Osmanlı’ya ve geçmişimize haksızlık etmeyelim!

23 Nisan 2022 tarihinde TBMM’nin Kuruluşunun 102. Yıl Dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı yapılan çeşitli etkinliklerle ilimizde kutlandı. Geleceğimize ışık tutan çocukların ve içindeki çocukluğu kaybetmeyen büyüklerimizin 23 Nisan ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun.

Bugün 23 Nisan hep neşeyle doluyor insan.

Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün 23 Nisan, Hep neşeyle doluyor insan.

İşte, bugün bir meclis kuruldu, Sonra hemen padişah KOVULDU. Bugün 23 Nisan, Hep neşeyle doluyor insan.

Bugün, Atatürk’ten bir armağan, Yoksa, tutsak olurduk sen inan. Bugün 23 Nisan.

***

23.09.2020 tarihinde “Dünyayı titreten padişah: Kanuni Sultan Süleyman!” başlıklı yazdığım köşe yazısında; “…Osmanlı Devletinin yüz ölçümü olarak en çok büyüten padişah olan Kanuni Sultan Süleyman, 6 milyon 557 bin kilometrekarelik toprağı 14 milyon 983 bin kilometrekareye çıkardı. Osmanlı'nın sınırlarının ulaştığı toprakların dışında Kuzey Afrika içlerinden Habeşistan'a, Yemen'e, Hindistan'a, kuzeyde Rus steplerine kadar çok geniş bir sahaya hakim oldu. Hükümdarlığı döneminde devletin birçok bölgesine önemli cami ve imarethaneler yaptırdı. Özellikle Mimar Sinan'a İstanbul'da abidevi yapılar inşa ettirdi. Şehzadelik yıllarında iyi bir eğitim alan 1. Süleyman, Arapça ve Farsçanın yanı sıra Kefe sancak beyliği sebebiyle Tatar lehçesiyle de konuşabiliyordu. ‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi’ beytinde olduğu gibi dillerden düşmeyen ve atasözü niteliği kazanan beyitler de söylemiştir…” Merak edenler yazının devamını açıp okuyabilirler.

***

18.11.2020 tarihinde, “Osmanlı’da ilme verilen değer! -2-“ başlıklı yazdığım köşe yazısında; “… Çok iyi bir tahsil gören, 5 lisanı çok güzel okuyan, konuşan ve yazan, döktürdüğü topların planlarını bile kendisi çizecek kadar teknik bilgiye sahip olan, devamlı ilimle meşgul olan, ilim erbabının kadrini, kıymetini en iyi takdir eden Sultan Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u alınca Topkapı’dan, en önde hocası Akşemsettin’i yürütmesi, Bizans’lıların çiçekleri ona takdim etmeleri, Hocanın ‘Ben Fatih değilim, o şu delikanlı, çiçekleri ona verin’ deyince Fatih’in; ‘Hayır bu şehrin gerçek Fatihi benim hocamdır’ diye takdir ve taltif etmesi…“ Merak edenler yazının devamını açıp okuyabilirler.

***

11.06.2021 tarihinde “İstikrar, ciddiyet ve süreklilik!” başlıklı yazdığım köşe yazısında; “Osmanlı devleti, atamız Osman Gazi Bey tarafından 1299 yılında kurulduğunu, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin kuruluşu olan 29 Ekim 1923 tarihine kadar 624 yıl hüküm sürdüğünü, Osmanlı devletinde 36 padişahın görev yaptığını, Padişahların içinde 46 yıl görev yapan da, üç ay gibi çok kısa bir süre görev yapanların da olduğunu…, Aynı yazıda “01.11.1923’den 09.07.2018’e kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 95 yılda 65 hükümetin görev yaptığını, bu duruma göre görev başında olanların görev sürelerine göre…” değerlendirilmesi gerektiğini yazmıştım. Merak edenler yazının devamını açıp okuyabilirler.

***

23.06.2021 tarihinde İslam tarihi profesörü Ali Muhammed Sallabi, Osmanlı’ya haksızlık etmeyin! başlıklı yazdığım köşe yazısı şöyle başlıyordu: “Tarih tekerrür ediyor, ders alın ey akıl sahipleri! Eğer Allah, sonra da Osmanlı Devleti olmasaydı Arap Yarımadası şimdi bir Portekiz ya da İspanya sömürgesi olurdu. Eğer Allah, sonra da Osmanlı Devleti olmasaydı, Kuzey Afrika şimdi bir Hıristiyan toprağı olurdu. Eğer Allah, sonra da Osmanlı Devleti ve onun şerefli, mücahit, yüce sultanları olmasaydı, Araplar şu anda ya Hıristiyan ya da Şii olurlardı. Bu geniş Arap toprakları muhtemelen Portekiz, İspanya, Fransa, Hollanda, İngiltere ve İtalya’ya bağlı silme Hıristiyan bölgeler ve eyaletler olurdu…” Merak edenler yazının devamını açıp okuyabilirler.

***

Herkes idaresi altında bulunanlardan sorumludur. Osmanlı’ya haksızlık etmeyelim. Geçmişimize sahip çıkalım. Osmanlı bizim geçmişimizdir. Geçmişimizi, tarihimizi güzel yavrularımıza doğru anlatalım. Yapılan doğrulardan örnek, yanlışlardan ders çıkarmayı öğretelim. Gözümüzden kaçan yanlışlar, hatalar olduğunu görüyor ve duyuyorum. Gönlüm arzu eder ki gördüğüm yanlışlar ilgililer tarafından da görülsün ve gereği yapılsın!

“Geçmişini bilmeyen toplumlar geleceğine yön veremez.” Mustafa Kemal Atatürk.

Son yıllarda bir taraftan TRT-1 ve diğer TV’lerde yayınlanan “Kuruluş Osman”, “Payitaht Abdülhamit”, ”Barbaroslar: Akdeniz'in Kılıcı vb.” filmler, bir taraftan geçmişimizi unutturmamak için Sondaj gemilerimizin isimlerini “Fatih, Yavuz, Kanuni,” sismik araştırma gemilerimizin isimlerini “Barbaros Hayrettin Paşa ve MTA Oruç Reis” gemisi olarak koyuyoruz. Neden? Geçmişimizi unutmamak için. Güzel. Peki köşe yazımın ilk paragrafındaki müzik veya şiir sözleri ilimiz okullarında 6 yaşındaki yavrularımıza ezberletilerek memleketimizden padişah kovdurmak ne anlama geliyor? Bunu nasıl anlamalıyız? Konu padişahlığa karşı olmak ise dedelerimiz, atalarımız Osmanlı devletini 36 padişah ile 624 yıl yönetmiş, dünyaya hükmetmiş, bundan sadece gurur duyulur. Bu ne vurdum duymazlık, bu nasıl bir çelişkidir veya dalgınlıktır ki Devlet Osmanlı Padişahlarının adını yaşatmaya çalışırken okullarda hep beraber padişahı memleketten kovarız ve de kimsenin sesi çıkmaz!

Çocuklar yalan söylemez. Çocuklar; Kendilerine söylenen yalan veya yanlışları hep doğru olarak kabul ederler. Öyleyse bu konuda dikkatli olmamız gerekmez mi? Kim bu işin sorumlusu? Hoşça kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlhami Atasever - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzcenin Sesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzcenin Sesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Düzcenin Sesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzcenin Sesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Halis Kirca - Kıymetli Meslektaşım!Teşhis ve tesbitleriniz için teşekkür ederim.Ecdada hakareti bir meziyetmiş gibi dillendirenler aslında kendine hakaret ediyor ve kendini küçük ve ezik görüyor.Geçmişini, yabancıların cephesinden bakarak değerlendirenler,gelecekte kendini bulamaz vesselam.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Nisan 23:33
02

Ibrahim Alkan - Hocam, Hep doğruyu yazdınız. ALLAH RAZI OLSUN.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Nisan 14:24
01

Eyüp Sönmezoğlu - Tebrik ederim. Çok güzel bir yazı olmuş.Eline kalemine sağlık.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Nisan 11:41