İsimlerinin başında Türk olmasına bakmayın!

Türkiye kamuoyu son günlerde yaşanan hayat pahalılığı karşısında sıkıntı yaşarken; gerçi alınan önlemlerle önümüzdeki birkaç ay içersinde normal yaşama dönüleceğini bizzat Erdoğan söyledi. Bugüne kadar seçmenlere yapamayacağı şeyi söylemedi ve hatta yaptığı yanlışı da söylemekten kaçınmadı. Onun için halk Erdoğan’ın sözlerine güveniyor. Yapılan anketlerde bu sorunu kim çözer sorusuna %60’lara varan oranda Erdoğan çözer deniliyor.

Pandeminin başladığı günlerde yine Erdoğan yerli aşı üretimi için düğmeye basıldığını 2021’in sonunda piyasaya sürüleceğini ve ücretsiz aşı yapılacağını söylemişti. O günlerde her şeye muhalif olan siyasiler ve gazeteciler bayağı dalgalarını geçtiler. Aşı kim biz kim diye Erdoğan’ı kıyasıya eleştiriyorlardı.

Erciyes Üniversitesi ve Sağlık Bakanlığı TÜSEB işbirliğiyle 20 aylık süre içersinde seri üretim aşamasına geldi. TURKOVAC aşısıyla Dünya’da aşı üreten 9 ülkeden birisi olduk.

Sokağa çıksak; Turkovac aşısının mucidi kim diye sorsak inanın büyük çoğunluk Prof.Dr. Aykut Özdarendeli’yi tanımaz. Pandemi konusunda devrim sayılacak buluşa imza atan bilim insanını niye tanıtmayız. Bu bizim aslında ayıbımız. Aşı piyasaya çıkar çıkmaz Türk Tabipler Birliği aşının daha tamamlanmadığını, DSÖ tarafından onaylanmadığını açıkladı. Halbuki Sağlık Bakanlığı 2020’de 44 birey ile FAZ-1 çalışması, nFAZ-2’de aşı uygulanan 250 gönüllüde ciddi yan etkilere rastlanmadı. FAZ-3’de binlerce gönüllünün katıldığı test yapıldı. Bu aşamada da başarılı oldu. Sağlık Bakanı acil kullanım onayı aldığını, Türkiye Aşı Enstitüsü’nün başkanı ise bugünü tarihi bir gün olarak nitelerken, Milliyetçilikle övünen İP’in milletvekili Aytun Çıray yerli aşıya karşı çıkıp, Biontech’den vaz geçmeyin diyor. Şimdi bu tür milliyetçiliğe layt milliyetçilik deniliyormuş, bunlara da bayağı yakışır.

TÜSİAD NE DİYOR

Türkiye işbirlikçi burjuvazisinin kurduğu bu örgütün montaj sanayi diye yıllarca söylenen dışa bağımlı yapısını devam ettirerek ülke gelirinin %80’ine sahip olurken, emekçi halkın taleplerini susturmak içinde cuntacılarla işbirliği yapmaktan kaçınmamışlardır. 12 Mart’ta kurulmuş ve 12 Mart cuntasına destek vermiş. 1979’da Ecevit hükümetini gazete ilanlarıyla devirmiş, 12 Eylül Cuntasına destek vermiştir. 28 Şubat’ta Anadolu’da gelişen yerli burjuvazinin palazlanmaması için ‘Şeriat’ geliyor korkusu yaratarak Erbakan hocanın alaşağı edilmesinde başrolü oynamıştır. 2007’ye kadar AK Parti’ye destek vermiş, 27 Nisan e-muhtıradan sonra ilişkiler bozulmaya başlanmış. Gezi olaylarında açıkça ‘Solcuları’, Radikalleri, Anarşistleri hem parasal yönden ve hem de otellerinde, işyerlerinde desteklemişlerdir. Olacak iş mi bu?. Burası Türkiye kimin eli kimin cebinde belli değil gibi gözükürken artık şimdilerde apaçık görülüyor. Sermayeye karşı olan ‘Sol’ TÜSİAD’la işbirliği yapıyor. ‘Şeriat’a karşı olan laikçi TÜSİAD ve ‘Solcu’lar Saadet, Deva ve Gelecek Partisi’yle ittifak içindeler. Milliyetçiyim diyen İP, PKK’nın siyasi temsilcisi diye söylediği HDP’yle ittifak ortağı CHP’nin ittifak arayışına ağzını açmıyor.

20 Aralık olayından önce Kılıçdaroğlu TÜSAD’a telefon açarak konuşmalarını istedi. “TÜSİAD son YİK toplantısında; Erdoğan AKP iktidarının artık sonuna geldiğini ve bu iktidara karşı bir seçeneğin oluştuğunu dikkate alarak at değiştirmeye hazırlandığını göstermiştir” açıklamasını yapmıştır.

Kim bunlar bir yandan yerli aşıya karşı çıkarlar bir yandan dışa bağımlı ekonomiden kurtulmak için alınan önlemlere karşı çıkan örgütlerin başlarındaki Türk ismine bakarak sakın yerli ve milli olduğunu zannetmeyin. Yıllarca biz bunları yerli ve milli olduğunu zannediyorduk, maalesef hala öyle zannedenler de var. Erdoğan bunların ne olduğunu ve kimlere hizmet ettiğini ortaya çıkarıverdi. Erdoğan’a tüm düşmanlıklarının ve nefretlerinin sebebi budur. ‘Yani tamamen duygusal’… Kalın Sağlıcakla

NOT: 10 Ocak Gazeteciler Günü nedeniyle emekçi gazetecilerin günlerini kutluyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Akbacak - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Düzcenin Sesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzcenin Sesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Düzcenin Sesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Düzcenin Sesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Demokles in kılıcı. - Haklısınız sayın yazar.. 1923 te tekmeyi yiyen ne Yunan, ne de Avrupa, esas tekmeyi yiyen siyonizm.. 1897 Basel de yapılan Siyonist toplantıda alınan 6 kararın biri Kuvayi milliye ye takıldı.. Onun için bir daha Kuvyi milliye olmasın diye önce 1945 lerde bölücülüğü başlattılar.. Kimliği geçmişi fulu insanları, Cumhuriyetle imtiyazlarını kaybeden aileleri, gurupları kulanarak bu günlere geldiler..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Ocak 00:00