O zamanlar henüz adı bile olmayan, yer yer bataklıklarla kaplı DÜZCE ovası bu gizemli şehrin sınırları dahilindeydi. Herkesin gözü güzelliği, temizliği ve bakımlılığıyla ünlü bu şehirdeydi. Onun için bu bölgede sırasıyla Hitit’ler, Frigler, Lidyalılar ve Persler uzun yıllar hüküm sürmüş; daha sonra Yunanistan’ın orta kesimlerinden gelen Grek’lere “Kieros” adıyla ev sahipliği yapmıştı. Üzerinde taşımacılığın da yapıldığı Melen Nehri (Hypios) kıyısındaki küçük bir tepenin güney yamacına kurulmuş bir şehirdi burası. Bugünkü adıyla KONURALP. Ovanın batı yönündeki küçücük kale, Konur Alp’in yolunun üzerindeydi ve sadece birkaç nöbetçi askerden ibaretti. Konur Alp Düzce’yi dikkate değer bir direnişle karşılaşmadan 1323 tarihinde teslim aldı.

Şimdi sıra Bolu’nun fethine gelmişti. Bitinya Krallığı’nın en önemli şehirlerinden biriydi Bolu. Daha sonra da Roma İmparatorluğu’nun gözdesi… Konur Alp, Düzce’den sonra Bolu’ya yöneldi. Uzun yıllar Bizans yönetiminde kalan, daha sonra Anadolu Selçuklu Devleti egemenliği altına da giren Bolu; Büyüklüğü, zenginliği ve imarıyla çevredeki en büyük şehirlerden biriydi. Düzce’de yeteri kadar dinlenen Konur Alp, daha sonra Bizans’ın elindeki Bolu’yu almak için Bolu dağlarına doğru yola çıktı. İki gün iki gece yapılan kanlı çarpışmalar sonunda Bolu alındı. Bir süre Bolu’da kalan Konur Alp Mudurnu üzerine yöneldi. Konur Alp iki dağ arasında, daracık bir vadi içine kurulmuş olan Mudurnu şehrini de hiç zorlanmadan ele geçirdi. Konur Alp Bolu ve Mudurnu’nun fethinden sonra Düzce’ye geri döndü bir süre Konuralp’te yaşadı. Konur Alp 1326 yılında Bursa’nın fethi sırasında da büyük kahramanlıklar göstermiş ve aynı yıl vefat etmiştir.

Yukarıdaki yazı, onlarca esere sahip olan Yazar İlhan Akın’ın kaleme aldığı “Zor Bey Konur Alp” adlı romanından istifade edilerek yazılmıştır. Kendisine, Konur Alp Bey’in hayatını romanlaştırarak okuyucuyla buluşturduğu için teşekkür ederim. Sayın İlhan Akın ile yapmış olduğum ve 25.11.2019’de yayınlanan röportajda “Geçmişten günümüze Konuralp’in tarihi” veya ara sıra kendisiyle yaptığım görüşmelerde adını başka bir isimle zikrettiği “Geçmişten günümüze bir nefes Düzce” isimli bir kitap yazacağını söylemişti. Ama adı geçen kitap hala çıkmış değil! İnşallah onu da en kısa zamanda bekliyoruz. Hoşça kalın.

 


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
486 kez okundu
0 bekleyen yorum
1 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Maksimum 500 Karakter
Katılıyorum   Katılmıyorum
%42,55

İlhan AKIN

16.10.2020 - 20:17:03

"ZOR BEY&KONUR ALP" adlı romanın tanıtımını kaleme alıp sayfanızda yer vermenizden duyduğum memnuniyeti ifade eder, yazı ve düşünce hayatınızda başarılarınızın artarak devam etmesini temenni ederim.. Gazetenize, size ve tüm Gazete çalışanlarına esenlikler dilerim...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

İNSAN NE İÇİN YAŞAR

Miraç Kayıhan Karayiğit

İNSAN NE İÇİN YAŞAR

Cumhuriyetimiz ve Değerleri

Yusuf Metehan Gül

Cumhuriyetimiz ve Değerleri

Son Bakış

Selçuk Özkurt

Son Bakış

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

Atilla Gösterişli

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

Tarık Şahin

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ