• 6.11.2015
  • 3656

1 Kasım seçimlerinde  Milletimizin, Kudüs'ten Beyrut'a, Bakü'den Gazze'ye, Arakan'dan Somali'ye, Karabağ'dan Bişkek'e, Aşkaabad'tan Halep'e, Bağdat'tan Saraybosna'ya, Bakü'den Taşkent'e kadar milyonlarca Müslümanın, mazlumların umudu olan Ak Parti zaferle çıktı.

Bu zafer sadece Ak Parti'nin, Türkiye'nin zaferi değil; kaderini, geleceğini, sevdasını Ak Parti'ye bağlamış tüm  mazlumların zaferidir.

Bu zafer, sabah namazını kıldıktan sonra ellerini semaya açıp "Minareleri ezansız bırakma Allah'ım" diyerek gözyaşları içinde dua eden 80 yaşındaki Mehmet amcanın, seçim gecesi sabaha kadar Fetih suresini okuyup, dua dua yalvaranların zaferidir. Zulümden, savaştan kaçıp, evini yuvasını terk ederek, muhacir edasıyla  Milletimizin vicdanına sığınanların, buna karşılık en temiz duygularıyla, misafirperverliğin en temiz haliyle onlara kucak açan halkımızın zaferidir.

Het türlü hile, desise, engelleme, tuzaklara, baskılara aldırmadan, "Kaderin üstünde bir kader vardır" diyerek Allah'a tevekkül edenlerin zaferidir.

Bu zafer bu kutsal davaya inanarak, çile dolu, zor ama bir o kadar da kutlu yolculuğa yanına sadece Allah ve Peygamberini alanların zaferidir.

Kutlu olsun, hayırlı ve uğurlu olsun.

 Tarih boyunca, Habille Kabillerin, iyiyle kötülerin, Allah'a inananlarla, şeytana tapanların mücadelesi bitmemiştir. Kıyamete kadar da sürecektir.

Evet Allah bizlerin duasını kabul etti. Mücadelemizin sonucunda bizleri ödüllendirdi. Ancak,

esas mücadele, şimdi başlıyor. "Bugün kalan ömrümüzün ilk günüdür." Belki de elimizde kalan son gündür. Yarın ne olacağını kim bilebilir ki!   Sayılı gün çabuk geçer. Zamanımız çok az ve kıymetli. Dinlenecek, boşa geçirecek bir dakikamız bile yok. Elbette   Ak Parti'nin şahsında Milletimize ve Dünya Müslümanlarına bu zaferi nasip ettiği için Allah'a ne kadar şükretsek azdır.

Sevinmek elbette Ak Parti'nin de seçilen vekillerimizin de hakkıdır. Nevarki zafer sarhoşu olup da kendilerine verilen emanetin gereğini yerine getirmek gerekiyor. Zaman kaybetmeden derhal çalışmaya başlamak, mücadeleye devam etmek gerekiyor.

Çünkü bu emanet kutsal... Biliyoruz  çok zor bir görev üslendiler. Çok çetin bir imtihana tabi tutuldular.

SEN BEN KAVGASI SON BULMALI

Şahsi ve siyasi çıkar hesapları yapmanın, kısır tartışmaların, ihtirasın, sen-ben kavgasının, gurura kapılmanın zamanı değil.

Zaten geçmişte de bu nedenle boşuna harcanmadı mı?  Şimdi yaraları sarmanın, gönülleri almanın kısır tartışmalarla boşa harcanan zamanı telafi etme zamanı. Çünkü geçmiş geri gelmiyor.

 Milletimizin sizden beklentisi bu. Belki de bu son fırsattır. Fırsat eldeyken değerlendirmek gerekir.

SEN BEN KAVGASI SON BULMALI

Sözümüz AK Parti'ye, temsil ettiği davaya,  davaya gönül vermiş kardeşlerimizedir.

Yıllardır bu Milletimiz aşağılandı, horlandı. Kimi zaman ibadet etmesi engellendi. Kimi zaman inandıklarıyla alay edildi. Kimi zaman eğitim hakkı elinden alındı. Kimi zaman sırf namaz kılıyor diye ekmeğinden edildi. Ezildi...Bu Millete yıllarca  "Sen sadece askerlik yapacaksın, vergi vereceksin, başka birşeye hakkın yok". Dendi. Sanayide, ticarette, devlet yönetiminde yer verilmedi, yüksek makamlara asla layık görülmedi.

Hep birileri tarafından idare edildi bu Millet. Allah'a binlerce şükür ki Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın başlattığı "Söz de karar da Milletindir" davası sonuçlandı ve karar Millete geçti. 

Sizler de 13 yıldır bir davaya inandığınız ve bir adamın peşinden gittiğiniz için duymadığınız küfür ve hakaret kalmadı. Son 5 ay içinde aşağılandınız, hakir görüldünüz ve neredeyse vebalı muamelesi gördünüz. Bir anlık gevşeme, bir anlık gaflet sonucu Millet düşmanlarının sizlere ve bu Millete neler yaptığını acı bir şekilde yaşadık ve gördük. Ekonomik kayıplarımız bir yana, inancını, kendine güvenini kaybetti. Hatta neredeyse umudumuzu kaybettiğimizin farkında mısınız?  Bir anlık hatanın bedeli ağır oldu.

Eğer bu davaya gerçekten inanıyorsanız bu yaşadıklarınızı asla unutmayın.

Unutmayın ki bu Milletin bedel ödeyecek gücü kalmadı.

 Unutmayın ki Erdoğan kaybederse sadece koltuğunu kaybeder. Ama Erdoğan kaybederse asıl kaybeden biz olacağız, Milletimiz ve bize umut bağlayan sessiz çoğunluk olacak.

Çünkü

Zulmün hüküm sürdüğü o topraklardan yükselen tekbir seslerinin nedeni biziz, biz!

Gün kendimizi yeniden sorgudan geçirme günüdür.  Elde ettiğimiz başarının bizi şımarıklığa, kibire, acımasızlığa sevk etmesine izin vermeyeceğiz.

Bizler   Düzce ve tüm Türkiye olarak, seçimin kaybedeniyle kazananıyla el ele, kardeşçe yaşayacak, çalışacak ve bu zor ve çetin imtihandan alnımızın akıyla çıkacağız inşallah... Hesabımızı da önce Allah'a, sonra bize inananlara, vicdanımıza en güzel haliyle vereceğiz.

Her anının hakkını verdiğiniz bir hayat yaşamanız dileğimizle...

Allah yar ve yardımcımız olsun...