• 22.10.2021
  • 225

İman nedir? diye aklıma danıştım. Aklım, yüreğimin kulağına fısıldadı: “İMAN, GÜVEN VERMEKTİR ve ALLAH’A GÜVENMEKTİR.” 

Allah, Allah! İman, Allah ile ve insanlarla ilişkilerimizi güven esası üzere kurmak ve sürdürmekmiş!... Bütün ilişkilerde ilk temel esas iman, güven vermekmiş. Müşteri esnafına, esnaf tüccarına, işçi işverene, işveren işçisine, büyük küçüğe, küçük büyüğüne, kadın kocasına, koca hanımına, hoca talebesine, talebe hocasına güvenmezse bu hayatta ne yol alabiliriz, ne de kalpte iman, ilişkilerde güven bulabiliriz. 

Oysa biz ne güzel ve ne kolay iman ettiğimizi sanıyorduk. “Bir kez, ‘ALLAH-LAİLAHE İLLALLAH’ dedik mi her şey “tamam oldu bitti” derdik; meğerse biten bizmişiz, insanlığımızmış.” “Elhamdülillah inandım, iman ettim” dediğimizde ve “ben imanı buldum ve işte Müslüman oldum”, zannımızla gerçekte oldum değil “öldüm” dediğimizi hepten ıskalamışız. 

Zira İman, öyle kolay ve hazır bulunmaz, vehbi olarak verilmez, bilakis akıl, irade ve vahiyle kazanılan, kazanılması gereken sürekli bir çaba ve emekmiş… 

“İçimizden Allah’a teslim olan Müslümanlar da var, Hak yoldan sapanlar da. Müslüman olanlar bir ömür boyu doğru yolu arayanlardır/ahlâkı, iyiliği, itimat ve itibarı araştırıp bulanlardır.”  (Cin; 72/14). 

Demek ki iman; bir kez “La İlahe İllallah” deyince alnımıza yazılan bir etiket, bir tabela değilmiş, ana-babadan miras kalan bir iman tapu seneti değilmiş yahut “yemek-yemek, su-su” deyince ne yemek gelip bizi doyuruyor ne de sular bizi suvarıyormuş. Aynen bunun gibi “inandım, iman ettim” “Müslümanım Müslüman” demekle de iman sarmalı gelip bizi sarıp sarmalamıyormuş. 

Öyleyse şu beleşçi zihniyeti bir sorgulamamız gerekmiyor mu? Evet dinimiz, imanımız var diye Cenneti kendimize hak ve garanti gören, ahlâka, insafa, merhamete, tevazuya, doğruluğa, adalete ihtiyacımız kalmadığını sanan biz değil miyiz? 

Dinimiz, imanımız bizim iç dünyamızda ve hayatımızda bir inkılab, değişim, dönüşüm ve gelişim oluşturmuyorsa bu din ve dindarlığımız boş ve fos bir söylem ve avuntu olmuyor mu? 

Evet, “Allah’a inandım.” demek kolay, asıl zorluk; Allah’ın ve insanların inanacağı ve güveneceği adam olmakta. Zira bütün İslâmî, insanî ve ahlâkî değerler sadece bir değer içindir; o da İMAN/Güven veren insan değeridir ve’s-selâm… 

“Güven vermeyende iman bulunmaz, sözünde durmayanda da din bulunmaz.” (Ahmed b. Hanbel’in, MÜSNED isimli hadis kitabı Cilt 3, sayfa 135, hadis no; 12406) Nebevi uyarısı, ahlâkî ve insanî değişim ve dönüşümümüz için, unutulmaz bir rehber olsun inşallah…