Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[15:19] 3 Kardeş Toprağa Verildi -- [13:52] 2019’da devreye girmesi bekleniyor -- [13:17] Çalışmalar devam ediyor -- [12:31] Sessiz bekleyişe devam -- [09:29] İYİ Mİ OLDU ? KÖTÜ MÜ OLDU ? -- [17:10] Akçakoca’da yeni alınan 4 otobüs hizmete girdi -- [15:48] 8 şehir arasında Düzce’de var mı? -- [15:48] İnternet Sayfası 4 Dilde Hizmet Sunuyor -- [15:09] Operasyonda yakalandılar -- [14:57] Jandarma tır ve kamyonları denetledi --
Yazarlar
GÖRÜP GÖRECEĞİN RAHMET BU OLACAK!
Mehmet Akbacak

Mehmet Akbacak

9.3.2018 - 07:37
513 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum

 Fazilet Partisi kapatıldıktan sonra yenilikçi kanat  AK Parti’yi kurarken, o gün için daha muhafazakar, Milli Görüş’çü olarak nitelenenler de Saadet Partisi’ni kurmuşla rdı.Aralarındaki tek fark şöyle özetlenebilir. 28 Şubat darbesi ‘İslami Çevreleri’ mağdur ettiği için yaşanan sıkıntılardan bir an evvel kurtarmak, oyunu demokratik kurallar çerçevesinde oynayarak hem içerde, hem de dışarıdaki  güçlerin tuzağına düşmeden Türkiye’yi askeri vesayetten kurtarmak, muhafazakar toplum katmanlarını merkeze taşıyarak demokratikleşmeyi hızlandırmaktı. Uğur Mumcu, Bahriye Üçok,Taner Kışlalı gibi laik aydınların katledilmesinin faturası ‘İslami kesime çıkartılıyordu. Mollalar İran’a, Türkiye laiktir laik kalacak gibi sloganlarla ülke hızla kamplaşmaya sürüklenmişti. Sivas’taki Madımak katliamı tam da bu dönemde tezgahlandı, var olan azıcık uzlaşma noktaları da tamamen yok edildi. Demek ki; 28 Şubat’ın ön hazırlığı böyle yapılmış. Oysa derin devlet adı verilen Gladyo’nun eseriydi, onu gizlemek için safça kullanılan kitleler üzerinden fatura İslami kesime çıkartılmıştı. Fadime Şahin’ler, Müslüm Gündüz’ler, Ali Kalkancı’larla soslanarak ‘Şeriat’ servisi yapıldı malum medyada.

                MADIMAKTAN MERKEZ MEDYAYA

     Yine bugünlerde daha evvel seyrettiğimiz filmin bir kopyası sahneye konuluyor.Senaryo aynı, yapımcı aynı, plato aynı, tek fark baş roldeki adamın karşısına çıkartılan aktör farklı..2014  çıkartılan genç, yakışıklı, saz çalan, modern görünümlü, sempatik tavırlarıyla beyaz Türk’lerinde ilgisini çekmişti. Amacı Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasını engellemekti. Şimdi de Erdoğan’ın başkan olmasını istemeyen aynı çevrelerin bu sefer ki umutları  farklı; saz çalmıyor, namazında abdestinde, ramazanda orucunu tutan, tonton görünümlü bir ayağı çukurda, iktidar hırsı olmadığını söyleyen bir zamanlar Madımak’ı yaktıran adam olarak suçladıkları sayın Temel Karamollaoğlu’nu merkez medyanın önemli figürü haline getirdiler. Eeeee… nerden nereye, Madımak’tan merkez medyaya.Peki adama demezler mi?. Aslanım; yıllarca bu zihniyete demediğinizi bırakmadınız binlerce insan sizin yüzünüzden evini, işini, aşını, mesleğini, okulunu, akademik kariyerini kaybetti. Peki ne oldu da şeyinde boncuk görmüş gibi bir kanaldan, diğer kanala çıkartıyorsunuz. Peki ey Karamollaoğlu; partinizi kapatanların, sayın Erbakan hocanın siyasi kariyerini sona erdirenlerin. Bilhassa rahmetli hocanın her söze başlarken değindiği Siyonist’lerin, emperyalistlerin, Batı Kulüpçülerin Türkiye’ye birkaç koldan saldırmaya başladığı bu dönemde sana bu kadar değeri neden verdiklerini nasıl yorumluyorsun. Ya çok safsın , ya da bu küresel güçlerin İslami kesimdeki aktörlerden birisisin demek istemiyorum ama bir yere de koyamıyorum.Şunu da unutma işleri bitinceye kadar el üstünde tutacaklar, işleri bitince kirlenmiş  mendil gibi fırlatacaklar. Görüp göreceğin son rahmet bu olacaktır.

           ADININ NE OLDUĞU ÖNEMLİ DEĞİL

    Her insanın adı olduğu gibi siyasi hareketlerin de bir adı vardır.Milliyetçi, muhafazakar, demokrat,sosyal demokrat, sosyalist, liberal gibi. Türkiye’de demokratım diyen demokrat değil, sosyal demokratım diyen sosyal demokrat değil, liberalim diyen liberal değil, milliyetçiyim diyenlerin bazıları milliyetçi değil, Milli Görüşçüyüm diyenler, gerçekten milli görüşçü değil. Niye mi; hayat söylenenlerin ispat edildiği yerdir. Bugüne kadar sosyalistim diyenlerin ABD’ye sen ne yapıyorsun dediğini duydun mu, bazı milliyetçiyim diyenlerin  millete saldıran FETÖ ve küresel güçlere ağzını açtığını duydun mu?. Milli Görüş’çüyüm diyenlerin son zamanlarda Siyonizme ve ABD’ye itiraz ettiklerini gördünmü?. Milli Gazete’ye, Yahudi sermaye çevrelerinin reklam vermesinin bir açıklaması olmalı elbet, bazı Liberalim diyenlerin de FETÖ’nün savunuculuğuna savrulmalarını hangi liberal değerlerle açıklayacaklar. ‘Sosyalistim’ diyenlerin bazıları da; PKK’ya karşı ülke güvenliği amaçlı operasyonu savaşmış gibi gösterek, barışı savunuyoruz derken Kandil’le, PYD’le, ABD ve küresel güçlerle yan yana gelmelerini nasıl izah edecekler bakalım. Ayrıca ‘muhafazakar demokratım’ diyen bazılarının da demokratlıkla bir milim ilişkisi yok, onlarda sözde Erdoğan’ı destekliyoruz derken, aslında köstek oluyorlar.Gerçi arada bir hizaya çekiliyorlar ama kafa karıştırmaya bire birler. O nedenle son söyledikleriyle geçmişde ki tavırları arasında uyum yoksa, bilin ki ya o gün yalan söylüyor, ya da bugün bu işin lamı cimi yok. Türkiye ince ve keskin bir çizgi üzerinde yürüyor,temel konularda birlikte olmak zorundayız, eleştirilerimizi açık, seçik, oraya buraya kayacak türden değil, yapıcı pozitif yapmalıyız.Yoksa Suriye’nin durumuna düşeriz o zaman da ben şöyle dedim demenin bir anlamı olmaz.

      Yazıyı ABD’li İslam hareketinin önemli figürlerinden Malcolm X’in sözleriyle bitireyim. “Eğer dikkatli olmazsanız gazeteler sizin mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleri ise sevmenizi sağlar.” Bugün 8 Mart Dünya Emekçiler gününü kutluyorum.Kadınlar için daha iyi yaşanılası bir Dünya özlemiyle…Kalın Sağlıcakla.

     


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
513 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

PORTAKAL ORADA KAL!

Mehmet Akbacak

PORTAKAL ORADA KAL!

İYİ NİYET Mİ, ACİZLİK Mİ?

Miraç Kayıhan Karayiğit

İYİ NİYET Mİ, ACİZLİK Mİ?

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

Atilla Gösterişli

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ