• 6.11.2021
  • 437
  • 1

ABD Başkanı Joe Biden seçilmeden bir yıl önce gazetecilere mealen “ Erdoğan’ı darbeyle falan değil, seçimlerde muhalefete destek vererek iktidardan indireceğiz, İstanbul’da başardık bunu” diye gazetecilere demeç vermişti. Biden’ın seçilmesi ABD’li demokratlardan ziyade bizim muhalefeti daha çok sevindirmişti. Hatta muhalefet partilerine bir güven gelmiş, dersiniz iktidar çantada keklik.. Dünya’da ilk defa bir muhalefet partisinin başkanı Biden’ı seçimlerden sonra kutladı. ‘Bu şeref’ Kılıçdaroğlu’na aittir. Hatta fondaş kalem erbablarının zil takıp oynamadıkları kaldı. BM’ler toplantısında Biden görüşmedi diye zevkten dört köşe oldular. Bir tanıdık CHP ilçe yöneticisi AK Parti gidici, Amerika Erdoğan’ın fişini çekti diye ağzı kulaklarına varıyordu.
    G-20 zirvesinde Biden konuşmaz diyenler biraz sonra 20 dk konuşacakmış bu kadar sürede ne konuşulur diye dalga geçiyorlardı. Görüşme 1saat 10 dk sürünce ve görüşmeden pozitif mesajlar gelmeye başlayınca bizim işbirlikçilerimiz hüsrana uğradı.
    S-400 meselesi, PKK’yı silahlandırması, K.Suriye’de garnizon ‘Kürt Devleti’ kurulması, F-35 veya F-16 konuları sanki Erdoğan’ın sorunuymuş  gibi gösterip Türkiye’nin temel sorunlarını gizlemeleri hangi akla hizmet.. Türkiye’nin demokrasisi için en büyük tehlike PKK terör örgütüne hem silah, hem lojistik ve hem de mali yönden destekleyen ABD’ye karşı çıkmaları yerine, Biden’dan demokrasi konusunda yardım dilenmeleri ülkemiz muhalefeti için yüz karası bir durum. Yıllarca bu ülkedeki darbeleri destekleyen ve yaptıran ABD değilmiş gibi..En son 15 Temmuz darbesinin ele başını koruyan kollayan ABD değil mi?  Böyle muhalefete yazıklar olsun. Sonra da çık CHP grup toplantısında Erdoğan’a “ Seni Biden bile kurtaramaz” de. Ne çabuk Biden’dan umudunuzu kestiniz.  Bu adam ne diyor, dün şöyle bugün böyle. Bu adam muhalefet de iken böyleyse yarın iktidara gelince buna nasıl güven duyarız, demezler mi? Bazı siyasi analizciler de; ABD’nin Kılıçdaroğlu’nun fişini çekip, devreye İmamoğlu’nu sürdüğünü söylüyorlar.
        TEZKERE İŞİ İTTİFAKI ZORA SOKTU
   Suriye ve Irak konusunda asker bulundurma ve operasyon yapma yetkisi için meclise sunulan tezkereye HDP ve CHP hayır derken İYİ Parti evet diyerek Millet İttifakı için önemli bir sorun ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu; evet diyenler için Cumhuriyet’e ihanet ettiler diyerek ipin ucunu bayağı kaçırdı. Gerçi İYİ Parti’den bir iki cılız itiraz gelse de Akşener’den ses soluk çıkmadı. Hatta Kandil’in ele başlarından Duran Kalkan CHP’ye teşekkür ederek tüy dikmiş oldu. Bunun altından nasıl kalkacaklarını hesabını yapmaya başladılar. CHP’ye teşekkür etmekle, ittifak ortağı İYİ Parti’de bundan nasiplenmiş olmayacak mı?. Siirt’de burası Kürdistan diyen esnafa ses çıkarmayan Akşener’e; tabanda ve milliyetçi kesimde tepkiler oluşunca grup konuşmasında PKK ve HDP’ye yüksek perdeden yüklendi. HDP, PKK terör örgütünün yanındadır deyiverdi. Halbuki HDP meşru partidir, Demirtaş niye tutuklu diye itiraz ederken hatta kahvaltı hazırlığına bile girişmişti. Yüzünde Rabbi Yessir var dediği kişinin HDP’yle kolkola girmesinden rahatsız olmayan Akşener’e nasıl güvenilecek. Ben HDP’ye sert çıkıyım ama CHP-HDP ittifakını görmezlikten geliyim mi diyor. Danışıklı dövüş misali. Kılıçdaroğlu’nun da Kandil çıkışı aynı taktik değil mi?.
      Daha durun bitmedi; tezkereye hayır diyen Kılıçdaroğlu Biden’dan umudunu kesince mecliste esti gürledi.”Söz veriyorum: O kandil denilen yuvayı yerle yeksan etmezsem bana Kılıçdaroğlu demesinler” dedi. Peki adama sormazlar mı? Eyy… Kılıçdaroğlu tezkereye hayır diyorsun, diğer yandan Kandil’i yıkacağım diyorsun. Kandil’e nasıl gideceksin, yerin altından mı?. Kalın Sağlıcakla.