Keleş: Düzce'yi yönetmeye talibim

İYİ Parti Düzce Belediye Başkan adayı Mehmet Keleş sorularımızı yanıtladı.

Faruk Özlü 100 proje açıkladı. Sizin zaten başlattığınız bazılarını bitirdiğiniz projeler vardı. Seçmenin tepkisi ne projelerle ilgili? Tecrübeli bir belediye başkanı olarak ne düşünüyorsunuz?

Elbette şunu çok iyi biliyoruz. Önemli olan proje yapmak değil, projesi varmış gibi görünmek hiç değil, açıklanan projeleri tamamlayıp hizmete sunabilmektir. Bu yüzden biz, “Yüz değil %100 proje” diyoruz. Bizim sloganımız “Hizmet İçten Gelir” Düzce için çalışmak içinizden gelmiyorsa proje üretseniz ne, üretmeseniz ne? Geçmiş dönemlerde başlattığım projeleri kendi projesi gibi tekrar yazmış Faruk Özlü. Yazmış ama benim yaptıklarımı, bitirdiklerimi de yıka yıka bitiremedi. Madem projecisin, kendi projlerini yapsana, benimkileri niye yıkıyorsun? 100 proje diyor ama o da yalan. Bir projesi var mesela, onu her mahalleye yapacak ya, mahalle sayısı kadar projem var göstermeye çalışmış. Halkı aptal zannediyorlar. Proje lansman toplantımızda salonu dolduran herkes projelerimizi gördü. Ayakta alkışladılar. Proje önemli ama yapabilmek çok daha önemli.

İstifa etmeye zorlanmıştınız. Şimdi yine adaysınız? Neden istifa ettiniz, şimdi neden adaysınız? Ne değişti?

Düzceliler beni çok iyi tanıyor. Düzce’ye daha önce yaptığımız hizmetleri de çok iyi biliyorsunuz. Yaşanan depremlerden sonra teslim aldığımız Düzce’nin ne kadar büyük sorunlarının olduğunu da çok iyi biliyorsunuz. Yeri geldi ağladık, yeri geldi güldük, samimiyetle, büyük bir gayretle bu şehri birlikte ayağa kaldırdık.

İkinci başkanlık dönemimi tamamlayamadım. İstifaya zorlandım. Siyaset engellerle dolu, zor bir yolculuk. Yeri geldi aday göstermediler, yeri geldi istifa et dediler. Yılmadım, yıkılmadım. Küsmedim, kimseyi küstürmedim. Üzüldüğüm çok oldu ancak kimseyi asla üzmedim.

Küçük hesaplarla, bir takım ayak oyunlarıyla Düzce’yi geri bırakanlarla mücadelemi her zaman sürdürdüm. Şimdi tekrar huzurlarınızdayım.

Daha çok çalışmak için, geleceğin Düzce’sini kurmak için, yarınlarımız, geleceğimiz, çocuklarımız için buradayım. Düzcelilere hizmet etmeye talibim.

Neden direnmediniz? Neden istifa ettiniz?

Sadece ben zorlanmadım istifaya. Ne olduğunu kimsenin bilmediği, anlamadığı bir süreç yaşandı. Kadir Topbaş’a da sordum, Melih Gökçek’e de sordum, Bursa, Balıkesir, onlara da sordum, bir şey biliyor musunuz diye. Onlar da bilmiyor. Kimse bir şey bilmiyor. Metal yorgunluğu falan dediler. Neden direnmedim? Direnecek gücümüz yoktu. Kadir Topbaş’ı öğüten, Melih Gökçek’i öğüten bir değirmene karşı koymaya çalışmak bana da Düzce’ye de zarar verecekti. Kızılcık şerbeti içtim kısacası. Doğrusu oydu. Bana yakışanı da oydu.

Şimdi direnmiş olmuyor musunuz peki? Ne değişti?

Şimdi metal yorgunluğu falan olmadığını gösteriyorum. Değirmen hala öğütüyor. Hala çok güçlü. Haklısınız. Ama o değirmen şu anda hepimizi öğütüyor. Halkı öğütüyor. Halk sesini duyurmak istiyor. Göreceksiniz, bu yerel seçim, 89 seçimlerinde ANAP’ın yaşadığı süreci başlatacak. Halkın dayanacak gücü kalmadı. Belediyelerde istediği adayları başkan seçerek halk nefes alacak. Vatandaş nefes alabileceği bir pencere açacak. Ben direnmiyorum. Ne partiyle, ne liderle bir kavgam, sorunum yok. Ben Düzceliler isterse belediye başkanı olacağım ve Düzce’ye hizmet edeceğim. Benim işim üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. İYİ Parti’nin adayıyım, seçilince parti rozetini çıkaracak ve halkın temsilcisi olacağım. Elbette partimi de temsil edeceğim. Bizim kavgayla gürültüyle işimiz olmaz.

Düzceliler neden seçsin sizi?

Önümüzdeki dönem bütün Düzce halkı ne kadar doğru bir karar verdiğini görecek. Gittiğimiz dönemlerde Düzce’nin yerinde saydığını, bir gıdım ileri gitmediğini, sosyal dayanışmasını, huzurunu, neşesini, birlik ve beraberliğini kaybettiğini, ciddi bir güvensizlik ortamının oluştuğunu yakinen gördünüz, şahit oldunuz. Her zaman birbirinin yanında olan, kavgada bile mertliğini bozmayan Düzce insanımızın dostluk, kardeşlik, arkadaşlık duygularıyla nasıl oynandığını ve birbirine düşürülmeye çalışıldığını gördünüz.

Seçim tartışmalarını mı kastediyorsunuz?

Hepsini. Her şeyi. Ben 35 yılı geçen siyasi hayatımda bu kadar basit, düşük, ucuz bir kampanya dili, mantığı, süreci görmedim, yaşamadım. Bu nedir Allah aşkına? Seçime mi gidiyoruz, savaşa mı gidiyoruz? Yakıştıramıyorum açıkçası. Faruk Özlü’nün danışmanları Anıtpark’ta Davut Güloğlu’nun standıyla kavga etti. Olacak iş mi? Düzce’yi bu hale getiren ne yazık ki Faruk Özlü’dür.

Suçlu Faruk Özlü mü?

Tabii ki Faruk Özlü. Düzceli seçmenlere “çantada keklik” diyen kim? Faruk Özlü’nün baş danışmanı. Sivaslı biri geliyor, sadece bir senedir yaşadığı şehirde racon kesiyor, işadamına da karışıyor, şirketlere de karışıyor, belediyeye de karışıyor, AK Parti teşkilatlarına da ayar veriyor. Bu akıl alır bir şey değildir. Düzce Belediyesinin danışman kadrosu yoktur. Baş danışman kadrosu hiç yoktur. Başkan, bu benim danışmanın diyebilir birine, bunu anlarım, olabilir. İyi de Düzce Belediyesi resmi evrakı var, utanç vesikası. Faruk Özlü, Sivaslı danışmanı için Başkanlık Ofisi kurmuş, resmi yazı yazmış, devletin resmi memurlarını, başkan yardımcılarını, bütün belediyeyi yasa dışı bir ofis kurarak, bu kadrosuz, yasa dışı, mevzuat dışı danışmana bağlamış. Akıl alır gibi değil. Devlet bunu nasıl görmüyor, hayret ediyorum. Sonra ne oluyor? Bu Sivaslı danışman televizyona çıkıyor, adının altına baş danışman yazdırıyor, Düzceli seçmenlere “çantada keklik” diyor. Düzceliler tepki gösterince de diğer partiye saldırıyorlar. Herkese aynı şeyi yapıyorlar. Kendi partililerine “Ali’nin yanındasınız ama kalbiniz Yezid’den yana” diyebiliyorlar. Akıl alır gibi değil.

Ne yapmak lazım peki sizce?

Gelin hep birlikte bu kötü gidişe bir son verelim. İnsanlar çok zor ve ağır şartlar altında ciddi bir yaşam mücadelesi veriyor. Tencerelerde dert kaynıyor. Ailelerde huzur yok. Babalar, anneler, çocuklar mutsuz ve umutsuz. Gelin yerelde bari biraz nefes alalım. Bizim seçtiğimiz makamlarda bize hava atanları, Belediye Başkanlığı makamında oturup, oturduğu makamı beğenmeyenleri, halka, topluma yukarıdan bakanları “Hadi gülüm yandan yandan” diyerek evlerine yollayalım.

Düzce’nin gücünü, kalitesini, Düzcelinin asaletini, cesaretini ve ferasetini ortaya koyalım. Kimi seçeceğimize, kimi başkan yapacağımıza sadece Düzcelilerin karar verebileceğini cümle aleme gösterelim.

Seçmen ne istiyor peki?

Acil ihtiyaçları, öncelikleri tespit ettik. Sadece fiziksel ihtiyaçları değil, sosyal ihtiyaçları da karşılayan yoksulu, ihtiyaçlıyı, kimsesizleri, çocukları, gençleri, kadınları, yaşlıları, dezavantajlı grupları göz ardı etmeyen bir çalışma gerçekleştirdik. Çevre dostu belediyecilik anlayışına uygun olarak, Doğal kaynaklarımızı, havayı, suyu ve toprağı koruyan projelere öncelik verdik.

Meclis listeniz çok beğenildi, nasıl yaptınız?

Tam 35 yıllık yerel yönetim tecrübesi ve meclis kadromuzla, verdiğimiz sözleri gece gündüz demeden çalışarak sizlerin de desteğiyle hep birlikte başaracağız. Ve çok sevdiğimiz, canımızdan aziz bildiğimiz Düzcemizi gelecek nesillere taşıyacağız. 31 Mart 2024 Yerel Seçimlerine doğru bütün partiler içinde en iyi meclis listesi bizde. İYİ Parti’nin meclis adayları Düzce’nin en iyi meclis adaylarıdır. Sokağın, sivil toplumun, kanaat önderlerinin tamamı en seçkin meclis listesinin Mehmet Keleş’in listesi olduğunu söylüyor. Bu liste için İYİ Parti İl Başkanı Sayın Yunus Özay Er’e huzurunuzda teşekkür etmek istiyorum. Belki de siyasi hayatımın ilk kavgasız listesiyle seçime giriyorum. Meclis adayları listesini böyle bir anlayışla oluşturan bir siyasi kadronun Düzce’ye büyük hizmetleri dokunacağından eminim. Bu meclis listesinden Düzce Belediye Meclisi üyesi seçilecek arkadaşlarımın Düzce’ye çok güzel hizmetleri olacaktır.

Seçmene mesajınız nedir?

Projelerimiz doğru. Projelerimiz güzel.

Öyle proje kitapçığına 100 proje yazarak olmaz bu işler. Çıkıp anlatacaksınız. Düzce’yi avucunuzun içi gibi bildiğinizi göstereceksiniz. Kolay değil öyle bu işler. Belediyeciliğin kitabı ordan burdan toplama yazılarla olmaz. Şehrin her noktasını, hizmetin her aşamasını, vatandaşın her beklentisini, projelerin işe yarar olup olmadığını, bütçesini, girdisini çıktısını ezbere bileceksiniz. “Ben eskiden bakandım”…, “Her şeyi ben bilirim”…“Siz benden akıllı olsanız sizi bakan yaparlardı”… Bu işler Düzceliye sökmez sayın bakan. Yok öyle yağma. “Hadi gülüm yandan yandan”… deyiverirler adama. “Biz korkmayız ondan bundan”… deyiverirler.

Ben Haşim Pehlivan’ın torunu, Şaban Hoca’nın oğluyum. Üvezbeli’nden Mehmet’im. Sen benim memleketim, toprağımsın. Kanımsın, canımsın, kardeşimsin. Kundağım burada belendi, toprak üstüme burada atılacak.

Şimdi karar senin Düzce. Mühür senin elinde. Tercih de senin, seçme gücü de. Mağduriyete, haksızlığa dur demek istersen, Düzce’nin hakkını vermek istersen, oy pusulasında 2. Sıradaki İyi Parti’ye mührü vur. AK Parti’nin ampulünün yanındaki güneşe vur mührü.

Sana söz. Düzce’ye güneş doğacak, güler yüzlü başkan Düzce’ye iyi gelecek, her şey eskisinden daha iyi olacak.

29 Mar 2024 - 20:55 Düzce- Gündem

Mahreç  Haber Merkezi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzcenin Sesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzcenin Sesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzcenin Sesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzcenin Sesi değil haberi geçen ajanstır.