Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[15:33] Patoz fındığı, köylerin gelir kaynağı oldu -- [15:27] Tel örgüye takılan 2 geyikten biri kurtarıldı -- [13:17] Standard Profil Yetenek Yönetimi Konferansı’nda Bronz Sponsor -- [13:14] “Hastanede kalış süresini kısaltıyor” -- [13:08] Rektör Çakar 17. Ulusal Bölge Bilimi ve Bölge Planlama kongresi’ne katıldı -- [13:04] ŞAMPİYONLAR BELLİ OLDU -- [13:01] Yerli ve Milli ahşap oyuncak üretiminde bayan eli -- [12:58] Gümüşova OSB Yönetim Kurulu Toplandı -- [12:53] Başkan Yemenici'ye teşekkür plaketi -- [12:45] Amatör Spor Haftası ödül töreni ile sona erdi --
Yazarlar
NEDEN? - 3
Mustafa Koloğlu

Mustafa Koloğlu

17.3.2017 - 08:45
458 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum

Referandumun değerlendirilmesi gereken maddelerinden biri de Cumhurbaşkanı’nın sorumluluk - sorumsuzluk meselesidir.

Yürürlükteki mevzuata göre Cumhurbaşkanı tamamen sorumsuzdur. Hani öyle böyle değil, tamamen sorumsuz.

Nasıl mı?

Mevcut Anayasamıza göre Cumhurbaşkanı, sadece vatana ihanetten dolayı, meclisin nitelikli çoğunluğun oyuyla yargılanabilmektedir.

Bu yargılama meselesidir.

Peki, kim yargılayacak?

O da belli;

Anayasa Mahkemesi, “Yüce Divan” sıfatıyla…

Neden yargılayacak;

Sadece vatana ihanetten yargılayacak ve cezalandıracak…

Yani ceza davası.

Cezalandırabilir mi?

Hayır.

Sadece suçlanabilir ve yargılanabilir; cezalandırılamaz.

“Hayda…” diyenleri duyuyor gibiyim.

Evet doğru.

Ceza verilemez.

Çünkü ceza hukukumuza göre “vatana ihanet” diye bir suç tanımı yoktur.

“Suç yoksa ceza da yoktur.”

Bu hukukunun temel prensiplerindendir.

Yani kısacası, mevcut sisteme göre Cumhurbaşkanı’nı ce-za-lan-dı-ra-maz-sı-nız.

Önerilen sistemde ise:

Değişiklik metinin, 9.Maddesini göre; Cumhurbaşkanı’nın sadece vatana ihanetten değil herhangi bir suçtan yargılanabileceğini görürsünüz.

Mevcut sistemde, hiçbir şekilde cezalandıramıyorsunuz.

Biz, bunun değiştirilip, cezalandırılmasının sağlanabileceği bir sistemin gelmesini istiyoruz.

Bunu istemek yanlış mı?...

“Hayır” derseniz, mevcut sistem devam edecek, yani cezalandırılamayacak.

“Evet” derseniz, cezalandırılabilecek…

Sizce hangisi doğru?

Elbette ki yeni sistem değil mi?

Daha iyisi olamaz mıydı?

Olabilirdi.

Ancak ben “hayırcılar”dan, daha iyi bir model önerdiklerini duymadım.

Daha önce eleştirdikleri, -hatta yanlışlıkla hala eleştirdikleri- mevcut sistemin doğru olduğunu savunmaya çalışıyorlar.

Bu bağlamda, kendisini “TEK ADAM” yapmaya çalışıldığı söylenen Reis, neden bu maddenin değiştirilmesini istiyor?

Diktatör olmak isteyen biri, bu maddenin olduğu gibi kalmasını istemez mi?

İnanmayacaksınız ama bence, o da bizim gibi kendisini değil, sonrasını düşünüyor.

 

Bu yazı dizisini, bir seri olarak yazmaya devam edeceğiz. Bu arada, yazılarımıza yorumlar da gelmeye devam ediyor.

Özellikle yorumlardan memnun olduğumu, yorum yapanların görüşlerine saygı duyduğumu da ifade etmek istiyorum.

Ancak bazı yorumcular, bizim geçmişte yaşanan her türlü olumsuzluğu, parlamenter sistemin eksiklerine bağladığımız gibi bir kanıya varmış gibi görünüyor.

Öyle bir düşüncemiz yok.

Bizim analizlerimizden böyle bir sonuç çıkartılmasını da anlamak mümkün değil. Biz sadece iki sistemi, analiz yoluyla değerlendirmeye çalışıyoruz.

Aksini düşünenler “Hayır”ın nedenlerini söyleyebilir, argümanları olanlar, bunları ortaya koyabilirler.

“Hayır’da hayır vardır” söylemi sadece bir jargondur.

Bir tezi çürütebilmek için, tezin yanlış olduğunu söylemek gerekli, ancak yeterli değildir. Anti-tezin sebepleri de ortaya konmak zorundadır.

Yani sadece “Evet” demenin yanlış olduğunu söylemek  “Hayır” demenin doğru olduğu sonucuna ulaştırmaz.

Selam ve dua ile.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Her şey daha güzel olacak.


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
458 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Yazarın Son Yazıları
7 Haziran’ı Unutmayın…
21.8.2017
Neden Evet?
7.4.2017
NEDEN ? – 4
24.3.2017
NEDEN? - 3
17.3.2017
NEDEN ? - 2
10.3.2017
NEDEN ? - 1
3.3.2017
KOLAY OLMAYACAK
28.9.2016
Gün Gelecek, Onu Çok Arayacaksınız
5.2.2016
Düzce’nin İmajı
11.1.2016
Cumayeri İş Merkezi
21.12.2015
Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Google+ Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

Sigara yasağı ne alemde?

İlhami Atasever

 Sigara yasağı ne alemde?

Buraya kadarmış..

Nevzat Cingirt

Buraya kadarmış..

NEYSEM OYUM

Miraç Kayıhan Karayiğit

NEYSEM OYUM

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Son viraj

Selçuk Özkurt

Son viraj

CIMBIZLA NE YAPILIR!

Atilla Gösterişli

CIMBIZLA NE YAPILIR!

UYANIN ARTIK…!

İslam Keleş

 UYANIN ARTIK…!

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ