NAGİHAN’IN SUÇU NE?

2019’da İstanbul seçimlerini ‘Her Şey Güzel Olacak’ sloganıyla kazanan İmamoğlu’na muhalefet cenahı; “ İşte şimdi aradığımız adamı bulduk” diye dört elle sarıldılar. Hatta İnce’nin tekrar cumhurbaşkanlığına aday olacağını söyleyince; “buranın sahibi var” diyerek İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığını da ilan etmiş oldular.

İstanbul’da siyaset yapan tanıdıklarıma İmamoğlu nasıl biri diye sorduğumda, verilen cevap ilginçti. “O bir projedir” demişlerdi. Ama İstanbul’u kazanması Erdoğan’ı alaşağı etmenin coşkusuyla pek üzerinde durulmadı.

Seçimden birkaç ay sonra İstanbul seller altındayken tatilden bir günlüğüne gelip tekrar tatile gitmesi ilk ipucuydu aslında.. Tatil bana yakışır derken bir kibir abidesiydi sanki..      

Hakkında kitaplar yazdırması, ülke siyasetinde  bende varım dercesine, partisinin genel başkanının üstündeymiş havasında açıklamalar yapması geleceği hakkında ki işaretlerdi. Seçimden sonra Diyarbakır’da PKK’lılarla halay çekip, Diyarbakır analarını görmezden gelmesi, depremden sonra kayak yapması, son olarak İstanbul kar altındayken istifini bozmadan İngiltere Büyükelçisiyle rakı-balık ziyafetini önce inkar, sonra kabul etmek zorunda kalması ve son olarak ABD Türkiye Büyükelçisiyle görüşmesi hem CHP kamuoyunda ve hem de toplumda şu soru sorulmaya başlandı. “Bu adam ne yapmak istiyor. İstanbul için hiçbir çalışması yok ama Türkiye lideri gibi hareket ediyor, bunun sonu hayra alamet değil bakalım” demeye başlandı. Anketler yaptırıyor, medya ordusunu kuruyor, reklamlar için milyarlar harcanıyor.

Uzun süre rahatsız olan Kılıçdaroğlu sonunda dayanamadı. “ Ya benimle olun, ya da yolumdan şu an çekilin” diyerek kılıcını çekti. İmamoğlu o kadar kendinden emin ki, çekilmiyorum hodri meydan diyerek Bayramı bahane ederek Trabzon’a gideceği yerde, Rize’den yola çıktı. Erdoğan’ın memleketinde gövde gösterisi yaparak, Kılıçdaroğlu’na ve hem de 6’lı masaya beni aday gösterin mesajını vermekti. Geziye CHP destek vermeyince Rize’de bir avuç kişiye seslendi, umduğunu bulamadı. Belediye otobüsünden servis ettiği gazetecilerle birlikte fotoğrafı gezinin tuzu biberi oluverdi.

GÜNAH KEÇİSİ

Fotoğrafta bir sürü gazeteci vardı. Hepsi de İmamoğlu tarafından davet edilmiş. Davetliler arasında klasik CHP’liler, Fetö’cüler, Ergenekoncular, cuntacılar tarafından sevilmeyen gazeteci Nagihan Alçı olunca; İmamoğlu’na göstermek istedikleri tepkiyi Nagihan üzerinden kustular. Oysa Nagihan Alçı son zamanlarda CHP’ye yanaşmış, AK Parti ile bağlarını koparmaya çalışan, Kılıçdaroğlu hayranı bir gazeteci olmuş.

Tepki gösterenlere Murat Ongun ve İmamoğlu sert tepki gösterince işler karıştı. İmamoğlu tepki gösterenlere “Vız gelirsiniz, tırıs gidersiniz. Hatta parmak sallayarak “Akıllı olun, aklınızı alırım” gibi tehditvari sözlerle cevap verince yemede yanında yat tadında bir ortam oluşuverdi. Bir zamanlar yere göğe sığdıramadıkları İmamoğlu tarafından sıkılmış bez parçası gibi kenara atılmaları yenilip yutulması mümkün olmayan bir durum oluştu.

Ne yapacaklarını şaşırmışken Nagihan Alçı imdatlarına yetişiverdi. Neymiş Nagihan Alçı’nın çok günahı varmış, bir zamanlar en büyük yanlışı yapmış, falan da filan..

Şimdi sizlere soruyorum; Nagihan’dan rahatsızsınız haklı da olabilirsiniz.

Peki; Diyarbakır’da İmamoğlu PKK’lılarla halay çekerken rahatsız oldunuz mu?

Demirtaş’ın siyasetini benimsiyorum derken rahatsız oldunuz mu?

Selde keyfine bak, tatilini yap da gel diye Murat Ongun’a verdiği talimattan rahatsız oldunuz mu? ( Murat Ongun kar yağacağını nerden bilirdim diyor. Meteoroloji günler öncesinden bildirmişti)

Depremden sonra Kayak yapmaya gitmesinden rahatsız oldunuz mu?

İstanbul karlarla kaplı iken önce inkar ettiği, sonra kabul etmek zorunda kaldığı İngiltere elçisiyle rakı-balık sofrasından rahatsız oldunuz mu?

Avrupa’daki gezilerinde Türkiye hakkında söylediklerinden rahatsız oldunuz mu?

Nagihan’dan bu kadar rahatsız oldunuz da, 6’lı masada genel başkanlarınızla yan yana oturan; “Ben yaşamım boyunca CHP ziniyetiyle mücadele ettim” diyen Davutoğlu’ndan rahatsız oldunuz mu?

Yıllarca Bebecan dediğiniz 18 yıl bakanlık yapmış, CHP’ye söylemedik söz bırakmamış Babacan’dan  rahatsız oldunuz mu?

Yıllarca Madımak Katliamı’nın baş sorumlusu olarak suçladığınız Karamollaoğlu’ndan  rahatsız oldunuz mu?

Mustafa Kemal’in itleri diyen PKK’nın siyasi temsilcileriyle ittifak yapılmasından rahatsız oldunuz mu?

Yıllarca Erdoğan’ın basın danışmanlığını yapan gazeteci Akif Beki’den rahatsız oldunuz mu?

ABD’nin aparat olarak kullandığı PKK’ya tonlarca silah ve mühimmat verirken Suriye’de ki koluna “onlar bize niye saldırsın” derken  rahatsız oldunuz mu?

Ergenekon davalarında yaşanan kumpaslara rağmen, Fetö’cüleri iktidara gelirsek görevlerine geri döndüreceğiz demesinden rahatsız oldunuz mu?

Velhasıl kelam.. Gezi Kalkışmasında olduğu gibi mesele ağaç değil anlasana sözünün başka bir versiyonu bugün yaşanıyor. Mesele İmamoğlu’nun otobüsünde fotoğraf veren Nagihan Alçı değil, ahhhh! ‘Liberal’ kardeşim Nagihan, ne zannediyordun Millet İttifakı’na bu kadar destek vermene karşılık İmamoğlu ve Muharrem İnce tarafından acımasızca hırpalınırken zevkten dört köşe olanları ne çabuk unuttun. Ha..Birde şunu hatırlatayım; CNN Türk’de Kadri Gürsel ve Nazlı Ilıcak’ın saldırıları karşında Fetö’ye boyun eğmediğin o proğramı dün gibi hatırlıyorum. Şimdi her ikisi de dört köşe olmuşlardır.

İmamoğlu’nun Rize çıkartmasının fiyaskoyla sonuçlanması, cumhurbaşkanlığı adaylığının sona ermesine vesile oluştur. Aynı zamanda CHP ve 6’lı masayı da yaralamıştır. Bunun baş sorumlusu bugüne kadar aday belirlemeyen 6’lı masadakiler ve CHP yönetimidir. Nagihan’ı suçlayarak kendinizi temize çıkartamazsınız? Önce CHP seçmeni ve tüm seçmenler sormaz mı? Nagihan Alçı’nın suçu ne?. Kalın Sağlıcakla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Akbacak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzcenin Sesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzcenin Sesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Düzcenin Sesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzcenin Sesi değil haberi geçen ajanstır.