• 24.11.2021
  • 955

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, durup dururken; “ Benim liderliğini yaptığım partinin de geçmişte yarattığı derin yaralar vardır. Uzun süredir bu yaraları yaratan o sistemi değiştirmekle uğraştım” açıklamasını yaparak sözde bu yaraların yarattığı mağdurlarla ‘helalleşmek’ istediğini söyledi.

   Hani padişah dalkavuğuna demiş ya.. Öyle bir özür dile ki yaptığın hatadan büyük olsun misali.. Kılıçdaroğlu’da 98 yıllık partisinin açtığı yaraların ortalığa saçılmasına neden olduğunun farkında değil. Bunu ya bilerek yapıyor, ya da CHP’nin ve Türkiye’nin tarihinden bi haber.. Ben bunu bilerek yaptığını düşünüyorum. CHP’ye damgasını vuran kurucu liderin hegemonyasından kurtulmak istiyor. O yüzden ne kadar ekstrem Atatürk düşmanları varsa partinin en yetkili organlarında görev alırken, yıllarca Atatürkçülükle hemhal olmuş siyasiler parti dışına itilmişler bu durum tesadüf olamaz. Zaten kendisi de uzun süre bu sistemi değiştirmek için uğraştım diye açıkça itiraf ediyor. Açıklama yaptıktan sonra en büyük tepkiyi parti içindeki ve dışındaki Atatürkçülerden geldi. Kısaca anti emperyalist öze sahip olan CHP’yi iğdiş etmekle hedefine ulaşmış oldu.

    CHP’nin açtığı derin yaraları sıralarsam sayfalar yetmez. Ben yalnız Kılıçdaroğlu’nun da içinde ve başında sorumlu olduğu yaralardan bahsetmek istiyorum.

  • 2007 27 Nisan e-Muhtırasına destek verdi mi? Evet verdi..
  • Başörtüsü yasağını kaldıran yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine başvuran imzacılardan oldu mu? Oldu.
  •  Baykal’a yapılan kaset komplosunun açığa çıkması için mücadele etti mi? Etmedi..
  •  Gezi olaylarında milyarlarca zarara neden olan terör olaylarına destek verdi mi?. Verdi..
  •  17-25 Aralık polis-yargı darbesine destek verdi mi? Verdi.
  •  Meclis kürsüsünden Fetö’nün hazırlayıp servis ettiği komplo kasetleri seslendirerek sahip çıktı mı? Çıktı.
  •  Yargıda Cemaat yapılanması yoktur dedi mi? Dedi..
  •  17- 25 Aralık darbesinden sonra Fetö’nün TV’lerine çıkarak ‘basın özgürlüğü’ kisvesine bürünerek Fetö’cülere destek verdi mi? Verdi..
  •  Zaman, Bugün gazetelerine giderek açıkça destek verdi mi? Verdi.
  •  Bank-Asya’ya milletvekillerine talimat vererek destek için hesap açıldı mı? Açıldı..
  •  Hendek çukur terör olaylarında 700 şehit verdiğimiz halde teröristlere karşı çıktı mı? Çıkmadı.

 

  •  Darbe olursa tankların önüne önce ben dikilirim dedi mi? Dedi ama, darbe gecesi bırakın önüne dikilmeyi, tankların yanından geçmek için darbecilerden izin istedi ve gece boyunca damat giyiminde göreve hazır vaziyette darbenin sonucunu bekledi.
  •  Darbeden birkaç gün sonra Pensilvanya’nın ‘Kontrollü Darbe’ ve ‘Tiyatro’ diye darbeyi küçümsemek için bu sözleri meydanlarda haykırdı mı? Haykırdı..
  •  6-8 Ekim olaylarında Yasin Börü ve 38 kişinin katledilmesine dahli bulunan Demirtaş’a destek verdi mi? Verdi..
  •  Adalet yürüyüşü adı altında Fetö ve PKK yandaşlarıyla Ankara’dan İstanbul’a yürüdü mü? Yürüdü..
  •  Meydanlarda Fetö ve PKK savunucularının isimlerini söyleyerek alkışlattı mı? Alkışlattı.
  •  Tezkereye hayır oyu verdikten birkaç gün sonra ‘Kandil’i yerle yeksan edeceğim’ diyerek hayır oyunu sevimli göstermeye çalıştı mı? Çalıştı..
  •  Bingöl’de şehitin abisinin kulağına ablasını diye başlayan aşağılık küfrü yapan Türkkan’a tepki gösterdi mi? Göstermedi..
  •  Afrin’de, Libya’da, Doğu Akdeniz’de ve Karabağ’da ne işiniz var diyenlerle işbirliği yaparak ne işimiz var dedi mi? Dedi..
  •  S-400’leri alamazsınız diyen ABD’ye karşı çıkmayı bir yana bırakın Kılıçdaroğlu’da PYD’mi bize saldıracak diye S-400’lerin alımına karşı çıktı mı? Çıktı..
  •  Suriye’de PKK’ya binlerce ton silah veren, Yunanistan’ı askeri üs haline getiren ABD’ye tek çift söz etti mi? Etmedi..

 

    Şimdilik aklıma gelenler bunlar.. Yalnız ne Nazım Hikmet’ten, ne Menderes’ten ve ne de Deniz Gezmişlerden helalleşmek için isimlerini de anmadılar. Yalnız tepkiler gelince yeniden düzeltme yaptılar. Onun için bu gerçek bir helalleşme değil, seçimlerde muhafazakarların ve Kürt seçmenlerin oyunu nasıl elde ederiz kurnazlığı.. Bunlar seçmeni aptal yerine koyduklarının farkında değiller. Az kaldı, seçimlerde yapılanların faturaları önlerine tahsil edilecektir.

                ÇEKİLDİM 100 KİLO GELDİM

     Siyasi tarihimizde bir muhalif iktidardaki bir yöneticiye çekil demiş. O da cevap olarak; daha dün çekildim 100 kilo geldim demiş.

     Düzce İ.P İl Başkanı Yunus bey belediye başkanımız için artık Düzce’yi yönetemiyorsun çekilin demiş. Sevgili başkanım, Faruk Özlü sizin teşkilat beldenizde görev yapan bir yöneticimi ki çekil diyebiliyorsun?. Düzce halkının %50’sinden fazla oy alarak seçimle gelmiş bir yönetici.. Siz hangi hakla çekilin diyorsunuz. Hem neden çekilsin ki;

  • Faruk Özlü yolsuzluk mu yaptı?.
  •  Faruk Özlü ihalede usulsüzlük mü yaptı?.
  •  Faruk Özlü adam mı kayırdı?.
  •  Faruk Özlü belediyenin paralarını birilerine peşkeş mi çekti?.
  •  Faruk Özlü’nün eserleri ve yatırımları Düzce halkını mı rahatsız ediyor?. 200 bine yaklaşan Düzce’yi yönetirken bazı teknik aksaklıklar olabilir. Doğaldır.   

  Görüşlerinizi uygarca açıklayabilirsiniz. Yoksa onu bunu çağırmaya gerek var mı?

     Sanki bu tür saldırılardan Cumhurbaşkanımız haberdar olmuş gibi Faruk Özlü’yü, Yerel Yönetimler Gençlik Festivalinde “Şehre kazandırdığı sosyal, kültürel ve sportif yatırımlardan dolayı” ödülle mükafatlandırarak çekil diyenlere cevap vermiş oldu. Kalın Sağlıcakla.