Ateşle oynadığınızın farkındamısınız?

1983 Genel seçimlerinden bu yana 41 yıldan beri Düzce’de yapılan seçimleri bir seçmen olarak takip ettim. Düzce 81 il içinde kendine has sosyolojik yapısıyla özel bir şehirdir. 25 ayrı dilin konuşulduğu, Balkanların, Kafkasyanın, Akdeniz’in, Orta Asya’nın kültürleriyle harman olmuş uzun yıllar boyunca birlikte barış içinde yaşamış bir toplumuz.. Bende bu şehre 42 yıl önce görevli olarak geldim. İlk yıllarda şehri tanımadığım için arkadaşlar; ‘sen Düzce’yi bilmiyorsun’ diye beni bazı konularda uyarırlardı. Daha sonraları bu sözün ne anlama geldiğini anladım.

Bugüne kadar yapılan yerel seçimlerde belediye başkan adayları Düzceliydiler. Yapılan konuşmalar, gösterilere dikkat edilir. Husumet oluşturan, araya soğukluk girmesine neden olacak hareketlere dikkat edilirdi. Çünkü bu şehrin çocukları seçim bitince yine yüz yüze gelinecek. Yine bayramda, seyranda, camide, cenazede beraber olacakları için dikkatli davranmak zorunda hissederlerdi. Adaylara baktığımızda daha önce yerel yönetimlerde görev almış, başkan, başkan yardımcısı olanların Düzce’li olduğunu görmekteyiz. Yalnız adaylardan birisi Düzceli değil. İllaki aday olması için oralı olması şart değil, lakin yukarda bahsetmiştim. Düzce çok farklı, kendine has özellikleri olan bir kent bu yüzden çok dikkatli olmak gerekir. Bilhassa kenti yöneteceğim diyorsan konuşurken kılı kırk yaracaksın. YRP’nin adayı türkücü maalesef bu kriterlere aldırış etmeden magazin basınına konuşur gibi demeçler vererek, hatta ulusal basında yer aldı. Yapısı gereği sahnedeymiş gibi hareketli, sözünü esirgemeyen ve hatta seçmenin üzerine yürüyecek kadar ileri giden davranışlar sergilemesi seçim atmosferini gerdi. Emniyete, basına karşı önyargılı davranışları, hem kendi seçmenini ve hem de Dr. Faruk Özlü’nün taraftarlarının gerilmesine neden oldu. Hatta bir danışmanın seçimlerle ilgili sözü mecrasından çıkartılarak, sanki Düzce halkına hakaret etmiş gibi çarpıtılarak havanın elektriklenmesine neden oldu. Öyle bir atmosfer oluşturuldu ki; Mehmet Keleş’in adını anmaktan kaçınanlar Güloğlu’nu baş rakip gibi göstermeye çalıştılar. Ayrıca AK Parti’ye karşı İmamoğlu’nun desteklenmesi anlamına gelen YRP’nin son çıkışları bu olayların oluşmasına ortam yarattı.

Gelelim, bu gerginliğin yaratılmasına neden olan izlediğim video kayıtlarından anladığım kadar; Özlü’nün danışmanıyla, bir belediye görevlisinin YRP’nin standında Özlü’ye karşı hakaret içerikli sözlere tahammül edemeyip uyarıda bulunmak istemeleri karşısında itiş kakışlara neden olmuşlar. Özlü’nün hiçbir zaman tasvip etmeyeceği davranışlardır. Yaşanan bu olay en çok Özlüyü üzmüştür. Beyler sizler daha soğukkanlı, akılcı ve aklıselim olmak zorundasınız. Özlü’nün bu tür olaylarla gündeme gelmesine ihtiyacı yok. Sokakta kime sorarsanız sorun; Faruk Özlü’nün 5 yıllık yönetiminde hırsızlık, rüşvet, adam kayırma gibi ahlaksızlar yaşandı mı denilse Allah’ın bir kulu yaşandı diyemez. Öyleyken ‘Ahlaklı Belediye’ diye sanki ahlaksızlık varmış imajı yaratılmak istenmiştir.

Son olarak tüm adaylara, tüm adayların taraftarlarına Düzce’de konuşurken, yazarken, sosyal medyada paylaşım yaparken dikkat edelim. Yapacağınız en küçük bir yanlış büyük bir yangına neden olabilir. Olaylardan hiç kimse yararlanamaz. Düzce’ye, Düzce halkına yazık edersiniz. Ateşle oynadığınızın farkında mısınız? Kalın Sağlıcakla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Akbacak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzcenin Sesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzcenin Sesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Düzcenin Sesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzcenin Sesi değil haberi geçen ajanstır.