Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[19:12] Düzce İl Sağlık Müdürlüğünde görev dağlımı yapıldı -- [17:30] KAZALAR SANİYE SANİYE GÖRÜNTÜLENDİ -- [16:55] KROS MÜSABAKALARI NEFES KESTİ -- [16:48] RASİM BETİR’DE ÇİZGİLER ÇEKİLİYOR -- [16:42] Düzce Üniversitesi Öğrencileri Sektörle Buluştu -- [16:38] ORMAN BÖLGE MÜDÜRÜNDEN ZİYARET -- [16:35] Sigara Yasağında Esneme Olmayacak -- [16:15] Hikayemizin Yarım Asırlık Sesi kapanış paneli yapıldı -- [16:12] Düzce Milletvekilleri Komisyonlarda -- [16:09] İYİ PARTİ İYİ YOLDA --
Yazarlar
Deccal ve Süfyan kimdir? Gelmişler midir? İsrailoğulları ile ilişkisi nedir?
MAHFİ

MAHFİ

9.2.2017 - 09:56
1649 kez okundu
0 bekleyen yorum
1 onaylı yorum

Deccal, Arapça bir kelimedir, "decl" kökünden gelir. Sözlüklerde verilen mânâya göre Deccal, "yalancı, hîlekâr; zihinleri, gönülleri, iyi ile kötüyü, hak ile bâtılı karıştıran, bir şeyi yaldızlayıp gerçek yüzünü gizleyen, bucak bucak her yeri dolaşan müfsid ve mel'ûn bir kişidir."

Deccal tüm kainata gelecek olan fitnedir. Yalnızca Müslümanlığa gelecek olana ise "Süfyan" denilmektedir. Hz. Ali; Süfyan için, Müslümanların içinden çıkacak ve aldatmakla iş görecektir demiştir. Müslümanlığı darb edecek şekilde ziyan etmiş biri gelip gelmediği alimler tarafından çeşitli rivayetlere dayandırılarak gelmiştir yada gelmemiştir diye iddialındırılmışsa da gerçeği yalnızca Allah bilir.

Peygamber Efendimiz, Büyük Deccal kuzeyden çıkacaktır. Bunu "Deccalın birinci günü bir sene, ikinci günü bir ay, üçüncü günü bir hafta, diğer günleri de normal günler gibidir"( Müslim, Fiten: 126) hadis-i şerifinden öğreniyoruz. Rivayetlerde Deccalın çıkışı, kâinatın en korkunç hadiselerinden birisi olarak gösterilmiştir. Bundan dolayıdır ki Peygamberimiz (a.s.m.), ümmetine özellikle onu haber vermiş, fitnesinden sakınmış ve ümmetini de sakındırmıştır. Hadisi biraz açarsak; Kuzey kutup bölgesinde bütün sene, bir gece bir gündüzdür. Yazın, trenle birgün güneye doğru gelinse bir ay güneşin batmadığı görülür. Sonra otomobille birgün daha gelinse bir hafta boyunca güneş batmaz. İşte bu durum büyük Deccalın kuzeyden çıkıp güneye doğru tecavüz edeceğini mu’cizâne haber verir.( Ramûzü'l-Ehadis, s. 518)

Resûl-i Ekrem (a.s.m.), Süfyanın da ümmeti içerisinden çıkacağını bildirirken, çıkış yerinin Doğu olacağına da dikkat çekmiştir. Buna Resûlullah, öylesine önem vermiştir ki üç defa tekrarlama ihtiyacı hissetmiştir. Bir rivayette Horasan denilen Doğu tarafında bir yerden çıkacağı bildirilmektedir.( Buharî, Fiten: 26; Müslim, Fiten: 101) Başka bir rivayette daha detaya inilerek, "Isbahan (Isfahan) Yahudiyesinden çıkacağı" bildirilmektedir.( Müslim, Fiten: 125; Tirmizî, Kitabü'l-Menakıb: 70) Isfahan bölgesinde yer alan Şehristan ve Yahudiya’nın, Yahudîlerin en çok bulundukları iki şehir olduğunu biliyoruz.

"Hz. Adem'in yaratılışından itibaren kıyamete kadar geçen süre içerisinde Deccaldan daha büyük bir hadise (diğer bir rivayette daha büyük bir fitne) yoktur. 

Bir hadis-i şerifte şöyle dikkat çekilir:
“Deccal dinin güçsüzleştiği, ilmin yetersiz hale geldiği bir anda ortaya çıkar."

(Deccal) Çıktığı zaman herkes ONU SAHİCİ BİR MÜRŞİT SANIP peşine takılacak, sonra Küfe’ye gelince aynı şekilde çalışmalarını sürdürecek, DERKEN PEYGAMBERLİK İDDİA EDECEK… Bunu gören akıl sahibi kişiler ondan ayrılacaklar… Daha sonra ULUHİYET (ilahlık) DAVASINDA bulunacak… Haşa “Ben Allah’ım” diyecek…. (Taberani bunu Sahabi olan b. Mu’temer’den böyle rivayet etmiştir.)

Bir başka hadiste ise, Deccal’in bu sapkınlığı şöyle haber verilir:
O (Deccal) önce: “BEN BİR PEYGAMBERİM”, diyecektir. Halbuki benden sonra hiçbir peygamber yoktur. Sonra ikinci bir iddiada bulunarak: “BEN RABBİNİZİM”, diyecektir. Halbuki siz ölünceye kadar Rabbiniz’i göremezsiniz…

Bir başka hadiste şöyle buyrulmuştur:
Deccal çıktığı vakit, beraberinde su ve ateş vardır. Ancak halkın ATEŞ OLARAK GÖRDÜĞÜ TATLI SUDUR; halkın SU OLARAK GÖRDÜĞÜ İSE YAKICI ATEŞTİR. Sizden kim o güne ererse, halkın ateş olarak gördüğüne düşmeyi kabul etsin. Çünkü o, tatlı soğuk sudur.

Hadislerin nerdeyse tümünde ortak nokta ‘Sufyan’ ın İslam alemi içinden çıkacağı ve ‘Deccal’in ise tüm yeryüzüne musallat olacak şekilde zuhur edeceğidir.

Esasen tüm İslam düşünürleri, hadisler ışığında, yaşadığımız asrı, ‘ahir zaman’ kavramı ile ifade etmektedirler. Ahir zaman, kıyametten hemen önce yaşanacak olan ve deccal ile sufyan’ın ortaya çıkacağı dönem olarak rivayet edilmekedir.
 

Şer ve fitnesinin büyüklüğü, dehşeti sebebiyledir ki, Allah Resûlü çoğu zaman olduğu gibi, ana hatlarıyla İslâm'ın bir özetini verdiği VEDA HACCINDA okuduğu VEDA HUTBESİNDE de Deccaldan bahsetmeyi gerekli görmüş, diğer peygamberler gibi, o da ümmetini uyarmıştır.

Deccal Yahudîdir. İcraatı dikkate alındığında, onun bir Yahudî oluşu, insana hiç de şaşırtıcı gelmez. Yahudîler de zâten bunu övünelecek bir davranış olarak görürler. Alûsî tefsirinde anlatıldığına göre, bir gün Yahudîler, Resûlullaha (a.s.m.) gelmiş, "Âhirzaman Deccalı bizden olacak, şöyle yapacak, böyle yapacak" demişlerdi. Cenab-ı Hak da bunun üzerine Mü'min Sûresinin 56. âyetini göndermişti.
Gönderilen—yukarıda bahsi geçen—âyette Allah, onlara şu cevabı vermişti:

"Kendilerine gelen hiçbir delil olmadığı halde Allah'ın âyetleriyle mücadele edenler, hak dini söndürmek gibi, aslâ erişemeyecekleri büyük bir hevesi gönüllerinde taşıyorlar. Sen Allah'a sığın. Muhakkak ki O, herşeyi hakkıyla işitir, herşeyi hakkıyla görür."


Ebu's-Suud tefsirinde belirtildiğine göre de, Yahudîlerin, Resûlullaha şöyle dedikleri bildirilir:
"Bizim Tevrat'ta zikredilen sahibimiz sen değilsin. Davud'un oğlu Mesih'tir. Yani sizin Deccal dediğiniz. O, âhirzamanda çıkacak, bütün dünyaya hâkim olacak, artık mülk ve saltanat da bize geçecek."

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME: Hz. Adem'in yaratılışından itibaren kıyamete kadar geçen süre içerisinde Deccaldan daha büyük bir hadise (diğer bir rivayette daha büyük bir fitne) yoktur. Bu hadisden anladığımız yer yüzü kurulalı, Adem’den bu yana en büyük fitnenin deccaliyet hareketi olduğu şeklindedir. Ancak yukarıdaki ayetten de anlaşılacağı üzere Yahüdilerin övünerek bahsetikleri deccal mağlup edilecektir. “İnkar edenler sanmasınlar ki, kendilerine mühlet vermemiz, onlar için hayırlıdır. Biz onlara mühlet veriyoruz ki, günahlarını artırsınlar ve onlar için alçaltıcı bir azap vardır.” (Ali İmran Sûresi. 178) Elbetteki Allah zalimler için belli bir mühlet onlara süre vermiştir. Bakalım kimler zalimlerle işbirliği yapacak, nihayetinde iyi ile kötü ayrılacak, ak ve kara gibi belli olacaktır. Yoksa imtihan hikmetinin anlamı kalmaz. Zira Allah insanları sınamaktadır.

Bugün Dünya’mızın neresine bakarsanız bakın insanlar zulüm ve baskı altında bir korku imparatorluğu hükümdarının emri altındaymış gibi yaşamaktadırlar. Bu korku imparatorluğuna İLLÜMİNATİ örgütü demektedirler. İşte DÜNYAMIZI KANA BULAYAN BU İNSANLAR, 12 BENİ-İSRAİL AİLESİDİR. Bu manada düşündüğümüz zaman deccaliyetin bir kişi olmadığı bir sistem olabileceği ve bu sistemin de EMPERYALİZM olabileceğini değerlendirebiliriz, açıkçası bundan kuşkumuz yok…Bu 12 İsrailoğlu ailesi yeryüzünde görevli bir kabile gibi davranmaktadırlar.  Yüklendikleri görev ise DECCALİYET misyonudur. Yine peygamberimizin başka bir hadisinde Deccal’in, Hz. İsa tarafından öldüreceğini belirtilmiştirDeccal, aldatıcı ve inkârcı, dehşetli fitne dolaplarını döndüren bir kimsedir. Fitnesinin en dehşetli tarafı, dinsizliğe dayalı bir sistem kurup insanları îmansız yaparak hem dünya, hem de ebedî hayatlarını mahvetmeye çalışmasıdır. O, ahlâksızlığa, yalana dayanan saltanatını tek başına değil, kendisine gönül veren komitesiyle, temsil ettiği kâfirane ve münafıkâne sistemiyle birlikte yürütür. Ve yine biliyoruz ki bu 12 İsrail ailesi bir takım kehanet mektupları doğrultusunda yeryüzünü kana bulamayı, savaşlar çıkarmayı ve tüm dinleri yeryüzünden kaldırmayı hedeflemektedirler. Bu kehanet mektuplarından bir sonraki yazımızda bahsedeceğiz…

 Ancak son söz olarak şunu söyleyebiliriz ki Sufyan, İslam aleminden çıkacak ve Hz. Mehdi’nin karşısına dikilecektir. Deccalle ise Hz. İsa mücadele edecektir. Yani Hz. İsa’nın görevinin deccaliyet sistemiyle mücadele etmek ve bu sistemi ortadan kaldırmak olacağını söyleyebiliriz, bu kesin ve bundan şüphemiz yok ve Deccal sadece İslam dininde belirtilen bir fitne değildir, tüm Peygamberlerin ümmetlerini uyardığı bir fitnedir.

NOT: Öncelikle peygamber Efendimiz( Aleyhisselatü vesselamın) bir hadisini söylemek istiyorum: İnançsızların-kafirlerin diüncelerine ve fikirlerine küfretmeyiniz ki onlarda sizin Allah’ınıza küfretmesinler, aksi halde günaha girersiniz buyurmuşlardır. Oysaki bizim fikirlerimize ve düşüncelerimize hakaret eden küfür eden insanlar oldu biz onları Allah’ın SETTAR ismi gereği lanse etmiyor, sinemize çekiyoruz. Zira herkesin bir inancı ve bir fikri vardır. Sen benim inancıma küfredersen ben eğer densizin biri olsaydım buradan sana ve inandığın değerlere küfür edebilirdim, ancak hayır biz Kur’an ahlakıyla ahlaklanmayı kendimize şiar edindik, bize etiket aramayın, ben size kendimi tanıtayım. Benim rehberim pirim, sultanım Hz. Muhammed’dir. Atatürk’ü sever,sayar, ve ona sonsuz teşekkürlerimi de sunmayı kendime borç edinirim. Biz sağ elimizde Kur’an, sol elimizde NUTUK, hak yolunun yolcularıyız. Sözde Müslümanlığa karşıyız, ancak özde İSLAM’ın savunucularıyız. Tüm peygamberler haktır, tüm semavi kitaplar haktır ve ALLAH katından indirilmiştir. Hiçbir cemaat yada cemiyet mensubu olmadığımız gibi ne içi boş kemalistiz nede Atatürkçüyüz bir tek rehberimiz var oda Hz. AHMED-İ MAHMUD-U MUHAMMED MUSTAFA’dır(SAV). Mustafa Kemal’in yapmaya çalıştığı şey seküler dünya düzeni getirmektir, bize bir vatan hediye etmiştir, ATAM SANA MİNNETTARIZ. Ancak bana sırati müstakimi (doğru yolu-hak yolu) gösteren KUR’AN-dır. Ben Mustafa Kemal’in kurduğu Cumhuriyet gemisinde Hz. Muhammed’in istikametinde yürümeye çalışmaktayım. Eğer bir vatanım olmasaydı, elinde çocuğuyla vatan ararken bir densizin çelmesiyle yerde yuvarlanan Suriyeli mülteci gibi bilmem hangi ülkenin esareti altında yaşar belki de dinimi dahi yaşayamazdım.

Hala daha bize hakaret eden olursa Karabük Derin Haber olarak hakaret suçlamasıyla gerekli yasal işlem başlatılacaktır. lütfen bizi eleştiriniz beğenmeyiniz ancak kişisel hakaretlerde bulunmayınız. Bizim yazılarımızı okuyan, takip eden değerli başta Karabük halkı olmak üzere herkese, ilgi ve alakanızdan ötürü teşekkür ederiz. 


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
1649 kez okundu
0 bekleyen yorum
1 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,00

ancak bukadar olur

15.8.2017 - 10:55:56

yazınız baştan sona saçmalıklarla dolu!Ayetleri hadis demişsiniz,uyduruk hadisleri efendimize isnat etmişsiniz,yetmedi birden bire konuyu atatürke getirmişsiniz...Kuranı kerimde hızlıca tesbit edebildiğim(Enam 50,Hud 31,Ahkaf 9) ama daha onlarcası olduğunu düşündüğüm Peygamber efendimizin gaybı bilemeyeceğiyle alakalı Ayetler varken siz tutmuş neler neler yazmışsınız mübarek Peygamberimizle alakalı...uzun lafın kısası saçmalamada rekor kırmışsınız!Şahsınızla işim elbetteki yok ama fikir ve düşünceleriniz berbat!Deccal varsa eğer,o değilsenizde onun yolundasınız diyebilirim...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

AH ŞU TÖRELER!

Miraç Kayıhan Karayiğit

AH ŞU TÖRELER!

ÖZEL OKUL AÇMAZI

Misafir Kalem

ÖZEL OKUL AÇMAZI

Son bakış...

Selçuk Özkurt

Son bakış...

Buraya kadarmış..

Nevzat Cingirt

Buraya kadarmış..

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

CIMBIZLA NE YAPILIR!

Atilla Gösterişli

CIMBIZLA NE YAPILIR!

UYANIN ARTIK…!

İslam Keleş

 UYANIN ARTIK…!

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ