Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[10:50] Talihsiz genç olay yerinde öldü... -- [09:03] 2 büyükbaş hayvana çarpan araç hurdaya döndü -- [20:07] Düzce Yağlı Güreşleri başpehlivanı Recep Kara oldu -- [19:56] Av faciayla bitti; Kazayla arkadaşını öldürdü -- [17:34] Düzce Üniversitesi öğrencilerinden anlamlı bağış -- [17:30] Polis abart egzoza geçit vermiyor -- [17:27] Akçakoca Çınar Caddesinde kan bağışı -- [17:23] Sokak hayvanları için bir çağrıda Lokum’dan -- [17:18] Hacı Adayları Yolcu Edildi -- [17:13] Başkan Tuna Raftingçilere Başarı Diledi --
Yazarlar
TAM BAĞIMSIZ VE TAM DEMOKRATİK TÜRKİYE!
Mehmet Akbacak

Mehmet Akbacak

9.5.2018 - 15:10
316 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum

6 Mayıs günü İstanbul İl Kongresinde Cumhurbaşkanı sayın Erdoğan seçim manifestosunu açıkladı. Manifestoyu ana başlıklarla irdelersek, vurgulanmak istenen ana tema; Türkiye’de 24 Haziran’dan sonra daha çok DEMOKRASİ, daha çok ADALET hedeflenmekte. “Ahdim olsun ki; Erdem, İrade ve cesaretle Türkiye’nin şahlanışını görüyorum” diyerek çıtayı da yükseltmiş oluyor.”Biz tam bağımsız, tam demokratik ve müreffeh Türkiye istiyoruz” sözüyle de demokrasi ve bağımsızlık konusunda daha atılacak adımlarımızın var olduğunu belirtiyor. Hatta daha da ileri giderek “Birimiz özgür olmadıkça diğerlerimizde özgür olamaz” diyerek bireyin özgürlüğünü temel ilke olarak alıyor. Bunları okuyan veya dinleyenlerin bazıları sanki hiçbir şey olmamış gibi, şimdiye kadar niye yapmadı da, bundan sonra mı yapacak sorusunu sorabilir.Bir ülkede olmazsa olmazın tek bir şartı vardır, güvenliğin sağlanmasıdır. Güvenliğini sağlayamayan ülkede ne demokrasi, ne adalet, ne ekonomi, ne eğitim  ve nede kültür yaşayabilir, ne de gelişebilir.Bakalım çevremizdeki ülkelere tüm karışıklıklar güvenliğin olmadığı yerlerde Irak, Suriye, Afganistan,Lübnan,Filistin,Ermenistan bir aralar Balkanlar,Kafkasya, Ukrayna’da yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Bu nedenle Gezi kalkışmasından bu yana Türkiye güvenliğini sağlamak için var gücüyle savaştı ve savaşmaya devam ediyor.Hatırlayın bir ara DEAŞ adı verilen terörist örgütün eylemleri ard arda gelerek kitlelerin yaşam umutlarını yok ediyordu. Reina saldırısından sonra bu eylemleri görebiliyormuyuz.7 haziran seçimlerinden sonra başta Diyarbakır olmak üzere diğer kentlerde yaşanan terörist eylemler bölgeyi kan gölüne çevirmişti. Sokak ortasında güpe gündüz insanlar enselerinden vuruluyordu.’Devrimci Savaşı’ başlatıyoruz diyenler binlerce insanın ölümüne neden oldular. Maalesef tüm bu olaylar yaşanırken devletin içindeki çeteler görevlerini çok rahatlıkla yapmışlar. Son darbeyi de 15 Temmuz’da vurmaya kalkışmıştılar ama demokrasi güçleri ilk defa darbecileri alaşağı ederek Türkiye’nin  bilinmez yolculuğuna dur dediler. O günden bu yana devlet ülkenin güvenliğini sağlamak için her türlü tedbiri almaya devam ediyor.Bırakın içerdeki güvenliği sağlamayı, güneyimizde tehlike yaratan terör örgütlerine de savaş açmıştır. Biraz daha ileri gideyim, yıllarca PKK’nın kimler tarafından desteklendiği bilindiği halde sesli olarak itiraz edilemezken, 15 Temmuz’dan sonra ABD ve AB’ye ülkemizin güvenliğini tehdit eden örgütleri desteklemekten vazgeçin diye sertçe uyarılarda bulunulmuştur. Demokrasinin beşiği olarak yutturulan ülkelerin gerçek kimlikleri deşifre edilmiştir. Gelinen bu nokta çok önemlidir. Dün bunlar açıkca söylenemiyordu iç ve dış mihraklar diye geçiştiriliyordu.Çünkü ülke hem ekonomik, hem askeri ve siyasi olarak bağımsız hareket edemiyordu. Gelinen nokta bugün çok farklı, artık bu ülkelerden borç almıyoruz, silahlarımızın önemli kısmını biz üretiyoruz, komşularımızla ikili ilişkiler kurmakta daha rahatız. Peki her şey halloldumu, bakıyorsun hala emir vermeye devam ediyorlar. “Erken seçime niye gidiyorsunuz, erken seçimden endişeliyiz, Ohal varken seçim olurmu” gibi zırvalamalar manşetlerde. Arkadaş dur bakalım; bizim ne zaman erken seçim yapacağımıza sen niye karışıyorsun?. Kim diyor Erdoğan diyor, peki muhalefet ne diyor. Batı diyorsa doğrudur diyor. Eyyy muhalefet liderleri sizler oyu ABD veya AB’den mi alacaksınız. Ağzınızı açıp da sen niye karışıyorsun demiyorsunuz.Buna ses çıkarma, hatta onların sözcülüğünü yapmaya kalk, ondan sonra da demagoji yaparak vatanseverlik rolünü oynamaya kalk. Yok kardeşim artık bunları yemiyoruz. İşte bu nedenle tam bağımsız ve tam demokratik Türkiye’yi kurmadan bu bölgede rahat uyuyamayız. Söz dinleyen değil, sözü dinlenen ülke olmak zorundayız.

                  ÇELİŞKİLER TAŞIYAN İTTİFAK!

     Cumhurbaşkanlığı için AK Parti, MHP ve BBP Cumhur İttifakı adı verilen birliktelikle seçimlerde Erdoğan’ı ortak aday gösterdiler. Beğenirsiniz beğenmezsiniz bu ittifakın dayandığı temel ilke yerlilik ve millilik üstüne oturuyor. Pazar günü yayınlanan manifestoyla da hedeflerini açıkladılar. Bunun karşısına ise  CHP, İP, SP ve DP’de oluşan partiler de Millet İttifakı adıyla  seçime girmeye karar verdiler. Seçim protokolun tek bir amacı var.Parlamenter sisteme geri dönmek, peki o sisteme dönmek için anayasa değişikliği gerekmiyor mu?. %51.5 oy veren seçmen oyuna sahip çıkmayacak mı, daha bu sistemin uygulanması aşamasına gelinmeden nasıl oluyor da değiştirmeye kalkışıyorsunuz?. Seçmenin iradesine hiç mi saygınız yok. Bu ittifak 4 bilinmeyen denklem misali, yıllarca birbirlerine düşman gözüyle bakan insanlar hiçbir özeleştiri yapmadan kuzu sarması haline gelebildiler. Açılım sırasında barış görüşmeleri yapılırken AK Parti’ye hain damgasını vuranlar, PKK’nın terör hareketlerini başlatmasına ses çıkarmayıp ve hatta teröre destek verenleri bugün demokrasi kahramanı gibi kamuoyuna sunmayı görev bilenlerle, 1990’lı yıllarda faili meçhul cinayetlerin sorumlusu olan kişi; bugünde olsa aynısını yapardım diyen insanların bir araya gelmesini nasıl açıklarsınız. Yıllarca Sivas’da Madımak katliamının sorumlusu olarak suçladığın kişiyi yıllar sonra Temel amca haline sokuvermeni nasıl izah edeceksin. Olacak iş mi bu Allahaşkına! Hala bizi balık hafızalı zannediyorlar. Yalnız bunların tek bir amacı var. Erdoğan’ın CB olmasını engellemek, başka dertleri yok. Tek şikayetleri var, biz Fetö’cü değiliz diyorlar. Size kimse Fetö’cüsünüz demiyor, lakin tüm Fetö’cüler sizleri destekliyor. O zaman yapacağınız tek bir şey var. Basın açıklamasıyla Fetö’nün ülkemiz için 5.kol faaliyetini yürüten bir örgüt olduğunu, ABD’nin ve AB’nin maşası olduğunu deklere ederek kamuoyuna açıklamalısınız.Yoksa Fetö’nün gölgesinin üzerinize düşmesini engelleyemezsiniz. Kalın Sağlıcakla.


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
316 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

GELENEK VE CEHALET

Miraç Kayıhan Karayiğit

GELENEK VE CEHALET

SON NOKTA...

Selçuk Özkurt

SON NOKTA...

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

Atilla Gösterişli

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ