Prof. Dr. Erol Güngör kimdir?

 

Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün talimatıyla daha önce 500 metrekare kapalı alana sahip olan fuaye alanı 1300 metrekareye çıkarılan, 2 adet de yeni konferans salonu eklenen Prof. Dr. Erol Güngör Kültür Merkezinin açılış töreni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla 21.02.2024 tarihinde yapıldı.

 

Adı “Düzce Belediyesi Kültür Merkezi olan ve sonradan adı “Prof. Dr. Erol Güngör Kültür Merkezi” olarak değiştirilen  Erol Güngör kimdir?

 

Prof. Dr. Erol Güngör 25 Kasım 1938 yılında Kırşehir'de dünyaya geldi. Babası Hacıhafızoğullarından Abdullah Sabri Bey, annesi Zeliha Gülsen Hanım'dır. İlk, orta ve lise öğrenimini Kırşehir'de tamamladı. Dedesinin yardım ve teşvikleriyle çok küçük denilecek yaşta eski yazıyı öğrenip el yazmaları büyük bir zevkle okumaya başlamıştır. Kırşehir’de yaşadığı süre içinde hem aile büyüklerinden hem de Kırşehir’in yerel bilgelerinden dersler almıştır. Dedesi Hafız Osman Hamdi Efendi’nin etkisi ile Arapça ve Farsça öğrenen Güngör, yine onun yardımıyla Osmanlıca öğrenmeye başlamıştır. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde bir süre okuduktan sonra Mümtaz Tarhan'ın teşvikiyle İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'ne geçti ve burada Felsefe Bölümü'nü bitirdi.

 

Erol Güngör 1957'de öğrenciliği sırasında kendi fakültesinde memurluğa başladı. Bu yıllarda Fransızca yanında İngilizce de öğrendi. Misafir profesör Hains'in laboratuvar asistanlığını yaptı ve derslerini Türkçe'ye tercüme etti. 1961'de Edebiyat Fakültesi'nden mezun olunca Tecrübî Psikoloji Kürsüsü'ne asistan tayin edildi. Asistanlığı sırasında Türkiye'de yeni bir ilim dalı olan sosyal psikolojiye yöneldi. Bu disiplinin önemli temsilcilerinden Krech ve Grutchfield'in eserini Sosyal Psikoloji adıyla Türkçe'ye çevirdi. Akademik çalışmalarının yanı sıra dergi ve gazetelerde yazı yazmayı sürdürdü.

 

Prof. Dr. Erol Güngör kimdir?

1965 senesinde Mümtaz Turhan'ın yönetiminde hazırladığı Kelami (Verbal) Yapılarda Estetik Organizasyon isimli teziyle doktor unvanını aldı. 1966 yılında Colorado Üniversitesi'nden sosyal psikolog Kenneth Hammond'un daveti üzerine Amerika'ya gitti. Bu üniversitenin Davranış Bilimleri Enstitüsü'nde milletlerarası bir ekibin araştırmalarına katıldı. 1968 senesinde Türkiye'ye dönerek Tecrübi Psikoloji Kürsüsü'nde sosyal psikoloji derslerini yürütmeye başladı. Askerliğini yaptığı senelerde hazırladığı “Şahıslararası İhtilafların Çözümünde Lisanın Rolü” ismini taşıyan teziyle 1970'de doçent oldu.

 

Üniversitede verdiği dersler ve ilmi yayınlarıyla Türkiye'de sosyal psikoloji dalını önemli bir alan haline getiren Güngör Başbakanlık Planlama Teşkilatı'nda, Milli Eğitim Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı'nın çeşitli komisyonlarında görev aldı. 1978 senesinde, genel değerler sistemiyle ahlaki değerler arasındaki ilişkileri sosyopsikolojik açıdan incelediği Değerler Psikolojisi Üzerinde Araştırmalar başlıklı takdim teziyle sosyal psikoloji profesörü oldu. 1982 senesinde Selçuk Üniversitesi'ne rektör tayin edildi. Bu görevi sırasında 24 Nisan 1983 tarihinde Kalp krizi nedeniyle İstanbul'da hayatını kaybetti.

***

20. Yüzyılın yetiştirdiği en önemli ilim ve fikir adamlarındandır. Erol Güngör’ün hayatı ve fikirleri üzerine onlarca tez, makale ve kitap yazılmıştır. Prof. Dr. Erol Güngör, kısa ömrüne, çok sayıda kitap, sayısız makale sığdırmıştır. Güngör, bunlarla da yetinmemiş, batı kültürünün temellerini teşkil eden başlıca kitapları Türkçe’ye çevirerek Türk gençliğine ve düşünce hayatına armağan etmiştir.

***

…Erol Güngör, milliyetçiliği tamamen milli kültür ve tarih şuuruna dayalı bir fikir hareketi olarak sistemleştirmiştir. O’na göre milliyetçiliğin ana hedefi Türkiye’de milli kültür bütünlüğünü ve onunla birlikte siyasi bütünlüğü kurmaktır. Güngör’ün çalışmaları, milliyetçilik, İslâmiyet ve Osmanlı mirası arasında bir çeşit uzlaştırma hareketi olarak görülebilir.

 

Milli kültürün devamlılığına büyük önem veren Erol Güngör, Türk milletinin Batılılaşma hareketleriyle hüviyet değiştirmek yerine kendine dönmesi ve maziden intikal eden kültür mirasına sahip çıkması gerektiğine işaret etmektedir. Güngör, Türk milletinin bir başkasını model almayacak kadar orijinal bir medeniyete sahip olduğuna inanmaktadır.

 

Neticede, Erol Güngör milli kültürü esas alan ve bu esas içerisinde İslam faktörüne ağırlık veren bir milliyetçilik ortaya koymaya çalışmıştır. Güngör’e göre, milliyetçilik “birlik” prensibine dayanmaktadır ve milliyetçiler de bir memlekette birliği kurmak veya ayakta tutmak için uğraşan insanlardır. O, “Milli birliğin fikir temellerini işlemenin ve birlik şuurunu kuvvetlendirmenin, en büyük vazifemiz olması gerektiğini” söylemektedir.

 

*“Otuz-kırk yıl önce yazılmış olan ve Türk dilinin en iyi örnekleri olarak bilinen romanlar, otuz-kırk yıl sonra ‘sadeleştirilerek’ okuyucuya sunulmak zorunda ise, orada edebiyatın sözü edilemez. Böyle bir ülkede aklın varlığı bile şüphelidir.”

 

*“Bir sanatkâr veya mütefekkirin mutlaka ideolojik bir plana oturtulması gerekmediğini henüz anlamış değiliz.”

 

*“Bir kısmının ceza bir kısmının da iltifat görerek susmaya mahkûm edildiği bir zümre (aydınlar), kendinden sonra gelenlere herkesin saygı duyacağı sağlam standartlar bırakabilir miydi?” gibi sözler Prof. Dr. Erol Güngör’e aittir.

 

18 kitaba imza atan Erol Güngör'ün eserlerinin bir kısmı çeviri metinlerden oluşmaktadır. Sosyal Psikolog, yazar, aynı zamanda fikir adamı olan  Prof. Dr. Erol Güngör’ün ismi, İlkokul, ortaokul, Kültür Merkezleri, konferans salonları, kütüphaneler ve hayratlara (çeşme) verilerek yaşatılmaya çalışılmaktadır. Allah kendisine rahmet eylesin. Hoşça kalın.  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlhami Atasever - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzcenin Sesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzcenin Sesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzcenin Sesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzcenin Sesi değil haberi geçen ajanstır.