Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[17:43] İşte İYİ Parti'nin Adayları -- [16:53] İŞTE AK PARTİ DÜZCE MİLLETVEKİLLERİ -- [16:45] Akçakocalı esnafa sağlık indirimi -- [14:38] ÜZERİNDEN İŞ MAKİNASI GEÇTİ, OLAY YERİNDE ÖLDÜ -- [12:07] Boğaziçi Beledisine futbol sahası -- [11:49] Uluslararası yarışmada önemli başarıları -- [11:33] Böbrek hastaları oruç tutarken dikkatli olmalı -- [11:14] Düzce Belediyesi mahalle iftarları devam ediyor -- [10:58] Balıkta fiyat pahalılığı sürüyor -- [22:47] İYİ PARTİ DÜZCE ADAYLARI BELLİ OLDU --
Yazarlar
MUSTAFA KEMAL’i RAHAT BIRAKIN!
Mehmet Akbacak

Mehmet Akbacak

8.2.2018 - 09:23
339 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum

Türkiye’nin en eski partilerinden olan CHP’nin 36.Olağan Kongresi Cumartesi ve Pazar günleri yapıldı. CHP aynı zamanda Cumhuriyetimizin kurucu partisidir.Partinin ilk başkanı da Mustafa Kemal’dir.1923-1950 arasında tek partili rejimde hep iktidar olmuştur,çünkü başka muhalif parti yoktu. 1950 den bu yana hiçbir seçimde tek başına iktidar olamadı. Bunun temel nedeni; partinin asker ve sivil bürokrasiyle birlikte hareket eden işbirlikçi burjuvaziden yana olan politikasıdır. 70’li yıllarda Marksist solun önünü tıkamak amacıyla sol sloganlarla kitlelerin desteğini almış, fakat kısa süre sonra eski çizgisine geri dönerek kitlelerin umudu olmaktan çıkmıştır. Aslında CHP’nin solla,molla hiç alakası yoktur.Maalesef bizde her kavram başlı başına bir sorun yarattığı için, ‘SOL’ kavramı da lastik gibi her yana uzatılan, silahlı mücadeleyi politik araç olarak kullanan örgütlerle birlikte, TKP,TİP,TSİP gibi parlamenter sistem içersinde mücadeleyi hedefleyen örgütler ‘SOL’ da yer alırken,rejimin kurucu partisi de 70’lerden sonra kendisini solcu olarak lanse etmeye başlamıştır. Bu nasıl bir solsa bugüne kadar da CHP’nin solculuğunu kimse tanımlayamamıştır.Rahmetli Ecevit’in meşhur bir sözü vardı; “Toprak İşleyenin,su kullananın” bu söz çok radikal bir sol söylemdi.Lakin bir süre sonra çark ederek solculuğunun nemenem bir şey olduğunu gösterdi. Ne dedi; “Bizim solculuğumuzun sınırını halk belirler” diyerek çizgiyi çekti.Hatta 12 Eylül döneminde CHP Başkanlığını bıraktı.Belki biz o zamanlar bunu kavramakta zorlanmıştık, sonradan CHP’nin halkın partisi olmadığını, bir avuç elit grubunun temsilcisi olduğu anlaşıldı.Parti ne zaman sıkışsa kurucu liderinin arkasına sığınarak kitleleri ayrıştırmaya ve ötekileştirmeye çalışmıştır.Tabii bu dönemler askerin yönetime el koyduğu cunta dönemleridir.Cuntacılarla birlikte Atatürk’çülük yaparak halkın ezilmesine ortak olmuşlardır.27 Mayıs’da, 12 Mart’ta, 28 Şubat’ta hep böyle olmuştur. Bugün çok şikayet ettikleri AK Parti %50’lere varan oy alıyorsa, CHP’nin halktan uzak politikaları sayesindedir bir bakıma.

            3-4 Şubat’ta yapılan kongre bırakın halkı, CHP’li seçmenlerde de heyacan yaratamamıştır. Çünkü kaset operasyonuyla partinin başına getirilen Kılıçdaroğlu; 8 seçim kaybetmesine rağmen koltuğuna sanki çivilenmiştir.Yine delege hesaplarıyla koltuğuna kavuşmuştur.Aylarca adalet yürüyüşünü diline dolayanların kongresinde Kılıçdaroğlu’nun karşısında rakip olan Muharrem İnce salondaki CHP’lilere “ADALET” istiyorum diye haykırıyordu.Mükerrer oy nedeniyle İnce’nin adaylığı güme gidiyordu.Eskişehir’i çok güzel yöneten Yılmaz Büyükerşen divan başkanlığında çuvalladı, demek ki; entrikalara alışkın değil.

         Parti başkanlığının sonucu belliydi, esas merak edilen parti meclisinin oluşumuydu.Gerçi Kılıçdaroğlu’nu aday gösteren delege sayısı 1081 iken, oy verenlerin sayısı 790, böylece 291 kişi Kılıçdaroğlu’na oy vermemiş.İnce’ye 165 delege imza vermiş ama başkanlık için 447 oy atılmış.Bu durum aslında CHP’de suların bir süre daha kaynayacağına delalet.

                  YOLDAŞ, ASKER İKİLEMİ

       Sayın Baykal’ın kaset operasyonundan snra partinin başına getirilen Kılıçdaroğlu yönetiminde partinin ilkeleri, vizyonu ve ana politikaları alt üst olmuş.Temel mesele Erdoğan’a kim karşı çıkıyorsa,kim nefret ediyorsa partiye kapılarını açmış,parti geleneğinde olan emeğe saygı rafa kaldırılmış, 2 aylık parti geçmişi olan başkan yardımcısı olmuş. Daha önceleri CHP’ye küfreden, CHP’yi faşistlikle suçlayanlar başkan yardımcılığına getirilmiş. Hatta CİA’de bilmem kaç nolu ajan diye suçlanan  kişi baş köşeye geçirilmiş.Parti meclisine ise; “Türkiye, İran’la savaşırsa ben İran’ın yanında olurum” diyeninden, “Suriye ile savaş olursa Esad’ın yanında olurum.” Diyeni mi ararsın. “PYD’nin terör örgütü olduğuna dair istihbari bilgimiz yok” derken PKK’yı aklayanı mı,ayrıca ordumuzla teröre karşı çıkan ÖSO’ya it sürüsü diyerek Afrin operasyonunu karalayanlara, devlete “katil değil, seri katil” diyenlerin seçilmeleri karşısında tabanda ki CHP seçmeni şaşkın vaziyette seyretmekte.İşin ilginç yanı; kongre öncesi İstanbul İl Başkanı hanımefendi ‘Ben Mustafa Kemal’in askeri değilim, yoldaşıyım diye Kemalistleri ikiye ayırıverdi.Salona girerken tribündeki seçmenler Mustafa Kemal’in Askerleriyiz sloganıyla tepkilerini gösterdiler.Kongrede; seçmenlerin aklında yer edecek hiçbir soruna çözüm önerisi sunulmamış, Türkiye’ye hasımlık gösteren ABD’ye, AB’ye, PKK’ya, Fetö’ye tek kelime edilmemiş, varsa yoksa Erdoğan’a yüklenilmiş.Tamam yüklenin de; Erdoğan nefretinden dolayı Türkiye düşmanlarıyla yan yana, omuz omuza olmanız mı gerekiyor. Biraz daha üzerlerine gidince biz Mustafa Kemal’in partisiyiz, biz Mustafa Kemal’in askeriyiz, birde Mustafa Kemal’in yoldaşıyız diyerek, Mustafa Kemal’i kalkan olarak kullanmalarına ne dersiniz.

     Artık Mustafa Kemal Türkiye’nin ortak değeridir, bugüne kadar halka dayattığınız baskıcı politikaları Mustafa Kemal maskesiyle yürüttünüz, yeter artık MUSTAFA KEMAL’İ rahat bırakın! Kalın Sağlıcakla.


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
339 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

YAŞLANIYOR MUYUZ ?

Miraç Kayıhan Karayiğit

YAŞLANIYOR MUYUZ ?

NİCE 12 YILLARA

İslam Keleş

NİCE 12 YILLARA

Küçüksu semt garajı

Selçuk Özkurt

Küçüksu semt garajı

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

Atilla Gösterişli

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

ÖZEL OKUL AÇMAZI

Misafir Kalem

ÖZEL OKUL AÇMAZI

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ