• 28.09.2021
  • 765

Gün geçmiyor tüm medya organlarında her saat, her dakika cumhurbaşkanlığı konusu tartışılmasın. Daha doğrusu Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı kim olacak sorusu tartışılıyor. Anlatılanlara bakarsanız aday olacak kişi sanki bu dünyada yaşamayan, gökten zembille inen, tertemiz, bigünah, herkesi kucaklayabilecek (Kolları bayağı büyük olmalı), demokrat, hukuka saygılı, basın özgürlüğüne inanan (İktidara gelirsek yandaş gazeteleri kapatırız diyenler kim ola) velhasıl kelam, şöyle olmalı, böyle olmalı diye konuşulup duruluyor. Görücüye çıkacak kız misali makyaj üstüne makyajla allanıp pullanılılyor. Bazen öylesine bu işi sulandırıp, halka gına getirecek senaryolar üretiyorlar. Başta Kılıçdaroğlu aday mı değil mi belli değil ama konuşmalara bakılırsa sanki adaymış izlenimi veriyor. İ.P’den tekil konuşma diye uyarı gelince ben adayım demedim diyor. Bunların içinde en ilginç kişilerden birisi de Saadet Partisi’nin Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu bakın neler konuşuyor. “ Millet İttifakı kimi seçer? Ben ne bileyim kimi seçer? Bununla ilgili şu anda bir şey söylenemez ki” derken, başka bir platformda ise; “ Kılıçdaroğlu ve Akşener aday olurlarsa yeteri kadar seçilmek için oy alamazlar” diyor. Ayrıca sık sık “ Biz dedik ki, prensiplerimize bağlıyız, ilkelerimize bağlıyız; bundan dolayı da Cumhur ittifakı’nın içinde yer alamayız”. Millet İttifakı’nın içinde olacak mısınız sorusuna ise “ Bunu zaman gösterecek. Millet İttifakı’nın hangi prensiplerle hareket etmesi gerektiğini ve edeceğini görüyorum”. Ey sevgili Karamollaoğlu bırak İ:P’yi, sen CHP’ile hangi prensiplerde anlaşıyorsun onu seçmenine bir anlatsana. Gizliden gizliye ve son günlerde aleni PKK’nın siyasi temsilcisi olan HDP’yle yaptığı flörtü nasıl içine sindireceksin. Daha geçen gün Ankara’daki CHP ilçe başkanının söylemi üzerinde duman tüterken AK Parti zihniyetinin kökünü kazıyacağız sözünden hiç rahatsız olmayacak mısınız. Sanki İlçe başkanı değil, 28 Şubat’çı generallerden birisi konuşuyor zannedersiniz. Parti yönetimi ilçe başkanının konuşmasının arkasındayız diye de destek verdiğini görmüyor musunuz? Siz rahatsız olmayabilirsiniz ama Milli Görüş’ün değerli seçmenlerine  ne anlatacaksınız. Sıkılmadan gözlerimizin içine baka baka “ İktidar değişirse, muhafazakarlar kazanımlarını kaybedeceğine inanmıyorum, ihtimal de vermiyorum” diye söyleyebiliyorsunuz. Seçmenlerine Jakoben laikçi anlayışın zulmünü unutturmaya çalışma.. Zaten unutmaları da mümkün değil.

     Karamollaoğlu’nun en eğlenceli yaklaşımına bir bakalım. Soru gelsin: ‘Diyelim ki şartlar değişti. AKP sizi razı etti, birdenbire Cumhur İttifakı’na girme kararı almanız mümkün mü? Sorusuna bakın ne cevap veriyor. “Beni cumhurbaşkanı adayı ilan ederlerse olabilir. Ben bu konuya girmem de derlerse ki; Abi gel seni cumhurbaşkanı adayı yapalım, o zaman kavgasız dövüşsüz gireriz. Veya başkanlık sistemini değiştirelim diyebilirler, veya yanlışlarından dönerse AK Parti ile ittifak yapabilirim”. Hani nerde prensipleriniz, ilkeleriniz, aday yapmadıkları için mi onca kavga, onca dövüş, alanda kaçan mı? Bizim oralarda bir söz vardır. ‘Kötü gönlüm nelerde çekiyor’derler. Gönül bu otada konar, böceğe de konar. Esas içindeki kuşkuyu daha fazla taşıyamadan ortalığa saçıverdi. “Şimdiden birisini bulsanız ‘bu adayımız’ deseniz, yarın paçavrasını çıkarırlar. Tabi bu kolay mı? Böyle bir adayı bulmak imkansız mı? Bana göre bulmak imkansız da değil”. Paçavra olmayacak adayınız yok mu? Bırakın Cumhur İttifakı’nı önce içinizdekiler paçavraya çevirir. Adayınız hem solcu olacak, hem milliyetçi olacak, hem muhafazakar olacak, hem laik olacak, hem islami motifleri olacak, hem de  PKK’lılara ve Fetö’cülere göz kırpacak, Biden’a da selam çakmayı unutmayacak.  Senin aklında buna uyan bir isim var Karamollaoğlu, çekinmeden açıklayıver. Geçen sefer kabul etmediler. Bu sefer ne Akşener var, ne de Muharrem İnce şartlar tam size göre.. Hadi bakalım çarşınıza pazar versin. Seçmeni aptal yerine koyanlar sandık da tokadı yiyeceklerdir. Bu millet tüm kumpasları alaşağı etmiştir, yine de edecektir. Kalın Sağlıcakla.