Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[21:25] Polis kaçmasına izin vermedi -- [20:46] Akçakoca'da kaza 5 ağır, 10 yaralı -- [17:45] Fas’lı öğrenciler Düzce’de -- [17:44] SON ON YILDA 400 BİN ARAÇ PERTE ÇIKTI -- [15:19] Jandarmadan Bahçe Sahiplerine Uyarı -- [15:07] Bakanlar Düzce’ye çıkarma yapacak -- [14:50] CESETİN KİMLİĞİ BELİRLENDİ -- [14:29] Rektör Çakar'ın açık kapı uygulaması devam ediyor -- [14:17] ESNAF MAĞDUR EDİLMEYECEK -- [12:18] ASAR DERESİ'NDE ERKEK CESEDİ BULUNDU --
Yazarlar
Atınız da, itiniz de vız gelir vız!
Mehmet Akbacak

Mehmet Akbacak

15.3.2017 - 09:03
351 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum

Geçen hafta sonunda  Hollanda’da  bugüne kadar yaşanmamış, fakat Avrupa’nın yaşadığı İkinci Dünya Savaşından sonra ırkçı, faşist saldırıların ilki dersem yanılmış olmam herhalde.

   Avrupa’da yaşayan toplam 3.5 milyon Türk vatandaşının  138.504 ü Hollanda’da yaşamakta.Bu nedenle 16 Nisanda yapılacak referandum çalışmaları için siyasetçiler haliyle vatandaşlarımızı bilgilendirmek amacıyla bu ülkelerde açık ve kapalı toplantılar yapmasından daha doğal ne olabilir. Gel gör ki; referanduma hayır diyenlerin rahatlıkla çalışmalarına ses çıkarmayan Hollanda’lı yetkililer Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Hollanda’ya girişi yasaklanırken, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan’ın  Kaya’nın Rotterdam Türk Konsolusluğuna sokulmaması tam bir rezalet.

     Peki bu durumu nasıl açıklamalı dersiniz; Hollanda’nın amacı nedir, ne yapmak istiyor, bizimle alıp veremediği nedir. Ben bu olayı çok basit bir şekilde karikatürize ederek anlatmaya çalışayım. Çok katlı bir apartmanın kapıcılığını yapan kişinin çocukları, torunları gel  zaman, git zaman büyümüşler bazıları eğitim görmüş doktor, avukat, yargıç olurken bazıları da iş hayatına atılmışlar.Apartmanlar yıkılıp yerine siteler kurulunca bu kapıcının çocukları, torunları diğerleri gibi sitelerde oturmaya başlamışlar, arabalarını eski yöneticilerinin arabalarının yanına park etmişler, bakmışlar ki eski apartman sakinleri yeni komşularının kapıcının çocukları ve torunları olunca şaşırmışlar, onlarla eşit konumda olmalarını içlerine sindirememişler.Gün geçtikçe ekonomik durumları sarsılan,ayrıca kalorifercinin çocukları hem Türk ve hem de Müslüman olunca başlamışlar propagandaya; bu sitede Müslüman ve Türkler yaşayamaz diye, sanki bu insanlar zorla geldiler? Yıllarca ülkenizin alt yapısından, madenlerine kadar en ağır işlerde çalışan bu insanları aşağılamak en büyük nankörlük ve ayrımcılıktır. Bugüne kadar yalnız gönderdikleri dövizleriyle ilgilenen bu insanlara Türkiye’nin sahip çıkması karşısında silahlarını Türkiye’ye çevirmelerini pek fazla yadırgamamak gerekir.Ve en önemlisi; Ortadoğuda’ki paylaşımda Türkiye’nin bende varım demesini kabullenemiyorlar.Esasında Ortadoğu’da ABD-İngiltere-Almanya emperyalizminin çatışması var, Rusya’da bende varım diyor.Haliyle 900 km. sınır uzunluğuna sahip olan Türkiye bu duruma seyirci kalamaz, bu bölgede oluşacak yeni senaryolarda ben de varım demesi hem güvenlik açısından, hemde ekonomik çıkarlarımız açısından çok önemli..Yeni anayasa ile eli güçlenecek Türkiye’nin bölgede etkin olmasını istememelerini doğal karşılayabiliriz. Fakat yıllarca üstten bakarak bizim gibi ülkeleri anti-demokratik olarak suçlayan, kendilerini özgürlük abidesiymiş gibi gösteren Hollanda’nın Türk göstericilerine atlarla ve itlerle saldırması tam bir faşist harekettir, Nazi’lerin taktiklerinden birisidir. Yalnız usta şair Nazım’ın sözlerinden yola çıkarak Hollanda’lılara şunu söylemek elzem oldu. Atınız da, İtiniz de vız gelir vız diyoruz.

           İÇİMİZDEKİ HOLLANDA’LI!

İçimizdeki Hollanda’lılara ne demeli; kendisini CHP genel başkanlığına hazırlayan Yalova milletvekili sayın Muharrem İnce bakın ne diyor; ‘ Esad İstanbul’da Suriyeliler için miting yapsa izin mi vercez’. Vah Muharrem İnce vah, 2002 den bu yana seçimle iş başına gelen Erdoğan’la, darbeyle iş başına gelen babasından sonra yönetime gelen Esad’ı eşitmiş gibi görürsen, ayrıca Avrupa’daki Türkler  Suriyeliler gibi mülteci değiller.Farzet; Esad gelse mitinge Suriye’den kaçmak zorunda kalanlar mı gidecek, yoksa sizler mi? Bu kafayla senden de bir şey olmaz.Bakın sayın Muharrem İnce daha ne diyor; ‘Türkiye, Almanya ile bir problem yaşarsa biz Türk hükümetini destekleriz ama milleti kandırmak için yapıyorlar bunu.Geçen sene ‘vizesiz Avrupa’ya gideceğiz’ diyorlardı,şimdi Bakanlar düğün salonuna gidemiyor.Avrupa’ya rezil olduk” diyor.Rezil olan Türkiye’mi, yoksa Almanya ve senin gibi Alman yandaşlarımı ey Muharrem İnce. Türkiye’nin bakanlarını Avrupa’da konuşturmak istemeyenler Kandil’in teröristlerinin konuşmalarına destek veriyorlar, FETÖ soruşturmalarından kaçan darbecilere rahatlıkla kucak açmalarına ne dersiniz. Daha geçenlerde casuslukla suçlanan gazeteciyi sarayda ağırlamalarını nasıl izah edersiniz. Yıllarca halkı kandırılacak bir nesne olarak görenlerin bu halka verecekleri hiçbir şey yoktur, bu da böyle biline.

              İBRAHİM KORKMAZ NE DİYOR!

          10 Mart günü gazetemizin yayın yönetmeni sayın Nevzat Cingirt’in Düzce eski milletvekili İbrahim Korkmaz’la yaptığı röportaj bayağı ilgi çekti.Bilhassa Fetö tutuklamaları için çarpıcı açıklamaları dikkat çekiciydi.’Maalesef çok büyük yanlışların yapıldığına şahit oluyoruz. Üniversiteden atılan fakat FETÖ ile hiçbir bağı olmayan arkadaşlarımız var.Maalesef çok büyük yanlışların yapıldığına şahit oluyoruz. Biz sıradan bir cemaatin saldırısına maruz kalmadık’. Politikasını beğenir, beğenmezsiniz ama söyledikleri çok önemli; sayın Erdoğan’ın dediği gibi  at izi it izine anlaşılan Düzce’de de karışmış.Mağdur olanların en kısa zamanda mağduriyetleri giderilmeli.Bu duyarlılığı gösteren sayın Korkmaz’a teşekkür etmeliyiz.Vekil olmamasına rağmen hala insanların sorunlarıyla haşir neşir olması takdire şayan.

                    KİM İLGİLENECEK BULAMADIM!

      Geçenlerde Atatürk hastanesine bir yakınımı götürdüğümde; arabada beklerken 40 yaşlarında aslında sapa sağlam görünen fakat yolda yürüyenlere karşı tam bir tiyatro oyuncusuymuş gibi hasta rolünü oynayan vatandaşı kime şikayet ettimse cevap alamadım.En son zabıtaya ulaştım lakin bir saate yakın beklememe rağmen ne gelen oldu, ne de giden, bu konuyu daha evvel dile getirecektim olmadı. Hastahane önleri dilencilerin en önemli üsleri, buralar boş bırakılmamalı.Buna karşılık hastane önünde park yerinin yapılması oradaki keşmekeşliği önemli ölçüde yok etti.Ayrıca birkaç yıl önce yazılarımda belirttiğim bisiklet yolunun da yapılmış olması bisiklet sürücülerini de memnun etti.Bu yolların devamının gelmesi dileğiyle. Kalın Sağlıcakla.

 


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
351 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

TAK TAK TAK

Özhan KIZILTAN

TAK TAK TAK

KARANLIK ÇAĞ MI ALTINÇAĞ MI ?

Miraç Kayıhan Karayiğit

KARANLIK ÇAĞ MI ALTINÇAĞ MI ?

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Neden Evet?

Mustafa Koloğlu

Neden Evet?

Son viraj

Selçuk Özkurt

Son viraj

CIMBIZLA NE YAPILIR!

Atilla Gösterişli

CIMBIZLA NE YAPILIR!

UYANIN ARTIK…!

İslam Keleş

 UYANIN ARTIK…!

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Gelecek ay darbe olur mu?

Prof. Dr. Berat Özipek

Gelecek ay darbe olur mu?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ