Bugun...
Site Haritaları Twitter Sayfamız Facebook Sayfamız
SON DAKİKA
[10:09] TMO FINDIK ALMAYACAK -- [00:04] Suriyeli aile kaza yaptı… 5 Yaralı -- [23:09] 'BORÇLARIM VAR' DEDİ KAFASINA SIKTI -- [19:25] Pürenli ve Balıklı yaylası arasında doğa yürüyüşü düzenlendi -- [19:23] KEMERSPOR 2-0 DÜZCESPOR -- [18:45] Otomobilsiz Kent Gününde pedal çevirdiler -- [18:44] Evi olmayan vatandaşa Kızılay sahip çıktı -- [18:41] Evin bir odası kullanılmaz hale geldi -- [18:40] Arıtma tesisinin bakımları yapıldı -- [18:37] Belediyeden Tam Saha Çalışma... --
Yazarlar
Amaç üzüm yemek mi, bağcıyı dövmek mi?
Nevzat Cingirt

Nevzat Cingirt

28.12.2015 - 08:51
798 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum

“Son ırmak kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde, son balık tutulduğunda, beyaz adam paranın yenmeyecek bir şey olduğunu anlayacak.” Kızılderili Atasözü

1976 yılında okumak için bu şehre geldiğimde 16 yaşındaydım. Bugün 55 yaşındayım.

 Düzce ’de hava kirliliği öğrenci olduğum o yıllarda da konuşuluyordu, bugünde… Türkiye’nin en kirli şehirleri arasında açık ara ilk 3’de olan bu şehirde sorunun çözümüne yönelik hala ortak bir akıl oluşturulabilmiş değil. Her kafadan bir ses çıkıyor!  Muhalefet iktidarı iktidar ise muhalefeti sorunu istismar etmekle suçluyor.

Doğalgaz kullanımına rağmen, kirlilik azalacağı yerde daha da artmış durumda.

Yıllardır tapulu malları gibi kullandıkları çeşitli sivil toplum örgütlerinin tepesine oturan kişiler, hava kirliliğini kendi politik çıkarları için iktidarıve yerel yönetimi yıpratma aracı olarak görürken,  iktidar temsilcileri de sanki bu şehirde yaşamıyorlarmış gibi sorunu görmezden gelerek ölü fareye yatıyorlar. Olan ise hepimize oluyor.

Düzce Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ise,  ovadaki hava kirliliğinden sanayi kuruluşlarını sorumlu tutarak,  devlet eliyle dağıtılan düşük kalorili kömürlerin kirliliğe neden olmadığı ileri sürerek topu taca atıyor ve sanayi kuruluşlarını hedef tahtasına oturtuyor.

Düzce’de hava kirliliğinin birçok nedeni var:

Ovanın çeşitli bölgelerine gelişi güzel müsaade edilen sanayi kuruluşlarından çıkan gazlar,

Artan kent merkezi nüfusuna bağlı olarak,  sayısı hızla artan motorlu araçlardan çıkan egzoz gazları;  D-100 karayolu ve yeni TEM otoyolu trafiğinin egzoz gazları,Isınma amaçlı, düşük kalorili ve kükürt oranı çok yüksek kömürlerin yaygın olarak kullanılması, hava kirliliğinin en önemli nedenleri arasında.

Hiç tartışmasız bir biçimde şunu söylemeliyiz, kömür dünyadaki en kirli fosil yakıt. Küresel ısınmaya yol açan sera gazı salınımının bir numaralı sorumlusu. Aynı sigara gibi, sonuçları bilinerek kullanılıyor.

Kirli hava, bir bütün olarak Düzce Ovası’ndaki doğal yaşamı tehdit ederken, bu şehirde yaşayan insanlarda kronik solunum yolu hastalıkları ile kanserin artmasına sebep olduğu bilimsel olarak tespiti edilmişken sorunu yok sayma,  görmezden gelme  olamaz.

Peki, ne yapmalıyız?

Hiçbir ayrım gözetmeksizin sorunu sen ben kavgasından çıkararak bu şehirde yaşayan her kesimi bir araya getirmeliyiz.

Başta Düzce Valiliği, Düzce Belediyesi, Düzce Üniversitesi, Ticaret ve Sanayi Odası, iktidar partisi ve muhalefet partileri ile bir bütün olarak sivil toplum kuruluşları aynı masanın etrafında bir araya gelerek hava kirliliğini önlemek için ne gibi tedbirler alınabileceğini konuşulabilir ve hayata geçirilebilir:

Sanayi tesislerinin bacalarına filtre takılması sağlanabilir, ayrıca sanayi kuruluşları yer seçimi daha düzenli yapılabilir.

Sanayi atıklarının yeterince filtre edilmeden havaya verilmesi mutlaka önlenebilir ve Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, yasağa uymayanlara cezai muideler uygulamalıdır.

Doğalgaz kullanımı hızla yaygınlaştırılarak, özendirilebilir.

Kış ayı dört-beş aydır; dört- beş aylık süre içerisinde kömür yakmak zorunda olan dar gelirli vatandaşımıza doğalgaz parası yardımı yapılabilir.(Belli bir kotada) Evinde doğalgaz tesisatı olmayanların  evlerine doğalgaz tesisatı döşenmesine yardımcı olunabilir ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı aracılığı ile kömür dağıtımına son verilebilir.

Doğalgazın ulaştırılamadığı yerleşim birimlerinde ise, evleri ısıtmak için yüksek kalorili kömürler kullanılabilir, her yıl bacalar ve soba boruları temizlenebilir.

Valilik ve belediyeler kalorisi düşük olan ve havayı daha çok kirleten kalitesiz kömür kullanımı yasaklanabilir.

Belediye kent içi araç yoğunluğundan kaynaklı egzoz kirliliğin azaltılması için önlemler alınabilir, toplu taşıma araçlarını özendirici tedbirler alınabilir.

Bunlar ilk planda benim aklıma gelenler…

BASINA KAPALI HAVA KİRLİLİĞİ TOPLANTISI

Geçtiğimiz günlerde TSO’dabir araya geldiklerini haftalık yayın yapan yerel bir gazeteden okuduğumuz, hiçbir basın kuruluşunun yer almadığı ancak, aralarında kömür ticareti yapan çevrecilerin bile yer aldığıbaro, meslek odaları, siyasi partiler, sendika temsilcileri bir araya gelerek bir dizi karar almış.

 “DÜZCELİ OMUZ OMUZA OLMALI!”

Aldıkları kararın bir bölümünde, “ …Buradaki önemli husus Düzce Halkının soruna sahip çıkmasıdır. İktidarı, muhalefeti, her türlü farklı siyasi görüşe sahip olanı ile birlikte hepimiz aynı havayı soluyoruz. Sorun hepimizin sorunu ise çözüm için hep birlikte hareket etmeliyiz. Bu doğrultuda tüm Düzce’yi omuz omuza bu sorunu çözmeye davet ediyoruz. Bu noktada sorun hepimizin sorunu ise de idarecilerin kanundan kaynaklanan yetki ve sorumlulukları bulunmaktadır “ diyerek yola koyulmuşlar.

Yüzleri maskeli, Düzce Valiliği’ni arkalarına alarak çektirdikleri fotoları sosyal medya hesaplarından paylaşarak aldıkları kararı uygulamaya başlamışlar bile.

ORGANİZETÖRLERE BİR KAÇ SORU

Bu şehirde yaşayan bütün canlıları yakından ilgilendiren böylesine önemli bir toplantıda neden sayı 60-70 – 100 değil de 31! Neden basına kapalı!

Basına kapalı olduğu söylenmesine rağmentoplantının sonuç bildirgesi neden birkaç basın kuruluşuna servis ediliyor da tamamına değil…

Sorular çoğaltıla bilir… Yazının başında dedik ya, amacınız gerçekten  üzüm yemek mi, bağcıyı mı dövmek mi…?

 


Facebook Yorumları
HALKIN KÜRSÜSÜ
798 kez okundu
0 bekleyen yorum
0 onaylı yorum
  SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!


Bu köşe yazısına henüz yorum yapılmamıştır, ilk yapan siz olun!...

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Duzceninsesi.com.tr sorumlu tutulamaz.

Facebook Sayfamız Twitter Sayfamız Youtube Sayfamız Site Haritaları

YAZARLAR

SAYILAR VE BEREKET

Miraç Kayıhan Karayiğit

SAYILAR VE BEREKET

Evet bu bir savaş

Selçuk Özkurt

Evet bu bir savaş

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

Atilla Gösterişli

Gazeteciliğin İlk “Damla” sı

TEOG olmadığında…

Prof. Dr. Berat Özipek

TEOG olmadığında…

HİNT KENEVİRİ

Özhan KIZILTAN

HİNT KENEVİRİ

7 Haziran’ı Unutmayın…

Mustafa Koloğlu

7 Haziran’ı Unutmayın…

Sınav kaygısı gerekli midir?

Zeliha ŞENÇİÇEK

Sınav kaygısı gerekli midir?

Ya Bizimkiler?

Hülya İşcan

Ya Bizimkiler?

Taraftarın Gözünden…

Yaman Başkahveci

Taraftarın Gözünden…

Şerefenin ışıkları

Hayrullah Altay

Şerefenin ışıkları

8 Mart Kadınlar Günü

Mehmet Keleş

8 Mart Kadınlar Günü

Girişimci olursak ne olur?

Gökhan Cemre Kuzgun

Girişimci olursak ne olur?

Yeşil Düzce'm

Vedat Genç

Yeşil Düzce'm

TÜM YAZARLAR İÇİN TIKLAYINIZ