• 12.10.2021 12:05
  • (329)

  Son günlerde gıda ürünlerindeki fiyat artışları, muhalefet partilerinin hala belirleyemediği Cumhurbaşkanı kim olacak tartışmalarının yoğunluğu nedeniyle, dış politikada nelerin olup bittiği pek tartışılmıyor medyada!

     Oysa hem bölgemizi ve hem de ülkemizi çok yakından ilgilendiren gelişmeler yaşanmakta. ABD Başkanı Joe Biden Temsilciler Meclisine yolladığı mektup da; “Suriye’deki ve Suriye ile ilişkili durumları özellikle de Türkiye Hükümeti’nin Kuzeydoğu Suriye’ye askeri saldırı düzenleme eylemleri, DAEŞ’ı yenme politikasına zarar veriyor, sivilleri tehlikeye atıyor, bölgedeki barış, güvenlik ve istikrarı zedeleme politikasına zarar veriyor. ABD’nin ulusal güvenliği ve dış politikası için bir tehdit olmayı sürdürüyor. Suriye’deki durumla ilgili ulusal olağanüstü halin devam ettirilmesi gerektiğine karar verdim.” Diyor. Kuzeydoğu Suriye’de PKK’nın PYD kolu faaliyet gösteriyor. Sözde DAEŞ’le savaşıyor diye binlerce tır dolusu silah ve mühimmat yardım ediyor. Halbuki DAEŞ’le savaşan tek ülkenin Türkiye olduğunu gizliyorlar. Çünkü uzun bir süre DAEŞ’le Türkiye’yi yanyana koydular. Maalesef içerdeki hükümet muhalifleri de bu yalanı desteklediler. Oysa PYD, PKK’nın bölgede ve içimizdeki terör hareketlerine destek veriyor, organize ediyor. Binlerce sivilin yerinden yurdundan edilmesine, katledilmesine neden olduklarını görmezden geliyorlar. Binlerce km. uzaklıktaki ABD sınırımızda yaşanan olayları ABD’nin ulusal güvenliğine zarar veriyor diye endişeleniyor. Oysa yıllarca onun destek verdiği terör örgütlerine karşı savaşarak milli güvenliğimizi korumamızı kendisine tehdit gibi görüp bizi tehdit ediyor.

    PYD/PKK’lı  ‘Mazlum Kobani’ kod adlı terörist Ferhat Abdi Şahin The Times gazetesine verdiği demeçte ABD Başkanı Joe Biden’in Suriye’de kendilerini terketmeyeceklerine dair söz verdiğini açıklıyor. Ayrıca ‘Dürüst olalım, Amerika’nın Afganistan’dan çekilmesinden sonra insanlar korktu. Gönderdikleri temsilciler “ Buranın Afganistan gibi olmayacağına dair bize güvence verdiler. Politikanın tamamen farklı olduğunu söylediler” dedi. Bu açıklamalara Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu; “Türkiye’yi suçlamak yerine ABD kendi yanlış politikalarından vazgeçsin. Ayrıca Amerika halkına da kongresine de daha dürüst davransın” diyerek  tepkimizi gösterdi.

      Hadi HDP’nin ABD’nin bu politikalarına tepki göstermesini beklemeyiz. Afganistan’dan çekildikten sonra HDP heyeti ABD’ye gitti, herhalde gezmek için gitmediler. Buna karşın her söze başlarken Atatürk’ün partisiyiz diyenlerle, biz milliyetçi damardan geliyoruz diyerek eski ülkücülüklerini piyasaya sürenlerden tek bir ses çıktığını gördünüz mü, işittiniz mi? Nasıl ses çıkarsın bu hükümeti yıkmak için yardım edeceğini söyleyen ve ondan yardım isteyen zihniyet Türkiye için aynı amacı taşıyor demektir. Hatırlarsanız Kılıçdaroğlu bir söyleşisinde ‘PYD bize mi saldıracak’ diye PKK’nın Suriye koluna güzelleme yapmıştı.  Bir ülkede hem iktidar ve hem de muhalefet milli ve yerli olmalı. Eğer ikisinden birisi bu kritere uymuyorsa vay o ülkenin haline! Yalnız unutulmasın yıllarca dışarının davulunu çalanlar artık o davulun patlatılmasına çok az bir zaman kaldı. Kalın Sağlıcakla.