Yeni basın yasası kötü niyetli mi?

     İletişimin sosyal medyada ağırlık kazanmasından sonra var olan yasa yazılı ve görsel medyayı kapsadığı için sosyal medya cenahında tam bir kaos yaşanıyor. Aklına ne gelirse, canı sıkılan , küfreden,yalan haber ve yorum yazan tweetter’den, facebooktan ve diğer sosyal medya kanallarını kullanıyorlar. İnsanların özel hayatları, mahrem bilgileri, yalan haberler, sahipsiz hesaplar tarafından gerçekmiş gibi servis ediliyor. En çarpıcı örnekleri ‘Gezi Kalkışması’ sırasında gördük. Gençler panzerler altında eziliyorlar diyenlerden, ağaçlar katlediliyor diyeni mi ararsın, direnin AB yönetime el koyacak diye paylaşımlar mı istersin. Ayrıca ‘Çukur- Hendek’ olaylarında sivil halk katlediliyor, SİHA’lar piknikteki insanları katlediyor yalanları sosyal medyada günlerce boy gösterdi. Yalanlar bazen ortaya çıktığı halde saatler ve günler boyu silinmeden kalıyordu. Envai çeşit küfürler ediliyordu. Buna da en çarpıcı örnek; Kaftancıoğlu’nun Erdoğan hakkındaki ağza alınmayacak ‘O.Çocuğu’ diye başlayan mesajının nesini savunacaksınız. Bu tür suç ihtiva eden paylaşımlara dur demek gerekmiyor mu?.Toplumu rahatsız eden hatta kaos yaratacak şekilde yalan haberlerle suç işleyenler cezasıs kalamaz. Bu nedenle yeni bir yasa hazırlandı ve kısa süre sonra mecliste görüşmeye açılacak.

      Yasa hazırlığı başlar başlamaz bazı malum çevreler yasanın bir sansür yasası olduğunu insanları susturacağını ve basın özgürlüğünün kalmayacağını iddia etmeye başladılar.

     Bir basın temsilcisi; “Yeni çıkan basın yasasını kötü niyetli bulduklarını ve ayrı bir internet yasası çıkartılması gerektiğini söylüyor”. Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla gazete trajları ve TV seyircisinde azalmalar söz konusu. Son 5 yıl içinde 1800 olan Anadolu basını 900’leri altına düşmüş, TV kanallarının sayısı gün geçtikçe azalmakta. TV’ler yerine Youtube kanalları revaçta.. Demek istediğim iletişim dünyası hızlı bir değişim yaşıyor.Buna ayak uyduramayanlar haliyle piyasadan çekilmek zorunda kalacaklar.

   Yeni basın yasası görüşülürken basın kuruluşları hazırlanacak basın yönetmeliğine katkıda bulunup yönetmeliğin iyi bir şekilde çıkmasında rol oynayabilirler. Bazıları daha yasa çıkmadan tasarıyı sansür yasası veya kötü niyetli yasa diye önyargılı olarak karşı çıkarlarsa ilerde söyleyecek hiçbir gerekçe bulamazlar. Yalnız suç maddeleri yanlışlığa  meydan vermeden sarih ve yalın olmalı.. Muğlak, her yana yorumlanabilen maddelerden kaçınılmalı. Basın özgürlüğü çok önemli, yalnız basın bunu kullanırken diğer kişilerin özgürlüğüne de saygı göstermeli.

               Z KUŞAĞI MI DEDİNİZ

     Her dönem gençlik bir takım çevrelerin hedefinde olmuştur. 10-20 yıl sonra devleti yönetecek kadrolar bu gençlerden seçilecektir. Ayrıca gençliğin idealist, hesapsız, kitapsız samimi yaklaşımları her zaman sabote edilmiştir. Gençlere yükledikleri sorumluluklar nedeniyle siyasi emellerine ulaşmak için gençleri payanda olarak kullanmışlardır. 27 Mayıs öncesi Ordu-Gençlik Elele sloganlarıyla darbe hazırlığında rol almışlardır. 12 Eylül öncesinde sağ-sol kamplaşmasında birbirine kırdırılmış ve sonunda her iki kesim Mamak hücrelerinde buluşturulmuştur.

       Son dönemdeki gençliğe Z Kuşağı adını vermişler. Sosyal medyayı çok iyi kullanan zeki ve aynı zamanda rahatına düşkün ülke, vatan, devlet ve toplum kaygıları olmayan, hatta daha iyi yaşamak için ülke dışına kapağı atmaya çalışan bir kuşak olarak tanıtıyorlar. Bu anlayışı tüm gençler savunuyormuş gibi göstermeye çalışıyorlar.

    Çapa Tıp Fakültesi’ne birincilikle giren ve birincilikle bitiren Batmanlı Merve Uçar’ın mezuniyet törenindeki konuşması Z Kuşağı muhabbeti yapanların mavralarını altüst ediverdi. Doktor Merve bakın ne demiş; “  Aynı okuldan mezun olmanın gururuyla yetinmeyip yeni Aziz Sincar’lar olacağız. Şu an yurt dışında var olan imkanları ülkemize  kazandıracağız. İlim yolunda var gücümüzle çalışacağız. Rasim Özdenören’in deyimiyle ‘Hem bu deveyi güdecek, hem bu diyarda kalacağız’. Çünkü deve de bizim, diyar da” diyerek özlediğimiz ve gerçekleşmesini savunduğumuz geleceğimiz mimarlarını görmek tüm kamuoyunu mutlu etmiştir. Enseyi karartmayalım sözü hala geçerliliğini koruyor. Sağol Merve, sağolun Merve’nin arkadaşları! Kalın Sağlıcakla.

 

        

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Akbacak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzcenin Sesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzcenin Sesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Düzcenin Sesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzcenin Sesi değil haberi geçen ajanstır.